SİNEMANIN MÜSTESNA İSİM: METİN ERKSAN

Temel Demirer

SİNEMANIN MÜSTESNA İSİM: METİN ERKSAN

“Sinema bir kültürdür.”[1]

 

Fatma Girik’in, “Eyvah! O da mı gitti? Sinemaya hayatını adayanlar bir, bir gidiyor. Değerleri bilindi mi bilmiyorum,”[2] dediği O; coğrafyamız “sinemacılar kuşağı”nın usta yönetmenlerinden; ‘Susuz Yaz’ ile ilk büyük ödülü Altın Ayı’yı kazanan; aralarında ‘Sevmek Zamanı’, ‘Yılanları Öcü’ ve ‘Kuyu’nun da olduğu klasiklere imza atan Metin Erksan’dı ve 4 Ağustos 2012’de aramızdan ayrıldığında 83 yaşındaydı.

* * * * *

Zamanının çok ötesinde filmlerle Türkiye sinemasına damga vuran yönetmen Metin Erksan, toplumun geçmişini eşelerken, bugünü asla yitirmemişti. ‘Acı Hayat’, ‘Susuz Yaz’, ‘Suçlular Aramızda’ filmleri, toplumun yaşadığı sınıfsal eşitsizliği sergilerken; İtalya’da doruklarına ulaşan toplumsal gerçekçilik akımının tüm şifrelerini kullanarak anlatmış ve bu nedenle başı sansürle sürekli olarak belaya girmişti

Bu özellikleriyle O, coğrafyamız geleneksel sinema anlatısından ayrılmış -‘Sevmek Zamanı’nda olduğu gibi- yenilikçi yönetmenlerindendi.

Sinemamız uluslararası alanda yer bulduysa, bunda Metin Erksan’ın yeri büyüktür; kesin olan şu ki, sinema ona çok şey borçludur. Çünkü sansürün gazabına uğramış ve estetik kaygıları önemseyen yaklaşımı, kişiliğiyle sinemamıza damgasını vurmuştu. Yani “Erksan filmleri, kuşkusuz 50 yılda sinemanın kilometre taşlarıdır.”[3]

Hakkında; “Sinemacı, kültür ve düşün insanı olarak, her daim yaşadığı toplumun sorunları üzerinde kafa yoran bir Anadolu bilgesiydi,”[4] notu düşülen daha 30’lu yaşlarda kendi özgün sinema dilini ve biçemini yaratmış, coğrafyamız üzerine düşünen bir sinemacıydı; duayen bir isimdi…

“Sinemacılığını entelektüelliğiyle, tarihçiliğiyle besleyen, entelektüelliğini ve sosyologluğunu sinemacılığıyla besleyen bir düşünce insanı”ydı.[5] Kendi ifadesiyle, “ekonomik, toplumsal, politik, dinsel, kültürel, ruhsal, ümitsel yapısı”yla ilgilendi coğrafyamızın.

Sözünü ettiğim “ümitsel” vurgusuna şöyle açıklamıştı Metin Erksan: ‘Ümitsel yapı, bin bir örnekten biriyle şu demektir: Türkiye sinema seyircisinin değişmez bir tutkuyla sevdiği iki hikâye vardır: Biri Külkedisi-Cinderella, diğeri, Değişen Kız-Pygmalion... Kimse filmin kanını, canını, ruhunu düşünmüyor. Kerameti bir oyuncuda buluyor. (...) Toplumun devingen gücü kahramanlardır. Kahramanlar olmadan toplumlar hiçbir şey yapamaz. Toplumların kahraman yarattığı savı da bir palavradır. Bir aşağılık duygusu belirtisidir. Kahramanlar içinde bulundukları topluma rağmen oluşur. Fakat bu demek değildir ki, toplum da ara sıra kendi kahramanını yetiştirmez. Yetiştirir. Yalnız bu ‘genel bir kural’ değildir.”[6]

Yönetmen Derviş Zaim’in “Sinemanın müstesna bir isim olduğu”na dikkat çektiği; bir başka yönetmen Yeşim Ustaoğlu’nun da, “Sinemada dil ve üslup yaratma konusunda çok önemli katkılar sunduğu”nun altını çizdiği[7] ve yönetmen Ezel Akay’ın, “Varlığından sözü çıkarıp atın, geriye bir melek kalır,”[8] sözleriyle tanımladığı Metin Erksan’ın ayrıksı bir sinema dili söz konusuydu.

“Yaptığı çalışmalarda ‘kendi dilinde’ o kadar ısrar ediyordu ki, ticari nedenlerle çekmek zorunda kaldığı filmlerde bile o dili hissettirirdi. Kişiliğinin o çok renkli dünyası filmlerinin ifade tarzına yansırdı. Kendisi olmakta ısrar eden bir sanatçıydı. Bu açıdan, genel anlamda bizim sanatımızda ender bulunan bir şahsiyetti. Hepimize kendi dünyasının ipuçlarını miras bıraktı,”[9] derdi bu konuda Ali Özgentürk de…

* * * * *

Özetle “Sinemanın dünyaya açılmış bir mihenk taşıydı; “1950’lerde iş başına gelen bir kuşağın temellerini attığı Yeşilçam’ın en yaratıcı ve kişisel yönetmenlerinden biri ve hatta birincisiydi,”[10] Metin Erksan…

“Tutku, Erksan’ın kişiliğinin yapı taşlarındandı. Kendi kişiliğinden söküp aldığı tutkuyu sinemasına taşıdı. Ölümüne kara sevdalar, hırs, melankoli, yalnızlık onun filmlerinde yaşayan kadınların ve erkeklerin ruhlarına işlemişti.”[11]

Evet O; “Tutkulu bir insandı. Zaman zaman hırçınlığa, hatta gözü kara öfkeye fırlayıp giderdi.”[12]

