MEHMET TUNÇ VE BÊKES KİTABI MAHKEMECE YASAKLANDI

MEHMET TUNÇ VE BÊKES KİTABI MAHKEMECE YASAKLANDI

KİTABA, BAZI KÜRT ÇEVRELER VE KÜRTLER ÜZERİNDEN YAYIN YAPAN TELEVİZYON VE GAZETELER DAHA BAŞTAN AMBARGO KOYMUŞLARDI

AKP şaşkın, korkudan ne yapacağını bilemiyor.

Sefil bir çabayla bu internet çağında bile düşünceyi ve kitapları yasaklıyor.

İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2019/ 7769 sayılı kararı ile benim MEHMET TUNÇ VE BÊKES kitabım için yasaklama ve toplatma kararı verdi.

Kitap, Cizre'deki bodrumlarda yüzlerce insanla birlikte..

Lav silahları ile yakılarak katledilen Cizre Halk Meclisi eş başkanı Mehmet Tunç ve kardeşi (küçük Békes' in babası) Orhan Tunç'un yaşamlarını anlatıyor.

Ayrıca..

Cizrelilerin, "Mademki Cizre vardı, Allah cehennemi neden yarattı?" dedikleri o günlerde..

Mehmet Tunç televizyondaki vasiyetinde, neden o dönemin siyaset önderlerine, "Biz öldükten sonra cenazemize gelmesinler!" dedi?

SELAHATTİN DEMİRTAŞ, LEYLA ZANA, OSMAN BAYDEMİR, FAYSAL SARIYILDIZ VE DİĞER KÜRT SİYASETÇİLER o cehennem günlerinde nasıl bir şahsi tarih yazdılar?

Mehmet Tunç ve bodrumlardaki diğer insanların yardım çağrıları nasıl karşılıksız kaldı?

Kürt şehirlerine döşenen mayınlar ve diğer patlayıcı maddeler devletin arama noktalarından nasıl geçirildi?

Devletin valilileri, kaymakamları, emniyet ve istihbarat amirleri, devletin iki yıl önce hazırladığı katliam plânını uygulamak için..

Hendeklerin kazılmasına ve şehirlerin mayınlarla donatılmasına nasıl seyirci kaldılar?

TÜRK BİR YAZAR BU KİTABI YAZSAYDI, KÜRT MEDYASI VE SİYASET ÇEVRELERİ ACABA NASIL KARŞILARDI

Kürt halkı üzerinden yayın yapan televizyon, gazete ve ajanslar kitap hakkında-düşmanca bir suskunlukla- tek kelime etmediler.

Düşünüyorum da..

Acaba Orhan Pamuk, Ahmet Ümit, İskender Pala veya Zülfü Livaneli bu kitabı yazmış olsalardı, bu çevreler nasıl bir tavır sergilerdi?

Bazı Kürtlerde kendinden olmayanlara duyulan marazi aşktan biliyorum ki..

Kitabı ve yazarını günlerce haber yapar, parlatıp parlatıp göklere çıkarırlardı.

Yazar televizyonlara çıkarılır, çarşaf çarşaf röportajlar yapılır, şehirden şehre sürüp giden imza günleri düzenlenirdi.

Kitap belki de yılın en çok satan kitaplarından biri olurdu.

Kitabın gelirini Tunç ailesine armağan etmiştim.

Aile böylece yıkılan evlerini yapmaya yetecek bir paraya kavuşmuş olacaktı.

Ancak ne yazık ki, sadece altı yüz kitap satılabildi.

İşte bu çevrelerin ambargo uyguladıkları kitabı şimdi de TC. Devleti yasakladı.

DEVLET NEDEN RAHATSIZ OLDU

Çünkü bu kitap gerçeklerin üstüne örtülen şalı kaldırarak, "Kral çıplak!" diyor.

Ve devletin Ankara'da yazdığı karanlık plânı gün ışığına çıkarıyor.

Mehmet Tunç ve Bêkes kitabı tarihin hafızasındaki yerini aldı.

Gelecek nesiller yüzyıl sonra da bu kitabı okuyacak ve kendi payına düşen dersleri alacaktır.

AKP devletinin en fazla yapacağı şey, bu kitap nedeniyle bana hapis cezası vermektir.

Özgürlük mücadelesinde cezaevine girmek, şerefle kabul edilecek bir görevdir.

Biz yazar ve aydınlar da bu görevin fedaileriyiz.

Özgürlük, bedeli ödenmiş ise kutsaldır.

Mehmet Tunç ve Békes kitabı mahkemede yargılanan değil, yargılayan tarihi bir belge olacaktır.

 

 

5.12.2019 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR