Dostoyevski verdiği o sözü niye tutmadı

A. Mümtaz İdil

Dostoyevski verdiği o sözü niye tutmadı

1871 yılının başlarında Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, tüm yaşamının en karanlık ve en tutucu romanını yazmaya başladı. Roman uzun süredir aklındaydı, ama para kazanma derdinden araya “Ebedi Koca” gibi çok iddialı olmayan romanlarını sokuşturmuştu.

Ecinniler (Şeytanlar) romanı için uzun süredir çalışıyordu Dostoyevski. Sıkıntılı süreçleri geride bıraktığında romanı ele alacaktı. Önce kumarı bıraktı, ardından da sosyalizme yakın hissettiği, kendini Semyanovski meydanında idam mangası önüne çıkaran düşüncelerinden arındı. Tanrıya döndü.

Eğer bir sosyalizm olacaksa, bu ancak İncil vasıtasıyla, Tanrı iradesiyle olabilirdi. Bunu çağının en büyük yazarları İvan Turgenyev’in nihilizmi, Nikaloy Çernişevski’nin sosyalizmi ile boğuşmak üzere yazacaktı. Turgenyev oldum olası Dostoyevski’nin düşmanı olmuştu. Belinski’ye yakınlığı, Dobrolyubov ile olan dostluğu ve Dostoyevski’yi yok kabul etmeleri onlardan ve düşüncelerinden nefret etmesi için yeterliydi. Çernişevski’ye gelince, işte orada bir iki dakika düşünmek zorunda kalıyordu Dostoyevski. Herşeye karşın Çernişevski’nin “Ne Yapmalı” romanı bir dönemi kapatıp, başka bir dönemi açan önemli bir romandı ve çok da etkileyiciydi. Ama Dostoyevski için baştan aşağı yanlış ve çarpıktı. Sosyalizm insanların değil Tanrının sorunuydu. Bunu bir romanla, Ecinniler’le gündeme getirmek zorundaydı.

Petraçevski ile tanıştığında onun ezilenlerin ve yoksulların haklarını savunmasına, onlar için yeni bir dünya kurmak için Çarlık Rusya’sını devirmeye çalışmasına hayranlık duymuştu. Semyanovski meydanında ölümle burun buruna geldiği andan sonra, Tanrının kendini affettiğine, bundan böyle de onun buyrukları ile hareket edeceğine kendini inandırmıştı.

Budala, Delikanlı gibi oylumlu ve önemli romanlarında aslında sosyalizm veya nihilizm konusuna çok yer vermemişti Dostoyevski. Örneğin Tolstoy’un anarşistliği de onu çok ilgilendiriyordu ve etkileniyordu. Kafasındaki “tanrısal düşünceler” ancak Ecinniler romanında tam olarak kendini göstermişti.

Ecinniler romanına başlamadan hemen önce, yani 1871 yılının ilk aylarında Hamburg’a kumar oynamaya gitti. Bu kez şansının döndüğüne inanıyordu. İlk saatlerde kazandı ve kazancını paraya çevirip tam kumarhaneden çıkarken, ansızın geri dönüp tüm parasını “kırmızı”ya oynadı ve kaybetti.

Bu son noktaydı artık. Daha sonra karısı Anna Dostoyevskaya “Binlerce kez söz verdiği ve hep sözünden döndüğü halde, o gün gerçekten bir daha oynamayacağını söyledi ve oynamadı” diye yazar anılarında.

Kumarhaneden çıkınca doğru Anna ile kaldıkları otele koştu. Bitkin bir halde masanın başına oturdu ve Anna’ya yazmaya başladı: Artık kumarı bıraktığını söylüyor ve bu konda Anna’ya söz veriyordu. Binlerce kez yaptığı gibi, yine kumarı bıraktığını söylüyordu ve Anna’dan buna inanmasını bekliyordu. “Artık yazmaktan başka bir şey düşünmeyeceğim,” diyordu mektubunda. “Eskiden olduğu gibi bütün gece boyunca oyun oynama düşü kurmayacağım.”

