O ülkeyi düşük profilli başbakan yönetmişti

A. Mümtaz İdil

O ülkeyi düşük profilli başbakan yönetmişti

Nicolas Fouquet Fransa'nın tarihte "düşük profilli başbakanı" olarak bilinir. Fouquet'den sonra ise Fransa'da mutlak monarşi başladı. Ayrıca tüm hazineyi boşaltmasıyla da ünlüdür...

Nicolas Fouquet kimdir biliyor musunuz?

Çoğumuz için ünlü olmayan bir isim. Ama 17. yüzyılda Fransa’nın maliyesine ve hazinesine damga vurmuş bir adam. Kıvrak zekası, iyi bir aileden gelmesi, çok genç yaşta avukatlığa yükselmesi ve parlamentoya girmesiyle kendini gösterir. Tüm hazineyi boşaltmasıyla da ünlüdür ayrıca.

Ama asıl önemli nokta elbette bunlar değil. Ona benzeyen binlerce hatta milyonlarca insan geldi geçti ve yaşıyor dünyamızda.

O halde Fouquet neden bu yazının konusu?

FRANSA “DÜŞÜK PROFİLLİ” BAŞBAKAN ARIYOR

Dönemin Fransa Kralı XIV. Louis döneminde başbakanlık görevini Kardinal Mazarin yürütüyordu. 8 Mart 1661 günü Kardinal gözlerini kapadığında Louis henüz 22 yaşındaydı ve koca bir ülkeyi nasıl yöneteceğini kara kara düşünüyordu. Başbakanlığa acilen birini ataması gerekiyordu. İki aday vardı. Biri Savunma Bakanı Lionne, diğeri de Fouquet...



Her ikisi de saraya çağrıldı, ama Fouquet geç kalmıştı. Lionne ondan önce varmıştı saraya. Ancak onun önce gitmesi de durumu değiştirmedi. Kral XIV. Louis o kısa sürede bir karar almıştı ve bunu iki adayla görüştüğü gecenin sabahında bakanlar kurulu toplantısında açıkladı.

“Beyler” diye başladı sözlerine. “Bugüne kadar devlet işlerinin Kardinal Mazarin tarafından yönetilmesine izin verdim, ama bundan sonra devleti ben, yalnızca ben yöneteceğim. Yardıma ihtiyaç duyduğum anda sizden de ricada bulunacağım.”

Bu sözlerle Fransa’da “güçlü başbakan” dönemi bitiyor, “düşük profilli başbakan” dönemi başlıyordu.

Mazarin zamanına Fouquet, o dönemin en büyük mali kuruluşu sayılan “intendancies (bir anlamda para ile ilgili tüm kuruluşları kontrol eden müfettiş anlamında)” 1653 yılında oturmayı tercih etti. Aslında Mazarin zamanında oldukça büyük servet edinmiş olan, hatta Mazarin’e 1656 yılı savaş bozgunundan sonra yüklü miktarda para gönderecek kadar palazlanmıştı. Ama Fouquet, Mazarin’e para gönderirken o sıralardaki görevi olan postunu kullanmış ve bir yandan Fransa’nın kasasını boşaltırken bir yandan da bu paralara faiz uygulayarak kişisel servetini artırmıştı. Birkaç yıl sonra da İspanya’nın en zengin ailelerinden Castille ailesinin kızları Marie de Castille ile evlenerek, servetini Marazin’in kişisel servetini de geçecek düzeye yükseltmişti.

FOUQUET’NİN ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİ

Fouquet’nin aile arması sincaptı ve üzerine de Fouquet “daha da yükselecek” yazısını işletmişti. “Daha da yükselecek!” Nereye kadar?

Fouquet’nin en büyük tutkularından biri de dünyanın en muhteşem sarayına sahip olmaktı. Dünyanın en kıymetli eşyalarıyla da o şatoyu döşemekti. Bunu yapabilecek maddi güce de erişmişti aslında. Gurur ve şöhretin döndürdüğü başıyla doyumsuzluğu daha da artıyor, her şeye sahip olmaya çalışıyordu. Aslında aradığı ölümsüzlüktü.

