BUGÜN YAŞANANLAR YİRMİ DOKUZ YIL ÖNCEKİ STRATEJİK HATALARIN SONUÇLARIDIR

Mahmut Alınak

BUGÜN YAŞANANLAR YİRMİ DOKUZ YIL ÖNCEKİ STRATEJİK HATALARIN SONUÇLARIDIR

HDP yöneticilerine zulüm edilen bu şartlarda geçmişten ders çıkarmak için artık bazı şeyleri anlatmak farz oldu.

İşte yakın tarihin bilinmeyen bazı gerçekleri:

1991 milletvekili seçimi yeni yapılmıştı. Biz HEP'liler SHP listesinden milletvekili seçilmiştik. Ben artık Kars milletvekili değil, Şırnak milletvekiliydim.

HEP genel sekreteri İsmail Hakkı Önal seçimden iki gün sonra bir açıklama yaparak, "HEP'li milletvekilleri partilerine dönecek" demişti. Milliyet gazetesinin birinci sayfasında yer alan bu haber HEP eski genel başkanı Fehmi Işıklar ve SHP genel başkanı Erdal İnönü'yü tedirgin etmişti, çünkü bizim SHP'de kalmamızı istiyorlardı.

Sonradan öğrenecektim ki, Abdullah Öcalan da SHP'de kalmamızı istiyormuş.

Biz seçim bölgelerimizden henüz Ankara'ya dönmemiştik.

Fehmi Işıklar bu istifa meselesini dal budak salmadan Diyarbakır'da noktalamak istiyordu. Bunun için milletvekillerini Diyarbakır Demir Otel'de toplantıya çağırdı. 
            Demir Otel milletvekilleri, çalışma arkadaşları ve gazetecilerle dolup taşmıştı. Herkesin yüzü gülüyordu. Neşeyle kucaklaşıp birbirlerini kutluyorlardı.           

DEMİR OTEL TARİHİ BİR GÜNE TANIKLIK EDİYORDU

Oteldeki toplantıya Fehmi Işıklar, Orhan Doğan, Leyla Zana, Hatip Dicle, Ahmet Türk, Remzi Kartal, Zübeyr Aydar, Sırrı Sakık, Adnan Ekmen, Selim Sadak, Nizamettin Toguç, Ali Yiğit, Mehmet Sincar, Muzaffer Demir, Mehmet Emin Sever, Sedat Yurtdaş, Mahmut Uyanık, Salih Sümer ve Mehmet Kahraman' ın da aralarında olduğu 22 milletvekili katıldı.

Toplantı akşam saat yedi sıralarında başladı.

Gazeteciler görüntü alıp salondan çıktıktan sonra Fehmi Işıklar her zaman yaptığı gibi toplantıyı uzun bir sunuş konuşması ile açtı. Seçimde elde edilen başarıyı övdükten sonra kendince SHP'de kalmamızın nedenlerinin sıraladı. 
            Ben, SHP'den ayrılıp HEP'e geçmenin tarihi bir zorunluluk olduğunu düşünüyordum. Bu nedenle Fehmi Işıklar'ı gergin bir ruh hali içinde dinledim.

Fehmi Işıklar konuşmasını tamamladıktan sonra ben söz aldım.

 "Yakın geleceği görmek için kâhin olmak gerekmiyor," diyerek, şunları söyledim:

"Seçim çalışmaları sırasında gördük ki, Kürt halkı milyonlar halinde ayağa kalkmıştır. Türk halkında da Kürtlere karşı tarihte benzeri görülmemiş bir ilgi ve sempati var. Devlet içindeki karanlık güçler önümüzdeki günlerde Kürt-Türk kutuplaşması yaratarak Kürtleri yalnızlaştırmak için her türlü fitne ve provokasyona başvurmaktan çekinmeyecekler. İki halkın el ve gönül birliği içinde olması devlet içindeki bu güçlerin işine gelmiyor.

