Yıkın ODTÜ’yü!...

Arzu KÖK

Yıkın ODTÜ’yü!...

Önce Binali Yıldırım, öğrencilik yıllarında “yoldan çıkarım” korkusuyla Boğaziçi Üniversitesi’ni tercih etmediğini açıkladı…

 Daha sonra Yeni Şafak gazetesi yazarlarından Yusuf Kaplan, yeni cumhurbaşkanına önerdiği yirmi maddeden on dokuzuncusunda, “Başka kültürlerin gönüllü acentalığını yapan Boğaziçi, Bilkent ve ODTÜ'nün yıkılması” gerektiğini yazdı. 

Sonrasında ise Yeni Akit gazetesi yazarlarından Merve Kavakçı, “Müslüman kimliği nedeniyle Boğaziçi’ne layık görülmeyen Davutoğlu'nun başbakan olmasını hakkın tecellisi” olarak yorumladı.  

Peki ne diye oluyor tüm bunlar? Muhafazakârların bu okullarla alıp veremediği nedir? Ayasofya misali her fırsatta karşımıza çıkarılmasının anlamı nedir?

Aslında bugün Boğaziçi Üniversitesi’ne karşı her fırsatta ortalığa saçılıveren inciler, okulun kurulduğu 1863 yılına kadar geriye gidiyor. Bundan en az yüzyıl önce, Abdülhamid döneminde de en mükemmel hallerini alıp bir siyasi ideolojiyle bütünleşiyor ve o günden beri de, yazılıdan ziyade sözlü kültürde yaşayan toplumlarda olduğu gibi neredeyse hiç değişmeden tekrarlanıyor. Sanki aynı koşullar bugün tamamıyla geçerliymiş, misyonerler üzerimize atlayıvermek için fırsat kolluyorlarmış gibi.


ODTÜ zaten ‘solcu yuvası’. Peki ya memlekete lisansüstü emek sömürüsünü tanıtan Bilkent hangi yabancı kültürün gönüllü acentalığını yapıyor? Bunu anlayamıyoruz. Üstelik beğenelim ya da beğenmeyelim‘akademik kriterler’ meselesi var. Yayın çeteleri kurmuş ya da tıp ve ziraat fakültesi yayınlarıyla listeleri zorlayan kitlesel devlet üniversitelerini bir kenara koyarsak, indeksli yayın fetişizmini nasıl tatmin edecek Yeni Türkiye’nin üniversiteleri? Böyle giderse yakında ortalık, zengin Türkçesinin 500 kelimesi içerisinde tanımlayamadığı bir ses duyar duymaz sokakta birbirini boğazlamaya hazır duyarlı(!) gençlerle dolacak.

Üniversitelerin yıkılması konusundaki istekler gelmeden önce Melih Gökçek parsel parsel ODTÜ arazisini yok etme çalışmalarına başlamıştı bile.

Önce, "uygulama imar planı, yapı ruhsatı ve iskan belgesi bulunmadığı" gerekçesiyle ODTÜ'ye 2 milyon YTL'ye yakın ceza kesti. "

Sonra Malazgirt Bulvarı adı verilen yok için bir gece yarısı ansızın girilip binlerce ağaç katledildi ve tüm tepkilere rağmen bu yol yapıldı. 

Şimdi ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in “Bu yolu ya yapacağız ya yapacağız” diyerek ısrar ettiği ODTÜ arazisinden geçecek yeni yol ve yollar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından koruma imar planlarını sümen altı edildi.

ODTÜ arazisinden geçmesi planlanan diğer yol projesi ise ‘Batı Bölgesi Yolu’ planı. Yapılması planlanan Şehir Hastanesi ile birlikte gündeme gelen ve ODTÜ’nün batı arazisinde planlanan proje 22 Haziran’da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Tabiat Varlıklarını Koruma Şubesi tarafından askıya çıkartıldı. Üniversitenin itirazlarına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Genel Müdürlüğü bu görüşleri dikkate almayarak plan değişikliği yapıp askıya çıkarttı. Plana göre ODTÜ arazisinden 4800 metre uzunluğunda ve 50 metre genişliğinde yol geçecek. Plana göre ODTÜ arazisinin yaklaşık 35 hektarlık bir bölümü kullanılacak. Bu durumda ise ODTÜ kurulduğundan bu yana talan edilen arazi miktarı 100 hektarı geçmiş olacak.

