YARIN KARA GÜN’DÜR

Mahmut Alınak

YARIN KARA GÜN’DÜR

ONLAR, TA YÜZ YIL ÖNCE "MİLLETLER KOALİSYONU," DİYEREK, FEDERASYONU VAAT ETMİŞLERDİ

Nasıl ki Zilan katliamının yapıldığı 13 Temmuz Kara Gün ise..

Nasıl ki Qadı Muhammed ve Qadı Seyfi'nin Şahlık rejimince Çarçıra Meydan'ında asıldıkları 31 Mart Kara Gün ise..

Nasıl ki, hendekler bahanesiyle Cizre ve Silopi' de sokağa çıkma yasağının ilan edilerek, pek çok şehrimizde kitlesel sivil katliamların başladığı 14 Aralık Kara Gün ise..                                                             ...                                                                                                        Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Mustafa Suphi ve arkadaşlarının Karadeniz'de katledildiği..

Ve Mustafa Suphi'nin eşi Maria'nın seks kölesi gibi seri tecavüzlere uğradığı 28 Ocak da bizim için Kara Gün'dür.

Mustafa Suphi'nin başında olduğu TKP' ki, TA YÜZ YIL ÖNCE "MİLLETLER KOALİSYONU," DİYEREK, FEDERASYONU VAAT ETMİŞTİ.

Mustafa Suphi kendisinin ve dava arkadaşlarının felaketine yol açacak bir adım attığını bilmeden 1920 yazında Mustafa Kemal'e mektup yazarak, Ankara'ya gelmek istediklerini bildirmiş, Mustafa Kemal de bir heyetin gönderilmesini istemişti.

Bunun üzerine Mustafa Suphi, eşi Maria ve on dört parti yöneticisi kendilerine nasıl korkunç bir tuzak kurulduğunu bilmeden, 28 Aralık 1920'de Bakü'den Kars'a geçmişlerdi. Sovyetler Birliği büyükelçisi de heyetle birlikte Kars'a gelmişti.

Kars' ta halkın sıcak ilgisiyle karşılanan heyet Erzurum üzerinden Ankara'ya gitmeyi plânlamıştı.

Mustafa Kemal, Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir'le kurduğu telgraf trafiği aracılığıyla heyeti Ankara'dan adım adım takip ediyordu.

TKP heyeti hiçbir neden gösterilmeden on yedi gün Kars'ta bekletilmişti. Herhalde Kars'ta olan Sovyetler Birliği büyükelçisinin gitmesi bekleniyordu.

MUSTAFA KEMAL, MUSTAFA SUPHİ ve TKP'Yİ KENDİSİ İÇİN TEHLİKELİ BULUYORDU

Heyet Ankara'ya gitmek üzere 14 Ocak'ta trenle Kars'tan Erzurum'a hareket etmişti. Oysa Mustafa Kemal heyetin Ankara'ya gelmesini istemiyordu. Çünkü Mustafa Suphi ve TKP'nin görüşlerini kendi iktidarı için tehlikeli buluyordu.

Mustafa Suphi, "Burjuvaziye dayanılarak geliştirilecek bir hareketin Doğu'nun zavallı milletlerini kurtaramayacağını," söylüyordu ki, bu, Mustafa Kemal'in kabul edebileceği bir şey değildi. Çünkü o, burjuvaziye dayalı bir sistem kurmak istiyordu.

TKP 14 Temmuz 1920 tarihli Kuruluş Beyannamesi'nde, Mustafa Kemal hükümetinin İstanbul hükümetiyle bir farkının olmadığını, bir taraftan milliyetçilik yaparken, öte taraftan Bolşevikleri (komünistleri) alkışladığını ve yüzünde aldatıcı maske olduğunu söylüyordu.

Mustafa Kemal dişlerini sıkarak bu satırları okumuştu.

Mustafa Suphi ve TKP, Mustafa Kemal'in öfkesini kamçılayan başka bir şey daha söylüyorlardı:

"Kürtler, Rumlar ve Ermeniler için, dil ve kültür açısından her türlü ayrıcalığın ortadan kaldırılması ve her ulusun bu konularda tam özgür olmasının sağlanması... Devlet örgütlenmesinde her ulusun temsil edilmesini sağlayacak bir FEDERASYON sisteminin kurulmasını," vaat ediyorlardı.

Açıktır ki, Mustafa Suphi bir emekçi halklar koalisyonunu hedeflemekteydi.

Mustafa Kemal ise, bu fikre şiddetle karşıydı. Bu federasyon vaadi karşısında küplere binmişti. O, kendisinin başında olduğu tekçi bir burjuva devleti kurmak istiyordu. Bu nedenle aykırı hiçbir fikre tahammülü yoktu ve Mustafa Suphi'nin başında olduğu TKP'yi kendi iktidarı için çıbanbaşı olarak görüyordu.