Ortaya çıkan bu muazzam enerjiyi metropol kentlere taşıyarak bir devrim durumu yaratabiliriz.

BU GÖREVİMİZİ SHP'DE KALARAK YERİNE GETİREMEYİZ

Çünkü SHP'yi Kürt ve Türk halkı arasında bir gönül partisine dönüştüremeyiz; buna yapısı, siyasal geleneği ve ideolojisi uygun değildir. SHP ile kuramayacağımız bu gönül köprüsünü HEP aracılığı ile kurabiliriz.  

HEP, bu tarihi role soyunarak politika sahnesine çıkmalıdır."  

O akşam sanki gaipten gelen bir ses bana şunları söyletiyordu.  

"HEP'e geçip güçlü bir halk barikatı kuramazsak önümüzdeki dönemde halka çok yoğun baskılar yapılacak, toplu göz altılara girişilecek, insanlar işkenceden geçirilecek, köyler yakılacak, bombalanacak ve halk kitlesel göçe zorlanacak. Kitlesel katliamlar yapılacak.

Ancak bu tehlike kaçınılmaz değildir, önüne geçebiliriz. Halkın demokratik muhalefetini dinamik bir güç olarak örgütlediğimizde üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur.

Kitleleri dev gösterilerle siyaset sahnesine çıkarmanın uygun koşulları vardır. Çünkü hükümet değişikliği nedeniyle devlet içindeki karanlık güçler kendilerini şimdilik geri çektiler. Halkın demokratik tepkilerini açığa vurmasını sağladığımızda baskıları ve zorbalıkları geri püskürtmek mümkündür.

Halk bizleri büyük umutlarla parlamentoya gönderdi.

Bizi parlamentoya götüren yollar kan ve gözyaşı ile sulanmıştır. Bu nedenle hemen şimdi SHP'den istifa etmeli ve HEP'e dönmeliyiz."

Konuşmamı, İran Şahı Rıza Pehlevi' nin alanlara çıkan halkın direnci  karşısında ülkesinden nasıl kaçtığını örnek göstererek sürdürürken, Fehmi Işıklar, "Ajitasyon çekme!" diye bağırarak konuşmamı bitirmemi istedi.
            O an kendimi çok yalnız hissettiğimi hatırlıyorum.

Milletvekili arkadaşların beni destekleyeceklerini sanıyordum, ama beni duymamış gibi davrandılar.

Orhan Doğan'ın sesi hâlâ kulaklarımdadır. Gülerek, benim Botan'ın etkisinde kaldığımı söyledi.

Evet, Botan kanımı tutuşturmuştu; yüzbinler halinde ayağa kalkmış, önderlerini bekliyordu.

ABDULLAH ÖCALAN'IN SHP'DE KALMAMIZI İSTEDİĞİNİ SONRADAN ÖĞRENDİM

Anladım ki, çabam boşunadır; SHP'de kalacaktık. Karar kapalı kapılar ardında çoktan verilmişti.

Bunun siyasi intihar olacağını söyleyerek, toplantıyı terk ettim ve ertesi günkü toplantıya da katılmadım.

PKK lideri Abdullah Öcalan'ın da SHP'de kalmamızı istediğini sonradan öğrenecektim.

Öcalan SHP aracılığı ile devletle diyalog kapılarının açılmasını umuyordu.

O gün SHP'den ayrılsaydık, 22 milletvekiliyle grup kurabilecektik.

1992 NEWROZ KATLİAMI

Biz SHP' de, DYP ile koalisyon ortağı iken 1992 Newroz katliamı oldu.