Birdenbire ODTÜ’yü yok etmek olmazdı değil mi? Önce arazileri sıfırlanacak, yıllar öncesinde öğrencileri tarafından dikilen binlerce ağaç katledilecek, sonra sıra ona da gelir diye düşünüyorlar sanırım. 

Yıkın ODTÜ' yü Melih Bey yıkın. Bu üniversite dünya çapında gurur kaynağımız da olsa yıkın!… ODTÜ'nün tek suçu yarım asırdır Başkent'in dünya çapındaki övünç kaynaklarımızdan birisi olması... Bu da çok geldi sanırım birilerine…Önce Binali Yıldırım, öğrencilik yıllarında “yoldan çıkarım” korkusuyla Boğaziçi Üniversitesi’ni tercih etmediğini açıkladı…

 Daha sonra Yeni Şafak gazetesi yazarlarından Yusuf Kaplan, yeni cumhurbaşkanına önerdiği yirmi maddeden on dokuzuncusunda, “Başka kültürlerin gönüllü acentalığını yapan Boğaziçi, Bilkent ve ODTÜ'nün yıkılması” gerektiğini yazdı. 

Sonrasında ise Yeni Akit gazetesi yazarlarından Merve Kavakçı, “Müslüman kimliği nedeniyle Boğaziçi’ne layık görülmeyen Davutoğlu'nun başbakan olmasını hakkın tecellisi” olarak yorumladı.  

Peki ne diye oluyor tüm bunlar? Muhafazakârların bu okullarla alıp veremediği nedir? Ayasofya misali her fırsatta karşımıza çıkarılmasının anlamı nedir?

Aslında bugün Boğaziçi Üniversitesi’ne karşı her fırsatta ortalığa saçılıveren inciler, okulun kurulduğu 1863 yılına kadar geriye gidiyor. Bundan en az yüzyıl önce, Abdülhamid döneminde de en mükemmel hallerini alıp bir siyasi ideolojiyle bütünleşiyor ve o günden beri de, yazılıdan ziyade sözlü kültürde yaşayan toplumlarda olduğu gibi neredeyse hiç değişmeden tekrarlanıyor. Sanki aynı koşullar bugün tamamıyla geçerliymiş, misyonerler üzerimize atlayıvermek için fırsat kolluyorlarmış gibi.


ODTÜ zaten ‘solcu yuvası’. Peki ya memlekete lisansüstü emek sömürüsünü tanıtan Bilkent hangi yabancı kültürün gönüllü acentalığını yapıyor? Bunu anlayamıyoruz. Üstelik beğenelim ya da beğenmeyelim‘akademik kriterler’ meselesi var. Yayın çeteleri kurmuş ya da tıp ve ziraat fakültesi yayınlarıyla listeleri zorlayan kitlesel devlet üniversitelerini bir kenara koyarsak, indeksli yayın fetişizmini nasıl tatmin edecek Yeni Türkiye’nin üniversiteleri? Böyle giderse yakında ortalık, zengin Türkçesinin 500 kelimesi içerisinde tanımlayamadığı bir ses duyar duymaz sokakta birbirini boğazlamaya hazır duyarlı(!) gençlerle dolacak.

Üniversitelerin yıkılması konusundaki istekler gelmeden önce Melih Gökçek parsel parsel ODTÜ arazisini yok etme çalışmalarına başlamıştı bile.