Mustafa Suphi ve TKP merkezinin, Mustafa Kemal'in damarlarında kaynayan öfke ateşini fark edememeleri hayret vericiydi! Her halde Türkiye ve Sovyetler Birliği arasındaki yakın dostluğa güvenmişlerdi. Ne de olsa Sovyetler Birliği'nin başında olduğu Komünist Enternasyonal' a üyeydiler ve arkalarında Lenin gibi güçlü bir lider vardı!

TKP heyeti dört gün süren yorucu bir yolculuktan sonra Erzurum'a ulaşmıştı.

Mustafa Kemal, Kazım Karabekir ve Erzurum Valisi Hamit arasında yapılan müşavereye göre, Erzurum'da halk galeyana getirilecek ve heyet şehre sokulmayacaktı.

Öyle de oldu. Heyet dört gün sonra gittiği Erzurum'da kışkırtılmış bir güruhun saldırgan protestosuyla karşılaşmış, bu bahaneyle şehre sokulmamıştı.

Bütün bu olup bitenler Mustafa Kemal'e dakika dakika bildiriliyordu.

Heyet ağır hakaretler, aşağılanmalar ve dayaklar altında günler süren çileli bir yolculuktan sonra Trabzon Değirmendere'ye götürülmüştü.

Veteriner Yüzbaşı Abdülkadir o gün Değirmendere'deydi. Orada gördüklerini ayrıntısıyla yazıya dökmüştü.

DEVLET ERKÂNI SALDIRILARA NEZARET EDİYORDU

 Veteriner Yüzbaşı Abdülkadir yazdığı raporda, "Halk arasında müthiş bir propaganda yapıldı," demiş ve şöyle devam etmişti. "Propaganda sırf komünistlik aleyhinde ve Trabzon'a gelecek olan Mustafa Suphi ve yanındakiler hakkındaydı.  'Trabzon'a gelecek olan şahıslar her ne kadar Türk iseler de, Rus dinine dönmüş ve Rusya'da bulunan binlerce esir kardeşimizi idam ve kurşuna dizdirerek mahvetmiş, denize dökerek boğdurmuş komünistlerdir. Mustafa Suphi Rusya'ya firar ederek tamamen Ruslaşmış bir şahıstır... Kendimize düşen vazifeyi ifa ederek bu hainlerden intikamımızı alalım. Bunları memlekete sokmayarak Değirmendere civarında toplanalım, artık orada ne yapacak isek orada karar veririz,' diye söylüyorlardı.

"O sırada bir tellalın sesi işitildi. Halkın o tarafa gitmeleri üzerine ben de derhal gittim. Tellal, 'Rusya'da bulunarak bütün din-i İslamiyetten vazgeçen, milliyet, vatan ruhundan uzaklaşan ve Rusya'da bulunan esir kardeşlerimizi idam ve kurşuna dizdirerek mahveden vatan hainleri geliyor,' dedi.

"Bir taraftan Müdafaa-i Milliye Cemiyeti, diğer taraftan hükümet propagandacılarının faaliyeti halk arasında büyük galeyan getirmeye başladı. Cuma günü bütün esnaf dükkânlarını kapatarak, kapatmayanları ise polis ve inzibat memurları cebren kapattırarak Değirmendere'ye doğru sevk ettiriyordu...

Yağmur yavaş yavaş yağıyordu. İnzibat ve polis memurları yolları keserek halkın gitmesine mani oluyorlardı. Vali, Müdafaa-i Milliye reisi ve azaları, polis müdürü bulunuyordu...

HAKARET EDİLİYOR, TÜKÜRÜLÜYOR, ÜSTLERİNE ÇAMUR ATILIYORDU

O sırada Kâhya Yahya gümrük dairesinden on tane hamal ve beş-altı tane rençber, on-on beş tane sepetli hamalla geldi. Kafilenin gelmesinden beş dakika evvel tellal bağırdı. Gelen kafileye hakaret, tükürmek, çamura batırmak gibi bir şeylerin yapılması hususunu teşvik etti.

Kafileden ilk evvela Mustafa Suphi çıktı. Derhal bir subay karşı durarak şu surette hitap etti: "Mustafa Suphi, Mustafa Suphi, bak 16 arkadaştan yalnız ben kurtuldum. Bakü'de, Türkistan'da binlerce esir kardeşimizi sen mahvettin." Bunun üzerine teşvik edilen halk, hamal, rençberler, "İstemeyiz,"diye haykırdılar... Arkadan birisi tekme vurdu, Suphi yoldaş çamurlar içine yuvarlandı. Hamallar derhal taarruz ederek yüzüne tükürerek, çamur atarak ve döğerek motora sevk ettiler, sonra da arabadan indirilmiş arkadaşları birer birer döğerekmotora bindirdiler.

Nihayet halk birer birer dağıldı. Motora silahlı on beş asker bindirildi. Halk dağıldıktan sonra saat bir buçuk raddelerinde motor hareket etti."

Olayın görgü şahidi Veteriner Yüzbaşı Abdülkadir'in belirttiği gibi, TKP heyeti Trabzon valisi ile emniyet müdürünün de aralarında olduğu devlet erkânı tarafından ölüm yolculuğuna çıkarılmışlardı.