Erdal İnönü'nün katıldığı meclis grup toplantısında Ercan Karakaş, Mustafa Yılmaz, Ziya Halis, Orhan Doğan, Selim Sadak ve genel sekreter Mustafa Gazalcı'dan oluşan bir heyetin katliam bölgesinde inceleme yapmasına karar verildi. Heyette ben de vardım.
            26 Mart 1992 günü Ankara'dan uçakla Diyarbakır'a hareket ettik. Şehir bizi yaslı bir hava içinde karşıladı. Kimsenin yüzü gülmüyordu. Şaşkın ve tedirgindiler. Kendi milletvekillerinin ortağı oldukları bir hükümet onlara ölümü reva görmüştü. Devlet eski devletti, değişmemişti!
             Süleyman Demirel birkaç ay sonra, "SHP hükümet ortağımız olmasaydı dünya gök kubbeyi başımıza yıkardı," diyecekti. 
            Açıktır k, devlet ayağa kalkan halkın önünü kesmek için SHP'yi koalisyona ortak etmişti. Bizim SHP'de kalmamız da devletin işini kolaylaştırmıştı!
            Diyarbakır havaalanından parti il başkanlığına geçtik. Partide bir çay molası verdikten sonra da Şırnak'a hareket ettik.
            Şırnak'ta gördüğümüz manzara karşısında dehşete kapıldık. Şehir harabeye dönmüştü. Tablo tüyler ürperticiydi. 
             DYP ve SHP ileri gelenleri başta olmak üzere bütün Şırnaklılar söz birliği etmişçesine, "Sivil halkı öldüren ve şehri yüz milyarlarca zarara uğratanlar devlet güçleridir," diyorlardı.

Şehirdeki incelemelerimizi tamamladıktan sonra valiliğe gittik. Valinin yüzünde o makamda sembolik oturmanın ezikliği okunuyordu.

Gözaltına alınan kadınların tugayda çırılçıplak bekletildikleri söyleniyordu.

Valiye kadınlarla görüşmek istediğimizi söyledik. Ancak vali bu işin kendisini aştığını belirtti.

Peki, kimdi bu şehri yöneten? Kadınlar neden tugayda tutuluyordu?

Valiyle görüştükten sonra Cizre ve Nusaybin'de incelemeler yaptık. Orada da Şırnak'ta olduğu gibi yine siviller katledilmişti.

Yıllar sonra öğrenecektik ki, bu katliamlar Diyarbakır cezaevinden getirilen itirafçılara yaptırılmıştı.

DEVLET PKK'NİN HALKI SAVAŞA ÇAĞIRAN BİR BİLDİRİSİNİ SALDIRI GEREKÇESİ YAPMIŞTI

PKK seçimden önce halkı savaşa çağıran bir bildiri yayımlamıştı.

Devlet PKK'in bu çağrısını savunmasız halka karşı silahlı saldırı gerekçesi yapmıştı.

Bu saldırılarda altmış kişi öldürülmüştü. Gazeteci İzzet Kezer'i de yine devlet güçleri öldürmüştü.
            Sonuç olarak, otorite hep olduğu gibi hükümette değil, asker, polis ve özel timlerdeydi. Öyle ki vali tugay komutanına telefon etmeye cesaret edemiyordu.                                   

            Ankara'ya döndüğümüzde beni dehşet içinde bırakan bir tartışmanın içinde buldum kendimi.

HEP milletvekilleri SHP'den istifayı tartışıyorlardı.

Ortada bir tuhaflık vardı:

Tüm kamuoyu ve medya Newroz katliamına kilitlenmişken..

HEP, gündemi değiştirecek zamansız bir adım atmaya hazırlanıyordu!

Neler oluyordu?!

Biz Newroz heyeti, daha Ankara'ya varmadan katliamı konu alan raporumuzu bir araştırma önergesine dönüştürüp Meclis başkanlığına vermeyi kararlaştırmıştık.

Ayrıca İç İşleri bakanı hakkında bir de gensoru önergesi verecektik.

Böylece Newroz katliamı haftalarca gündemde kalacaktı.

Tuhaflık şuydu ki..

Daha birkaç ay önce SHP'de kalmakta ısrar eden bazı arkadaşlarımız, tam Newroz katliamı gündemdeyken, şimdi istifayı gündeme getirmişlerdi!

