Erdoğan tarihe nasıl geçmek istiyor

A. Mümtaz İdil

Erdoğan tarihe nasıl geçmek istiyor


08.07.2016 16:33 Karakter boyutu :
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 3,5 milyona ulaşan Suriyeli göçmenlere vatandaşlık vereceğini söyledi.

Ortalık karıştı...

Suriyelileri bu ülkede istemeyen yüz binlerce vatandaş itiraz etti, yüz binlerce vatandaş suskun kaldı, istekli görünen de pek olmadı.

Zira, Erdoğan ve avanesinin kendi vatandaşlarından daha fazla “haz ve sosyal statü” vermeye hazırlandığı Suriyeli göçmenler, Türkiye’nin zor koşullarda yaşayan, işsiz gençleri için tam bir kabusa dönüşecek. Ayrıca, eskiden beri var olan üniversitelere sınavsız girmek, bir zamanlar ABD’de uygulanan Afrika kökenli Amerikalılara iş bulmada öncelik tanınması gibi bir çok konu, bu ülkenin başta üniversiteye giremeyen veya iş bulamayan gençleri için büyük bir sorun.

AVRUPA İLE ARAYI DÜZELTMENİN YOLU

Erdoğan’ın hamlesi olası bir erken seçimde Suriyeli vatandaşların 1,5 milyona varan seçmen nüfusunu kendine çekmek olarak algılandı ve işin bu tarafı konu edildi.

Oysa ortada “kazan-kazan” politikası vardı. Hem Suriyeli göçmenlerin oylarını kendi hanesine yazmaktı amaç ve çok daha da önemlisi bu kişilerin Türk tabiyetine geçmesiyle Avrupa yolları tamamen kapanacaktı. Artık TC kimliği taşıyacaklarından, Avrupa’ya vizesiz girme şansları kalmayacaktı. Göçmen statüsüyle sınır kapılarına dayandıklarında neler olduğunu daha önce gördük. Erdoğan, Avrupa Birliği ülkeleriyle arayı düzeltmenin en iyi yolunun “göçmen tehlikesini ortadan kaldırmak” olduğunu gördü.

Kendi ve çevresindeki azınlığın yaşamında hiçbir değişikliğe neden olmayacak, yaşam “kalitelerini” etkilemeyecek böyle bir hamleyle, Rusya, Suriye, Mısır vb. gibi komşu ülkelerle bozulan ilişkilerini yeniden düzeltme yoluna giren Erdoğan, bu hamlesiyle, başta Avrupa’nın sanayi lokomotifi Almanya olmak üzere tüm ülkelerle arasını düzeltmeyi amaçlıyor. Kolay değil, 3,5 milyon Suriyeli göçmeni TC sınırları içine hapsederek, onların “insani haklardan” yararlanmak üzere yollara düşmesini de engellemiş oluyor.

ERDOĞAN BİR KAÇ KUŞVURMAYI PLANLIYOR

Öte yandan Almanya’nın gelme olasılığı olan göçmen dalgasını “kendi kafasına” göre ülkelere dağıtması da bir sorun oluşturmuştu ve AB’nin parçalanması bile gündeme gelmişti. Eski doğu bloku ülkelerinin Almanya’nın kaptanlık yapmasına itiraz etmesi ve “sen karar veremezsin” demesi de, Almanya’nın Avrupa’nın “lideri” imajını sarsmıştı.

Erdoğan, göçmenleri TC vatandaşı yaparak aslında bir taşla iki kuş değil, birkaç kuş vurmayı hedefliyor: Birincisi yukarıda da belirttiğim gibi kendi seçmen sayısını artırmak, ikincisi ve daha da önemlisi, AB’nin göçmen istilası sorununu çözmüş olmak... Ama gizli ve çok daha geride gibi görünen bir başka kazanç ise AB’yi kurtaran kişi olarak tarihe geçmek. Zaten göçmen meselesi yüzünden büyük gerilim yaşayan ve ayrılma konuları gündeme gelen AB göçmen sorunu ortadan kalktığında en azından derin bir nefes alacak rahatlayacak. Hatta bu sorun hallolursa, İngiltere bile yeni referandum ile AB’de kalma yoluna gidebilir.