Önce, "uygulama imar planı, yapı ruhsatı ve iskan belgesi bulunmadığı" gerekçesiyle ODTÜ'ye 2 milyon YTL'ye yakın ceza kesti. "

Sonra Malazgirt Bulvarı adı verilen yok için bir gece yarısı ansızın girilip binlerce ağaç katledildi ve tüm tepkilere rağmen bu yol yapıldı. 

Şimdi ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in “Bu yolu ya yapacağız ya yapacağız” diyerek ısrar ettiği ODTÜ arazisinden geçecek yeni yol ve yollar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından koruma imar planlarını sümen altı edildi.

ODTÜ arazisinden geçmesi planlanan diğer yol projesi ise ‘Batı Bölgesi Yolu’ planı. Yapılması planlanan Şehir Hastanesi ile birlikte gündeme gelen ve ODTÜ’nün batı arazisinde planlanan proje 22 Haziran’da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Tabiat Varlıklarını Koruma Şubesi tarafından askıya çıkartıldı. Üniversitenin itirazlarına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Genel Müdürlüğü bu görüşleri dikkate almayarak plan değişikliği yapıp askıya çıkarttı. Plana göre ODTÜ arazisinden 4800 metre uzunluğunda ve 50 metre genişliğinde yol geçecek. Plana göre ODTÜ arazisinin yaklaşık 35 hektarlık bir bölümü kullanılacak. Bu durumda ise ODTÜ kurulduğundan bu yana talan edilen arazi miktarı 100 hektarı geçmiş olacak.

Birdenbire ODTÜ’yü yok etmek olmazdı değil mi? Önce arazileri sıfırlanacak, yıllar öncesinde öğrencileri tarafından dikilen binlerce ağaç katledilecek, sonra sıra ona da gelir diye düşünüyorlar sanırım. 

Yıkın ODTÜ' yü Melih Bey yıkın. Bu üniversite dünya çapında gurur kaynağımız da olsa yıkın!… ODTÜ'nün tek suçu yarım asırdır Başkent'in dünya çapındaki övünç kaynaklarımızdan birisi olması... Bu da çok geldi sanırım birilerine…

11.09.2017 (Arzu KÖK)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Batan Gemi

Geleceğini Vuran Ülke

Yeni Kitaplarım ve İmza Günü

Çocuk İstismarına Susma!...

Gençlerden Mesaj!...

Şaşırmak...

23 Nisan ve Çocuklar

Ne Olacak Bizim Halimiz?

Laiklik Vazgeçilir Değildir

Bu Vatan Bizim

Ne Olacak?

Üniversiteye Kelepçe

Bitmeyen Yıl

The Truman Show

Akılla İnananlara...

Atatürk’ü Anlamak…

Bitmeyen Senfoni

100. Yıl…

Corona ve Doğa

Vicdan!...

Yarın Çok Geç Olabilir!...

Corona ve Dua

Ulusal Yas

Suriye Çıkmazı

Ölmek mi Kalmak mı?

Deprem!...

Çankaya’nın Işıkları

Vicdanınız Var Mı?

2020’nin Yıldız Falı

Anadolu ve Cumhuriyet

Kaz Dağları ve Knidos

Toplumu Ayrıştırmak…

Ölmek İstemiyorum!...

Satılan, Kirletilen Cennet

Eğitim Sınıfta Kaldı…

Tohumu Ekebilecek Var mı?

Ağaç Dikme Bayramı

Çankaya Köşkü

Ankara Numune Hastanesi

Gençler Neden Mutsuz Acaba?

Doğmamış İşçiler

Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak…

Visionary

Kadın...Kimdi Kadın?

Elden Ayaktan Kesilmek!…

Sorun Çözmek!...

Cahillik!...

Hazırcılık!...

2018’den Mektup

Çocuk ve Şeytan!...

Hatay Cumhuriyeti Meclisi

Atatürk’ü Özlemek…

Cumhuriyet Bayramı

Türkiye İş Bankası!...

AF!...

Geçmiş Olsun!..

İMZA GÜNÜ

Havalimanı…

Savaş ve Barış Üzerine

Cumartesi Anneleri

Eğitim Sistemimiz!...