Ben seçimden sonra, "Derhal istifa edip HEP'e geçelim," diye ısrar etmiştim, ama şimdi bu istifa dayatmasını zamansız ve tehlikeli buluyordum.

İstifa gündemiyle yaptığımız toplantıda şunları söyledim:

"İstifa için yanlış bir zaman seçilmiştir. Şu anda kamuoyunun ve basının gözü Newroz katliamındadır. Şimdi yapacağımız şey bu katliamı gündemde tutmak ve sorumluların ortaya çıkarılması için kamuoyu baskısı yaratmaktır. Bugün istifa edersek katliamı gündemden çıkarmış oluruz. Katliam yerine istifalar konuşulur. Böylece katliamın üstünü kapatmış oluruz. Bilindiği gibi SHP meclis grubu bu katliam hakkında meclise bir araştırma önergesi vermeyi kararlaştırdı. SHP'nin araştırma önergesi vermesi, hükümetin Newroz katliamıyla ilgili resmi görüşünün iflas etmesi ve mahkûm olması demektir. Önerge verildiğinde bütün dengeler altüst olacaktır.
            SHP'nin iktidar ortağı olması, Demirel hükümetine dış dünyada prestij kazandırırken, içte de toplumsal muhalefete karşı bir dalgakıran işlevi görmektedir. 
            Meclis grubunda bakanları güvensizlik oyları ile düşürerek SHP'nin koalisyondan çekilmesini sağlayabiliriz.

Zamanında istifa etmeyip SHP'de kaldık. Şimdi ise katliamın gündemde olduğu bu kritik günlerde istifa ediyoruz. Bu, olacak şey değildir. İki hafta kadar daha bekleyelim, bu çalışmaları yaptıktan sonra istifa edelim. "

ABDULLAH ÖCALAN BASIN ARACILIĞIYLA İSTİFA ÇAĞRISI YAPTI

O günlerde Abdullah Öcalan koalisyon hükümetine bağladığı ümitlerini yitirmiş, basın aracılığı ile HEP'li milletvekillerine istifa çağrısı yapmıştı.

Yıllar sonra bir milletvekili bıyık altından gülerek, "Size söz geçiremediğim zamanlar meclis ankesöründen başkana (Abdullah Öcalan'a) telefon edip onu devreye sokuyordum," dediğinde şok olmuştum.

Ekim 1991 seçiminden sonra Öcalan'a, "İstifa etmeyin, SHP'de kalın," dedirten de bu milletvekili miydi acaba? Herhalde öyleydi. Çünkü bu milletvekili Diyarbakır toplantısında ısrarla SHP'de kalmamızı savunmuştu.

Şu garipliğe bakın ki, tam Newroz katliamı gündemdeyken, bu milletvekili şimdi de, "Derhal istifa etmeliyiz," diyordu.

Herhalde Öcalan'a yine meclis ankesöründen telefon edilmişti!

             Birkaç ay önce SHP'de kalmak için ayak direten HEP'liler bu kez bir gece yarısı operasyonuyla istifa ettiler.

            Altı ay SHP'de çıt çıkarmadan kalacaksın; fakat iki hafta beklemeyeceksin!

Ortada açıklanmaya muhtaç bir gariplik vardı:

            Hayati meselelerde atılması gereken adımlar hep ya çok erken, ya da çok geç atılıyordu. Yani bebeğe ya erken ( prematüre) doğum yaptırılıyordu, ya da doğum geciktiriliyordu. Her iki halde de bebek ölü doğuyordu.

            Milletvekili arkadaşlar çok değerliydi ve çok zor şartlar altında görev yapıyorlardı. İyi niyetlerinden de şüphe yoktu.

Gelgelelim bir el bunu bize sürekli yanlış yaptırıyordu.

            Bu yüzden de hatalar zinciri yıllarca uzayıp gitti.

            Dediğim gibi, meyveyi ya olgunlaşmadan dalından koparıyorduk, ya da dalında çürütüyorduk.

