“ÖN SAVUNMA(M)”: USÛL İLE ESASA MÜNDEMİÇ İTİRAZ VE KANAATLERİM ( 2 )

Temel Demirer

“ÖN SAVUNMA(M)”: USÛL İLE ESASA MÜNDEMİÇ İTİRAZ VE KANAATLERİM ( 2 )

II.1) KAPSAMI VE NİTELİĞİ

 

Unutulmasın düşüncenin özgürleşmesi ve önündeki engellerin kaldırılması kilit önemdedir. Çünkü filozof Étienne Balibar’ın altını çizdiği üzere, “Konuşma özgürlüğünden bahsederken Hannah Arendt’in çok önemli bir kavramına değinmek istiyorum: Haklara sahip olma hakkı. Bu nedenle ifade özgürlüğünden bahsetmek istiyorsak konuşma özgürlüğünden bahsetmemiz gerekir… Habermas’ın kavramsallaştırdığı ‘kamusal alan’da her ifade, ifade özgürlüğü olarak ele alınabilir.”[38]

XVIII. yüzyılda, Immanuel Kant’ın kaleminde, Aydınlanmanın motosunu “Sapere aude/ Aklını kullanmaktan korkma” sözlerine ilk kez antik Roma şairlerinden Horatius’un mektuplarında rastlanmış olsa da; Kant’ın deyişiyle “İnsanın kendi kendini mahkûm ettiği toyluktan” kurtulup olgunlaşabilmesi için, ihtiyaç duyduğu aklını kullanma hayli zaman almıştır.

Kolay mı? Örneğin Vatikan Ağustos 1832’de ‘Mirari Yos’ başlıklı bir genelge yayımlayarak, “Devletin yıkılmasının tek nedeni kısıtlanamayan düşünce, ifade özgürlüğü ve kitap okuma sevgisi gibi şeytani işlerdir,”[39] diyebilmişti!

Her türlü tehdit ve tehlikeye rağmen Raoul Vaneigem’in, “Sonsuz ve çürütülemez kabul edilen her düşünce, tanrısallığın ve zorbalığın ağır kokusunu yayar,”[40] görüşünü sonuna dek paylaşan biri olarak; “-Düşündüklerimi ifade etmek için yaşlanmayı mı beklemem gerek?” sorusuna;

“- Her düşündüğünü ifade edebileceğin gün, senin torunlarının torunları bile ihtiyarlamış olacak. Şimdi sır ve korku devrindeyiz. İki yüzün olmalı. Birini kalabalığa göstermeli, ötekini kendine ve yaratıcına saklamalısın. Gözlerini kulaklarını ve dilini korumak istiyorsan; gözlerin, kulakların ve bir dilin olduğunu unut,”[41] yanıtını vermeyenlerdenim…

Aksine “Düşünme yükümlülüğü”yle, “Arayan, tartışan, karşılaştıran, karşı çıkan ve böylece bugünün değerlerini geleceğin değerlerine dönüştürme çabası içinde olandır insan”[42] mottosundan hareketle; “Düşünce ve ifade özgürlüğü olmayan yerde beyin nefes alamaz”;[43] “Fikirlerden korkmayınız. Emin olun ki yeryüzünde zararlı tek fikir tenkit (eleştiri) süzgecinden geçmeyendir,”[44] diyenlerdenim…

İş bu nedenle de;

Jean-Paul Sartre’ın, “Düşünce özgürlüğünden yoksun olmak düşündüğünü söylememek değil, hiç düşünmemiş olmaktır”…

Daniel Defoe’nun, “Hakikâti bulan, başkaları farklı düşünüyor diye onu haykırmaktan çekiniyorsa hem budala hem de alçaktır”…

Sofokles’in, “Vücudum köle olsa da düşüncelerim özgürdür”…

Abraham Lincoln’ün,“Başkalarının hürriyetlerini tanımayanlar, hürriyete layık değildir”…

Noam Chomsky’nin, “Eğer nefret ettiğimiz insanların da ifade özgürlüğü olması gerektiğine inanmıyorsak ifade özgürlüğüne hiç inanmıyoruz demektir”…

Voltaire’in, “Yazdıklarından nefret ediyorum, ama yazmayı sürdürebilmen için canımı veririm”…

Elsa Morante’nin, “İnsana karşı girişilen en kötü şiddet eylemi, aklın küçük düşürülmesidir”…

George Orwell’ın, “Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa, gerçekleri söyleyenlerden o kadar nefret eder”…

Anna Seghers’in, “En korkunç olan susma, yazarların susmasıdır. Çünkü hem işin doğası hem de toplumun istemi, yazarlığın susmamak demek olduğunu açık açık belirlemiştir”…

Lars Iyer’in, “Düşünceleri köpekleri gibi tasmayla gezdiriliyor... Düşünceleri komutlara uymaya şartlanmış… Bu düşüncelerin arkasından pisliklerini temizlemek gerekiyor… Hâlbuki düşüne bizi çağırmalı! Düşünce evcil olmamalı! Gırtlağımıza yapışmalı düşünce”…

Paul Valery’nin, “Düşüncenin üstesinden gelemeyen, düşünenin üstesinden gelmeye çalışır”…

Mahatma Gandi’nin, “Düşünceye gem vurmak, zihne gem vurmak demektir. Bu ise rüzgârı zapt etmekten de zordur”…

Baruch Spinoza’nın, “Bir hükümet söz özgürlüğünü ne kadar kısmaya çalışırsa, ona o kadar karşı konur”…

Aldous Huxley’in, “Hepimizin aynı fikirde olması iyi bir şey değildir. Çalışmayı yaratan fikir ayrılıklarıdır”…

  1. Eugel’in, “Fikirler kıvılcım gibidir, birbirini tutuşturur”…

Benjamin Franklin’in, “Demokrasi, iki kurtla bir kuzunun öğle yemeğinde ne yeneceğini oylamasıdır. Özgürlük ise tam teçhizatlı bir kuzunun oylamaya karşı çıkmasıdır”...

Woodrow Wilson’un, “Özgürlük tarihi devletin gücünü artırmanın değil, aksine devletin güç ve yetkilerini sınırlamanın tarihidir”...

Thomas Paine’nin, “İnsanlar hükümetten korktuğu zaman, zorbalık; hükümet insanlardan korktuğu zaman, özgürlük vardır”...

