İslamiyet'teki bu 'mezhep kavgaları'yüzyıllar sürmeyecek

A. Mümtaz İdil

İslamiyet'teki bu 'mezhep kavgaları'yüzyıllar sürmeyecek

15. yüzyılın sonlarında Katolik kilisesi gücünün doruk noktasına ulaşmıştı. Papa ve ona bağlı kardinallerden oluşan dinsel hiyerarşinin acımasız otoritesi tüm Orta Çağ’ı etkisi altına almıştı. 16. yüzyılın başında, başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinde, İsviçre’nin, Hollanda’nın bir bölümünde mesela, İskandinav ülkelerinde, İngiltere’de, İskoçya ve Fransa’nın yine bazı bölgelerinde Katolik Kilisesi’ne karşı bazı tepkiler ve huzursuzluklar kendini göstermeye başlamıştı.

Bu karşı duruş, direnç de diyebiliriz, birdenbire olmadı elbette. Katolik kilisesinin bütün Orta Çağ’ı kaplayan ağır ve baskıcı yönetimi, böyle bir hareketi zorunlu olarak başlattı. Roma Katolik Kilisesi bunun farkındaydı ama geri adım atması halinde bu “protestoların” daha da büyüyeceğinden korktuğu için, baskısını giderek artırma yolunu seçti.

HİYERARŞİK DÜZEN İYİCE BOZULDU VE

Elbette seçilecek en kötü yol buydu. Zira, baskının daha da artması, Engizisyon mahkemelerinin daha acımasız kararlar vermesi, misyonerlerin başı buyruk ve ayrıcalıklı davranışları, ahlaksızlıkların artması, din adamlarının cehaleti, dünya zevklerine düşkünlükleri bir reform hareketini içten içe besleyen unsurlar oluyordu. Roma Katolik Kilisesi ve kardinaller, değil durmak, duraksadıkları anda bile büyük bir felaketle burun buruna geleceklerini bildiklerinden, gelmekte olan sorunu kendilerinden sonraya bırakma yolunu seçtiler.

Yüksek makamlara parası veya Kilise tarafından torpili olanlar getirilmeye başlandı. Hiyerarşik düzen iyice bozuldu ve sermayeye büyük ihtiyaç duyan, ama bunu kendi arasında bölüşme ahlaksızlığını gösteren dinsel hiyerarşi çürümeye başlamıştı. Parası olan istediği makamı satın alabiliyordu ve bu da Kilise’nin dinden uzaklaşmasına, yozlaşmasına ve bunu bütün “müritleri” karşısında açıkça yapmasına neden oluyordu. Engellemek Roma Kilisesi’nin aklının ucundan bile geçmiyordu, zira onlar hala kendilerini “Tanrı’nın bir elçisi ve onun uzanan kolları” olarak göstermeye çalışıyor, sorunu zamana yayıyorlardı.

BİLİM ADAMLARI TANRI’YA “ŞİRK” KOŞMAKTAN YARGILANIYOR

Din adamlarının Orta Çağ’ın başlarına kadar aldıkları sıkı eğitim artık tamamen ortadan kalkmıştı. Cahiller ordusundan oluşan din adamları, skolastik felsefenin kısır döngüsü içinde kendilerine ördükleri dogmatik kuralları yaşıyor, halka da bunu dayatıyorlardı.

Neredeyse İncil’i okuyup da ezberleyen veya onun emirlerini yerine getirmeye çalışan din adamı kalmamıştı. Var olanlar da bir şekilde Engizisyon önünde buluyordu kendini. Bilim adamları Tanrı’ya “şirk” koşmaktan yargılanıyor, çoğu ya sürgüne gönderiliyor ya hapsediliyor veya yakılarak öldürülüyorlardı.

Kilise, yaptığı “din dışı” çıkara dayalı eylemlerinin halk tarafından fark edilmemesi için var gücüyle cehaleti ve hurafeyi destekliyor, kitleleri daha fazla etkilemek ve sömürmek için sahte din adamlarının piyasayı ele geçirmesine izin veriyordu.

Aslında Kilise’nin bu olumsuz gidişinin ilk ipuçları 12. yüzyılda kendini göstermeye başlamıştı ama 16. yüzyılın başlarındaki kadar açıkça değil, tersine sinsice yürütülüyordu. Bazı tarikatlar bunun farkındaydı, ancak Kilise’nin muazzam gücü karşısında elleri kolları bağlıydı. 12. yüzyılın başlarında Clairvaux'lu Bernard, Papaların siyasi iktidarına karşı tek başına da olsa bir savaşa girmeye kalkışmıştı. Aslında bu tam anlamıyla bir savaş da sayılmazdı. Roma’nın İncil’in kurallarına uyması, doğru okunması, yorumların doğru yapılması ve din adamlarının görevlerini Kutsal Kitap’a uygun yapmasını istemekti. Oysa bunu halk ancak çıplak gözle gördüğü zaman anlayacaktı. Bunun için ise 300 yıldan fazla zaman geçmesi gerekiyordu (12. yüzyılın sonlarından, 16. yüzyılın başlarına kadarki süre).