“Huysuzdu, huzursuzdu. Öfkeliydi, sinemaya tutkuyla bağlı bir dâhiydi. Yalnızdı, yapayalnız. O mu seçmişti yalnızlığı yoksa yaşadığı ülke ve çevre mi yalnızlaştırmıştı onu? Galiba her ikisi de…

Öylesine tutkuyla bağlıydı ki sinemaya, daha fazla dayanamadı bıraktı… Kızgındı. Kırgındı. Ülkesine, meslektaşlarına ve en nihayetinde hayata! Küsmüştü sinemaya. Saplantı derecesinde bağlı olsa da film yapmıyordu artık…

Galiba Erksan ilk, sinema yapmayı bıraktığı gün öldü. Ve aslında ‘Sevmek Zamanı’nın suretine âşık sinemacısı Metin Erksan hiç ölmedi... Evet, bu topraklara aitti ama bu topraklardan fazlasıydı,”[13] diyordu Eyüp Can, Onun için… En olgun çağında bıraktı yönetmenliği; 53 yaşındaydı. Üretkenliğinin zirvesindeyken elini eteğini çekti mesleğinden ve küstü biraz da... Son 30 yılını hiç film yapmadan geçirdi…

* * * * *

Metin Erksan’ın birçok yapıtı sansüre maruz kalırken, bazı filmleri dağıtımcı bile bulamadı.

1 Ocak 1929’de Çanakale’da doğmuştu; ilk ve ortaöğrenimini İstanbul’da tamamladı; Pertevniyal Lisesi’nde okudu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümünden 1952’de ‘Tarihi Yarımada Suriçi/ Galata Suriçi İstanbul Hanları’ başlıklı lisans teziyle mezun oldu. 1950’de daha üniversitede okurken Atlas Film için Yusuf Ziya Ortaç’ın ‘Binnaz’ adlı oyununu senaryolaştırarak sinemaya adımını attı. Film Mümtaz Yener tarafından çekildi.

1948’de İstanbul’da gazetelere ve dergilere “Kamera” takma adıyla film eleştirileri ve sinema yazıları yazarak gazeteci/yazarlığa başladı. 1958’de de ‘Türk Sinema Sanatçıları Derneği’ni, 1962’de ‘Türk Sinema İşçileri Sendikası’nı, 1965’te ‘Türk Sinema ve Film Rejisörleri Birliği’ni kurdu.

23 ilk kez yönetmen koltuğuna oturdu. İlk filmi ‘Âşık Veysel’in Hayatı/ Karanlık Dünya’ ile sadece yönetmenlik kariyerine adım atmakla kalmadı, aynı zamanda sinema kariyeri süresince başına sürekli bela olacak sansür mekanizmasıyla da tanışmış oldu.

İlk filminde 1960’larda da öne çıkacak gerçekçi anlayışının işaretlerini veren O, yapımcının müdahalesi ve aralarındaki çatışmalar nedeniyle bu ilk filmini tam anlamıyla sahiplenmedi. Üstelik film, Erksan’ın kariyeri boyunca yaşayacağı sansür sorunlarının da başlangıcı oldu. Erksan o dönemde yaşanan trajikomik sansür hikâyesini şu cümlelerle anlattı: “Filmde bir ara tarlalar görünüyordu. Boyları yirmi otuz santimdi. Üzerlerindeki buğday taneleri sayılıydı. Sansür, bu bölümün filmden çıkarılmasını istedi. ‘Türk tarlaları böyle olmaz’ dedi. Bu sahnelerin bereketli topraklarla içinde biçerdöverlerin traktörlerin çalıştığı tarlalarla değiştirilmesini önerdi.”

Bu deneyimin ardından sinema yazarlığına dönen Erksan, 1954’de Peyami Sefa’nın Server Bedi adında yazdığı bir romandan uyarlanan ‘Beyaz Cehennem/ Cingöz Recai’yi yönetti. Bunun takiben Halide Edip Adıvar’ın ‘Yol Palas Cinayeti’ni uyarladı. Askerden döndükten sonra, 1958’de Osmanlı hükümetine isyan ederek dağa çıkan Mehmet Efe’nin portresini sunduğu ‘Dokuz Dağın Efesi’ni yönetti. 1960 tarihli, geniş kitlelerce bilinen ‘Şoför Nebahat’ın senaryosunda üç büyük ismin imzası vardı: Attila İlhan, Atıf Yılmaz ve Metin Erksan...

1962’de Fakir Baykurt uyarlaması ‘Yılanların Öcü’yle sinemanın klasiklerinden birine imza attı. Ancak yine sansürle uğraşmak zorunda kaldı. Dönemin milletvekillerinin devreye girmesiyle Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel filmi özel olarak izlese de film yönetmenin sansürle başını en çok ağrıtan yapımlardan biri oldu. Erksan’a göre bu önemli çalışması cesaretle ilgiliydi:

“Filmde cesaret meselesini ele aldım. Müşküllerimizin çözülmesini istiyorsak, baskının her türlüsüne aldırmayıp, umutsuzluğu bir yana bırakıp, yasaların tanıdığı hakları sonuna kadar kullanmamız gerektiğini belirtmek amacını gütmüştüm.”