Cemal Süreyya’nın, “Özgürlüğün geldiği gün/ O gün ölmek yasak!” tümcelerine layık oldukları büyük değeri veririm…

Toparlarsak: Felsefeci Prof Dr. İoanna Kuçuradi’nin deyimiyle, bir ülkede düşünceyi açıklama özgürlüğünün var olması, “herkese, egemen olan fikirlere, egemen tabulara ne kadar aykırı olursa olsun, yeni fikirler ve bilgiler getirme hakkının” tanınmış ve bu hakkın yasal güvenceye bağlanmış olması anlamına gelir. Yani bu özgürlük, “böyle bir fikir veya bilgi getiren bir kişiye, hiç kimsenin (herhangi bir devlet organının, yargıçların, polisin vb.) dokunamayacağının, mevcut ya da geçerli olanlara ne kadar aykırı olursa olsun, niteliği veya içeriği ne olursa olsun, onun başka haklarına zarar verilmeyeceğinin güvence altına alınmış olması” demektir. Açıktır ki bu özgürlük kapsamında “dokunulmaması ya da korunması gereken, yeni bilgi ya da düşünceler değil, bunları getiren kişilerin kendisidir”.

Dolayısıyla bu özgürlüğü savunmak, “bütün düşüncelerin, görüşlerin, normların değerce birbirinden farksız, eşit olduğunu öne sürmek” demek değil. İnsan haklarına ters düşen, onlara zarar verdiği/ vereceği anlaşılan düşüncelerin yayılmasını ya da böyle bir normun geçerli kılınmasını, teorik bakımdan savunmak anlamına da gelmiyor. Bu tedbir ve yasakların yeni bilgi ya da düşünce getiren kişilerin hiçbir hakkına zarar vermeyecek nitelikte olmasını da şart koşar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de, düşünceyi açıklama özgürlüğüne dair birçok kararında (özellikle Karataş/ Türkiye Kararı 1999) bu özgürlüğün, “demokratik toplumun ilerlemesinin ve her bireyin gelişmesinin temel koşullarından biri olduğunu” ve “yalnız taraftar bulan, zararsız ya da ilgilenmeye değmez görülen bilgi ve düşünceler için değil, aynı zamanda devlete ya da nüfusun bir bölümüne kırıcı gelen, şoke eden ya da rahatsız eden bilgi ve düşünceler için de geçerli olduğunu” karara bağladı.

Tüm bunları tekrar, tekrar hatırlatmak zorunda kalmak ne kadar acı!

 

II.2) AİHM VE DURUM(UMUZ)

 

Evet düşünce ve ifade özgürlüğü, artık halkın bilgilenme hakkı veya gerçekleri öğrenme hakkının elde edilmesini de sağlayan bir haktır. Devlet, bu özgürlüğü engelleyemez ve kullanılmasına müdahale ederek kısıtlama veya sınırlama getiremez. Devletin basın özgürlüğünü engellemeye yönelik baskı, tutum ve girişimleri, ancak despotik ve otoriter yönetimlerde söz konusu olabilir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10. maddesinde, ifade özgürlüğü açık ve net olarak, yoruma meydan vermeyecek bir şekilde düzenlenmiştir. Madde ile herkesin ifade özgürlüğüne mutlak olarak sahip olduğu, bu hakkın kullanımında resmi makamların müdahalesinin olamayacağı, haber ve düşünce almak ya da vermek özgürlüğü düzenlenmiştir.

Anayasanın 90. maddesi gereğince, temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmeler ile yasaların çatışması durumunda, uluslararası sözleşmelerin esas alınacağı düzenlendiğine göre, bu konuda çıkarılacak tüm yasaların da bu sözleşmeye uygun olması gerekecektir. Aksi takdirde aykırı yasaların değil, sözleşmenin uygulanacağı Anayasa’nın emridir.

İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu’nun, “AYM kararları kesin ve bağlayıcıdır. Bu kararları tartışmak gibi bir lüks kimsenin elinde yok. Ya hukuk devleti olacağız ya da olmayacağız,”[45] notunu düştüğü AİHM’in anahtar rolü olan içtihatları, genellikle Türkiye ile ilgilidir. Bunların başında da “Dink/ Türkiye”, “Akçam/ Türkiye”, “Tuşalp/ Türkiye” ve “Özgür Gündem/ Türkiye” kararları gelmektedir. En son verilen Nokta Dergisi/Türkiye kararı ile de AİHM, önceki içtihatlarını pekiştirmiştir.

AİHM’ye göre bu özgürlük, demokratik bir toplumun temel değerlerinden birini oluşturmaktadır. Yazılan yazı ve görüşler, katı eleştirileri ve hicivli bir stili içerebilir. Bu bağlamda ifade özgürlüğü, sadece olumlu karşılanan veya zararsız ve tarafsız görülen bilgi ve fikirleri değil, demokratik bir toplumun gereklilikleri olan çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin parçası olan, rencide eden, şoke eden ve rahatsız eden bilgi ve fikirleri de koruma altına almıştır.

Avrupa Komisyonu İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks, Türkiye’nin özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili 5 ve ifade özgürlüğüyle ilgili 10. maddelerini ihlâl ettiğini; BM Düşünce ve İfade Özgürlüğü Özel Raportörü David Kaye de ifade özgürlüğüyle ilgili 10’uncu maddenin yanı sıra BM’nin Kişisel ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ndeki (KSHUS) 19’uncu maddesini ihlâl ettiğini belirtirken;[46] AİHM ve durum(umuz) meselesine gelince:

“Gelinen noktada, ‘ifade özgürlüğünün sınırlanması’ndan bile söz etmek, ‘mantıksal bir yanılgı’ olmaktadır. Çünkü etrafıyla sınır çizilecek bir ‘özgürlük alanı’ bile kalmamıştır. Çünkü artık en küçük eleştiri, itiraz, farklı bir öneri bile, ‘hesabı sorulur’, ‘yazıklar olsun’ mevzisinden püskürtülmektedir.” [47]