Yine de, 14. yüzyıla gelindiğinde Meister Eckhart, Johannens Tauler, Heinrich Seuse gibi Alman mistikleri Kilise otoritesini reddetmemekle birlikte dinde aşırı biçimciliğe gidilmesini şiddetle eleştirmiş ve din adamlarının “etik dışı” davrandıklarını iddia etmeye başlamışlardı. Bu başkaldırış, Avrupa’nın çeşitli yerlerindeki kiliselerde bir “devrim” gerekliliği talebinin ortaya çıkmasına neden oldu. Kilise’nin vaazları ve fetvalarının dikkate alınmaması asıl kaynağın İncil olması gerektiği savunulmaya başlandı.

Elbette Roma Kilisesi buna karşı hemen harekete geçti ve bu görüşleri savunanlar “kâfir” ilan edilerek bastırıldı.

Ancak kısa bir süre...

Roma Katolik Kilisesi’ne karşı ilk büyük başkaldırı 16. yüzyılın başlarında Almanya’da patlak verdi ve Batı Avrupa tarihine de “reform” hareketi olarak geçti. Çünkü Alman halkı, tüm Batı Avrupa içinde Hıristiyanlığa en bağlı millet olarak kabul ediliyordu o sıralarda. Bu arada Aydınlanma Çağı başlıyordu ve sözkonusu “reform” hareketi yalnızca dinde değil, tüm sosyal yaşamı etkileyecek biçimde değişime uğrayacaktı.

YOL UZUNDU, AMA İLK ADIM ADILMIŞTI

Erasmus, “irticaya” dayalı bilim öğretilerine karşı zehir zemberek hicivlerle ateşi körükledi. İncil’in orijinalini (Yunanca metnini) ortaya koyan ve Roma Kilisesi’nin dayattığı İncil’i kabul etmeyen Erasmus, Roma’yı sarsmaya başlamıştı. Şu söz onun için söylenmiştir çok sonraları: “Erasmus yumurtlamış, Martin Luther ise kuluçkaya yatmıştır...”

Gerçekten de beklenen oldu, reform hareketi Almanya’da başladı ve başlatan da Erasmus’un kıvılcımıyla, Martin Luther’di. Asırlardır biriken öfke artık yeni bir anlayışla yenilenmeye çalışacaktı. Yol uzundu, ama ilk adım adılmıştı.

Bundan sonraki gelişmeler bu yazının sınırlarını fazlasıyla aşar. Yazıyı hazırlarken yine bir Rusça kaynaktan yararlandım: B.D. Porozovskaya. Martin Luther’in Hayatı ve Reformist Faaliyetleri (Б. Д. Порозовская Мартин Лютер Его жизнь и реформаторская деятельность Биографический).

İyi ama neden?

İslamiyet’teki mezhep kavgalarının gidişine bakmak bunun için yeterli. En son Suudi Arabistan ile İran arasındaki gerginlik, artık bu sorunun devletler düzeyine çekildiği anlamına geliyor.

Şurası bir öngörüdür ki, İslamiyet’teki bu “mezhep kavgaları” veya Suudi-İran (Sunni-Şii) arasındaki mezhep kavgası Avrupa’da olduğu gibi “yüzyıllar” sürmeyecek. Zira daha önce yaşanmışlığın bir başkası yaşanıyor ve çağ artık Orta Çağ’dan Aydınlanma Çağı’na geçiş de değil. Herşey bundan yüzyıllar öncesine oranla çok daha hızlı ve çevik. Dehşet belki geçmiş yüzyıllara oranla çok daha büyük olacak, bilinmez, ama bir ayrışmanın uçlarında dolaştığımızı asla unutmamalıyız.

19.01.2016 (A. Mümtaz İdil)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

İdam tartışmalarına hiç bu açıdan bakmadınız

Hala çözülemeyen cinayet

SMS diliyle Anna Karenina

AKP Cadı Avını Kimden Öğrendi

Tek rüzgar buradan geliyor

3. Dünya Savaşı buradan çıkmaz

Vezir'in yetkileri Şah'a devredilse satranç nasıl bir oyun olurdu.Başkanlığı Birde Böyle Okuyun

Yaşantımızı "Evet" ile "Hayır" arasına sıkıştıranlara inat

KİTAPLAR SUÇ ALETİ OLURSA...