KATLİAMIN ÖNCEDEN PLÂNLANDIĞI ŞUNDAN BELLİYDİ

Kâhya Yahya ve emrindeki çapulcular da başka bir motorla yola çıkmışlardı.

Bu Kâhya Yahya, Kürt, Ermeni ve Rum katili Topal Osman'ın adamıydı. Bölgedeki Rum ve Ermeni mallarına el koymuş ve Trabzon limanını haraca kesmişti.

Mustafa Kemal'in "olur" ve direktifi olmadan devlette yaprağın kımıldamadığı günlerdi.

Vali ve emniyet müdürünün, Mustafa Kemal'in onayı olmadan Sovyetler Birliği ile krize neden olabilecek böyle riskli bir işe kalkışmaları elbette düşünülemezdi.

Cinayetin önceden plânlandığı şundan belliydi ki, Kâhya Yahya, Baytar Yüzbaşı Abdülkadir'in kardeşi Davavekili Mehmet'e, "Ankara'dan emir var, kardeşinin hayatını kurtarmak istiyorsan heyetle birlikte gelmesini engelle," demiş ve Abdülkadir bu uyarı üzerine heyetten ayrılmıştı.

Mustafa Suphi ve beraberindekiler elleri arkadan bağlanıp, süngü ve kurşunlarla delik deşik edildikten sonra, ellerine ve ayaklarına kayalar bağlanıp Karadeniz'in hırçın sularına atılmışlardı.

Şu garabete bakın ki -Kâhya Yahya'yı ayrı tutarsak- Mustafa Suphi ve arkadaşları kendi esenlikleri için mücadele ettikleri kişiler tarafından süngüler ve kurşunlarla kalbura çevrilerek katledilmişlerdi.

MARİA SEKS KÖLESİ GİBİ TECAVÜZCÜLERE HEDİYE EDİLDİ

Bu canavarca cinayet Mustafa Suphi'nin eşi Maria'nın gözleri önünde işlenmişti. Maria feryatlar kopararak yoldaşlarına siper olmak istemişse de katiller sürüsüne güç yetirememişti.

Kayıkçı Yahya Maria'yı seks kölesi olarak kendisine alıkoymuş, götürüp evine kapatmıştı.

Maria, eşini ve yoldaşlarını katleden o zorbanın günlerce tecavüzüne uğramıştı.

Maria'nın Trabzon'daki Sovyet konsolosluğuna ulaşma gayretleri sonuç vermemişti. Hoş konsolos da Maria'yı bulmak için herhangi bir çaba göstermemişti.

Kayıkçı Yahya Maria'yı daha sonra Trabzon'un zenginlerinden Nemlizade Ragıp'a, sonra da Rizeli kayıkçılara armağan etmişti.  

Tecavüzcüler Maria'nın adını Müslümanlığa uyarlayıp Meryem olarak değiştirmişlerdi.

Rizeli kayıkçılar Maria'ya aylarca tecavüz etmiş, bir içki sefasında da öldürmüşlerdi.

Kâyha Yahya sonraki günlerde Mustafa Kemal'e bir mektup yazmış olmalı ki, Mustafa Kemal ona gönderdiği telgrafta, "Vatanseverlik hisleri ve temennileri için" teşekkür etmişti. 

LENİN, YOLDAŞLARINI "YÜKSEK" DEVLET ÇIKARLARINA FEDA ETTİ

Lenin ve Stalin'in başında oldukları Sovyet yönetimi Maria'nın çığlıklarına kulak kapatmış, Mustafa Suphi ve arkadaşlarının katledilişini görmezlikten gelmişti.

Yani "yoldaşlar" devletin "yüksek" çıkarlarına feda edilmişti.

Mustafa Suphi ve arkadaşları sanki Karadeniz'de hiç boğulmamış ve Odessa'lı komünist Maria aylarca tecavüz edilip öldürülmemiş gibi, bir de 16 Mart'ta Sovyetler Birliği ve Türkiye arasında Türk-Sovyet dostluk anlaşması imzalanmıştı.

Ve Nisan ayından başlayarak, Sovyetlerce birkaç parti halinde 17 milyon 500. 000 altın ruble Mustafa Kemal hükümetine hibe edilmişti.

10 Ocak 1921'de Yunanlılarla yapılan 1. İnönü Savaşı ki, Sovyetlerin verdiği silahlarla kazanılmıştı.

KATİL YAHYA'NIN OĞLU MUSTAFA KEMAL'İ İŞARET EDİYOR

Kâhya Yahya, "Çok üstüme gelmesinler, ben ne yaptımsa tek başıma yapmadım; her şeyi anlatırım," deyince, bilmeden kendi ölüm fermanını imzalamıştı.

Bu sözü sarf ettikten birkaç hafta sonra öldürülmüştü. Böylece birçok sır kendisiyle birlikte mezara gitmişti.