Bu hamle, komşularıyla barışma yolunda ciddi adımlar atmaya başlayan Erdoğan için, AB’nin birliği konusunda ciddi bir “ödün vermek” anlamına da geliyor. Bunun karşılığı olarak ne alır, bunu şimdiden kestirmek zor, ama zaten ekonomisi allak bullak olmuş Türkiye için 3 veya daha fazla milyon göçmenin girmesi durumu kurtaracak gibi görünmüyor. Ucuz iş gücüne zaten ihtiyacı yok Türkiye’nin. İçeride işler karışsa da, asıl sorun Erdoğan’ın bir süre daha kazanması ve bu süre içinde de kendine yeni “cepheler” oluşturması.

Bu planın Recep Tayyip Erdoğan için hiçbir riski olmadığı çok açık. Burada risk altına girenler TC vatandaşları. Bunu da RT’nin düşündüğünü hiç sanmıyorum. Benden sonra tufan mantığıyla her şeyi yapabileceği artık açık açık belli olan, hatta kendi konuşmalarında satır aralarına sokuşturduğu “gözü karalığı” bu konuda çok rahat uygulayacağı neredeyse kesin. Sadece seçmen sayısını artırmak için olaya bakılırsa, sanırım büyük bir yanılgı olacak. Seçmen sayısında artış buz dağının sadece görünen yüzü.

Olaya bir de bu açıdan bakmakta yarar var sanırım.

Oysa ortada “kazan-kazan” politikası vardı. Hem Suriyeli göçmenlerin oylarını kendi hanesine yazmaktı amaç ve çok daha da önemlisi bu kişilerin Türk tabiyetine geçmesiyle Avrupa yolları tamamen kapanacaktı. Artık TC kimliği taşıyacaklarından, Avrupa’ya vizesiz girme şansları kalmayacaktı. Göçmen statüsüyle sınır kapılarına dayandıklarında neler olduğunu daha önce gördük. Erdoğan, Avrupa Birliği ülkeleriyle arayı düzeltmenin en iyi yolunun “göçmen tehlikesini ortadan kaldırmak” olduğunu gördü.

Kendi ve çevresindeki azınlığın yaşamında hiçbir değişikliğe neden olmayacak, yaşam “kalitelerini” etkilemeyecek böyle bir hamleyle, Rusya, Suriye, Mısır vb. gibi komşu ülkelerle bozulan ilişkilerini yeniden düzeltme yoluna giren Erdoğan, bu hamlesiyle, başta Avrupa’nın sanayi lokomotifi Almanya olmak üzere tüm ülkelerle arasını düzeltmeyi amaçlıyor. Kolay değil, 3,5 milyon Suriyeli göçmeni TC sınırları içine hapsederek, onların “insani haklardan” yararlanmak üzere yollara düşmesini de engellemiş oluyor.

ERDOĞAN BİR KAÇ KUŞVURMAYI PLANLIYOR

Öte yandan Almanya’nın gelme olasılığı olan göçmen dalgasını “kendi kafasına” göre ülkelere dağıtması da bir sorun oluşturmuştu ve AB’nin parçalanması bile gündeme gelmişti. Eski doğu bloku ülkelerinin Almanya’nın kaptanlık yapmasına itiraz etmesi ve “sen karar veremezsin” demesi de, Almanya’nın Avrupa’nın “lideri” imajını sarsmıştı.

Erdoğan, göçmenleri TC vatandaşı yaparak aslında bir taşla iki kuş değil, birkaç kuş vurmayı hedefliyor: Birincisi yukarıda da belirttiğim gibi kendi seçmen sayısını artırmak, ikincisi ve daha da önemlisi, AB’nin göçmen istilası sorununu çözmüş olmak... Ama gizli ve çok daha geride gibi görünen bir başka kazanç ise AB’yi kurtaran kişi olarak tarihe geçmek. Zaten göçmen meselesi yüzünden büyük gerilim yaşayan ve ayrılma konuları gündeme gelen AB göçmen sorunu ortadan kalktığında en azından derin bir nefes alacak rahatlayacak. Hatta bu sorun hallolursa, İngiltere bile yeni referandum ile AB’de kalma yoluna gidebilir.