Gerçekten de Dostoyevski o gece kumarı bıraktı ve bir daha da kumarhaneye gitmedi. Anna Grigoreyevna para bulduğu halde, kendini tuttu ve kumarhane yakınında olduğu halde, Monako’da olduğu sırada kumar oynamaya gitmedi. Bir dönem kapanmıştı artık. Acılı geçmişti, zor geçmişti, rezilliklerle bezenmişti, ama bitmişti işte.

Dostoyevski Ecinniler romanını başlarda beş cilt olarak düşünmüştü. Suç ve Ceza kurgusunda bir roman olacaktı. Suç ve Ceza kuralları kendi özgürlüğü için çiğneyen bir adamı anlatıyordu. Ecinniler romanında ise kişinin yerini toplumun belli bir kesimi alıyordu. Nihilistlere ve sosyalistlere karşı açılmış açık bir savaş olacaktı romanı. Sosyalizmin bir din sorunu olduğunu haykıracaktı tüm nihilistlerin suratına.

Dostoyevski, birey için bir başkasını öldürmeyle, toplum için devrimin aynı anlama geldiğini savunuyordu. Devrim bir cinayetti, bir toplumun katledilmesiydi. Buna karar verecek bir avuç insan olamazdı. Sosyalizm gibi bir idare şekli kabul edilecek ve uygulanacaksa, buna karar verecek olan Tanrıydı, insanlar değil.

Sosyalizmin aslında Rus halkının, işçi sınıfının rahatlığıyla uğraşmıyordu. Bu yönetim şekli tüm yaşamı kendi anlayışına sığıdırdığı kısır bir mutlulukla tanımlıyordu. Hatta bunu yapmıyor, bunu bile sunmayı vadetmeden, yalnızca kendi düşünce sistemi içerisinde hareket etmeye zorluyordu. Daha yaşanmamış, bir örneği olmayan bu eşitlikçi yönetim biçimi uygulaması imkansız bir yığın çelişki barındırıyordu.

Çernişevski’nin “Ne Yapmalı” romanı, romandaki dokuma tezgahlarının sahibi Vera’nın kurduğu sistem, Rahmetov’un ulaşılmazlığı onun için kabul edilemez üstünlüklerdi. Hıristiyanlığın sorunları bu ve benzeri öğretilerle, kitaplarla çözülemezdi. Elbette Hıristiyanlığın da bir çok sorunu vardı, ama bu yine Hıristiyanlık öğretileri içinde çözülebilirdi. Bunu başka yola çekmek, başka yoldan çözümler aramak Tanrıya karşı gelmek demekti.

Günümüzde Dostoyevski’yi anlamak, irdelemek ve o günün koşullarında değerlendirmek gerektiğinde, büyük bir yazar olduğunu kabul etmekle birlikte, toplumsal bir yazar olduğunu kabul etmek zordur. Dostoyevski’yi polisiye bir roman gibi okumak gafletine düşenler de asla onun “karanlık” yüzünü anlayamayacaktır.

Mümtaz İdil

8.12.2013 (A. Mümtaz İdil)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

İdam tartışmalarına hiç bu açıdan bakmadınız

Hala çözülemeyen cinayet

SMS diliyle Anna Karenina

AKP Cadı Avını Kimden Öğrendi

Tek rüzgar buradan geliyor

3. Dünya Savaşı buradan çıkmaz

Vezir'in yetkileri Şah'a devredilse satranç nasıl bir oyun olurdu.Başkanlığı Birde Böyle Okuyun

Yaşantımızı "Evet" ile "Hayır" arasına sıkıştıranlara inat

KİTAPLAR SUÇ ALETİ OLURSA...

BENİ KRALDAN DAHA YETKİLİ KILIN

Referandumlardan hep bu sonuç çıkıyor

Hammurabi kanunları bile daha insaflı

Bilinmeyen Marlon Brando

İşte yine yakalandın alçak!

" Fidel Arkadaşımdı"

Türbanlılar TÜYAP'ta en çok hangi kitapları aldı

Ölüm... Seni yazmak hep bana mı düşecek

Emre Kongar'ın odasında unuttuğum mektup

Terk ettim...

İşte Gerçek Bu...