‘Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’ (MLSA) ve ‘Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) 2018’in son altı ayında ifade hakkı özgürlüğüne yönelik davaları izleyerek, sonuçlarını paylaştığı Adalet Gözlem Raporu’na göre, “İfade özgürlüğü temelli davaların yüzde 38’inde sanıklar uluslararası standartlara aykırı olarak tutuklu yargılanıyor.”[48]

Bu korkunç bir durumdur ve bu kadar da değildir AİHM’nin düşünce özgürlüğü ihlâlleri ile ilgili aleyhine karar verdiği ülkeler sıralamasında 281 kararla Türkiye geliyor. Türkiye bu alanda açık ara farkla önde, çünkü Türkiye’yi 39 kararla Rusya, 37 kararla Fransa ve 35 kararla Avusturya izliyor![49]

 

II.3) “GENİŞ” VE “DAR” YORUMLARA ÖRNEKLER

 

İfade özgürlüğü davaları karşımıza “geniş” ve “dar” yorumların “çifte standart”lığı yanında; örnek kararlar gibi, olumsuz örneklerle de çıkabilmektedir…

Benim davam, ifade özgürlüğünün “dar” yorumlarına, olumsuz örneklerine bir misal teşkil ederken; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Sedat Peker’in, vb’lerinin davaları da “geniş” yorumların örnek kararlarına denk düşmektedir…

Hızla on bir tane örnek sıralayayım:

  1. i) Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 8 Temmuz 2017’de Hamburg’da düzenlediği basın toplantısında HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın için kullandığı “terörist” ifadesi, Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ifade özgürlüğü sayıldı…[50]
  2. ii) Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında Afrin operasyonuna karşı AKP’li vekillere mektup gönderen 170 aydın hakkında söylediği ağır sözler nedeniyle açılan tazminat davası birkaç dakika süren duruşma sonunda reddedildi. Hâkim, ret gerekçesini Erdoğan’ın sözlerinde “matufiyet” olmamasına, yani “vicdansız, hain, ahlâksız, adi, terör yardakçısı” gibi sözleri kime söylediğinin belli olmamasına dayandırdı. Oysa Erdoğan açıklamasında aydınları hedef alırken açık, açık “milletvekillerine mektup gönderenleri” kastettiğini söylemişti…[51]

iii) Gezi Parkı olayları sırasında polisin attığı biber gazı kapsülüyle ayağından yaralanan Aydın Aydoğan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” iddiasıyla yaptığı suç duyurusu “düşünce ve düşünceyi açıklama” kapsamında olduğu gerekçesiyle reddedildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 8 Ağustos 2017 tarihinde Trabzon’daki konuşmasında “Geziciler çıktı meydana dolaştılar. Zannettiler ki Türkiye’yi bitiririz. Arkalarında emperyalist güçler vardı. Bu emperyalist güçler onları kullanıyorlardı 11-12 tane ağaç bir yerden sökülüp başka bir yere taşınıyor diye...” sözleri üzerine Aydın Aydoğan, Erdoğan hakkında 30 Kasım günü İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na şikâyet dilekçesi verdi.

Şikâyet dilekçesini inceleyen Başsavcı Vekili Selamettin Celep, Erdoğan’ın isim belirtmediğini ve sözlerinin “düşünce ve düşünceyi açıklama” kapsamına girdiğini belirterek evrakının işlemden kaldırılmasına karar verdi…[52]

  1. iv) Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi, Prof. Oran’ın 12 yıl önce emekli olmasına rağmen profesör unvanlı bir öğretim üyesi olup kamu görevlisi olduğunu ve bu yüzden de “sert, ağır ve hatta incitici eleştirilere de katlanması gerektiğini” savundu. Mahkemenin kararında şu ifadelere yer verildi:

“AİHM’e göre, kamu görevlilerine yönelik eleştirinin sınırı sıradan kişiler için olandan daha geniştir ve kamu görevi yapan kişilerin görevlerinden dolayı kendilerine yönelik sert, ağır ve hatta incitici eleştirilere de katlanması gerekir. Çünkü kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında davranışların eleştirilmesinde kamu yararı bulunmaktadır”…[53]

  1. v) Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında kendisine “terörist” dediği için dava açan Demirtaş’ın 1 kuruşluk tazminat davasını reddeden mahkeme, gerekçeli kararda, Anayasa Mahkemesi ve AİHM’in siyasetçilerin ifade özgürlüğü konusunda verdiği kararlara atıfta bulunuldu. Kararda, Erdoğan’ın avukatlarının, siyasilerin ifade özgürlüğünün daha geniş anlamda değerlendirmesi gerektiği yönündeki savunmalarına yer verildi. Davaya konu konuşmanın kapalı ve mahrem alanlarda değil siyasi alanda yapıldığını belirten mahkeme,… “Konuşmada ele alınan konunun esasen politik bir konu olduğu ve konuşmanın çerçevesinin baskın bir şekilde politik alanda kaldığı açıktır. Bu çerçevede bir siyasetçi olarak davacının, söz ve davranışlarının siyasi rakiplerinden olan davalının sıkı ve yakın denetimi altında olması tabiidir… Kendisine yapılan bu ağır eleştiriye katlanmak durumunda olduğu yukarıda izah edilen ilkelerin kaçınılmaz bir sonucudur” denildi.[54]
  2. vi) Cumhurbaşkanı Erdoğan adına hakkında açılan tazminat davasında savunma yapan avukat avukatı Ahmet Özel, “Düşünce özgürlüğü, demokrasinin temel ilkesidir. AİHM’e göre ifade özgürlüğü, devletin veya nüfusun bir bölümü için saldırgan, şok edici veya rahatsız edici bilgi ve düşünceler için de uygulanır. Bunlar çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleridir. Bunlar olmaksızın demokratik toplum olmaz,” dedi.

‘Barış Akademisyenleri’nden Candan Badem’in, “Bu suça ortak olmayacağız” isimli bildiriden sonra AKP’li Erdoğan’ın kullandığı “alçak, zalim, kapkaranlık, cahil, tiksinti verici, vatan haini, lümpen, terör örgütünün maşası, ahlâksız, mandacı artığı, ruhu kirlenmiş” sözlerine karşı açtığı hakaret davası istinaf mahkemesinde reddedildi. Mahkeme, Erdoğan’ın akademisyenlere yönelik sözlerinin, “ifade ve düşünce özgürlüğü” kapsamında olduğuna hükmetti.

Erdoğan hakkında, Candan Badem’in de aralarında bulunduğu akademisyenlere yönelik son derece ağır hakaretler, aşağılayıcı nitelemelerde bulunarak, kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesi ile 10 bin TL’lik manevi tazminat davası açıldı. Erdoğan’ın avukatı, savunmasında dava konusu olan sözlerin, “ifade ve düşünce özgürlüğü” kapsamında olduğunu savundu. Erdoğan’ın avukatı, “müvekkilinin davacının şahsına yönelik bir ifade kullanmadığını, ‘milletin başı’ sıfatı ile kendisini ‘aydın’ diye tanımlayan bir grup akademisyenin terör örgütüne müzahir ve terör ile mücadele eden devletin meşru kuvvetlerine karşı haksız saldırılara yönelik bir kısım eleştirilerde bulunduğunu” iddia etti. Mahkemede ret kararı çıkması üzerine dava istinaf mahkemesine taşındı.

Mahkemenin ret kararını isabetli bulan İstinaf Mahkemesi, “yer, yer incitici sayılabilecek beyanların ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında korunması gerektiğine”, “davacı bakımından ise kişilik haklarına haksız saldırı koşulunun gerçekleşmediği kanaatine varıldığına”, “davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik” görülmediğine hükmetti…[55]

vii) “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı “Barış İçin Akademisyenler Bildirisi”ni yayımlayan 1128 akademisyeni, kendisine ait internet sitesinde yazdığı, “Sözde aydınlar çanlar ilk önce sizin için çalacak” başlıklı yazıda, “Oluk, oluk kanlarınızı akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız!!!” diyerek tehdit eden Sedat Peker,[56] 11 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı Anadolu Adliyesi 20. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki davada, yasal unsurları oluşmadığı için her iki suçlamadan da beraat etti…[57]

viii) İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesi, 21 Haziran 2018 tarihli duruşmada, “Suç işlemeye alenen tahrik etmek” suçundan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Sedat Peker’in beraatına karar veren mahkeme, gerekçeli kararında, “sanığın, yargılamaya konu sözleri ile kendince ifade ettiği, anılan bu sözleri sarf ettikten sonra herhangi bir şiddet içerikli olay ya da eylemin de baş göstermediği anlaşılmakla sanığın beraatına” görüşüne yer verildi.

Sedat Peker yaptığı konuşmada, “Cezaevleri de bir gün basılacak. Ancak onların hayal ettiği gibi değil. Dışarıda yakaladıklarımızın hepsini ağaçlara, bayrak direklerine astıktan sonra cezaevlerine de gireceğiz. Onları cezaevlerinde de asacağız. Boyunlarından asacağız bayrak direklerine,” demişti…[58]

  1. ix) Eski futbolcu Hakan Şükür’e sosyal medya hesabından “şerefsiz” dediği gerekçesiyle hakkında dava açılan ve yargılama sonunda cezaya çarptırılan Yusuf Varol, kararı bir üst mahkemeye taşıdı. Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Varol hakkında 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası isteniyordu. Mahkeme, Varol’u para cezasına çarptırdı, karar da 5 yıl süreyle denetimli serbestlik hükmüne çevrildi. Dosyayı inceleyen üst mahkeme, Şükür hakkında kullanılan “şerefsiz” kelimesinin suç teşkil etmediğini belirterek kararı bozdu…[59]
  2. x) Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi, CHP milletvekili Selina Doğan’a sosyal medya üzerinden “Ermeni uşağı, kahpeler” diyen sanığa ceza vermedi.[60]
  3. xi) ÇHD Ankara Şube Başkanı Murat Yılmaz, Berkin Elvan için yapılan gösteride ıslık çaldığı gerekçesiyle 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.[61]

 Askerliğini yapmış, vergisini ödeyen bir “TC Yurttaşı” olarak, benim davamda da ifade özgürlüğüm -Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sedat Peker, vb’leri gibi- geniş yorumlanacak mı? Ya da Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin veya İstinaf Mahkemesi’nin ifade özgürlüğüne ilişkin örnek kararları tarafınızdan dikkate alınacak mı? Merak ediyorum doğrusu…

DEVAM EDECEK

5.04.2019 (Temel Demirer)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

TRAJİK AFGANİSTAN DERS(LER)İ

İNSAN(LIK)I YAZMAK HÂL(LER)İ

‘ATEŞTEN YAŞAMLAR’IN, DÜŞLERİN ROMANI

“EHLİLEŞTİRİLEMEYEN” TİYATRO(CU)NUN GEREKLİLİĞİ

ŞİİR İNCE İŞTİR; KALIN KAFALARA TESİR ETMEZ!

NURHAK AYAKTAYKEN “ÖLDÜ MÜ DENİR ONLARA”?!

HAKLAR(IMIZ) İÇİN DEVLETE KARŞI ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ

MADIMAK’TA YAKILIP YIKILAN HEPİMİZDİK

SEVDİĞİ RENK MAVİ; TUTKUSU DA AŞK VE DEVRİMDİ

HAKLAR(IMIZ) İÇİN DEVLETE KARŞI ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ

FUTBOL FELAKETİ

MAFYASIZ KAPİTALİZM OL(A)MAZ

BUGÜNDE ‘68/ ‘71’İ ANLAMAK

1830’DAN 1871’E -AVRUPA’DA- SINIF SAVAŞLARI

GENÇLİK(İM)DEN KALAN(LAR) FİKRET İLE TİMUR

NEFRETİN, AYRIMIN BOY HEDEFİ: ÖTEKİLEŞTİRİLEN ALEVÎ(LER)

İKTİSADÎ ÇÖKÜŞ, BEŞERÎ ÇÖZÜLME

1 MAYIS’A GİDERKEN

ANIN YAZARI: ADALET AĞAOĞLU

KARDEŞİM(İZ)İN “DAVA”SI (MI?)![*]

SAHNE (DURUŞU) PERFORMANSININ POLİTİKASI

YEDİ NOKTA YA DA YETER ARTIK

YAZMAK SERÜVENİNE BİR BAKIŞ

ÇİN DEYİNCE...

KLASİK MÜZİĞİN ÖNEMİ[*]

ÖZGÜRLÜK YERKÜREYİ KURTARIP, GÜZELLEŞTİRME UMUDU VE İRADESİDİR

KAHVERENGİ TONLU COVİD-19 GÜNLERİNDE (C)EZAEVLERİ

“İŞÇİ SINIFI” DEYİNCE

ANILAR, SESLER, ŞARKILAR

ÖZGÜR İFADE “HAZIR OL”DA DUR(A)MAZ

MİZAH/GÜLMECE ŞAH(LAR)I MAT EDER

DEDE EFENDİ’Lİ, İTRÎ’Lİ, LİMONCİYAN’LI KLASİK MÛSİKÎ

EKONOMİK VAZİYET(İMİZ) İLE BEŞERİ TABLO(MUZ)[1]

“ADINI SİZ KOYUN” 3

“ADINI SİZ KOYUN” 2

“ADINI SİZ KOYUN”

“AZ YAZIP ÇOK SÖYLEYEN” CEMAL SÜREYA

İSYAN SANCAĞINI YÜKSELTENLERİN KUŞAĞINDANDIR GENÇLİK

ÖRNEKLERİYLE -OLMASI GEREKEN- AYKIRI[*]

YAPITLARIYLA HAFIZALARDAN SİLİN(E)MEYEN AGNÈS VARDA

“ŞİMDİLERDE KARAMSARLIĞI DAHA İYİ ZAMANLARA BIRAKALIM”

GOMİDAS’LI HALK MÜZİĞİ(MİZ)

ŞAİRLER GALERİSİ

RUMLARA DAİR TARİH (B)İLGİSİ

GEÇMİŞTEN (BUGÜNDEKİ) GELECEĞE

IRKÇILIK/ FAŞİZM SUÇU

COVID-19 GÜNLERİNDE SORU(N)LAR, SORUMLUKLAR

V. İ. LENİN VE EKİM DEVRİMİ

HÂLÂ ONLARLAYIZ; ONLARDANIZ

“MED CEZİR”Lİ ‘ÇETİN’ KALEM

AYDIN DURUŞU VE SORUMLULUĞU

VATAN’IN F3’ÜNDE DÖRT GÜN

SORU(N)LAR, YANIT(SIZLIK)LAR

TRUMP KÂBUSU VE EMPERYALİST ABD

DOĞAN HIZLAN VESİLESİYLE ELEŞTİRİ VE YAZMAK ÜSTÜNE

BİR “İZMİRKOLİK”İN SERÜVENİ

TÜRKÜLER(İMİZ) VE BİZ

HAYALLERİMİZİ EMZİREN YAZMAK EYLEMİ

LAİKLİK ZARURETTİR

15-16 HAZİRAN İŞÇİ SINIFININDIR; ÖĞRETEN TARİHİMİZDİR ( 2 )

15-16 HAZİRAN İŞÇİ SINIFININDIR; ÖĞRETEN TARİHİMİZDİR

DOĞAN GÜNÜN OZANLARI

SURUÇ’UN 33’LERİ VE ONLARIN ÇAĞDAŞ AYDIN’I

ARKADAŞ(IMIZ) Z. ÖZGER

“DİNEN BİR FIRTINA”YI ANLA(T)MAK

“MODAYI BİLİP DE ONA KAPILMAYAN”DI AHMET OKTAY

ÖZLEMLERİN İSYAN ÇIĞLIĞIDIR ŞİİR

PINAR YOLDAŞA KALKAN ELLER KIRILIR

BİR SEVDADIR TİYATRO

ÖMER ŞERİF’İN OYUNCULUĞU

2020’NİN 18 MAYIS’INDA ONA DAİR

YER İLE GÖK ARASINDAKİ UYUM: KLASİK MÜZİK

6 MAYIS HAKİKÂTİ ÖLÜMSÜZDÜR

ÖLÜM ORUCUNUN 320. GÜNÜNDE İBRAHİM GÖKÇEK İÇİN

COVID-19 YERKÜRESİ İLE COĞRAFYAMIZDA 1 MAYIS 2020 ( 2 )

COVID-19 YERKÜRESİ İLE COĞRAFYAMIZDA 1 MAYIS 2020

ÖĞRENCİSİ OLDUĞUM ‘İNSANCIL’A DAİR

BUGÜNÜ VE SONRASI İLE COVID-19

“DUVAR”(LAR)I AŞAN O; HÂLÂ “UMUT”LA “YOL”DA, BİZİMLEDİR ( 2 )

“DUVAR”(LAR)I AŞAN O; HÂLÂ “UMUT”LA “YOL”DA, BİZİMLEDİR

UNUTAMADIĞIM FİLM(LER), YÖNETMEN(LER), OYUNCU(LAR

HAPİSHANE(LERİN) HÂL(LER)İ ( 2 )

HAPİSHANE(LERİN) HÂL(LER)İ

TARIM(IN) HÂL(LER)İ

KLASİK MÜZİĞİN FARKLI İKİLİSİ: MOZART İLE STRAUSS

AŞIKTI, “GARİP”Tİ, HALK DERVİŞİ NEŞET ERTAŞ

TARİH(İMİZ)E HAYRANLIKLA, MİNNETLE, SAYGIYLA

ÇOKSESLİ MÜZİĞİN DEVRİMCİ DEHASI BEETHOVEN

SİNEMAMIZIN DERVİŞİ: AYTAÇ ARMAN[*]

EYGİ VESİLESİYLE -BALIK HAFIZALILAR İÇİN- 50 YIL SONRA “KANLI PAZAR

19 ARALIK’IN (C)EZAEVLERİ GERÇEĞİ! ( 2 )

19 ARALIK’IN (C)EZAEVLERİ GERÇEĞİ!

KRİZ İLE GELEN(LER)

USTANIN KADİM DOSTU, YADİGÂRI BALABAN

DÜNDEN BUGÜNE ŞİLİ’DE NE(LER) OLUYOR? ( 3 )

DÜNDEN BUGÜNE ŞİLİ’DE NE(LER) OLUYOR? (2)

DÜNDEN BUGÜNE ŞİLİ’DE NE(LER) OLUYOR?