Bu hamle, komşularıyla barışma yolunda ciddi adımlar atmaya başlayan Erdoğan için, AB’nin birliği konusunda ciddi bir “ödün vermek” anlamına da geliyor. Bunun karşılığı olarak ne alır, bunu şimdiden kestirmek zor, ama zaten ekonomisi allak bullak olmuş Türkiye için 3 veya daha fazla milyon göçmenin girmesi durumu kurtaracak gibi görünmüyor. Ucuz iş gücüne zaten ihtiyacı yok Türkiye’nin. İçeride işler karışsa da, asıl sorun Erdoğan’ın bir süre daha kazanması ve bu süre içinde de kendine yeni “cepheler” oluşturması.

Bu planın Recep Tayyip Erdoğan için hiçbir riski olmadığı çok açık. Burada risk altına girenler TC vatandaşları. Bunu da RT’nin düşündüğünü hiç sanmıyorum. Benden sonra tufan mantığıyla her şeyi yapabileceği artık açık açık belli olan, hatta kendi konuşmalarında satır aralarına sokuşturduğu “gözü karalığı” bu konuda çok rahat uygulayacağı neredeyse kesin. Sadece seçmen sayısını artırmak için olaya bakılırsa, sanırım büyük bir yanılgı olacak. Seçmen sayısında artış buz dağının sadece görünen yüzü.

Olaya bir de bu açıdan bakmakta yarar var sanırım.

Oysa ortada “kazan-kazan” politikası vardı. Hem Suriyeli göçmenlerin oylarını kendi hanesine yazmaktı amaç ve çok daha da önemlisi bu kişilerin Türk tabiyetine geçmesiyle Avrupa yolları tamamen kapanacaktı. Artık TC kimliği taşıyacaklarından, Avrupa’ya vizesiz girme şansları kalmayacaktı. Göçmen statüsüyle sınır kapılarına dayandıklarında neler olduğunu daha önce gördük. Erdoğan, Avrupa Birliği ülkeleriyle arayı düzeltmenin en iyi yolunun “göçmen tehlikesini ortadan kaldırmak” olduğunu gördü.

Kendi ve çevresindeki azınlığın yaşamında hiçbir değişikliğe neden olmayacak, yaşam “kalitelerini” etkilemeyecek böyle bir hamleyle, Rusya, Suriye, Mısır vb. gibi komşu ülkelerle bozulan ilişkilerini yeniden düzeltme yoluna giren Erdoğan, bu hamlesiyle, başta Avrupa’nın sanayi lokomotifi Almanya olmak üzere tüm ülkelerle arasını düzeltmeyi amaçlıyor. Kolay değil, 3,5 milyon Suriyeli göçmeni TC sınırları içine hapsederek, onların “insani haklardan” yararlanmak üzere yollara düşmesini de engellemiş oluyor.

ERDOĞAN BİR KAÇ KUŞVURMAYI PLANLIYOR

Öte yandan Almanya’nın gelme olasılığı olan göçmen dalgasını “kendi kafasına” göre ülkelere dağıtması da bir sorun oluşturmuştu ve AB’nin parçalanması bile gündeme gelmişti. Eski doğu bloku ülkelerinin Almanya’nın kaptanlık yapmasına itiraz etmesi ve “sen karar veremezsin” demesi de, Almanya’nın Avrupa’nın “lideri” imajını sarsmıştı.

Erdoğan, göçmenleri TC vatandaşı yaparak aslında bir taşla iki kuş değil, birkaç kuş vurmayı hedefliyor: Birincisi yukarıda da belirttiğim gibi kendi seçmen sayısını artırmak, ikincisi ve daha da önemlisi, AB’nin göçmen istilası sorununu çözmüş olmak... Ama gizli ve çok daha geride gibi görünen bir başka kazanç ise AB’yi kurtaran kişi olarak tarihe geçmek. Zaten göçmen meselesi yüzünden büyük gerilim yaşayan ve ayrılma konuları gündeme gelen AB göçmen sorunu ortadan kalktığında en azından derin bir nefes alacak rahatlayacak. Hatta bu sorun hallolursa, İngiltere bile yeni referandum ile AB’de kalma yoluna gidebilir.

Bu hamle, komşularıyla barışma yolunda ciddi adımlar atmaya başlayan Erdoğan için, AB’nin birliği konusunda ciddi bir “ödün vermek” anlamına da geliyor. Bunun karşılığı olarak ne alır, bunu şimdiden kestirmek zor, ama zaten ekonomisi allak bullak olmuş Türkiye için 3 veya daha fazla milyon göçmenin girmesi durumu kurtaracak gibi görünmüyor. Ucuz iş gücüne zaten ihtiyacı yok Türkiye’nin. İçeride işler karışsa da, asıl sorun Erdoğan’ın bir süre daha kazanması ve bu süre içinde de kendine yeni “cepheler” oluşturması.

Bu planın Recep Tayyip Erdoğan için hiçbir riski olmadığı çok açık. Burada risk altına girenler TC vatandaşları. Bunu da RT’nin düşündüğünü hiç sanmıyorum. Benden sonra tufan mantığıyla her şeyi yapabileceği artık açık açık belli olan, hatta kendi konuşmalarında satır aralarına sokuşturduğu “gözü karalığı” bu konuda çok rahat uygulayacağı neredeyse kesin. Sadece seçmen sayısını artırmak için olaya bakılırsa, sanırım büyük bir yanılgı olacak. Seçmen sayısında artış buz dağının sadece görünen yüzü.

Olaya bir de bu açıdan bakmakta yarar var sanırım.

Oysa ortada “kazan-kazan” politikası vardı. Hem Suriyeli göçmenlerin oylarını kendi hanesine yazmaktı amaç ve çok daha da önemlisi bu kişilerin Türk tabiyetine geçmesiyle Avrupa yolları tamamen kapanacaktı. Artık TC kimliği taşıyacaklarından, Avrupa’ya vizesiz girme şansları kalmayacaktı. Göçmen statüsüyle sınır kapılarına dayandıklarında neler olduğunu daha önce gördük. Erdoğan, Avrupa Birliği ülkeleriyle arayı düzeltmenin en iyi yolunun “göçmen tehlikesini ortadan kaldırmak” olduğunu gördü.

Kendi ve çevresindeki azınlığın yaşamında hiçbir değişikliğe neden olmayacak, yaşam “kalitelerini” etkilemeyecek böyle bir hamleyle, Rusya, Suriye, Mısır vb. gibi komşu ülkelerle bozulan ilişkilerini yeniden düzeltme yoluna giren Erdoğan, bu hamlesiyle, başta Avrupa’nın sanayi lokomotifi Almanya olmak üzere tüm ülkelerle arasını düzeltmeyi amaçlıyor. Kolay değil, 3,5 milyon Suriyeli göçmeni TC sınırları içine hapsederek, onların “insani haklardan” yararlanmak üzere yollara düşmesini de engellemiş oluyor.

ERDOĞAN BİR KAÇ KUŞVURMAYI PLANLIYOR

Öte yandan Almanya’nın gelme olasılığı olan göçmen dalgasını “kendi kafasına” göre ülkelere dağıtması da bir sorun oluşturmuştu ve AB’nin parçalanması bile gündeme gelmişti. Eski doğu bloku ülkelerinin Almanya’nın kaptanlık yapmasına itiraz etmesi ve “sen karar veremezsin” demesi de, Almanya’nın Avrupa’nın “lideri” imajını sarsmıştı.