 

FİLMLERİ[14]

  1. i) Karanlık Dünya/ Aşık Veysel’ın Hayatı (1952); ii) Beyaz Cehennem/ Cingöz Recai (1954); iii) Yol Palas Cinayeti (1955); iv) Ölmüş Bir Kadının Evrakı Metrukesi (1956); v) Dokuz Dağın Efesi (1958); vi) Hicran Yarası (1959); vii) Gecelerin Ötesi (1960); viii) Şoför Nebahat (1960); ix) Mahalle Arkadaşları (1961); x) Oy Farfara Farfara (1961); xi) Sahte Nikah (1962); xii) Yılanların Öcü (1962); xiii) Acı Hayat (1962); xiv) Çifte Kumrular (1962); xv) İstanbul Kaldırımları (1964); xvi) Suçlular Aramızda (1964); xvii) Susuz Yaz (1964); xviii) Sevmek Zamanı (1965); xix) Ölmeyen Aşk (1966); xx) Ayrılsak da Beraberiz (1967); xxi) Kuyu (1968); xxii) İki Günahsız Kız (İki Hikâyeli Film) (1969); xxiii) Ateşli Çingene (1969); xxiv) Dağlar Kızı Reyhan (1969); xxv) Sevenler Ölmez (1970); xxvi) Eyvah (1970); xxvii) Hicran (1971); xxviii) Makber (1971); xxxix) Feride (1971); xxx) Keloğlan’la Can Kız(1972); xxxi) Süreyya (1972); xxxii) Bir İntihar (1973); xxxiii) Geçmiş Zaman Elbiseleri (1973); xxxiv) Hanende Melek (1973); xxxv) Müthiş Bir Tren (1973); xxxvi) Sazlık (1973); xxxvii) Dağdan İnme (1973); xxxviii) Şeytan (1974); xxxxix) İntikam Meleği/ Kadın Hamlet (1976); xl)Sensiz Yaşayamam (1977); xli) Preveze Öncesi (1982)

 

Tüm baskılara karşın ‘Yılanların Öcü’nden sonra, 1963’de en meşhur filmlerinden ‘Acı Hayat’ı çekti. Bu filmi, yurtdışındaki ilk büyük ödülü kazandıran ‘Susuz Yaz’ takip etti.

1963 tarihli yapıtı ‘Acı Hayat’ta başrollerde Türkan Şoray, Ayhan Işık ve Ekrem Bora vardı.  Bu filmde alışılmışın dışında bir aşk filmi yapmaya çalıştığını ifade eden Erksan, “Toplumda sınıf değiştirmenin kişinin davranışları üstündeki etkilerini ele aldım” diyecekti. Türkan Şoray ise yıllar sonra bu filmle ilgili olarak şunları söyledi: “Erksan’la ‘Acı Hayat’ gibi birkaç film daha niye yapmadım diye kendimi hiç affetmiyorum.”

Bu filmin ardından çektiği, 1963 yapımı Hülya Koçyiğit’in ilk filmi ‘Susuz Yaz’, Berlin Film Festivali’nden Altın Ayı ödülünü kazandı. Adaletsizliği, güç ilişkilerini ‘su hakkı’ gibi basit bir kavram etrafında inceleyen, hem sosyal düzenle hem de insan psikolojisiyle ilgili önemli gözlemleri olan bu film, Erksan’ın başyapıtlarından biri olarak karşılandı. Nitekim film çekilmesinden 45 yıl sonra, Martin Scorsese başkanlığındaki Dünya Sinema Vakfı tarafından Fatih Akın’ın girişimleriyle restore edildi ve 2008’de Cannes’ Film Festivali’nde izleyiciyle buluştu. Koçyiğit, ileride Erksan’la ilgili olarak, “Sinema dilini ve tecrübesini iyi ki ilk defa böyle bir ustayla yaşamışım” diyecekti.

Değeri zaman geçtikçe anlaşılan ve en önemli filmlerinden birine dönüşen ‘Sevmek Zamanı’nı 1965’de yönetti. Suretine âşık olmak konusunu işleyen, başrollerini Müşfik Kenter ve Sema Özcan’ın paylaştığı, sisler altındaki sandal sahnesiyle akıllara kazınan film, Erksan’ın gerçeküstücülüğe yaklaşan anlayışıyla sinemanın başyapıtları arasına girdi.[15]

Son filmi ‘Kuyu’nun senaryosunu gazetedeki bir haberden yola çıkarak yazmıştı. Filmde belalısı tarafından kaçırılan bir kadının dramını anlatıyordu. Film sevmediği bir adama direnmeye çalışan kadın üzerinden “Kadın Sorunu”na odaklanıyordu.

* * * * *

“Metin Erksan’ın en güzel şiiri hangisiydi?”[16] sorusuna; yaşamı ve yarattıklarıyla tutturduğu düzeydi, yanıtını vererek; Uğur Vardan’ın altını çizdiği gerçekle noktalayalım Ona dair yazdıklarımızı:

“Vefatıyla birlikte basında hakkında çıkmış onca yazı, çizi, anı, anekdot, görüş vs... Bu bir vefanın ve kadir bilmişliğin ifadesi olsa gerek diye düşünüyorum. Amma velakin 7 Ağustos 2012 sabahı Lütfi Kırdar’daki son buluşmaya gelenlerin sayısı, bizi yeniden ‘gerçeğin çağrısı’yla buluşturuyor. Yaklaşık 200-250 kişi gelmiş vedalaşmaya… Sabahattin Çetin de bu manzarayı şöyle yorumladı: ‘Metin Erksan işte şimdi gerçekten öldü’...”[17]

 

18 Mayıs 2018 18:43:48, Çeşme Köyü.

 

N O T L A R

[*] Kaldıraç, No:206, Eylül 2018…

[1] Kurtuluş Kayalı, Metin Erksan Sinemasını Okumayı Denemek, Tezkire Yay, 2004.

[2] “Erksan’ın Vasiyeti İçin Bakanlar Devrede”, Hürriyet, 6 Ağustos 2012, s.6.

[3] Sungu Çapan, “Sansürün Gazabına Uğradı”, Cumhuriyet, 8 Ağustos 2012, s.16.

[4] Güneş Özayten, “Öğrencisinin Gözünden Bir Sinema, Kültür ve Düşün Adamı: Metin Erksan”, Cumhuriyet, 8 Ağustos 2012, s.2.