BENİ KRALDAN DAHA YETKİLİ KILIN

Referandumlardan hep bu sonuç çıkıyor

Hammurabi kanunları bile daha insaflı

Bilinmeyen Marlon Brando

İşte yine yakalandın alçak!

" Fidel Arkadaşımdı"

Türbanlılar TÜYAP'ta en çok hangi kitapları aldı

Ölüm... Seni yazmak hep bana mı düşecek

Emre Kongar'ın odasında unuttuğum mektup

Terk ettim...

İşte Gerçek Bu...

Mastroianni ve Cep Telefonu

Asrın satranç maçı Erdoğan: Beyaz, Fethullah: Siyah

Hollywood'u ilk kim boyadı

Mastroianni, Connery ve Tarık Akan

Adım adım anarşizme

Erdoğan'ın tek şansı kaldı

ABD bugüne kadar başarısız olmamıştı

Erdoğan, dimdik ayakta kalacağını sanıyordu

Erdoğan tarihe nasıl geçmek istiyor

Numan Kurtulmuş’un pervasızlığı nereden geliyor

Zarrab olayı öyle bir patlayacak ki, bazıları Nagazaki ya da Hiroşima'yı arayacak..

Soruyorum: Topyekün savaşı istiyor musunuz?

Binali Yıldırım bunalacak ve bir süre sonra istifa etmek zorunda kalacak .göreceksiniz

Günün özeti...

O ülkeyi düşük profilli başbakan yönetmişti

ABD kimin başkan olmasını istiyor

Attila Özdemiroğlu'nu yazdı.Kanser yakamıza yapıştı hep güzel insanlarımızı seçiyor

Yandaş gazetecilik tarihinin en önemli örnekleri ne zaman ortaya çıktı

Yandaşlara basın tarihi dersi

En çok satan gazetenin yazarları da bunu diyorsa bırakalım gidelim ülkeyi

Bu diktatör size çok tanıdık gelecek

Cezayir ' kurtarıcı 'olarak bir diktatöre sığınınca neler olmuştu

Marks'tan sonra en büyük beyindi

Tek tek avlıyorlar hepimizi

Editörden: Göreve davet ...

Kara Yorgi

Seçimin asıl galibi sosyal medyadır

Alis kâbuslar diyarında

Kadınların umutları ne zaman çiçeğe duracak

SENİ ESKİMEYEN YAŞLI ELLERİNDEN TANIDIM

Çetin Altan ' Kandırıldığını bile anlayamadan ' veda etti

On gün neredeydin be kadın!

IŞİD'i bir kenara koyun yapanı kutladığına göre...

Artık korkmuyorum Vehbi, arayabilirsin...

Dengesiz

1 Kasım kaosuna doğru adım adım

Neydi Rosenbergler olayı?

Müzik ve dans devrimdir

BİR EYLÜL SABAHIYDI ŞEYTANIN KIPIRDANMAYA BAŞLADIĞI GÜN

Anayasayı ortadan kaldırmak istiyorsunuz

Yanılıyorsun Cemil Bayık

Kavramları pistoletle vuramazsın Yiğit...

Uğur Mumcu hiç beklemediğim bir şey yaptı

Gelen gideni aratır kuralını yaşayacağız gibi.

DARBE KELİMESİNİN İÇİNİ BOŞALTIRSANIZ, YERİNİ DEVRİM ALIR

Osmanlıcayı biz öğreniriz, siz önce Türkçe öğrenin

Rennan Pekünlü

SOSYALİST DEVLET BÖYLE OLUR İŞTE

Halit Çelenk

Unuturuz, çok çabuk unuturuz. Yeni felaketler gelinceye kadar.

Reza Zarrab kaç Faust'u zehirledi

Erdoğan; Berkin'i en azından mezarında rahat bırak

Floransa'dan İstanbul'a uzanan cinayetin içyüzü

IŞİD'ten Spartacus taktiği

Taha Akyol'un konukları bu sorulara yanıt veremiyor

Türk siyasetindeki zarafeti kim bitirdi

Bırakın o polisler bedelini ödesin

Bazı Arkadaşlarım Kemal Kılıçdaroğlu'na bu kadar yüklendiğimi sorguluyor

Şimdi öldüm ve cennetteyim

Bizim kuşak kaybolup gitti

Başbakanlık'ı onun Kürtçe şarkılarıyla inlettik

Gece bu mevsimde karabasan gibi çökmüyor

muhalefetin aklına gelmemiş olması mümkün mü

SOMA ÖNCESİ, ÇOK ÖNCESİ BİR YAZI

BİR İNAT UĞRUNA CUMHURBAŞKANI DAYATMASI

Madımak yobazlar kadar sosyal demokratların da katliamıdır

21 Milletvekili ve BlackJack Örneği

EMine Ülker Tarhan'ın Adaylığı...