Erdoğan, göçmenleri TC vatandaşı yaparak aslında bir taşla iki kuş değil, birkaç kuş vurmayı hedefliyor: Birincisi yukarıda da belirttiğim gibi kendi seçmen sayısını artırmak, ikincisi ve daha da önemlisi, AB’nin göçmen istilası sorununu çözmüş olmak... Ama gizli ve çok daha geride gibi görünen bir başka kazanç ise AB’yi kurtaran kişi olarak tarihe geçmek. Zaten göçmen meselesi yüzünden büyük gerilim yaşayan ve ayrılma konuları gündeme gelen AB göçmen sorunu ortadan kalktığında en azından derin bir nefes alacak rahatlayacak. Hatta bu sorun hallolursa, İngiltere bile yeni referandum ile AB’de kalma yoluna gidebilir.

Bu hamle, komşularıyla barışma yolunda ciddi adımlar atmaya başlayan Erdoğan için, AB’nin birliği konusunda ciddi bir “ödün vermek” anlamına da geliyor. Bunun karşılığı olarak ne alır, bunu şimdiden kestirmek zor, ama zaten ekonomisi allak bullak olmuş Türkiye için 3 veya daha fazla milyon göçmenin girmesi durumu kurtaracak gibi görünmüyor. Ucuz iş gücüne zaten ihtiyacı yok Türkiye’nin. İçeride işler karışsa da, asıl sorun Erdoğan’ın bir süre daha kazanması ve bu süre içinde de kendine yeni “cepheler” oluşturması.

Bu planın Recep Tayyip Erdoğan için hiçbir riski olmadığı çok açık. Burada risk altına girenler TC vatandaşları. Bunu da RT’nin düşündüğünü hiç sanmıyorum. Benden sonra tufan mantığıyla her şeyi yapabileceği artık açık açık belli olan, hatta kendi konuşmalarında satır aralarına sokuşturduğu “gözü karalığı” bu konuda çok rahat uygulayacağı neredeyse kesin. Sadece seçmen sayısını artırmak için olaya bakılırsa, sanırım büyük bir yanılgı olacak. Seçmen sayısında artış buz dağının sadece görünen yüzü.

Olaya bir de bu açıdan bakmakta yarar var sanırım.

8.07.2016 (A. Mümtaz İdil)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

İdam tartışmalarına hiç bu açıdan bakmadınız

Hala çözülemeyen cinayet

SMS diliyle Anna Karenina

AKP Cadı Avını Kimden Öğrendi

Tek rüzgar buradan geliyor

3. Dünya Savaşı buradan çıkmaz

Vezir'in yetkileri Şah'a devredilse satranç nasıl bir oyun olurdu.Başkanlığı Birde Böyle Okuyun

Yaşantımızı "Evet" ile "Hayır" arasına sıkıştıranlara inat

KİTAPLAR SUÇ ALETİ OLURSA...

BENİ KRALDAN DAHA YETKİLİ KILIN

Referandumlardan hep bu sonuç çıkıyor

Hammurabi kanunları bile daha insaflı

Bilinmeyen Marlon Brando

İşte yine yakalandın alçak!

" Fidel Arkadaşımdı"

Türbanlılar TÜYAP'ta en çok hangi kitapları aldı

Ölüm... Seni yazmak hep bana mı düşecek

Emre Kongar'ın odasında unuttuğum mektup

Terk ettim...

İşte Gerçek Bu...

Mastroianni ve Cep Telefonu

Asrın satranç maçı Erdoğan: Beyaz, Fethullah: Siyah

Hollywood'u ilk kim boyadı

Mastroianni, Connery ve Tarık Akan

Adım adım anarşizme

Erdoğan'ın tek şansı kaldı

ABD bugüne kadar başarısız olmamıştı

Erdoğan, dimdik ayakta kalacağını sanıyordu

Numan Kurtulmuş’un pervasızlığı nereden geliyor

Zarrab olayı öyle bir patlayacak ki, bazıları Nagazaki ya da Hiroşima'yı arayacak..