IŞIĞIN RESMİNİ ÇİZEREK, TARİHİ ZAPT ETMEK

KRİZ KISKACINDA: YERKÜRE, COĞRAFYAMIZ VE İŞÇİLER ( 2 )

KRİZ KISKACINDA: YERKÜRE, COĞRAFYAMIZ VE İŞÇİLER

EMPERYALİZM ÇAĞINDA BARIŞ SAVAŞ DEMEKTİR, SAVAŞ DA BARIŞ! ( 2 )

EMPERYALİZM ÇAĞINDA BARIŞ SAVAŞ DEMEKTİR, SAVAŞ DA BARIŞ!

BLUES, CAZ, ROCK VE ÖTESİ ( 2 )

BLUES, CAZ, ROCK VE ÖTESİ…

“YDD” EŞİTSİZLİĞİ VE GÖÇ(MENLİK) ( 2 )

“YDD” EŞİTSİZLİĞİ VE GÖÇ(MENLİK)

EKONOMİK HÂL(İMİZ) Mİ ( 2)

EKONOMİK HÂL(İMİZ) Mİ?!

HAS BİR TİYATROCU: CÜNEYT TÜREL

AHMET KAYA VARDI, VARDIR, VAR OLACAKTIR

KAVGADAN BESLENİP; ONU ÇOĞALTAN ŞİİRİN ŞAİRİ: ADNAN YÜCEL

33’LER İLE ÇAĞDAŞ’INDAN ÖĞRENDİKLERİM(İZ)[*]

ULUSLARARASI KAOSUN GELECEĞİ

İMPARATORLUĞUN TRUMP’LI ENCAMI ( 2)

İMPARATORLUĞUN TRUMP’LI ENCAMI

POLİTİK (DEVRİMCİ) MÜZİK ( 2 )

POLİTİK (DEVRİMCİ) MÜZİK

KÖLELİĞE KARŞI MÜCADELENİN BİRLİĞİ İÇİN (YA DA “NE OLUYOR; NASIL; NE YAPMALI” MI?)

ELEŞTİREL ARABESK HİKÂYESİ

SÖZÜN MİLİTAN EYLEMİ; HAKİKÂTİN BEDELİ ÖDENMİŞ SÖZCÜSÜ

KIPIR KIPIR, NEŞE DOLU “DELİ KADIN”: AYŞEN GRUDA

CUMHURİYET İLE MÜZİK(İMİZ)

BAŞKALAŞANLARDAN DEĞİL, GELİŞENLERDENDİ GÜLRİZ SURURİ

KİTLE ÖRGÜTLERİ VE DEMOKRATİK İŞLERLİK

“SANAT UZUN, YAŞAM KISA”YDI MELİH CEVDET İÇİN

ZOR(UNLU) BİR MESELE: ALTERNATİF DEVRİMCİ-HALKÇI YEREL YÖNETİM

YAZDIĞINIZ YAŞAM YA DA SAFSATADIR!

HALKIN -BAŞKALDIRAN- ARZUHÂLCİSİ: YAŞAR KEMAL

ERMENİ SOYKIRIMI’NIN BELGESİ VAR (MI?)[2]

ERMENİ SOYKIRIMI’NIN BELGESİ VAR (MI?)

MAYIS KIZILLIĞINDA ‘71 KOPUŞU VE KAYPAKKAYA

BUGÜN(ÜMÜZ)DE FAŞİZM(LER)

SİNEMANIN MÜSTESNA İSİM: METİN ERKSAN

İNSAN OLMAK ZORKEN, ‘İNSAN’DI ZEKİ ALASYA

ÖLÜMSÜZLÜK BAĞLAMLI KIZILDERE(MİZ)

SAİT FAİK’İN DÜŞ(ÜNCE)LERİ

İSYANA DÖNÜŞ(EME)YEN İTİRAZ VEYA MÜSLÜM GÜRSES HİKÂYESİ (Mİ?

“ÖN SAVUNMA(M)”: USÛL İLE ESASA MÜNDEMİÇ İTİRAZ VE KANAATLERİM ( 3 )

“ÖN SAVUNMA(M)”: USÛL İLE ESASA MÜNDEMİÇ İTİRAZ VE KANAATLERİM

EGEMEN MEDYAYA İTİRAZ VE ALTERNATİF ( 2 )

EGEMEN MEDYAYA İTİRAZ VE ALTERNATİF

YAŞAM(A) HAKKI MÜCADELESİ (MAHMUT KONUK ÖRNEĞİ) 2

YAŞAM(A) HAKKI MÜCADELESİ (MAHMUT KONUK ÖRNEĞİ)

DİZELERİYLE REFİK DURBAŞ ÖYKÜSÜ

AFORİZMALARDAN BUGÜN(ÜMÜZ)E UYARILAR

‘KEL MAHMUT HOCA’ + ‘YAŞAR USTA’ + ‘TURŞUCU KAZIM’ + ‘AYYAŞ EMİN’Dİ O…

hatırlamiyorum-nakaratlarina-hatirlatalim

“NETAMELİ BİR KONU”: ULUSAL SORU(N)

VAR OLANDAN KOPMAK İÇİN YEREL SEÇİM VE SORU(N)LARI ( 3)

VAR OLANDAN KOPMAK İÇİN YEREL SEÇİM VE SORU(N)LARI ( 2 )

VAR OLANDAN KOPMAK İÇİN YEREL SEÇİM VE SORU(N)LARI

ABD EMPERYALİZMİ VE VENEZÜELLA 2019

AYKIRI DİZELER, ŞAİRLER

ÇEŞİTLİ VECHELERİYLE BEŞERİ (EKONOMİ-POLİTİK) KRİZ

“BÜYÜK FOTOĞRAFÇI”NIN GERÇEĞİ VE DRAMI

KRİZ “İMKÂN, TEHDİT VE KARAR” BİLEŞKESİDİR

İNSANI İNSANLAŞTIRAN DEĞERLER: AŞK, SANAT, BAŞKALDIRI, MÜCADELE

HİÇLEŞTİRİLME KAYGISINDAN ÖFKEYE SARI YELEKLİLER

68 HAREKETİ, MAYIS(IMIZ), KAYPAKKAYA VE 1971

KAPİTALİZM, EKOLOJİK YIKIM VE MARKSİZM ( 2)

KAPİTALİZM, EKOLOJİK YIKIM VE MARKSİZM

NBC SİNEMASI (MI?)