            İstifa bombası patlatılınca, tahmin edileceği gibi Newroz katliamı manşetlerden indi, istifalar gündemin başına geçti.
             Böylece Newroz katliamı güme gitti.

HEP'liler istifa edince hükümet ortağı olan SHP, Newroz katliamı hakkında Meclis'e araştırma önergesi vermekten vazgeçti.
            Şırnak, Cizre ve Nusaybin'de altmış kişiyi güpegündüz öldüren katiller bu zamansız istifalara mutlaka sevinmişlerdir!

         Ölenler ne yazık ki, öldükleriyle kaldılar.

         Ben de iki ay sonra Diyarbakır milletvekili Mahmut Uyanık'la birlikte SHP'den istifa ettim. Böylece sayımız on sekize yükseldi. Ama yine de grup kuramadık. Çünkü grup kurmak için yirmi milletvekiline ihtiyaç vardı. Gel gelelim bazı çevreler beni karalamak grup kurmamayı bana mal ettiler ve bu çirkin yalanı yıllarca işlediler.

Oysa Demir Otel'deki toplantıda SHP' den istifa etmeyi önerdiğimde, sayımız 22'ydi. O zaman istifa etseydik grup kurabilecektik. Grup kurmamanın sorumlusu kendileriyken, faturayı bana kestiler.

Bu ve daha pek çok şeyi GERİYE DÖNÜP BAKTIĞIMDA adlı kitabımda uzun uzun anlattım.

Evet, şimdi geriye dönüp baktığımda derin bir üzüntüyle görüyorum ki, biz 1991 milletvekili seçiminden hemen sonra SHP'den istifa edip HEP' e geçerek, kitleleri esas alan devrimci bir siyaset yürütebilseydik, halk onca ağır bedeller ödemeyecek, binlerce köy yakılıp kül edilmeyecek, milyonlarca insan yerlerinden yurtlarından sökülüp atılmayacak, binlerce insan faili meçhul cinayetlere kurban olmayacak, on binlerce siyasetçi ve düşünce insanı cezaevlerinde çürütülmeyecek ve bugün HDP yöneticileri TEM hücrelerinde sorgulanmayacaktı.

 

1.10.2020 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (1)

Yorum Yaz
Biz vê onlar.... Hep Bizans oyunları oynanıyor ve 30 yıl geçtikten sonra biri çıkıp anlatıyor... Nolcak bu Türk, Fırs, Arap kardeş sandıklarımız ın cehennemdeki halleri?!?
Emîn VARAN 4 Eki 2020 13:23:07