Tüm valileri, kuvvet komutanlarını parası sayesinde yanına çekmeyi başarmıştı ve şimdi Fransa Kralı onun Britanya Dükü olmasından korkmaya başlamıştı. Fransa’nın tümü böyle bir gelişme olmasından tedirgin gibiydi.

1657 yılında Fouquet kendisi ile ilgili olumsuz gelişmelere karşıt olarak bir plan hazırladı. Kral kendisini gözden çıkaracak olursa, kuzey eyaletlerinde Krala baş kaldıracak, isyan çıkaracak bir ordu kurma hazırlığına girişti. Aradan bir yıl geçmişti ki, Fouquet, Britanya Parlamento Başkanı Maridor ile gizli bir anlaşma imzaladı. Anlaşmaya göre karşılarında kim olursa olsun, Fouquet’yi düşmana karşı savunmaya söz veriyorlardı.

Paris zevk ve safahat içinde kendi alemine dalmışken, Fouquet sürekli paralı askerlerini çoğaltıyordu. Devletin hazinesinden sorumlu olarak görev yapan Fouquet, kendinden emin ve yerini sağlama almış bir insan rahatlığıyla yaşamını sürdürürken onu uzaktan izleyen biri vardı: Başbakan Mazarin’in yakın adamlarından Jean Baptiste Colbert... Tam da o sıralarda maliye müfettişliği görevine getirilmişti.

Ölüm döşeğindeyken kendisini ziyaret eden Krala Mazarin, “Majesteleri” demişti. “Size her şeyimi borçluyum, ama son vasiyetim size Colbert’i bırakmak. Bu sayede borcumun bir kısmını ödemiş olacağım, öyle umuyorum.”

COLBERT DEVREYE GİRİYOR

Colbert, Fouquet’nin tam aksi karakterde bir adamdı. Göreve bağlılığı, devlete düşkünlüğü ve disiplinli çalışmasıyla Fouquet’nin korkulu rüyası olacaktı. Sessiz sedasız, kimseye hissetirmeden Hazine Bakanlığı’ndaki yolsuzluklarla ilgili bilgi ve belge toplamaya başladı. Başbakan Mazarin zamanında Fouquet’nin yolsuzlukları üzerine çalışmaya başlayan Colbert, bir keresinde Fouquet ile konuşup anlaşma yoluna da gitti, ama kendinden sonsuz derecede emin olan Fouquet kaba bir şekilde Colbert’i dışladı.

Colbert, elindeki bilgi ve belgelerle Mazarin’e gitmişti gitmesine, ama Mazarin Fouquet’nin yolsuzluklarını görmezden gelmeyi tercih etmişti. 1659 yılında, Mazarin ölmeden 2 yıl önce tekrar ve daha büyük suçlamalarla karşısına çıktı. Marazin yine oralı olmadı, birkaç not aldı ve işin peşini bıraktı.

İki yıl sonra Mazarin öldüğünde Fransa hasta bir adamdı. Fransa göz göre göre tükeniyor ve bütün yetkileri elinde tutan XIV. Louis yetersiz kalıyordu. Oysa yetkileri neredeyse sınırsızdı. İyi yetişmiş bir kraldı, ama yeterli olmuyordu bu özellikleri.

4 Mayıs 1661’de, Mazarin öldükten iki ay sonra yani, Louis, Colbert’i makamına çağırarak uzun uzun görüştü. Uzun zamandır aklında olan kararı bu görüşmeden sonra verdi. Tuhaf bir karardı bu. Gizli Konsey adı verilen üst istişare biriminde Fouquet’yi ürkütmemek için nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini bakanlarına bildirdi. Hazine Bakanı’na eskisinden daha çok güvenilecek ve yeni görevler verilecekti.

KRAL ŞAŞIRTICI SOĞUKKANLILIKLA PLAN HAZIRLIYOR

Şaşırtıcı bir olaydı bu. Bir kral, bakanlarından birinden kurtulmak için gizli bir komplo harekatına girişmişti. Kendine sadık memurlarıyla gizli toplantılar yapıyor ve adım adım planını uyguluyordu. İki dudağı arasında olan “azletme” yetkisini kullanmamakta ısrarlıydı.