[5] Kurtuluş Kayalı, Metin Erksan Sinemasını Okumayı Denemek, Tezkire Yay, 2004.

[6] Metin Erksan, Sanat Olayı, No: 24, Mayıs 1984.

[7] “Erksan İçin Son Görev Yarın”, Radikal, 6 Ağustos 2012, s.32.

[8] Ezel Akay, “Karamanlı Huysuz İhtiyar ve Sopası”, Radikal, 8 Ağustos 2012, s.28-29.

[9] Ali Özgentürk, “Kendi Dilini Oluşturdu”, Cumhuriyet, 8 Ağustos 2012, s.16.

[10] Atilla Dorsay, “En Yaratıcı Yönetmen”, Cumhuriyet, 8 Ağustos 2012, s.16.

[11] Sadık Çelik, “Metin Erksan’ın Ardından”, Cumhuriyet, 11 Ağustos 2012, s.15.

[12] Selim İleri, “Metin Erksan’ın İçini Açan Söyleşi”, Hürriyet Kitap Sanat, Yıl:1, No:36, 27 Ekim 2017, s.8.

[13] Eyüp Can, “Bir İnsan Kaç Kez Ölür?”, Radikal, 7 Ağustos 2012, s.4.

[14] “Erksan’ın Vasiyeti İçin Bakanlar Devrede”, Hürriyet, 6 Ağustos 2012, s.6.

[15] Nil Kural, “Buruk Yaz”, Milliyet, 5 Ağustos 2012, s.7.

[16] Hakan Güngör, “Metin Erksan’ın En Güzel Şiiri Hangisiydi?”, Sanat ve Hayat, No:46/07, Bahar 2017, s.29-31

[17] Uğur Vardan, “Şimdi Gerçekten Öldü”, Radikal, 8 Ağustos 2012, s.31.

 

17.05.2019 (Temel Demirer)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

“EHLİLEŞTİRİLEMEYEN” TİYATRO(CU)NUN GEREKLİLİĞİ

ŞİİR İNCE İŞTİR; KALIN KAFALARA TESİR ETMEZ!

NURHAK AYAKTAYKEN “ÖLDÜ MÜ DENİR ONLARA”?!

HAKLAR(IMIZ) İÇİN DEVLETE KARŞI ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ

MADIMAK’TA YAKILIP YIKILAN HEPİMİZDİK

SEVDİĞİ RENK MAVİ; TUTKUSU DA AŞK VE DEVRİMDİ

HAKLAR(IMIZ) İÇİN DEVLETE KARŞI ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ

FUTBOL FELAKETİ

MAFYASIZ KAPİTALİZM OL(A)MAZ

BUGÜNDE ‘68/ ‘71’İ ANLAMAK

1830’DAN 1871’E -AVRUPA’DA- SINIF SAVAŞLARI

GENÇLİK(İM)DEN KALAN(LAR) FİKRET İLE TİMUR

NEFRETİN, AYRIMIN BOY HEDEFİ: ÖTEKİLEŞTİRİLEN ALEVÎ(LER)

İKTİSADÎ ÇÖKÜŞ, BEŞERÎ ÇÖZÜLME

1 MAYIS’A GİDERKEN

ANIN YAZARI: ADALET AĞAOĞLU

KARDEŞİM(İZ)İN “DAVA”SI (MI?)![*]

SAHNE (DURUŞU) PERFORMANSININ POLİTİKASI

YEDİ NOKTA YA DA YETER ARTIK

YAZMAK SERÜVENİNE BİR BAKIŞ

ÇİN DEYİNCE...

KLASİK MÜZİĞİN ÖNEMİ[*]

ÖZGÜRLÜK YERKÜREYİ KURTARIP, GÜZELLEŞTİRME UMUDU VE İRADESİDİR

KAHVERENGİ TONLU COVİD-19 GÜNLERİNDE (C)EZAEVLERİ

“İŞÇİ SINIFI” DEYİNCE

ANILAR, SESLER, ŞARKILAR

ÖZGÜR İFADE “HAZIR OL”DA DUR(A)MAZ

MİZAH/GÜLMECE ŞAH(LAR)I MAT EDER

DEDE EFENDİ’Lİ, İTRÎ’Lİ, LİMONCİYAN’LI KLASİK MÛSİKÎ

EKONOMİK VAZİYET(İMİZ) İLE BEŞERİ TABLO(MUZ)[1]

“ADINI SİZ KOYUN” 3

“ADINI SİZ KOYUN” 2

“ADINI SİZ KOYUN”

“AZ YAZIP ÇOK SÖYLEYEN” CEMAL SÜREYA

İSYAN SANCAĞINI YÜKSELTENLERİN KUŞAĞINDANDIR GENÇLİK

ÖRNEKLERİYLE -OLMASI GEREKEN- AYKIRI[*]

YAPITLARIYLA HAFIZALARDAN SİLİN(E)MEYEN AGNÈS VARDA

“ŞİMDİLERDE KARAMSARLIĞI DAHA İYİ ZAMANLARA BIRAKALIM”

GOMİDAS’LI HALK MÜZİĞİ(MİZ)