Güldal Mumcu, Uğur Mumcu , Ekmeleddin İhsanoğlu

Düzgün bir aday göster, kaybet

Bunu yazmadan edemeyeceğim.

İşler tuhaflaşıyor.

Gelelim şu bayrak indirme işine.

Yanılmışım..

Enver Aysever- Sırrı Süreyya Önder Üzerine

PİRUS ZAFERİ

UTANMADIN MI HASAN KARAKAYA?

Ali İsmail'i eve gönderen doktor hala hastalara ilaç yazıyor

BEKİR BOZDAĞ ARTIK NEMESİS'TİR GERİSİ BOŞ

'HAVA KURŞUN GİBİ AĞIR...'

İran'ın paralel devleti neler yapmıştı

Dünya ülkeleri arasında yolsuzlukta durumumuz ne

O kutunun içinde bilmek istemeyeceğiniz şeyler var

DIŞARI DEĞİL, İÇERİ BAKIN

Çarşı'ya yapmadıkları bir bu kalmıştı

Dostoyevski verdiği o sözü niye tutmadı

CHP'nin ABD seyahati geleceğini belirleyecek

Muhalefet rahatını bozmak istemiyor

AKP- Cemaat kavgası Katolik- Protestan kavgası

Eminağaoğlu'na polis tuzağı

Kiraz resmi yapıyorsan kuşlar için yapma

Haddinizi bilin. Yalakalığın sonu ayakçılıktır

İran'ı öpüp başınıza koyun

Ekim Devrimi'nden alacağınız çok ders var

O devlet başkanı Che Guevara'yı neden ziyaret etmişti

' O o..pu Cumhuriyeti başlarına yıkacağız '

Hâlâ bunlardan utanmıyorsan Koyver Türkiye'yi rahvan gitsin

SİLİVRİ ÖLÜLER EVİ

Bu Nobel ödülü muhteşem bir dönüşün habercisidir

Devlet sanatçısı bal gibi olur

O kadar çok kendinde çoğaldın ki...

DERSİM VALİSİ KİM OLUR DERSİNİZ?

Çarşı o maçta hangi sloganı atardı

Bu tartışmaları Türkiye'de asla göremezsiniz

Ali İsmail'in annesi: Utana utana yaşasınlar..

Türkiye yeni bir parti ile Suriye oyununa dahil edilir mi ?

Ulusal Kanal ve Halk tv'ye bu filmleri öneriyorum

AKP TRAMVAYDAN İNDİ, MUHALEFET TREN İSTASYONUNDA TRAMVAY BEKLİYOR

Hangi partilerin karnesinde koca bir sıfır var

Ali'yi bir avukat ordusu savunmalı, yoksa...

İspanya İç savaşı ile Gezi direnişinin ne ilişkisi var

Erdoğan'ın Çapı Yetmedi: Konu Mısır...

İşte bu dönemin unutulmayacak isimleri

Bundan sonra Tarhan değil CHP düşünsün

Duran adamlar akil adamları geçti

AKP bundan sonra ne yapacak

Günü kurtarabilirsin yarını asla

Şapkadan hangi renk tavşan çıkacak?

Masaya biranın dökülüşünü koydu

Sözün Bittiği Yer: Suriye'de şehit olan Türkler var"

Filmci Genel Kurmay Başkanımız

Gündem Değiştirmek için , Bu kadar da aşağılara inilir mi?

CHP'ye biraz anarşizm lazım

Murat Bardakçı Eyfel'i yıkıp avm yapar mı ?

Doğru dürüst yanıt verin Sayın Vali

YANLIŞ ZAMANDA YANLIŞ YERDE OLMAK

ABD' DEN EN SERT FIRÇA

Bu karar Fazıl Say'ın susturulmasıdır

Akil adamlar Erdoğan'ın Goebbelsler'i mi

Akil değil sakil adamlar

LEONARDO DA VİNCİ DÖNEMİ BİTTİ...

Dört Bir Taraf müzikten ne anlar

BÖYLE BİR SAHAF VAR MI SİZDE?

ATA SOYER...

Yazar olmak isteyenler bu yazıyı okusun

' ŞEYTAN DÜN BURADAYDI '

HASAN PAŞA KÜTÜPHANESİ

HESAPLAŞMA...

Merhaba...