Bu arada Fouquet, nasıl olduysa, Kralın kendisiyle ilgili hoş olmayan planlarını hissetti veya duydu. Hemen saraya koşarak, yaptığı hatalardan bazılarını itiraf etti. Kral da, “Peki” dedi. “Söylediklerinizi burada unutuyor ve geçmiş hatalarınızı bağışlıyorum.”

Ama Fouquet sözünde durmadı ve bağışlanması onu daha da şımarttı. Yolsuzluk ve para çalmaya alışmıştı bir kere. Vazgeçemiyordu. Ama Colbert de boş durmuyor, elindeki yolsuzluk belgelerine yeni ve daha boyutlu olanları ekliyordu. Tam her türlü dosyayı tamamlayıp da Fouquet hakkında suç duyurusu yapacakken kocaman bir soru önüne çıktı Colbert’in: Fouquet’yi hangi mahkeme yargılayacaktı? Tüm mahkeme heyetlerini satın almış durumdaydı Fouquet ve Fransa’da onu yargılayacak bir mahkeme bulmak neredeyse imkansızdı. Ayrıca, bir parlamenter olduğu için dokunulmazlığı da vardı ve ancak bir parlamento heyeti tarafından yargılanabilirdi. Kral Louis’nin tedirginliği ve kuşkusu buradan kaynaklanıyordu. Fouquet’yi adi bir suçtan veya emri altına almadan tutuklatmasının, “tavşana kaç” anlamına geleceğini biliyordu.

Saraya bağlı tüm savcılar ve hakimler bir şekilde Fouquet tarafından satın alınmıştı. O sıralarda mahkemeleri, savcıları ve hakimleri parayla satın almak mümkündü.

Tam bu sırada Kral XIV. Louis’nin şeytan zekâsı imdada yetişti. Kral, Hazine Bakanı ile yakın çalışma isteğini bakanlarına ve Bakan Fouquet’ye iletti. Fouquet memnuniyetle kabul etti. Fouquet’nin artık beklentisi kendisine yapılacak başbakanlık teklifiydi. Oysa Louis, şeytan gibi birini başbakan yapmayı hiç düşünmüyordu. Onun aradığı, her sözünü yerine getirecek bir başbakandı. Fouquet bu iş için hiç uygun değildi. Yanına alıp onu görevlendirmesi ise tamamen tutuklanması için yapılmış hukuki bir manevraydı. Bu aklı da Louis'e Colbert vermişti.

FOUQUET’NİN BAĞIŞLANMAYACAK HATASI

Zaten Kral için harcanması gereken bir adam olan Fouquet tam bu sırada çok daha büyük bir hata yaptı. Kadınlara düşkünlüğü o denli üst boyutlara çıkmıştı ki, bilmeden veya farkında olmadan kralın metresi olan Louis de la Valliere adlı kadına kur yapmaya başladı. Bu, Kral Louis için bardağı taşıran son damla oldu. Fouquet yalnızca kendini ve Fransa hazinesini soymakla kalmıyor, bir de elindeki kadını almaya teşebbüs ediyordu. Fouquet için artık her şey bitmişti.

Britanya eyalet meclislerinin bir toplantısı için saray halkının ileri gelenleri Nantes kentinde toplandı. Louis, artık Fouquet’nin tutuklanma zamanının geldiğini düşünüyordu. Bunu da hemen gerçekleştirecekti. Sadık adamı olarak gördüğü Colbert bütün belgeleri hazırlamıştı.

Fouquet, davet edildiği Nantes’ta 30 Ağustos’ta ulaştı. Kral hemen adamlarını göndererek hatırını ve keyfini sordu. Ama bu planın bir parçasıydı. Fouquet’nin Paris’ten ayrılmasıyla birlikte, hazine işleri bir çalışma grubunun sorumluluğuna verilmişti.