ŞAİRLER GALERİSİ

RUMLARA DAİR TARİH (B)İLGİSİ

GEÇMİŞTEN (BUGÜNDEKİ) GELECEĞE

IRKÇILIK/ FAŞİZM SUÇU

COVID-19 GÜNLERİNDE SORU(N)LAR, SORUMLUKLAR

V. İ. LENİN VE EKİM DEVRİMİ

HÂLÂ ONLARLAYIZ; ONLARDANIZ

“MED CEZİR”Lİ ‘ÇETİN’ KALEM

AYDIN DURUŞU VE SORUMLULUĞU

VATAN’IN F3’ÜNDE DÖRT GÜN

SORU(N)LAR, YANIT(SIZLIK)LAR

TRUMP KÂBUSU VE EMPERYALİST ABD

DOĞAN HIZLAN VESİLESİYLE ELEŞTİRİ VE YAZMAK ÜSTÜNE

BİR “İZMİRKOLİK”İN SERÜVENİ

TÜRKÜLER(İMİZ) VE BİZ

HAYALLERİMİZİ EMZİREN YAZMAK EYLEMİ

LAİKLİK ZARURETTİR

15-16 HAZİRAN İŞÇİ SINIFININDIR; ÖĞRETEN TARİHİMİZDİR ( 2 )

15-16 HAZİRAN İŞÇİ SINIFININDIR; ÖĞRETEN TARİHİMİZDİR

DOĞAN GÜNÜN OZANLARI

SURUÇ’UN 33’LERİ VE ONLARIN ÇAĞDAŞ AYDIN’I

ARKADAŞ(IMIZ) Z. ÖZGER

“DİNEN BİR FIRTINA”YI ANLA(T)MAK

“MODAYI BİLİP DE ONA KAPILMAYAN”DI AHMET OKTAY

ÖZLEMLERİN İSYAN ÇIĞLIĞIDIR ŞİİR

PINAR YOLDAŞA KALKAN ELLER KIRILIR

BİR SEVDADIR TİYATRO

ÖMER ŞERİF’İN OYUNCULUĞU

2020’NİN 18 MAYIS’INDA ONA DAİR

YER İLE GÖK ARASINDAKİ UYUM: KLASİK MÜZİK

6 MAYIS HAKİKÂTİ ÖLÜMSÜZDÜR

ÖLÜM ORUCUNUN 320. GÜNÜNDE İBRAHİM GÖKÇEK İÇİN

COVID-19 YERKÜRESİ İLE COĞRAFYAMIZDA 1 MAYIS 2020 ( 2 )

COVID-19 YERKÜRESİ İLE COĞRAFYAMIZDA 1 MAYIS 2020

ÖĞRENCİSİ OLDUĞUM ‘İNSANCIL’A DAİR

BUGÜNÜ VE SONRASI İLE COVID-19

“DUVAR”(LAR)I AŞAN O; HÂLÂ “UMUT”LA “YOL”DA, BİZİMLEDİR ( 2 )

“DUVAR”(LAR)I AŞAN O; HÂLÂ “UMUT”LA “YOL”DA, BİZİMLEDİR

UNUTAMADIĞIM FİLM(LER), YÖNETMEN(LER), OYUNCU(LAR

HAPİSHANE(LERİN) HÂL(LER)İ ( 2 )

HAPİSHANE(LERİN) HÂL(LER)İ

TARIM(IN) HÂL(LER)İ

KLASİK MÜZİĞİN FARKLI İKİLİSİ: MOZART İLE STRAUSS

AŞIKTI, “GARİP”Tİ, HALK DERVİŞİ NEŞET ERTAŞ

TARİH(İMİZ)E HAYRANLIKLA, MİNNETLE, SAYGIYLA

ÇOKSESLİ MÜZİĞİN DEVRİMCİ DEHASI BEETHOVEN

SİNEMAMIZIN DERVİŞİ: AYTAÇ ARMAN[*]

EYGİ VESİLESİYLE -BALIK HAFIZALILAR İÇİN- 50 YIL SONRA “KANLI PAZAR

19 ARALIK’IN (C)EZAEVLERİ GERÇEĞİ! ( 2 )

19 ARALIK’IN (C)EZAEVLERİ GERÇEĞİ!

KRİZ İLE GELEN(LER)

USTANIN KADİM DOSTU, YADİGÂRI BALABAN

DÜNDEN BUGÜNE ŞİLİ’DE NE(LER) OLUYOR? ( 3 )

DÜNDEN BUGÜNE ŞİLİ’DE NE(LER) OLUYOR? (2)

DÜNDEN BUGÜNE ŞİLİ’DE NE(LER) OLUYOR?

IŞIĞIN RESMİNİ ÇİZEREK, TARİHİ ZAPT ETMEK

KRİZ KISKACINDA: YERKÜRE, COĞRAFYAMIZ VE İŞÇİLER ( 2 )

KRİZ KISKACINDA: YERKÜRE, COĞRAFYAMIZ VE İŞÇİLER

EMPERYALİZM ÇAĞINDA BARIŞ SAVAŞ DEMEKTİR, SAVAŞ DA BARIŞ! ( 2 )

EMPERYALİZM ÇAĞINDA BARIŞ SAVAŞ DEMEKTİR, SAVAŞ DA BARIŞ!

BLUES, CAZ, ROCK VE ÖTESİ ( 2 )

BLUES, CAZ, ROCK VE ÖTESİ…

“YDD” EŞİTSİZLİĞİ VE GÖÇ(MENLİK) ( 2 )

“YDD” EŞİTSİZLİĞİ VE GÖÇ(MENLİK)

EKONOMİK HÂL(İMİZ) Mİ ( 2)

EKONOMİK HÂL(İMİZ) Mİ?!

HAS BİR TİYATROCU: CÜNEYT TÜREL

AHMET KAYA VARDI, VARDIR, VAR OLACAKTIR

KAVGADAN BESLENİP; ONU ÇOĞALTAN ŞİİRİN ŞAİRİ: ADNAN YÜCEL

33’LER İLE ÇAĞDAŞ’INDAN ÖĞRENDİKLERİM(İZ)[*]

ULUSLARARASI KAOSUN GELECEĞİ

İMPARATORLUĞUN TRUMP’LI ENCAMI ( 2)

İMPARATORLUĞUN TRUMP’LI ENCAMI

POLİTİK (DEVRİMCİ) MÜZİK ( 2 )

POLİTİK (DEVRİMCİ) MÜZİK

KÖLELİĞE KARŞI MÜCADELENİN BİRLİĞİ İÇİN (YA DA “NE OLUYOR; NASIL; NE YAPMALI” MI?)