Kazım Karabekir de yıllar sonra yayımlanan anılarında TKP cinayetindeki rolünden söz ederken, "Hayatımla ve namusumla oynadılar," demişti.

Kâhya Yahya'nın, Topal Osman'ın adını verdiği oğlu Osman ise, " TKP heyetini babam öldürdü. Ama bunu tek başına yapmadı. Asıl emri veren, bugün herkesin tapındığı biridir," diyerek, Mustafa Kemal'i işaret etmişti.

Mustafa Suphi ve arkadaşları 28 Ocak'ta katledildiler. Onları Karadeniz'in karanlık sularına gömenler mazlum milletlerin özgürlük hayallerini de dinamitlediler.

Yarın Kara Gün'dür.

Mustafa Suphi, Maria ve yoldaşlarını minnetle anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.

 

27.01.2021 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

TUTUKLU AİLELERİNE ÇAĞRI

EVİM VE YÜREĞİM AFGANİSTANLI SIĞINMACILARA AÇIKTIR

TARİHİN NOT DEFTERİNDE KÜRT DRAMI

KADER ARKADAŞLARI

DENİZ POYRAZ’IN RUHUNU ŞAD EDELİM

ZERO’NUN İŞGALE KARŞI GİRİŞTİĞİ ÖLÜM KALIM MÜCADELESİ

BİZE EL VERİN BU KİRLİ İKTİDARI BİR YILDA TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE SÜPÜRELİM

POLİS GENELGESİYLE SURATIMIZA ATILAN TOKAT UMARIZ UYANDIRIR BİZİ BU GENELGEYİ GERİ ALDIRAMAZSAK YAZIKLAR OLSUN BİZE

77 YAŞINDAKİ AHMET SILIK, MENEMEN CEZAEVİ’NDE ÖLÜME TERK EDİLDİ

AKP KORONA İLE YOLDAŞ OLDU

SİVİL İTAATSİZLİK REFERANDUMU BARBARLARIN UYKUSUNU KAÇIRACAK

ÖZGÜRLÜK KONGRESİ

GERGERLİOĞLU'NUN ARKASINDAN MIZMIZLANMAK

KADIN YALAKALIĞI

Mahmut Alınak’a toplatılan kitabı gerekçesiyle hapis cezası

ADİL BİR DEVLETTE, ALİ HAJILON’UTUTUKLAYAN O HÂKİM VE SAVCI ŞİMDİ HAPİSHANEDE GÜN SAYIYOR OLACAKLARDI

RESUL SAÇAN’I KİM ÖLDÜRDÜ

SOPA ELİNİZDE DİYE SİZDEN KORKACAĞIMIZI MI SANIYORSUNUZ

KÜRD'ÜN MAKÛS KADERİ

DÜNYA TARİHİNE ALTINHARFLARLE YAZILAN İKİ KÜRT ÖNDER

KÜRDÜN GEORGE FLOYD'U

BELLİ Kİ, ALAATTİN ÇAKICI AKILNMAYACAK

BASINA VE DÜNYA KAMUOYUNA

KÖYÜMÜN ÇOCUKLARI OYUNCAK İSTEDİ, İÇİM CIZ ETTİ

İŞSİZLİĞE, YOKSULLUĞA VE HAYAT PAHALILIĞINA SON!

BU HÂKİM VE SAVCILARI ÖRGÜT ÜYELİĞİNDEN ŞİKÂYET YAĞMURUNA TUTMALI

BUGÜN YAŞANANLAR YİRMİ DOKUZ YIL ÖNCEKİ STRATEJİK HATALARIN SONUÇLARIDIR

FAŞİZM ADIM ADIM İLERLİYOR, PEKİ BİZ NE YAPIYORUZ

İRANLI KÜRT GENCİ ALİ HAJILON NEREDE?

PANDEMİLİ DEVRİM GÜNLERİ

DEVLETİN YÜZ YILDIR ÇÖZMEMEKTE DİRETTİĞİ KÜRT SORUNUNU VE DİĞER ŞU SORUNLARI BİR YILA KALMADAN ÇÖZERİZ

DAWO- TANRI'NIN SESİ

ONLARIN ÇOCUKLARI ÖZGÜR BİREYLER, HALKIN ÇOCUKLARI İSE BAŞ EĞMİŞLER ORDUSU OLARAK YETİŞİYOR

KÖYDEKİ EVİME PARAŞÜTLE İNECEĞİM

HENDEKTEKİ GELİNCİK YARIN OKURLARIYLA BULUŞUYOR

ALEVİ OLDUĞUNU BİLE SÖYLEYEMEYEN KILIÇDAROĞLU MU KÜRT SORUNUNU ÇÖZECEK?

BUGÜN YASTA ve AÇLIK GREVİNDE OLACAĞIZ

TÜRKİYE'DE BİR KÜRD'ÜN BARIŞA ARACILIK ETMESİNİN CEZASI YEDİ BUÇUK YIL AĞIR HAPİSTİR

O KÖR KUYULAR HEPİMİZİN ZİNDANIDIR

Bilgisayarımı ve telefonumu Kars çayına atacağım.