4 Eylül Pazar günü Louis Fouquet’yi kabine toplantısına davet etti ve yanındaki Brienne’e, “Bayım” dedi. “Siz benim en yakın dostlarımdan birisiniz. Size söylemekte bir sakınca görmüyorum. Şunu bilmenizi istiyorum: Bay Colbert artık aramızda olmayacak. Yarın görevden alacağım kendisini.” Bu sözleri Fouquet’nin de duyacağı şekilde yüksek sesle söylemişti.

FOUQUET TUTUKLANIYOR

Oysa Louis, o gün öğleden sonra saray süvari ekibinin başındaki d’Artagnan’ı çağırmış ve Fouquet’nin tutuklanmasıyla ilgili yazılı emri kendisine vermişti.

Ertesi gün Britanya’ya ait görkemli şatolarından birinde Kral Fouquet, Lionne ve Le Tellier ile birlikte bir toplantı yaptı. Kısa süren toplantının ardından Kral Louis, Fouquet’den biraz daha kalmasını rica etti. Aklında, d’Artagnan’ın yanında askerleriyle şatonun önüne gelmesi ve Fouquet’yi tutuklaması vardı. Her şeyin hazır olduğu kulağına fısıldandıktan sonra ayağa kalkarak Fouquet’yi kapıya kadar geçirdi. Fouquet, tahtırevanına binip uzaklaşıyordu ki, karşısında d’Artagnan ve askerlerini buldu. D’Artagnan elindeki tutuklama belgesini sallıyor ve Fouquet’nin tahtırevandan inmesini sabırla bekliyordu. Bir eli kılıcındaydı, diğer askerler gibi...

“Nasıl olur?” diye mırıldandı önce. Ardından sesini yükseltti: “Kralın gözünde ben bu ülkenin en itibarlı kişisiyim, ne yaptığınızın farkında mısınız?”

D’Artagnan’ın elinde kralın imzaladığı tutuklama emrini görünce daha fazla direnemedi Fouquet ve tutuklu olarak Angers kentine götürüldü ve müebbet hapse mahkûm oldu. Karısı ölünceye kadar onu ancak bir kez ziyaret edebildi. "Demir Maskeli Adam" öyküsünün ona ait olduğu söylencesi yayıldı.

Pek de hoş olan hikayedir bu. Fouque'nin tutuklanması onu efsane haline getirirken, Louis'nin de tüm yönetime tek başına egemen olmasını sağladı. Böylelikle Fransa'da mutlak monarşi başlamış oldu.

15.05.2016 (A. Mümtaz İdil)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

İdam tartışmalarına hiç bu açıdan bakmadınız

Hala çözülemeyen cinayet

SMS diliyle Anna Karenina

AKP Cadı Avını Kimden Öğrendi

Tek rüzgar buradan geliyor

3. Dünya Savaşı buradan çıkmaz

Vezir'in yetkileri Şah'a devredilse satranç nasıl bir oyun olurdu.Başkanlığı Birde Böyle Okuyun

Yaşantımızı "Evet" ile "Hayır" arasına sıkıştıranlara inat

KİTAPLAR SUÇ ALETİ OLURSA...

BENİ KRALDAN DAHA YETKİLİ KILIN

Referandumlardan hep bu sonuç çıkıyor

Hammurabi kanunları bile daha insaflı

Bilinmeyen Marlon Brando

İşte yine yakalandın alçak!

" Fidel Arkadaşımdı"

Türbanlılar TÜYAP'ta en çok hangi kitapları aldı

Ölüm... Seni yazmak hep bana mı düşecek

Emre Kongar'ın odasında unuttuğum mektup

Terk ettim...

İşte Gerçek Bu...

Mastroianni ve Cep Telefonu

Asrın satranç maçı Erdoğan: Beyaz, Fethullah: Siyah

Hollywood'u ilk kim boyadı

Mastroianni, Connery ve Tarık Akan

Adım adım anarşizme

Erdoğan'ın tek şansı kaldı

ABD bugüne kadar başarısız olmamıştı

Erdoğan, dimdik ayakta kalacağını sanıyordu

Erdoğan tarihe nasıl geçmek istiyor

Numan Kurtulmuş’un pervasızlığı nereden geliyor

Zarrab olayı öyle bir patlayacak ki, bazıları Nagazaki ya da Hiroşima'yı arayacak..