Çocukluğum ve Şimdi

Beter Olsunlar!...

Kayıp Çocuklar ve İdam!...

Cargill

Kambur Felek!...

Kıraathane!..

Karar Sizin!...

Düşman!...

Ankara Demiryolları Müzesi

Gençlerden Mesaj!...

Hakkını Aramak!...

Bekçi Murtazalar

Eğitim ve Köy Enstitüleri

Akkuyu!...

Simgeler Üzerinden Siyaset…

Korkuyorum!...

Bir heykel… Aylardır gözaltında…

Nasıl Oldu?...

Yaşamı Sevmek!…

Yerli ve Millî

Ölüyoruz!…

Çocuklar Size Ne Yaptı?

Ötekileştirmek!...

9 Yaşında!...

Tehlikeli Kitaplar!...

Bitmeyen Yıl

Müzik!...

Korku!...

Spastik Yaşamlar

Öğretmen!…

Çıkmaz Sokak

Kültür - Sanat ve AKM

Anadolu ve Cumhuriyet

Ulus’u Yıkmayın!...

Müftü Nikâhı

YOKSULLUK

Dil Giderse…

Eğitim ve Yeni Müfredat

Çocuk İstismarına Susma!...

Kooşş Vatandaş Kooşş!...

Suç Kimde?

Sevgisiz Vicdanlar...

Matematik ve Cihat

Yozlaşan Demokrasi ve Çirkinleşen Politika

Ubuntu

Destan!...

Bizdik!...

Kimdir Yazar?

Kadınlara Özel!...

Karar Sizin!…

Satın Bu Cenneti!...

Zeytin!...

İnsan Hakları…

Bugün 19 Mayıs

Ses Verin!...

Daha Bitmedi

1 Mayıs!…

23 Nisan

Sevgili Ulusum!...

Milletin Parası…

Ulus Atatürk Anıtı

Doğa İçin Hayır...

Gençler!...

Ankara’da Adalet Var mı?

KADINLARIMIZ

Kültür-Sanat!...

Anlayacak mısınız?...

Kadınlar!...

Çok Şükür!...

MIHLI DEĞİLMİŞ!...

2016’ten Mektup

Düşünüyorum da…

Yangın Ülkesinin Yanan Çocukları…

Atatürk’ü Anlamak…

Basın Özgürlüğü…

CUMHURİYET

Şehitlik Siyaseti

Anne- Babaya Açık Mektup

Demokrasi Gelecekmiş!...

Bir Bebekten Katil Yaratan Karanlık

Çaresizliğin Resmi Yapılabilir mi?

Eğitim Onurumuz Köy Enstitüleri

Ders alacak mıyız

Dikkat!...

Çağdaş Kölelik

Nereye?

ELEKTRİK ÜZERİNE

MADEN, GREV, AÇLIK…

A.Ü. Ziraat Fakültesi Müzesi

Şaşırmak...

Tecavüzü Kanıksamak

AN-KARA

Cadı Avına Son!..

ANAYASA

Oku...

Bülbülü Öldürmek!..

GÜLMEK YAŞAMAKSA!..

2015'ten Mektup

Bir Çocuk ve Atatürk

Timsah Gözyaşları

KORKMA

Sözcükler

BATAN GEMİ VE BİREYLER

Çaresizliğin Resmi Yapılabilir mi?

Barış

Yabancıların Mülk Edinmesi

AYDIN OLMAK

MADIMAK YANIYOR...

YAŞAM VE MÜCADELE

Babam

Cehaletin Sesi Aklı Susturuyor

Gençler Neden Mutsuz Acaba?

GENÇLERİ ELEŞTİRMEK

GENÇLERDEN MESAJ VAR

ANNEM'E

Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak...

Özgürlüğümüzü istiyoruz!..

YA SEV YA TERK ET Mİ?

ÇANAKKALE ZAFERİ

Özgürlüğümüzü İstiyoruz!..

Müsait Cinayetler