Soruyorum: Topyekün savaşı istiyor musunuz?

Binali Yıldırım bunalacak ve bir süre sonra istifa etmek zorunda kalacak .göreceksiniz

Günün özeti...

O ülkeyi düşük profilli başbakan yönetmişti

ABD kimin başkan olmasını istiyor

Attila Özdemiroğlu'nu yazdı.Kanser yakamıza yapıştı hep güzel insanlarımızı seçiyor

Yandaş gazetecilik tarihinin en önemli örnekleri ne zaman ortaya çıktı

Yandaşlara basın tarihi dersi

En çok satan gazetenin yazarları da bunu diyorsa bırakalım gidelim ülkeyi

Bu diktatör size çok tanıdık gelecek

Cezayir ' kurtarıcı 'olarak bir diktatöre sığınınca neler olmuştu

Marks'tan sonra en büyük beyindi

İslamiyet'teki bu 'mezhep kavgaları'yüzyıllar sürmeyecek

Tek tek avlıyorlar hepimizi

Editörden: Göreve davet ...

Kara Yorgi

Seçimin asıl galibi sosyal medyadır

Alis kâbuslar diyarında

Kadınların umutları ne zaman çiçeğe duracak

SENİ ESKİMEYEN YAŞLI ELLERİNDEN TANIDIM

Çetin Altan ' Kandırıldığını bile anlayamadan ' veda etti

On gün neredeydin be kadın!

IŞİD'i bir kenara koyun yapanı kutladığına göre...

Artık korkmuyorum Vehbi, arayabilirsin...

Dengesiz

1 Kasım kaosuna doğru adım adım

Neydi Rosenbergler olayı?

Müzik ve dans devrimdir

BİR EYLÜL SABAHIYDI ŞEYTANIN KIPIRDANMAYA BAŞLADIĞI GÜN

Anayasayı ortadan kaldırmak istiyorsunuz

Yanılıyorsun Cemil Bayık

Kavramları pistoletle vuramazsın Yiğit...

Uğur Mumcu hiç beklemediğim bir şey yaptı

Gelen gideni aratır kuralını yaşayacağız gibi.

DARBE KELİMESİNİN İÇİNİ BOŞALTIRSANIZ, YERİNİ DEVRİM ALIR

Osmanlıcayı biz öğreniriz, siz önce Türkçe öğrenin

Rennan Pekünlü

SOSYALİST DEVLET BÖYLE OLUR İŞTE

Halit Çelenk

Unuturuz, çok çabuk unuturuz. Yeni felaketler gelinceye kadar.

Reza Zarrab kaç Faust'u zehirledi

Erdoğan; Berkin'i en azından mezarında rahat bırak

Floransa'dan İstanbul'a uzanan cinayetin içyüzü

IŞİD'ten Spartacus taktiği

Taha Akyol'un konukları bu sorulara yanıt veremiyor

Türk siyasetindeki zarafeti kim bitirdi

Bırakın o polisler bedelini ödesin

Bazı Arkadaşlarım Kemal Kılıçdaroğlu'na bu kadar yüklendiğimi sorguluyor

Şimdi öldüm ve cennetteyim

Bizim kuşak kaybolup gitti

Başbakanlık'ı onun Kürtçe şarkılarıyla inlettik

Gece bu mevsimde karabasan gibi çökmüyor

muhalefetin aklına gelmemiş olması mümkün mü

SOMA ÖNCESİ, ÇOK ÖNCESİ BİR YAZI

BİR İNAT UĞRUNA CUMHURBAŞKANI DAYATMASI

Madımak yobazlar kadar sosyal demokratların da katliamıdır

21 Milletvekili ve BlackJack Örneği

EMine Ülker Tarhan'ın Adaylığı...

Güldal Mumcu, Uğur Mumcu , Ekmeleddin İhsanoğlu

Düzgün bir aday göster, kaybet

Bunu yazmadan edemeyeceğim.

İşler tuhaflaşıyor.

Gelelim şu bayrak indirme işine.

Yanılmışım..