DÖRT GÜNLÜK “Bİ ŞEY”

ISINMANIN ÖTESİNDE -YANIYOR!- YERKÜRE

YEŞİLÇAM’LI TÜRK(İYE) SİNEMASI

YAZMAK EYLEMİNE MÜNDEMİÇ NOTLAR

SANAT (VE TİYATRO) İLE HAYAT

EYYAMCI DEĞİL, HER DEVİRDE İNSANDI TARIK AKAN

YIKA YIKA YARATARAK YAZMAK

SIRILSIKLAM BİR ÂŞIK: BEDRİ RAHMİ

İŞÇİ SINIFININ “BUGÜN”ÜNDE SENDİKA(LAR) ( devam)

İŞÇİ SINIFININ “BUGÜN”ÜNDE SENDİKA(LAR)

ÖNCESİYLE 15-16 HAZİRAN’DAN BUGÜN(ÜMÜZ)E

HAKKÂRİ’DEKİ PARİS’Lİ: FERİT EDGÜ

TİYATRONUN UNUTULMAZ İNSAN(LAR)I

KARL MARX İLE MARKSİZMİ

LATİN AMERİKA VE EDEBİYAT ve GRUP YORUM'la dayanışma videosunu

ÜTOPYALAR(IMIZ)IN TARİHSEL ZEMİNİ

TÜKETİLE(MEYE)N İNSAN(LIK

KAPİTALİST KENT(LEŞMEMİZ)İN HÂL-İ PÜR MELALİ

KRİZİN, SAVAŞIN, VAHŞETİN “YDD”Sİ

POLİTİK SİNEMA İHTİYACI BÜYÜRKEN

O SES PEŞİNDEN SÜRÜKLENEN YILDIZ KENTER

MART’IN 10 KIZIL KARANFİLİ (VE ANIMSATTIKLARI

“DERİN AŞKLARIN, BAĞLILIKLARIN, HASRETLERİN, ŞEFKATİN ŞARKILARINI SÖYLEDİ” YILMAZ GÜNEY

DEVRİMCİ BİR DERVİŞ: OKTAY ETİMAN

İTİRAZ EDEN MÜLKSÜZLER İÇİNDİR LE GUIN

İRAN SOKAKLARININ BAŞKALDIRISI

SAF IŞIĞIN, ŞEFFAF SİMGELERİN ŞAİRİ: TOMAS TRANSTRÖMER

KAPİTALİZM KİRLİDİR, KİRLETİR

HRANT’IN KOLEKTİF KATLİNİN ANATOMİSİ

OHAL’(LERİN)İN EKONOMİ-POLİTİK DÖKÜMÜ

ŞİMDİLERDE ŞİİRE DAHA ÇOK MUHTACIZ GİRİZGÂHI

İSYANCI ŞEYH BEDREDDİN GERÇEĞİ

ORTADOĞU SARMALI VE T.“C”

DÜŞÜN(ECEĞİZ), YAZ(ACAĞIZ), KONUŞ(ACAĞIZ), SUSMA(YACAĞIZ)![

FAŞİZM(LER)İN GÜNCELLİĞİ VE IRKÇILIK

AŞK -İNSAN(LIK)A DAİR- HER ŞEYDİR![

EKİM DEVRİMİ İLE TARTIŞMALI “TARTIŞMALAR”I

GÜNCELDEN TARİHSELE İŞÇİ SINIFI

KAPİTALİST İKTİDARIN EĞİTİM(SİZLİĞ)İ VE COĞRAFYAMIZ

YENİ(DEN) ‘68’İ ANIMSA(YALIM)

AN-KARA’DA BİR KIPKIRMIZI CUMARTESİ

GÜLTEN AKIN: KENDİ GİTTİ, ŞİİR(LER)İ KALDI

BOYACI HALİL’İN MÜŞFİK KENTER’İ

EMPERYALİST YERKÜREDE BARIŞ (YALANI) VE SAVAŞ (GERÇEĞİ )

SİNEMA VE YÖNETMEN(LER)

PARİS KOMÜNÜ(MÜZ) HÂLÂ GÜNCEL

KAPİTALİZM VE TARIM(IMIZ)

“DUYARLILIĞIN İNCELİĞİN ESENLİĞİN YAZARI”: OKTAY AKBAL

KAPİTALİZMİN YARATTIĞI TABLO MU DEDİNİZ?

ÖĞRENCİ HAREKETİNİN TOPLUMSAL MÜCADELEDEKİ YERİ VE ROLÜ

HAYAT(LAR)IMIZA DOKUNMUŞ BİR MÜZİSYEN: ATTİLLA ÖZDEMİROĞLU

ADALETSİZLİK KARŞISINDA DEVRİMCİ SANATIN KONUMU VE İŞLEVİ

KATLEDİLDİĞİMİZ SURUÇ’LA ÇOĞALDIK

ŞİİRE KOÇAKLAMA

ÖZGÜRLÜĞE MUHTAÇ VE MAHKÛMUZ!

AYDIN/ ENTELEKTÜEL MESELESİNE DAİR

ŞİİR GİBİYDİ JOHN BERGER

SEVDİKLERİMDENDİR ÜÇÜ BİRDEN

YAZMAYI YAZMAK YAPAN

BAHAR(LAR)IN HALKI: ROMANLAR

ESKİ(MEYEN) SESLER, TINILAR

ORHAN KEMAL: USTADIR, YERİ AYRIDIR, MÜHİMDİR

“CULPA VACARE MAXIMUM EST SOLATIUM”

UNUTUL(A)MAZLAR YA DA HATIRLAYIN ONLARI

FİRARİ YAŞAM(IN)IN YAZMAK EYLEMİ

15’LER DAİR: GEÇM(EM)İŞ BUGÜNÜ(MÜZÜ)N ÖNSÖZÜDÜR !

SATIRLARDA AKAN YAŞAMIN BİLGELİĞİ

İNKÂRA ORTAK OLMA(K)!

“EVET”(İN EKONOMİSİN)E HAYIR!