Soruyorum: Topyekün savaşı istiyor musunuz?

Binali Yıldırım bunalacak ve bir süre sonra istifa etmek zorunda kalacak .göreceksiniz

Günün özeti...

ABD kimin başkan olmasını istiyor

Attila Özdemiroğlu'nu yazdı.Kanser yakamıza yapıştı hep güzel insanlarımızı seçiyor

Yandaş gazetecilik tarihinin en önemli örnekleri ne zaman ortaya çıktı

Yandaşlara basın tarihi dersi

En çok satan gazetenin yazarları da bunu diyorsa bırakalım gidelim ülkeyi

Bu diktatör size çok tanıdık gelecek

Cezayir ' kurtarıcı 'olarak bir diktatöre sığınınca neler olmuştu

Marks'tan sonra en büyük beyindi

İslamiyet'teki bu 'mezhep kavgaları'yüzyıllar sürmeyecek

Tek tek avlıyorlar hepimizi

Editörden: Göreve davet ...

Kara Yorgi

Seçimin asıl galibi sosyal medyadır

Alis kâbuslar diyarında

Kadınların umutları ne zaman çiçeğe duracak

SENİ ESKİMEYEN YAŞLI ELLERİNDEN TANIDIM

Çetin Altan ' Kandırıldığını bile anlayamadan ' veda etti

On gün neredeydin be kadın!

IŞİD'i bir kenara koyun yapanı kutladığına göre...

Artık korkmuyorum Vehbi, arayabilirsin...

Dengesiz

1 Kasım kaosuna doğru adım adım

Neydi Rosenbergler olayı?

Müzik ve dans devrimdir

BİR EYLÜL SABAHIYDI ŞEYTANIN KIPIRDANMAYA BAŞLADIĞI GÜN

Anayasayı ortadan kaldırmak istiyorsunuz

Yanılıyorsun Cemil Bayık

Kavramları pistoletle vuramazsın Yiğit...

Uğur Mumcu hiç beklemediğim bir şey yaptı

Gelen gideni aratır kuralını yaşayacağız gibi.

DARBE KELİMESİNİN İÇİNİ BOŞALTIRSANIZ, YERİNİ DEVRİM ALIR

Osmanlıcayı biz öğreniriz, siz önce Türkçe öğrenin

Rennan Pekünlü

SOSYALİST DEVLET BÖYLE OLUR İŞTE

Halit Çelenk

Unuturuz, çok çabuk unuturuz. Yeni felaketler gelinceye kadar.

Reza Zarrab kaç Faust'u zehirledi

Erdoğan; Berkin'i en azından mezarında rahat bırak

Floransa'dan İstanbul'a uzanan cinayetin içyüzü

IŞİD'ten Spartacus taktiği

Taha Akyol'un konukları bu sorulara yanıt veremiyor

Türk siyasetindeki zarafeti kim bitirdi

Bırakın o polisler bedelini ödesin

Bazı Arkadaşlarım Kemal Kılıçdaroğlu'na bu kadar yüklendiğimi sorguluyor

Şimdi öldüm ve cennetteyim

Bizim kuşak kaybolup gitti

Başbakanlık'ı onun Kürtçe şarkılarıyla inlettik

Gece bu mevsimde karabasan gibi çökmüyor

muhalefetin aklına gelmemiş olması mümkün mü

SOMA ÖNCESİ, ÇOK ÖNCESİ BİR YAZI

BİR İNAT UĞRUNA CUMHURBAŞKANI DAYATMASI

Madımak yobazlar kadar sosyal demokratların da katliamıdır

21 Milletvekili ve BlackJack Örneği

EMine Ülker Tarhan'ın Adaylığı...

Güldal Mumcu, Uğur Mumcu , Ekmeleddin İhsanoğlu

Düzgün bir aday göster, kaybet

Bunu yazmadan edemeyeceğim.

İşler tuhaflaşıyor.