Enver Aysever- Sırrı Süreyya Önder Üzerine

PİRUS ZAFERİ

UTANMADIN MI HASAN KARAKAYA?

Ali İsmail'i eve gönderen doktor hala hastalara ilaç yazıyor

BEKİR BOZDAĞ ARTIK NEMESİS'TİR GERİSİ BOŞ

'HAVA KURŞUN GİBİ AĞIR...'

İran'ın paralel devleti neler yapmıştı

Dünya ülkeleri arasında yolsuzlukta durumumuz ne

O kutunun içinde bilmek istemeyeceğiniz şeyler var

DIŞARI DEĞİL, İÇERİ BAKIN

Çarşı'ya yapmadıkları bir bu kalmıştı

Dostoyevski verdiği o sözü niye tutmadı

CHP'nin ABD seyahati geleceğini belirleyecek

Muhalefet rahatını bozmak istemiyor

AKP- Cemaat kavgası Katolik- Protestan kavgası

Eminağaoğlu'na polis tuzağı

Kiraz resmi yapıyorsan kuşlar için yapma

Haddinizi bilin. Yalakalığın sonu ayakçılıktır

İran'ı öpüp başınıza koyun

Ekim Devrimi'nden alacağınız çok ders var

O devlet başkanı Che Guevara'yı neden ziyaret etmişti

' O o..pu Cumhuriyeti başlarına yıkacağız '

Hâlâ bunlardan utanmıyorsan Koyver Türkiye'yi rahvan gitsin

SİLİVRİ ÖLÜLER EVİ

Bu Nobel ödülü muhteşem bir dönüşün habercisidir

Devlet sanatçısı bal gibi olur

O kadar çok kendinde çoğaldın ki...

DERSİM VALİSİ KİM OLUR DERSİNİZ?

Çarşı o maçta hangi sloganı atardı

Bu tartışmaları Türkiye'de asla göremezsiniz

Ali İsmail'in annesi: Utana utana yaşasınlar..

Türkiye yeni bir parti ile Suriye oyununa dahil edilir mi ?

Ulusal Kanal ve Halk tv'ye bu filmleri öneriyorum

AKP TRAMVAYDAN İNDİ, MUHALEFET TREN İSTASYONUNDA TRAMVAY BEKLİYOR

Hangi partilerin karnesinde koca bir sıfır var

Ali'yi bir avukat ordusu savunmalı, yoksa...

İspanya İç savaşı ile Gezi direnişinin ne ilişkisi var

Erdoğan'ın Çapı Yetmedi: Konu Mısır...

İşte bu dönemin unutulmayacak isimleri

Bundan sonra Tarhan değil CHP düşünsün

Duran adamlar akil adamları geçti

AKP bundan sonra ne yapacak

Günü kurtarabilirsin yarını asla

Şapkadan hangi renk tavşan çıkacak?

Masaya biranın dökülüşünü koydu

Sözün Bittiği Yer: Suriye'de şehit olan Türkler var"

Filmci Genel Kurmay Başkanımız

Gündem Değiştirmek için , Bu kadar da aşağılara inilir mi?

CHP'ye biraz anarşizm lazım

Murat Bardakçı Eyfel'i yıkıp avm yapar mı ?

Doğru dürüst yanıt verin Sayın Vali

YANLIŞ ZAMANDA YANLIŞ YERDE OLMAK

ABD' DEN EN SERT FIRÇA

Bu karar Fazıl Say'ın susturulmasıdır

Akil adamlar Erdoğan'ın Goebbelsler'i mi

Akil değil sakil adamlar

LEONARDO DA VİNCİ DÖNEMİ BİTTİ...

Dört Bir Taraf müzikten ne anlar

BÖYLE BİR SAHAF VAR MI SİZDE?

ATA SOYER...

Yazar olmak isteyenler bu yazıyı okusun

' ŞEYTAN DÜN BURADAYDI '

HASAN PAŞA KÜTÜPHANESİ

HESAPLAŞMA...

Merhaba...