ELEŞTİREL ARABESK HİKÂYESİ

SÖZÜN MİLİTAN EYLEMİ; HAKİKÂTİN BEDELİ ÖDENMİŞ SÖZCÜSÜ

KIPIR KIPIR, NEŞE DOLU “DELİ KADIN”: AYŞEN GRUDA

CUMHURİYET İLE MÜZİK(İMİZ)

BAŞKALAŞANLARDAN DEĞİL, GELİŞENLERDENDİ GÜLRİZ SURURİ

KİTLE ÖRGÜTLERİ VE DEMOKRATİK İŞLERLİK

“SANAT UZUN, YAŞAM KISA”YDI MELİH CEVDET İÇİN

ZOR(UNLU) BİR MESELE: ALTERNATİF DEVRİMCİ-HALKÇI YEREL YÖNETİM

YAZDIĞINIZ YAŞAM YA DA SAFSATADIR!

HALKIN -BAŞKALDIRAN- ARZUHÂLCİSİ: YAŞAR KEMAL

ERMENİ SOYKIRIMI’NIN BELGESİ VAR (MI?)[2]

ERMENİ SOYKIRIMI’NIN BELGESİ VAR (MI?)

MAYIS KIZILLIĞINDA ‘71 KOPUŞU VE KAYPAKKAYA

BUGÜN(ÜMÜZ)DE FAŞİZM(LER)

İNSAN OLMAK ZORKEN, ‘İNSAN’DI ZEKİ ALASYA

ÖLÜMSÜZLÜK BAĞLAMLI KIZILDERE(MİZ)

SAİT FAİK’İN DÜŞ(ÜNCE)LERİ

İSYANA DÖNÜŞ(EME)YEN İTİRAZ VEYA MÜSLÜM GÜRSES HİKÂYESİ (Mİ?

“ÖN SAVUNMA(M)”: USÛL İLE ESASA MÜNDEMİÇ İTİRAZ VE KANAATLERİM ( 3 )

“ÖN SAVUNMA(M)”: USÛL İLE ESASA MÜNDEMİÇ İTİRAZ VE KANAATLERİM ( 2 )

“ÖN SAVUNMA(M)”: USÛL İLE ESASA MÜNDEMİÇ İTİRAZ VE KANAATLERİM

EGEMEN MEDYAYA İTİRAZ VE ALTERNATİF ( 2 )

EGEMEN MEDYAYA İTİRAZ VE ALTERNATİF

YAŞAM(A) HAKKI MÜCADELESİ (MAHMUT KONUK ÖRNEĞİ) 2

YAŞAM(A) HAKKI MÜCADELESİ (MAHMUT KONUK ÖRNEĞİ)

DİZELERİYLE REFİK DURBAŞ ÖYKÜSÜ

AFORİZMALARDAN BUGÜN(ÜMÜZ)E UYARILAR

‘KEL MAHMUT HOCA’ + ‘YAŞAR USTA’ + ‘TURŞUCU KAZIM’ + ‘AYYAŞ EMİN’Dİ O…

hatırlamiyorum-nakaratlarina-hatirlatalim

“NETAMELİ BİR KONU”: ULUSAL SORU(N)

VAR OLANDAN KOPMAK İÇİN YEREL SEÇİM VE SORU(N)LARI ( 3)

VAR OLANDAN KOPMAK İÇİN YEREL SEÇİM VE SORU(N)LARI ( 2 )

VAR OLANDAN KOPMAK İÇİN YEREL SEÇİM VE SORU(N)LARI

ABD EMPERYALİZMİ VE VENEZÜELLA 2019

AYKIRI DİZELER, ŞAİRLER

ÇEŞİTLİ VECHELERİYLE BEŞERİ (EKONOMİ-POLİTİK) KRİZ

“BÜYÜK FOTOĞRAFÇI”NIN GERÇEĞİ VE DRAMI

KRİZ “İMKÂN, TEHDİT VE KARAR” BİLEŞKESİDİR

İNSANI İNSANLAŞTIRAN DEĞERLER: AŞK, SANAT, BAŞKALDIRI, MÜCADELE

HİÇLEŞTİRİLME KAYGISINDAN ÖFKEYE SARI YELEKLİLER

68 HAREKETİ, MAYIS(IMIZ), KAYPAKKAYA VE 1971

KAPİTALİZM, EKOLOJİK YIKIM VE MARKSİZM ( 2)

KAPİTALİZM, EKOLOJİK YIKIM VE MARKSİZM

NBC SİNEMASI (MI?)

DÖRT GÜNLÜK “Bİ ŞEY”

ISINMANIN ÖTESİNDE -YANIYOR!- YERKÜRE

YEŞİLÇAM’LI TÜRK(İYE) SİNEMASI

YAZMAK EYLEMİNE MÜNDEMİÇ NOTLAR

SANAT (VE TİYATRO) İLE HAYAT

EYYAMCI DEĞİL, HER DEVİRDE İNSANDI TARIK AKAN

YIKA YIKA YARATARAK YAZMAK

SIRILSIKLAM BİR ÂŞIK: BEDRİ RAHMİ

İŞÇİ SINIFININ “BUGÜN”ÜNDE SENDİKA(LAR) ( devam)

İŞÇİ SINIFININ “BUGÜN”ÜNDE SENDİKA(LAR)