Mastroianni ve Cep Telefonu

Asrın satranç maçı Erdoğan: Beyaz, Fethullah: Siyah

Hollywood'u ilk kim boyadı

Mastroianni, Connery ve Tarık Akan

Adım adım anarşizme

Erdoğan'ın tek şansı kaldı

ABD bugüne kadar başarısız olmamıştı

Erdoğan, dimdik ayakta kalacağını sanıyordu

Erdoğan tarihe nasıl geçmek istiyor

Numan Kurtulmuş’un pervasızlığı nereden geliyor

Zarrab olayı öyle bir patlayacak ki, bazıları Nagazaki ya da Hiroşima'yı arayacak..

Soruyorum: Topyekün savaşı istiyor musunuz?

Binali Yıldırım bunalacak ve bir süre sonra istifa etmek zorunda kalacak .göreceksiniz

Günün özeti...

O ülkeyi düşük profilli başbakan yönetmişti

ABD kimin başkan olmasını istiyor

Attila Özdemiroğlu'nu yazdı.Kanser yakamıza yapıştı hep güzel insanlarımızı seçiyor

Yandaş gazetecilik tarihinin en önemli örnekleri ne zaman ortaya çıktı

Yandaşlara basın tarihi dersi

En çok satan gazetenin yazarları da bunu diyorsa bırakalım gidelim ülkeyi

Bu diktatör size çok tanıdık gelecek

Cezayir ' kurtarıcı 'olarak bir diktatöre sığınınca neler olmuştu

Marks'tan sonra en büyük beyindi

İslamiyet'teki bu 'mezhep kavgaları'yüzyıllar sürmeyecek

Tek tek avlıyorlar hepimizi

Editörden: Göreve davet ...

Kara Yorgi

Seçimin asıl galibi sosyal medyadır

Alis kâbuslar diyarında

Kadınların umutları ne zaman çiçeğe duracak

SENİ ESKİMEYEN YAŞLI ELLERİNDEN TANIDIM

Çetin Altan ' Kandırıldığını bile anlayamadan ' veda etti

On gün neredeydin be kadın!

IŞİD'i bir kenara koyun yapanı kutladığına göre...

Artık korkmuyorum Vehbi, arayabilirsin...

Dengesiz

1 Kasım kaosuna doğru adım adım

Neydi Rosenbergler olayı?

Müzik ve dans devrimdir

BİR EYLÜL SABAHIYDI ŞEYTANIN KIPIRDANMAYA BAŞLADIĞI GÜN

Anayasayı ortadan kaldırmak istiyorsunuz

Yanılıyorsun Cemil Bayık

Kavramları pistoletle vuramazsın Yiğit...

Uğur Mumcu hiç beklemediğim bir şey yaptı

Gelen gideni aratır kuralını yaşayacağız gibi.

DARBE KELİMESİNİN İÇİNİ BOŞALTIRSANIZ, YERİNİ DEVRİM ALIR

Osmanlıcayı biz öğreniriz, siz önce Türkçe öğrenin

Rennan Pekünlü

SOSYALİST DEVLET BÖYLE OLUR İŞTE

Halit Çelenk

Unuturuz, çok çabuk unuturuz. Yeni felaketler gelinceye kadar.

Reza Zarrab kaç Faust'u zehirledi

Erdoğan; Berkin'i en azından mezarında rahat bırak

Floransa'dan İstanbul'a uzanan cinayetin içyüzü

IŞİD'ten Spartacus taktiği

Taha Akyol'un konukları bu sorulara yanıt veremiyor

Türk siyasetindeki zarafeti kim bitirdi

Bırakın o polisler bedelini ödesin

Bazı Arkadaşlarım Kemal Kılıçdaroğlu'na bu kadar yüklendiğimi sorguluyor

Şimdi öldüm ve cennetteyim

Bizim kuşak kaybolup gitti

Başbakanlık'ı onun Kürtçe şarkılarıyla inlettik

Gece bu mevsimde karabasan gibi çökmüyor

muhalefetin aklına gelmemiş olması mümkün mü

SOMA ÖNCESİ, ÇOK ÖNCESİ BİR YAZI

BİR İNAT UĞRUNA CUMHURBAŞKANI DAYATMASI

Madımak yobazlar kadar sosyal demokratların da katliamıdır

21 Milletvekili ve BlackJack Örneği

EMine Ülker Tarhan'ın Adaylığı...