ALAYINA İSYAN: “EVET”İN REFERANDUMU’NDA “HAYIR”![

“ÖZGÜRLEŞME DİLDE BAŞLAR”[

İNSAN(LIK), ONA İNANAN ŞAİR(LER)İN ŞİİR(LERİN)E MUHTAÇ

ALAYINA İSYAN, HEPSİNE “HAYIR”![

EKİM’İN 100. YILINDA KAVRAMLAR, GERÇEKLER

ZULA(NIZ)DAKİ ŞİİR, MAVZER(İNİZ)DEKİ MERMİ GİBİDİR

İKTİDAR, EĞİTİM, ÜNİVERSİTELER VE GENÇLİK

AKP’NİN -KAPİTALİZM PATENTLİ- ÇEVRE PRATİĞİ

“TEKÇİLİK” GÜZERGÂHINDA NEYİ, NASIL YAPMALI?

KÖTÜLÜK(LER) TABLOSU MU? “PANTE REI”![

ŞEYH BEDREDDİN: “SÖZÜ, BAKIŞI, SOLUĞU ARAMIZDAN ÇIKIP GELECEKTİR

UMUDU -TÜKETMEDEN- ÇOĞALTANDI SENNUR SEZER

“KIRIK MOZAİK”(İMİZ)İN PARÇASI SÜRYANÎLER

ORTADOĞU: BÜYÜK FOTOĞRAF İLE “KÜÇÜK” AYRINTI(LAR)

“İNSANLIK HÂLİ”NİN TERCÜMANI: FRANZ KAFKA

RESİM “SÜS” YA DA “AKSESUAR” DEĞİLDİR, OLAMAZ!

FUTBOL: GERÇEK VE BAĞINTILARIYLA TARTIŞALIM MI, TARTIŞMAYALIM MI?

EKİM’İN LENİN, LENİN’İN EKİM DESTANI

EGEMEN KLİKLER ARASI HESAPLAŞMA VEYA 15 TEMMUZ’UN ŞECERESİ[*]

SİYONİZM KARŞISINDA FİLİSTİN İLE ARAFAT’I[*]

ZEKÂ, YARATICILIK KADAR YÜREKLİLİKTİR KARİKATÜR(İST)[*]

BARIŞ (=HAYAT) İLE SAVAŞ (=ÖLÜM) HÂLİ[*]

TARTIŞILAN ASLÎ SORU(N) ÖZGÜRLÜKTÜR[*]

EGE MAVİSİNİN -HALİKARNAS- BALIKÇISI[*]

101. YAŞINDA AZİZ NESİN USTA[*]

68 BAŞKALDIRISI VE ÖĞRENCİ HAREKETİ[1]

“ÇORUMLU ‘BAUDELAİRE’PEREST”: SAİT MADEN[*]

KARAR VERİN: “SİZİN MUHAMMED ALİ’NİZ HANGİSİ?”[*]

HAYAT VE SANAT = GENÇLİK VE MÜCADELE[1]

GİDEN(LERİN) İKİ(SİN)DEN KALAN(LAR)[*]

BAŞYAPITI ‘GABO’NUN KENDİSİYDİ, HAYATIYDI[*]

YAZMAK EYLEMİNİN KADINLARI[*]

MİLLİYETÇİLİK VİRÜSÜ VE FUTBOL[*]

ANAYASA, BAŞKANLIK SİSTEMİ VE LAİKLİK[*]

33’LER SURUÇ’TUR; BİZ 33’LERİZ![*]

SYRIZA: NEYDİ? N’OLDU?![*]

“GEZİ”(/HAZİRAN) SANATI[*]

YENİDEN -VE BİR KEZ DAHA- FAŞİZM[*]

TÜRK(İYE) PATENTLİ PANOPTİKON HÂLİ[1]

ÇÖZÜLME, PARÇALANMA VE KUTUPLAŞMA GÜZERGÂHINDA[*]

DİK DURAN NİKBİNLİK: SABAHATTİN ALİ[*]

AŞKLARIN, KAVGALARIN, BARUT KOKAN DİZELERİN ŞAİRİ: HASAN HÜSEYİN[*]

SOYKIRIMDAN SÜRGÜNE ÇERKESLER[*]

44 YIL SONRA ONLAR YANİ SONSUZLAR[*]

AŞK, TRAVMA, TOPLUMSAL İNŞA VEYA DEVRİM, KAPİTALİZM, SOSYALİZM[1]

PEKİYİ YA İSYANCI KAZIM’DAN SONRA BİZ?![*]

TARİHSELDEN GÜNCELE İBRAHİM KAYPAKKAYA[1]

HAYATI ÖRGÜTLEYEN AŞKINLIKTIR SANAT (İLE TİYATRO)[*]

KAPİTALİZMİN “ÇEVRE”Sİ YA DA EKOLOJİK KÂBUS![1]

BUGÜN(ÜMÜZ)DE ENTELEKTÜEL, EĞİTİM, AKADEMİ[*]

MÜLKİYET, İKTİDAR, DEVLET (=DEMOKRASİ) VE…[1]

RADİKAL SOSYALİZM HÂLÂ GÜNCEL!

2015 1 MAYIS’INDAN 2016’YA YİNE, YENİDEN, ISRARLA TAKSİM!

KIZILDERE TARİHİ(MİZ) HEPİMİZİNDİR[1]

KÜLTÜREL YOZLAŞMA KARŞISINDA DEVRİMCİ SANAT[1]

KOMÜN’DEN EKİM’E ESKİ(MEYEN) SOSYALİZM

YALNIZLIĞIN ÇOĞUL SENFONİSİ: SAİT FAİK ABASIYANIK[*]

SAVAŞIN BATI CEPHESİNİN SORU(N)LARI İLE “DOĞU”[*]

ORTADOĞUDA T.CNİN HÂLİ VE ROJAVA

SANATIN SINIFI VEYA SANAT SİYASAL VE SINIFSALDIR

ORTADOĞUNUN KANAYAN YARASI FİLİSTİN

VERİLERİYLE DEMOKRASİ (MÜCADELESİ) VE DÜZEN(SİZLİK) ÜZERİNE

FAİLİ MEÇHUL -OLMAYAN- KAYIP(LAR)

80'Lİ YILLAR = İNSAN(SIZLIK) + UMUT(SUZLUK) + EYLEM(SİZLİK)

ERMENİLERİN BUGÜNÜ=HRANT+KAMP ARMEN

KÜRTLER VE ORTADOĞU

chavez venezüella'sında ne(ler)oluyor? bolívarcı halkçılık mı, sosyalizm mı