ACİL GÜNDEM; HAPİSHANELER NASIL BOŞALTILIR

BUNLAR MARAZİ IRKÇILAR VE İŞGALCİLERDİR

KÜRTÇE VE DİĞER MAZLUM DİLLERE ÖZGÜRLÜK

DEPREMZEDELERİN DAVA AÇMA HAKKI

İNSANLARI DEPREMLER DEĞİL HÜKÜMETLER ÖLDÜRÜYOR

ARTIK YETER!

HAYATIMIZA YILDIRIMLAR YAĞDIRAN BU EKONOMİK TERÖRE "HAYIR!" DİYORUZ

VİCDANLARIN SUSTUĞU GÜNLER

ŞEHİTLİK YALAN, O GENÇLER SARIKAMIŞ'TA KENDİLERİNİN OLMAYAN BİR SAVAŞTA ÖLDÜLER

BEDELİ ÇİLE OLAN BİR AŞK HİKÂYESİ

İŞTE CENNETE GİDEN GARANTİ YOL. TAYYİP ERDOĞAN İÇİN YARDIM KAMPANYASI BAŞLATIYORUM

KÜRTLER VE DİĞER MAZLUM HALKLAR KENDİ DİLLERİYLE DEVLETTE ÇOBAN BİLE OLAMAZLAR

KAHKAHALARLA GÜLDÜM, TAYYİP ERDOĞAN NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜNÜ HAYAL EDİYOR

OĞLU HAPİSHANEDE OLAN BİTLİS'Lİ BABANIN FERYADI

MEHMET TUNÇ VE BÊKES KİTABI MAHKEMECE YASAKLANDI

NE MİLYAR DOLARLIK BANKA HESAPLARI VE NE DE KARTİLYONLUK SERVETLER..

ADINIZI TARİHİN ÖLÜMSÜZLER DEFTERİNE ALTIN HARFLERLE YAZDIRMAK İSTER MİSİNİZ?

AVRUPA'NIN KORKUSU VE KÜRTLER

KAYYUM İŞGALİNE KARŞI ALTERNATİF BELEDİYE BAŞKANLIKLARI SÜRECİ BAŞLATILMALIDIR

BAĞIRMAK, İSYANIMIN OLANCA ŞİDDETİYLE BAĞIRARAK, KAPANDIĞINIZ FİLDİŞİ KULELERİNİZDE ZELZELE OLMAK İSTİYORUM

AĞRI'NIN CAMBAZLARI VE "GÜVENLİ BÖLGE" PAZARLIKLARI

GRUP YORUM HALKIN VİCDANINA SESLENİYOR VE KANAYAN BİR VİCDAN, SELÇUK MIZRAKLI

MADEMKİ BİZDEN VERGİ ALINIYOR, BUNLAR NEDEN ÜCRETSİZ DEĞİL

AKP BİZİ DAYAĞA ALIŞTIRMAK İSTİYOR. BUNLAR YILMAZ GÜNEY'İN ANLATTIĞI ZEHİRLİ OTLARDIR

ELLERİMİZDE BAYRAKLARIMIZLA MİLYONLAR HALİNDE SOKAKLARA DÖKÜLELİM

KÜRDÜ LOZAN'DA DÖRDE BİÇTİĞİNİZ YETMEDİ Mİ

ROJAVA NERESİ

ÜCRETSİZ AVUKATLIK VE SERVETLER DEĞERİNDE ALTIN BİR GÜLÜŞ

KÜRTÇE VE ESARET ALTINDAKİ DİĞER DİLLERİN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'E GİDİYORUZ

TIKANAN SİYASETİN ÖNÜNÜ AÇACAK BİR PROJE

GÖÇMEN KADINLARA AÇIK MEKTUP

NADİRA KADİROVA'NIN AVUKATLIĞINI ÜCRETSİZ ÜSTLENMEK İSTİYORUM

FİGEN YÜKSEKDAĞ, SELAHATTİN DEMİRTAŞ VE BİNLERCE AYDIN

HDP ÖNÜNDEKİ ANNELER NE YAPMALI ( 2 )

ANNELER YANLIŞ ADRESTELER OĞLU VE KIZI DAĞA GİDEN BİR BABANIN İBRETLİK HİKÂYESİ

TORUNUMU ÖLDÜRDÜLER

ESİR DİLLERE ÖZGÜRLÜK

SON DOĞALGAZ ZAMMI DA GÖSTERDİ Kİ, BUNLAR BİZE KOYUNMUŞUZ GİBİ DAVRANIYORLAR

KADIN CİNAYETLERİ ÜZERİNE KISA BİR NOT

SARAY VE KAYYUM KELİMELERİ YASAKSA..HER EVİN ÖNÜ, HER BALKON VE HER SOKAK BİR MİTİNG ALANIDIR

AKP'Yİ ZAMANA YAYILMIŞ SİVİL İTAATSİZLİKLERLE DİZE GETİREBİLİRİZ

BELEDİYE BAŞKANLARININ GÖREVDEN ALINMALARI AKP'NİN SONUNU GETİRECEK BİR FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR

KÜRTÇE VE DİĞER YASAKLI DİLLER İÇİN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'E GİDİYORUZ

HOROZLARDAN İNSANLIK DERSLERİ

KÜRT MESELESİ BİR DEFA DAHA SİLAHLARA HAVALE EDİLDİ

BURASI TALANİSTAN

BUNLAR GIRTLAĞINA KADAR PİSLİĞE BATMIŞ

GÖZALTINDA SİGARA YASAĞI HAKKINDA ADALET BAKANINA AÇIK MEKTUP

DEVLET HALKI HARACA BAĞLADI. BU HARACA KARŞI ÇIKACAK BABAYİĞİTLERE İHTİYAÇ VAR

PKK BAHANE, DÜŞMANLIK KÜRDİSTAN'ADIR

HAKİKİ LİDER, TARAFTARLARI İÇİN CANINI ORTAYA KOYANDIR

UTANIN, GENÇLERİN HAYALLERİYLE OYNUYORSUNUZ. AHD OLSUN Kİ, HAYATI SİZE ZİNDAN EDERİZ

ROJA REŞ- KARA GÜN. KÜRTLERİN MİLLET OLARAK AĞLAŞACAKLARI BİR MEZAR TAŞLARI BİLE YOK

BUGÜN İRFAN KILIÇ, BAŞKA BİR GÜN HERHANGİ BİRİMİZ

KÜRD'ÜN KANI İLE YAZILAN ROJA REŞ*

AKP'NİN AR DAMARI ÇATLAMIŞ. GÖZE ALABİLSELER EVLERE DE KARAKOL KURACAKLAR

DÜNYA BÖYLE ANITLAŞAN HALKLARI DA GÖRDÜ

TAYYİP ERDOĞAN TAMAM

ÇORBACILAR OLMASA DÜNYA BİR HALKLAR CENNETİ OLURDU

TAYYİP ERDOĞAN KANDİL'E Mİ GİDECEK

ANNE BEN ÖLÜYORUM

KÜRTLER NE İSTİYOR.. İŞTE ÇÖZÜMÜN EN KESTİRME VE KANSIZ YOLU

BEN, "PONTUSLU RUM'UM," DİYENLER PARMAK KALDIRSIN

BU BOYUNDURUK BOĞUYOR AKP VE BU DÜZENDEN KURTULMAK GEREK

VATANSEVERSENİZ KENDİ ÇOCUKLARINIZI GÖNDERİN

KAZANANI OLMAYAN BİR SAVAŞ VE YİNE KAN, YİNE ÖLÜM

DİL ESARETİNE KARŞI ÖZGÜRLÜK KAMPANYASI

YA FAŞİST DEVLETİN BAYRAĞINI SELAMLAYACAKLARDI, YA DA ÖLECEKLERDİ

ERMENİLERE MİNNETTAR OLMAMAK ELDE Mİ?

ONU GÖRDÜKÇE ÖFKELİ BİR ÇIĞLIK KOPUYOR İÇİMDE

BU UTANÇLA NASIL YAŞIYORSUNUZ?

BİR YERYÜZÜ CENNETİ

MERAL AKŞENER’İN KAYGISI

TAKSİM MEYDANI AKP'NİN TAPULU MÜLKÜ MÜDÜR Kİ, BURADA 1 MAYIS KUTLAMALARINA İZİN VERMİYOR

DEVLETİN YÜZYIL ÖNCE BAŞARAMADIĞINI BİZ REHİNELER BAŞARDIK

SELAHATTİN DEMİRTAŞ: "BU BAYRAK HEPİMİZİN ORTAK BAYRAĞIDIR"

BİZİM NE YAZIK Kİ BİR SNELMAN’IMIZ YOK

BEŞ PARA ETMEZ BİR YAZI

ÖLÜM MAKİNELERİ İÇİN REFERANDUM ÇAĞRISI

EMEKÇİLERİN DEVRİM HAREKETİ

EY YÜCE TÜRK MİLLETİ!

ÊZİDİ SOYKIRIMINDA IŞİD VE AKP'NİN YOL ARKADAŞLIĞI

GÜNÜN GÖREVİ

DİGOR’DA ÜZÜLEREK GÖRDÜM Kİ

AÇLARIN VE YOKSULLARIN (SOĞAN) DEVRİMİ

KENDİ TÜRÜNE DÜŞMAN, BAŞKASINA KÖPEK

ÖLÜMÜN KÖPEKLEŞTİĞİ AN

AŞKIN ÖLÜMLE SINANDIĞI DÖNÜŞSÜZ YOL

TUTUKLU AİLELERİNE AÇIK MEKTUP

SÜLEYMAN SOYLU, SEN QIRCİGOL DÜZÜNDE KARŞIMA ÇIKMALIYDIN

( Cizrespor'a saldırı ) SUÇ BİZDE

KPSS SAHTEKÂRLIĞI

BİR MERMİ BİR HALKA BEDELDİR

AÇIM AÇ, ÇOCUKLAR DOYMUYOR, EKMEK İSTİYORUM

PİRSA KURTÎ

SÜLEYMAN SOYLU'YA MEMUR DEĞİL, BİZİ TEMSİL EDECEK BELEDİYE BAŞKANLARI SEÇECEĞİZ

KORKUYORLAR

TÜRKİYE'YE DENİZ GEZMİŞ CEZASI

SARIŞIN BAKIŞLI KADIN

BRAVO, TAYYİP ERDOĞAN KARL MARKS’ I BİLE SOLLADI!