Güldal Mumcu, Uğur Mumcu , Ekmeleddin İhsanoğlu

Düzgün bir aday göster, kaybet

Bunu yazmadan edemeyeceğim.

İşler tuhaflaşıyor.

Gelelim şu bayrak indirme işine.

Yanılmışım..

Enver Aysever- Sırrı Süreyya Önder Üzerine

PİRUS ZAFERİ

UTANMADIN MI HASAN KARAKAYA?

Ali İsmail'i eve gönderen doktor hala hastalara ilaç yazıyor

BEKİR BOZDAĞ ARTIK NEMESİS'TİR GERİSİ BOŞ

'HAVA KURŞUN GİBİ AĞIR...'

İran'ın paralel devleti neler yapmıştı

Dünya ülkeleri arasında yolsuzlukta durumumuz ne

O kutunun içinde bilmek istemeyeceğiniz şeyler var

DIŞARI DEĞİL, İÇERİ BAKIN

Çarşı'ya yapmadıkları bir bu kalmıştı

CHP'nin ABD seyahati geleceğini belirleyecek

Muhalefet rahatını bozmak istemiyor

AKP- Cemaat kavgası Katolik- Protestan kavgası

Eminağaoğlu'na polis tuzağı

Kiraz resmi yapıyorsan kuşlar için yapma

Haddinizi bilin. Yalakalığın sonu ayakçılıktır

İran'ı öpüp başınıza koyun

Ekim Devrimi'nden alacağınız çok ders var

O devlet başkanı Che Guevara'yı neden ziyaret etmişti

' O o..pu Cumhuriyeti başlarına yıkacağız '

Hâlâ bunlardan utanmıyorsan Koyver Türkiye'yi rahvan gitsin

SİLİVRİ ÖLÜLER EVİ

Bu Nobel ödülü muhteşem bir dönüşün habercisidir

Devlet sanatçısı bal gibi olur

O kadar çok kendinde çoğaldın ki...

DERSİM VALİSİ KİM OLUR DERSİNİZ?

Çarşı o maçta hangi sloganı atardı

Bu tartışmaları Türkiye'de asla göremezsiniz

Ali İsmail'in annesi: Utana utana yaşasınlar..

Türkiye yeni bir parti ile Suriye oyununa dahil edilir mi ?

Ulusal Kanal ve Halk tv'ye bu filmleri öneriyorum

AKP TRAMVAYDAN İNDİ, MUHALEFET TREN İSTASYONUNDA TRAMVAY BEKLİYOR

Hangi partilerin karnesinde koca bir sıfır var

Ali'yi bir avukat ordusu savunmalı, yoksa...

İspanya İç savaşı ile Gezi direnişinin ne ilişkisi var

Erdoğan'ın Çapı Yetmedi: Konu Mısır...

İşte bu dönemin unutulmayacak isimleri

Bundan sonra Tarhan değil CHP düşünsün

Duran adamlar akil adamları geçti

AKP bundan sonra ne yapacak

Günü kurtarabilirsin yarını asla

Şapkadan hangi renk tavşan çıkacak?

Masaya biranın dökülüşünü koydu

Sözün Bittiği Yer: Suriye'de şehit olan Türkler var"

Filmci Genel Kurmay Başkanımız

Gündem Değiştirmek için , Bu kadar da aşağılara inilir mi?

CHP'ye biraz anarşizm lazım

Murat Bardakçı Eyfel'i yıkıp avm yapar mı ?

Doğru dürüst yanıt verin Sayın Vali

YANLIŞ ZAMANDA YANLIŞ YERDE OLMAK

ABD' DEN EN SERT FIRÇA

Bu karar Fazıl Say'ın susturulmasıdır

Akil adamlar Erdoğan'ın Goebbelsler'i mi

Akil değil sakil adamlar

LEONARDO DA VİNCİ DÖNEMİ BİTTİ...

Dört Bir Taraf müzikten ne anlar

BÖYLE BİR SAHAF VAR MI SİZDE?

ATA SOYER...

Yazar olmak isteyenler bu yazıyı okusun

' ŞEYTAN DÜN BURADAYDI '

HASAN PAŞA KÜTÜPHANESİ

HESAPLAŞMA...

Merhaba...