ÖNCESİYLE 15-16 HAZİRAN’DAN BUGÜN(ÜMÜZ)E

HAKKÂRİ’DEKİ PARİS’Lİ: FERİT EDGÜ

TİYATRONUN UNUTULMAZ İNSAN(LAR)I

KARL MARX İLE MARKSİZMİ

LATİN AMERİKA VE EDEBİYAT ve GRUP YORUM'la dayanışma videosunu

ÜTOPYALAR(IMIZ)IN TARİHSEL ZEMİNİ

TÜKETİLE(MEYE)N İNSAN(LIK

KAPİTALİST KENT(LEŞMEMİZ)İN HÂL-İ PÜR MELALİ

KRİZİN, SAVAŞIN, VAHŞETİN “YDD”Sİ

POLİTİK SİNEMA İHTİYACI BÜYÜRKEN

O SES PEŞİNDEN SÜRÜKLENEN YILDIZ KENTER

MART’IN 10 KIZIL KARANFİLİ (VE ANIMSATTIKLARI

“DERİN AŞKLARIN, BAĞLILIKLARIN, HASRETLERİN, ŞEFKATİN ŞARKILARINI SÖYLEDİ” YILMAZ GÜNEY

DEVRİMCİ BİR DERVİŞ: OKTAY ETİMAN

İTİRAZ EDEN MÜLKSÜZLER İÇİNDİR LE GUIN

İRAN SOKAKLARININ BAŞKALDIRISI

SAF IŞIĞIN, ŞEFFAF SİMGELERİN ŞAİRİ: TOMAS TRANSTRÖMER

KAPİTALİZM KİRLİDİR, KİRLETİR

HRANT’IN KOLEKTİF KATLİNİN ANATOMİSİ

OHAL’(LERİN)İN EKONOMİ-POLİTİK DÖKÜMÜ

ŞİMDİLERDE ŞİİRE DAHA ÇOK MUHTACIZ GİRİZGÂHI

İSYANCI ŞEYH BEDREDDİN GERÇEĞİ

ORTADOĞU SARMALI VE T.“C”

DÜŞÜN(ECEĞİZ), YAZ(ACAĞIZ), KONUŞ(ACAĞIZ), SUSMA(YACAĞIZ)![

FAŞİZM(LER)İN GÜNCELLİĞİ VE IRKÇILIK

AŞK -İNSAN(LIK)A DAİR- HER ŞEYDİR![

EKİM DEVRİMİ İLE TARTIŞMALI “TARTIŞMALAR”I

GÜNCELDEN TARİHSELE İŞÇİ SINIFI

KAPİTALİST İKTİDARIN EĞİTİM(SİZLİĞ)İ VE COĞRAFYAMIZ

YENİ(DEN) ‘68’İ ANIMSA(YALIM)

AN-KARA’DA BİR KIPKIRMIZI CUMARTESİ

GÜLTEN AKIN: KENDİ GİTTİ, ŞİİR(LER)İ KALDI

BOYACI HALİL’İN MÜŞFİK KENTER’İ

EMPERYALİST YERKÜREDE BARIŞ (YALANI) VE SAVAŞ (GERÇEĞİ )

SİNEMA VE YÖNETMEN(LER)

PARİS KOMÜNÜ(MÜZ) HÂLÂ GÜNCEL

KAPİTALİZM VE TARIM(IMIZ)

“DUYARLILIĞIN İNCELİĞİN ESENLİĞİN YAZARI”: OKTAY AKBAL

KAPİTALİZMİN YARATTIĞI TABLO MU DEDİNİZ?

ÖĞRENCİ HAREKETİNİN TOPLUMSAL MÜCADELEDEKİ YERİ VE ROLÜ

HAYAT(LAR)IMIZA DOKUNMUŞ BİR MÜZİSYEN: ATTİLLA ÖZDEMİROĞLU

ADALETSİZLİK KARŞISINDA DEVRİMCİ SANATIN KONUMU VE İŞLEVİ

KATLEDİLDİĞİMİZ SURUÇ’LA ÇOĞALDIK

ŞİİRE KOÇAKLAMA

ÖZGÜRLÜĞE MUHTAÇ VE MAHKÛMUZ!

AYDIN/ ENTELEKTÜEL MESELESİNE DAİR

ŞİİR GİBİYDİ JOHN BERGER

SEVDİKLERİMDENDİR ÜÇÜ BİRDEN

YAZMAYI YAZMAK YAPAN

BAHAR(LAR)IN HALKI: ROMANLAR

ESKİ(MEYEN) SESLER, TINILAR

ORHAN KEMAL: USTADIR, YERİ AYRIDIR, MÜHİMDİR

“CULPA VACARE MAXIMUM EST SOLATIUM”

UNUTUL(A)MAZLAR YA DA HATIRLAYIN ONLARI

FİRARİ YAŞAM(IN)IN YAZMAK EYLEMİ

15’LER DAİR: GEÇM(EM)İŞ BUGÜNÜ(MÜZÜ)N ÖNSÖZÜDÜR !

SATIRLARDA AKAN YAŞAMIN BİLGELİĞİ

İNKÂRA ORTAK OLMA(K)!

“EVET”(İN EKONOMİSİN)E HAYIR!

ALAYINA İSYAN: “EVET”İN REFERANDUMU’NDA “HAYIR”![

“ÖZGÜRLEŞME DİLDE BAŞLAR”[

İNSAN(LIK), ONA İNANAN ŞAİR(LER)İN ŞİİR(LERİN)E MUHTAÇ

ALAYINA İSYAN, HEPSİNE “HAYIR”![

EKİM’İN 100. YILINDA KAVRAMLAR, GERÇEKLER

ZULA(NIZ)DAKİ ŞİİR, MAVZER(İNİZ)DEKİ MERMİ GİBİDİR

İKTİDAR, EĞİTİM, ÜNİVERSİTELER VE GENÇLİK

AKP’NİN -KAPİTALİZM PATENTLİ- ÇEVRE PRATİĞİ

“TEKÇİLİK” GÜZERGÂHINDA NEYİ, NASIL YAPMALI?