Gelelim şu bayrak indirme işine.

Yanılmışım..

Enver Aysever- Sırrı Süreyya Önder Üzerine

PİRUS ZAFERİ

UTANMADIN MI HASAN KARAKAYA?

Ali İsmail'i eve gönderen doktor hala hastalara ilaç yazıyor

BEKİR BOZDAĞ ARTIK NEMESİS'TİR GERİSİ BOŞ

'HAVA KURŞUN GİBİ AĞIR...'

İran'ın paralel devleti neler yapmıştı

Dünya ülkeleri arasında yolsuzlukta durumumuz ne

O kutunun içinde bilmek istemeyeceğiniz şeyler var

DIŞARI DEĞİL, İÇERİ BAKIN

Çarşı'ya yapmadıkları bir bu kalmıştı

Dostoyevski verdiği o sözü niye tutmadı

CHP'nin ABD seyahati geleceğini belirleyecek

Muhalefet rahatını bozmak istemiyor

AKP- Cemaat kavgası Katolik- Protestan kavgası

Eminağaoğlu'na polis tuzağı

Kiraz resmi yapıyorsan kuşlar için yapma

Haddinizi bilin. Yalakalığın sonu ayakçılıktır

İran'ı öpüp başınıza koyun

Ekim Devrimi'nden alacağınız çok ders var

O devlet başkanı Che Guevara'yı neden ziyaret etmişti

' O o..pu Cumhuriyeti başlarına yıkacağız '

Hâlâ bunlardan utanmıyorsan Koyver Türkiye'yi rahvan gitsin

SİLİVRİ ÖLÜLER EVİ

Bu Nobel ödülü muhteşem bir dönüşün habercisidir

Devlet sanatçısı bal gibi olur

O kadar çok kendinde çoğaldın ki...

DERSİM VALİSİ KİM OLUR DERSİNİZ?

Çarşı o maçta hangi sloganı atardı

Bu tartışmaları Türkiye'de asla göremezsiniz

Ali İsmail'in annesi: Utana utana yaşasınlar..

Türkiye yeni bir parti ile Suriye oyununa dahil edilir mi ?

Ulusal Kanal ve Halk tv'ye bu filmleri öneriyorum

AKP TRAMVAYDAN İNDİ, MUHALEFET TREN İSTASYONUNDA TRAMVAY BEKLİYOR

Hangi partilerin karnesinde koca bir sıfır var

Ali'yi bir avukat ordusu savunmalı, yoksa...

İspanya İç savaşı ile Gezi direnişinin ne ilişkisi var

Erdoğan'ın Çapı Yetmedi: Konu Mısır...

İşte bu dönemin unutulmayacak isimleri

Bundan sonra Tarhan değil CHP düşünsün

Duran adamlar akil adamları geçti

AKP bundan sonra ne yapacak

Günü kurtarabilirsin yarını asla

Şapkadan hangi renk tavşan çıkacak?

Masaya biranın dökülüşünü koydu

Sözün Bittiği Yer: Suriye'de şehit olan Türkler var"

Filmci Genel Kurmay Başkanımız

Gündem Değiştirmek için , Bu kadar da aşağılara inilir mi?

CHP'ye biraz anarşizm lazım

Murat Bardakçı Eyfel'i yıkıp avm yapar mı ?

Doğru dürüst yanıt verin Sayın Vali

YANLIŞ ZAMANDA YANLIŞ YERDE OLMAK

ABD' DEN EN SERT FIRÇA

Bu karar Fazıl Say'ın susturulmasıdır

Akil adamlar Erdoğan'ın Goebbelsler'i mi

Akil değil sakil adamlar

LEONARDO DA VİNCİ DÖNEMİ BİTTİ...

Dört Bir Taraf müzikten ne anlar

BÖYLE BİR SAHAF VAR MI SİZDE?

ATA SOYER...

Yazar olmak isteyenler bu yazıyı okusun

' ŞEYTAN DÜN BURADAYDI '

HASAN PAŞA KÜTÜPHANESİ

HESAPLAŞMA...

Merhaba...