Kanun hükmünde yalnızlıklar -2

Mazlum Çetinkaya

Kanun hükmünde yalnızlıklar -2

ezbixewnek kor şîyarbûm /

uyandım, kör bir rüya ile…

Saat dört, eskinin dördü…

Bazı türküler kanun hükmündedir, bazı aşklar gibi sert ve uzundur. Kapı vardır kimse girmez, bir Allah’ın kulu çalmaz, dünyayı çalarlar, dünyanın emeğini, insanın neyi varsa çalarlar, kapın çalınmaz. Ölümüne bir yalnızlık…

Akşam dokuz olur durduk yerde gözlerin kapanır, gündüz düştüğün gibi bu defa gözkapakların düşer, düşmek üzerine kurulu bir düzeneğin gelgitisindir. Bırakırsın kendini suya bırakır gibi, suyun hizasında bir aşka bırakır gibi, bir umuda bırakır gibi…

Bir dakika geçmiş gibi olur hiçbir şeye doymazsın, uykuya da; saat 04.13 olur uyanırsın aniden, bu defa da kendi bilincin ile başka bilinçler arasında boğuşursun. Saat dört, eskinin dördü mü derdi annem, evet her şey eskinin dördü, kafamın cam ve kırıklar arasında kan revan olduğu dört. Bir başkentte öldürüldüğüm dört, sonra soğuk bir cam hizasında kendimi kendi boğazıma sardığım dört.

Şairin kendini bir radyoda sınadığı saatin dördü işte!

Canın bir çay çeker, ahhh bitmişti ya dün, çay kalmamıştı, son paramla tütün almıştım ya, dur dur dur, şurada vardı ya, dün demlikten çıkarıp tekrar kâğıt üzerinde kuruttuğum çay vardı ya, zor zamanlar için, balkondaydı, yeniden demlerim diye bir mektuba serdiğin çay, kurumuş işte, ohh saatin dördü, çay demlersin yeniden, miting çayları kadar demi olmasa da… İkinci defa demlediğin aynı çayı nedense çok demli görürsün, ama yoksulluğun ve onurun tadıyla içersin, hafiften gülümsersin kendi kendine, sanki etrafındaki tüm nesneler sana bakıyor, konuşacaklarmış gibi. Gülümsersin, ıssız bu saatte “ağaçkökü çorba” tariflerini hatırlarsın, paran da yok sabahçı bir lokantaya gidesin, olsa bile paran sokak ağzına kadar kitli, yasaklar evin kapısına kadar emirlerle çivilenmiş, yasaklar kanun hükmündedir, yasaklar aşk hükmündedir sanki üstünde attığın yorgan gibi, A dört kâğıdı ile sardığın sigara gibi…

Eskinin fragmanı olursun bir anda, gençlikten kalma fragmanlar gelir gözünün önüne, saat dört, eskinin dördü…

Kimse yoktur etrafında ama yine de nesneler uyanmasın diye sessizce kendi içinden toplarsın etrafı, bir bilinç başka bir bilincin üstünü örter.

Sessizce yürürsün yaşadığın şu mekânda, komşu bilinci olsa gerek, nesnelere bunca duyarlılığın sebebi, gülümsersin yine de onlara bakıp, nesneler ve komşular en hassas zamanlarımdır benim…

Eskinin arkadaşını hatırlarsın, içtiğin çayları bir bardakta yarım bıraktığın zamanları hatırsın, hatırlamak iyidir aslında; ister hatırdan gelsin istersen hatıradan, eskiyi bilincimiz içinde kendi filmimizinbir parçasına dönüştüren bir fragmandır hatırlamak.

Ve sonra eskinin bilinci olursun hatırladıkça, eskinin pişmanlığı, eskinin kuruyan çayı, eskinin sönmeyen sigarası.

Korkmadığın halde ürperirsin, sevmediğin halde sararsın, bilmediğin halde bilirsin. Nesneler; evin nesneleri, nesneler; hayatın nesneleri, sokağın ve nefes alamanın nesneleri, bilincinin alt ve üstünde durmadan yeşeren nesneler, kanun hükmündedir nesneler.

Gözlerine ilişen her nesneye apoletler takarsın; kapı, kapının kolu, üstündeki eski bir çizik, duvarlar, tavandan üstüne düşün kurumsal ağlar hepsine apoletler iliştirirsin;ütü, televizyon, sehpa, kanepe hepsi apoletlidir, korkmazsın ama ürperirsin yine de, sevmezsin ama sararsın yine de…

Nesnelere taktığın apoletler, kurumlardan üstüne düşen rütbeler, alt ve üst hepsinden payını alırsın, hızlı ve yüksek bir askeri şûra toplanır; önce askerî sonra sivil yasalar ve ihraçlar… Darbe ve teşebbüs kıvrımları arasında pencereye uzanırsın nefes almak için. Tek nefes alabildiğim yer; pencere. Saat dört, eskinin dördü derdi annem.

Penceredeyim saat dört, eskinin dördü.

Eskinin dördünden eskinin aşkına uzanır boynum.Bıraktığın yer hayalimde, gideceğin yer içimde ince bir sızı olur…

Saat dört, eskinin dördü…

Mazlum Çetinkaya

Kaynak: sonhaber.ch 

21.12.2020 (Mazlum Çetinkaya)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Mahmut Alınak ile Amed’den Cizre’ye yürümek

Kanun hükmünde yalnızlıklar -5. Katırları ve Hatıraları Unutulan Roboskili Çocuklar

Kanun hükmünde yalnızlıklar – 4 /Sur dibinde yanmış bir güz gülü

Kanun hükmünde yalnızlıklar -3

Kanun Hükmünde Yalnızlıklar - 1

Kürt pazarında acılara mendil uzatmak

Teslim Töre Anısına... Malatya Kaç Mevsim!

Burada bayraklar da soğuk anne!

Hayatını kaybeden ve ölmemek için direnen tüm KHK’lılara…