KÖTÜLÜK(LER) TABLOSU MU? “PANTE REI”![

ŞEYH BEDREDDİN: “SÖZÜ, BAKIŞI, SOLUĞU ARAMIZDAN ÇIKIP GELECEKTİR

UMUDU -TÜKETMEDEN- ÇOĞALTANDI SENNUR SEZER

“KIRIK MOZAİK”(İMİZ)İN PARÇASI SÜRYANÎLER

ORTADOĞU: BÜYÜK FOTOĞRAF İLE “KÜÇÜK” AYRINTI(LAR)

“İNSANLIK HÂLİ”NİN TERCÜMANI: FRANZ KAFKA

RESİM “SÜS” YA DA “AKSESUAR” DEĞİLDİR, OLAMAZ!

FUTBOL: GERÇEK VE BAĞINTILARIYLA TARTIŞALIM MI, TARTIŞMAYALIM MI?

EKİM’İN LENİN, LENİN’İN EKİM DESTANI

EGEMEN KLİKLER ARASI HESAPLAŞMA VEYA 15 TEMMUZ’UN ŞECERESİ[*]

SİYONİZM KARŞISINDA FİLİSTİN İLE ARAFAT’I[*]

ZEKÂ, YARATICILIK KADAR YÜREKLİLİKTİR KARİKATÜR(İST)[*]

BARIŞ (=HAYAT) İLE SAVAŞ (=ÖLÜM) HÂLİ[*]

TARTIŞILAN ASLÎ SORU(N) ÖZGÜRLÜKTÜR[*]

EGE MAVİSİNİN -HALİKARNAS- BALIKÇISI[*]

101. YAŞINDA AZİZ NESİN USTA[*]

68 BAŞKALDIRISI VE ÖĞRENCİ HAREKETİ[1]

“ÇORUMLU ‘BAUDELAİRE’PEREST”: SAİT MADEN[*]

KARAR VERİN: “SİZİN MUHAMMED ALİ’NİZ HANGİSİ?”[*]

HAYAT VE SANAT = GENÇLİK VE MÜCADELE[1]

GİDEN(LERİN) İKİ(SİN)DEN KALAN(LAR)[*]

BAŞYAPITI ‘GABO’NUN KENDİSİYDİ, HAYATIYDI[*]

YAZMAK EYLEMİNİN KADINLARI[*]

MİLLİYETÇİLİK VİRÜSÜ VE FUTBOL[*]

ANAYASA, BAŞKANLIK SİSTEMİ VE LAİKLİK[*]

33’LER SURUÇ’TUR; BİZ 33’LERİZ![*]

SYRIZA: NEYDİ? N’OLDU?![*]

“GEZİ”(/HAZİRAN) SANATI[*]

YENİDEN -VE BİR KEZ DAHA- FAŞİZM[*]

TÜRK(İYE) PATENTLİ PANOPTİKON HÂLİ[1]

ÇÖZÜLME, PARÇALANMA VE KUTUPLAŞMA GÜZERGÂHINDA[*]

DİK DURAN NİKBİNLİK: SABAHATTİN ALİ[*]

AŞKLARIN, KAVGALARIN, BARUT KOKAN DİZELERİN ŞAİRİ: HASAN HÜSEYİN[*]

SOYKIRIMDAN SÜRGÜNE ÇERKESLER[*]

44 YIL SONRA ONLAR YANİ SONSUZLAR[*]

AŞK, TRAVMA, TOPLUMSAL İNŞA VEYA DEVRİM, KAPİTALİZM, SOSYALİZM[1]

PEKİYİ YA İSYANCI KAZIM’DAN SONRA BİZ?![*]

TARİHSELDEN GÜNCELE İBRAHİM KAYPAKKAYA[1]

HAYATI ÖRGÜTLEYEN AŞKINLIKTIR SANAT (İLE TİYATRO)[*]

KAPİTALİZMİN “ÇEVRE”Sİ YA DA EKOLOJİK KÂBUS![1]

BUGÜN(ÜMÜZ)DE ENTELEKTÜEL, EĞİTİM, AKADEMİ[*]

MÜLKİYET, İKTİDAR, DEVLET (=DEMOKRASİ) VE…[1]

RADİKAL SOSYALİZM HÂLÂ GÜNCEL!

2015 1 MAYIS’INDAN 2016’YA YİNE, YENİDEN, ISRARLA TAKSİM!

KIZILDERE TARİHİ(MİZ) HEPİMİZİNDİR[1]

KÜLTÜREL YOZLAŞMA KARŞISINDA DEVRİMCİ SANAT[1]

KOMÜN’DEN EKİM’E ESKİ(MEYEN) SOSYALİZM

YALNIZLIĞIN ÇOĞUL SENFONİSİ: SAİT FAİK ABASIYANIK[*]

SAVAŞIN BATI CEPHESİNİN SORU(N)LARI İLE “DOĞU”[*]

ORTADOĞUDA T.CNİN HÂLİ VE ROJAVA

SANATIN SINIFI VEYA SANAT SİYASAL VE SINIFSALDIR

ORTADOĞUNUN KANAYAN YARASI FİLİSTİN

VERİLERİYLE DEMOKRASİ (MÜCADELESİ) VE DÜZEN(SİZLİK) ÜZERİNE

FAİLİ MEÇHUL -OLMAYAN- KAYIP(LAR)

80'Lİ YILLAR = İNSAN(SIZLIK) + UMUT(SUZLUK) + EYLEM(SİZLİK)

ERMENİLERİN BUGÜNÜ=HRANT+KAMP ARMEN

KÜRTLER VE ORTADOĞU

chavez venezüella'sında ne(ler)oluyor? bolívarcı halkçılık mı, sosyalizm mı