EMK YENİ BİR HAYATA ÇAĞIRIYOR

SENİ HEP ÖZLEM VE KEDERLE HATIRLAYACAĞIM GÜLNİGAR HANIM

İSRAİL VE TÜRKİYE'NİN FARKI

KIZ NEDEN HEP ERMENİ OLUR?

FİLLERİN İBRETLİK DİRENİŞİ VE GÖNÜLLÜ KÖLELER

BU TEHLİKELİ GİDİŞATI TERSİNE ÇEVİREBİLİRİZ. İŞTE BİR ÇIKIŞ KAPISI!

FATİH PORTAKAL İLE ÇEKİRGENİN FARKI

YİNE KAN VE YİNE ÖLÜM! CUMHURBAŞKANI'NDAN MEKTUBUMUZA CEVAP BEKLİYORUZ

YA İNSANCA YAŞAYACAĞIZ, YA DA KÖLECE BOYUN EĞECEĞİZ

Mahpusları unutan bir toplum, ister Kürt, ister Türk, özgürleşemez!

SAHİPSİZ BİR İL

DEVLET VE PKK ARASINDAKİ SAVAŞA SİVİL MÜDAHALE

YUMURTALAR BOZULUNCA NE OLUR

DEVLET ALKIŞÇILARINA ATILAN ŞAMAR

TAYYİP ERDOĞAN'A, "GÖZÜNÜN ÜSTÜNDE KAŞIN VAR," DEMİŞİM

BİZ, DEVLET VE PKK ARASINDAKİ SAVAŞI DURDURMAYA ADAYIZ

VAHŞET DEVRİ

AKP' DEN SEKSENLİK NİNEYE SEÇİM RÜŞVETİ

MARGRİT, DÜNYAYA IŞIK SAÇAN KADIN

İDAM RİSKİ ALTINDA OLAN PANAHİ BİZİM KARDEŞİMİZ OLSAYDI NE YAPARDIK

YAZIK BERNA LAÇİN’E Kİ, ALİŞAN ADLI BİR SAMAN KAFALI ADINI AĞZINA ALMIŞ

BİLAL ERDOĞAN PKK'NİN ELİNDE OLSAYDI...

KARAMSARLIĞA GEREK YOK VİCDAN AKP' YE KARŞI

SOKAK TERÖRÜ; Kars, İstanbul, Gaziantep ve Adana

SEN BİR TANRIÇASIN

MAHMUT ALINAK’IN KEŞKE ROMANI ÇIKTI

EMEKÇİLER AİLESİ VE FLORMAR İŞÇİLERİNE DESTEK ÇAĞRISI

BU HALK AYAKTA ALKIŞLANIR

TAYYİP ERDOĞAN YARIN ŞIRNAK' TA BİSİKLETLE TUR ATACAK. İBRAHİM TATLISES BU DEFA MİTİNGE ÇAĞRILMADI

PATRONLAR CENNETİ' İNDE FLORMAR CEHENNEMİ

EŞEK KULAĞINDAN DON DİKMEK

Babası ölenler için gecikmiş bir roman. Babası yaşayanlar için yazıldı . KEŞKE

EY DEVLETİN BAŞINDAKİLER, EŞLERİNİZ VE KIZLARINIZ SOYUNDURULARAK ARANIRSA NE HİSSEDERSİNİZ?

İSRAİL HALKI DÜNYA'YA IŞIK SAÇIYOR

ALAATTİN ÇAKICI' YA...SANA KIZMIYORUM, ACIYORUM

EY İNSANLIK, MAZLUM AFRİN HALKI SENDEN YARDIM BEKLİYOR!

SERJ SARKİSYAN VE TAYYİP ERDOĞAN FARKI

SEÇİM FIRILDAĞI

AKP İŞGALİNE KARŞI HALK BELEDİYECİLİĞİ

TANRI İSTESEYDİ...

TAPILAN KADIN

BU TOPRAKLARDA NEDEN DEVRİM OLMUYOR

GELİN ORTAK GELECEĞİMİZİ BİRLİKTE KURALIM

BİR KÜRDÜN ASKERLİK ANILARI

KÜRT BELEK' LER

EY TAYYİP ERDOĞAN VE EY AVRUPA!

KARA NEWROZ

YÜZÜMÜZE TUTULAN AYNALAR

SİZ BENİ ÖLDÜRMEK Mİ İSTİYORSUNUZ?

Islık çalmak da neredeyse suç sayılacak!

UMUT KÖPRÜSÜ

BİZİM GANDHİ'LERİMİZ

ÖKSÜZ BİR ŞEHİR

GEÇENLERDE SOYULDUM

EFRİN DÖRT GÖZLE SİZİ BEKLİYOR!

BUNLAR KESİP ATTIKLARI TIRNAKLARINI BİLE VATAN İÇİN TEHLİKEYE ATMAZLAR

HDP' NİN DEVLET HAYRANLIĞI

SİLAHA VE ÖLÜME İTİRAZI OLANLAR

EFRİN'DE HESAP BAŞKA, YPG BAHANE

"SUSMA, SUSTUKÇA ÇOCUKLAR ÖLÜYOR"

BİZ BUNU GÖZE ALAMAMIŞTIK. VE İKİ ÖNEMLİ HATA YAPTIK

Dün Silivri Cezaevi'nde Ahmet Şık ve Selçuk Kozağaçlı' yı ziyaret ettim.

LEYLA ZANA, KÜRT GANDHİ VE CİZRE

Bunun, düzenin süslü bir yalanı olduğunu ancak cezaevine düşünce anladık

HEVAL OLMAK BU MUDUR?

AYSEL TUĞLUK'UN GÖZYAŞLARI

HEP BÖYLE OLUR

F TİPİ YETMEDİ

KÜRTLER BUNU MUTLAKA SORGULAMALI

YARIN KARA BİR GÜNDÜR

KÜRTLERİN BİR AĞLAMA DUVARI YOK

OĞRU ÊLE BAĞIRDI Kİ, DOĞRUNUN BAĞRI ÇATLADI

KÜHEYLAN

ANNELERİN FERYADI GÖĞÜN ATLASINI YIRTIYORDU

ŞEKERLE TATLANDIRILMIŞ YALANLAR

TÜRKLER DE DAYAK YER

TÜRKİYE ESİR KAMPLARI

TERÖRİST EĞİTİM HEP AYNI

DAVET

YEŞİL GÖZLÜ O KIZ ÇOCUĞUNU DA ÖLDÜRDÜLER

SİLAHLAR SUSSUN, MAZLUMLARA HAKLARI TANINSIN

ÖZGÜRLÜĞE GİDEN YOL

DÜNYA TERSİNE DÖNMEYE BAŞLADI!

MEHMET TUNÇ'UN KIZI NALİN'DEN MEKTUP VAR

VİCDAN, ZORBALIĞI YENECEK

KAN PARTİ' NİN SAKLI SIRRI

ÂŞIK OLDUM, SAVAŞTIM, ÖLDÜM

SESSİZLİK ZİNCİRİNE VURULAN KİTAP

BU HÜKÜMET NEDEN HÂLÂ BAŞTA VE BU MUHALEFET NEDEN VAR?

KÜRDİSTAN VE KATALONYA REFERANDUMLARININ BİZE SÖYLEDİKLERİ

ATEŞİ AVUÇLAMAK

LE VAN MİNH VE MEHMET TUNÇ*

SEN İNSANLIKTAN ÇIKMIŞ BİR IRKÇISIN

KENDİNE KATİL EDİLENLER VE AYSEL TUĞLUK'UN ANNESİ

CEZAEVİ BALTASI İLE YÖNETİLEN ÜLKE!

"YA ÖLÜRÜZ, YA OLURUZ!"

ARAKAN ROHİNGYALARI KÜRT OLSAYDI GIKINIZ ÇIKMAYACAKTI

GÜNAHLARINIZI AĞRI DAĞI BİLE TAŞIYAMAZ

BİZİ TAVUK YOLAR GİBİ YOLDUNUZ!

KÜRDİSTAN, EGEMEN AZINLIĞIN DEVLETİ Mİ, HALKIN DEVLETİ Mİ?

NURİYE VE SEMİH İÇİN BİR UTANÇ YAZISI

Ertuğrul Kürkçü,Mir Dengir Fırat Celal Doğan,Altan Tan

F TİPİ DİLSİZLER TIMARHANESİ

KÖTÜ BİR KİTABIN MÜTEVAZı HİZMETİ

PAYLAŞMANIN BÜYÜK KEYFİ

ÖLMEK BAZEN BİR GÖREVDİR

AKP'NİN ATTIĞI KAZIK YETMEDİ, ŞİMDİ DE CHP KAZIĞI MI?

Kendimi mahkemede böyle savunacağım

ZENGİNİN KÖPEĞİ GİRER AMA HALK GİREMEZ

İŞTE SAVCININ AĞZINDAN CUMHURBAŞKANLIĞI' NIN YARGIYA TALİMATI!

YALANCI EMZİK

SAHTE YURTSEVERLER VE ÇOBANYILDIZI AYDINLAR

BU DÜZENE HAYIR!

MUHALEFETSİZ İKTİDAR VE ACİL ÇÖZÜM

Sen sustun sayın aydın!