DİĞER YAZILAR

TARİHİN NOT DEFTERİNDE KÜRT DRAMI

KADER ARKADAŞLARI

DENİZ POYRAZ’IN RUHUNU ŞAD EDELİM

ZERO’NUN İŞGALE KARŞI GİRİŞTİĞİ ÖLÜM KALIM MÜCADELESİ

BİZE EL VERİN BU KİRLİ İKTİDARI BİR YILDA TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE SÜPÜRELİM

POLİS GENELGESİYLE SURATIMIZA ATILAN TOKAT UMARIZ UYANDIRIR BİZİ BU GENELGEYİ GERİ ALDIRAMAZSAK YAZIKLAR OLSUN BİZE

77 YAŞINDAKİ AHMET SILIK, MENEMEN CEZAEVİ’NDE ÖLÜME TERK EDİLDİ

AKP KORONA İLE YOLDAŞ OLDU

SİVİL İTAATSİZLİK REFERANDUMU BARBARLARIN UYKUSUNU KAÇIRACAK

ÖZGÜRLÜK KONGRESİ

GERGERLİOĞLU'NUN ARKASINDAN MIZMIZLANMAK

KADIN YALAKALIĞI

Mahmut Alınak’a toplatılan kitabı gerekçesiyle hapis cezası

ADİL BİR DEVLETTE, ALİ HAJILON’UTUTUKLAYAN O HÂKİM VE SAVCI ŞİMDİ HAPİSHANEDE GÜN SAYIYOR OLACAKLARDI

YARIN KARA GÜN’DÜR

RESUL SAÇAN’I KİM ÖLDÜRDÜ

SOPA ELİNİZDE DİYE SİZDEN KORKACAĞIMIZI MI SANIYORSUNUZ

KÜRD'ÜN MAKÛS KADERİ

DÜNYA TARİHİNE ALTINHARFLARLE YAZILAN İKİ KÜRT ÖNDER

KÜRDÜN GEORGE FLOYD'U

BELLİ Kİ, ALAATTİN ÇAKICI AKILNMAYACAK

BASINA VE DÜNYA KAMUOYUNA

KÖYÜMÜN ÇOCUKLARI OYUNCAK İSTEDİ, İÇİM CIZ ETTİ

İŞSİZLİĞE, YOKSULLUĞA VE HAYAT PAHALILIĞINA SON!

BU HÂKİM VE SAVCILARI ÖRGÜT ÜYELİĞİNDEN ŞİKÂYET YAĞMURUNA TUTMALI

FAŞİZM ADIM ADIM İLERLİYOR, PEKİ BİZ NE YAPIYORUZ

İRANLI KÜRT GENCİ ALİ HAJILON NEREDE?

PANDEMİLİ DEVRİM GÜNLERİ

DEVLETİN YÜZ YILDIR ÇÖZMEMEKTE DİRETTİĞİ KÜRT SORUNUNU VE DİĞER ŞU SORUNLARI BİR YILA KALMADAN ÇÖZERİZ

DAWO- TANRI'NIN SESİ

ONLARIN ÇOCUKLARI ÖZGÜR BİREYLER, HALKIN ÇOCUKLARI İSE BAŞ EĞMİŞLER ORDUSU OLARAK YETİŞİYOR

KÖYDEKİ EVİME PARAŞÜTLE İNECEĞİM

HENDEKTEKİ GELİNCİK YARIN OKURLARIYLA BULUŞUYOR

ALEVİ OLDUĞUNU BİLE SÖYLEYEMEYEN KILIÇDAROĞLU MU KÜRT SORUNUNU ÇÖZECEK?

BUGÜN YASTA ve AÇLIK GREVİNDE OLACAĞIZ

TÜRKİYE'DE BİR KÜRD'ÜN BARIŞA ARACILIK ETMESİNİN CEZASI YEDİ BUÇUK YIL AĞIR HAPİSTİR

O KÖR KUYULAR HEPİMİZİN ZİNDANIDIR

Bilgisayarımı ve telefonumu Kars çayına atacağım.

ACİL GÜNDEM; HAPİSHANELER NASIL BOŞALTILIR

BUNLAR MARAZİ IRKÇILAR VE İŞGALCİLERDİR

KÜRTÇE VE DİĞER MAZLUM DİLLERE ÖZGÜRLÜK

DEPREMZEDELERİN DAVA AÇMA HAKKI

İNSANLARI DEPREMLER DEĞİL HÜKÜMETLER ÖLDÜRÜYOR

ARTIK YETER!

HAYATIMIZA YILDIRIMLAR YAĞDIRAN BU EKONOMİK TERÖRE "HAYIR!" DİYORUZ

VİCDANLARIN SUSTUĞU GÜNLER

ŞEHİTLİK YALAN, O GENÇLER SARIKAMIŞ'TA KENDİLERİNİN OLMAYAN BİR SAVAŞTA ÖLDÜLER

BEDELİ ÇİLE OLAN BİR AŞK HİKÂYESİ

İŞTE CENNETE GİDEN GARANTİ YOL. TAYYİP ERDOĞAN İÇİN YARDIM KAMPANYASI BAŞLATIYORUM

KÜRTLER VE DİĞER MAZLUM HALKLAR KENDİ DİLLERİYLE DEVLETTE ÇOBAN BİLE OLAMAZLAR

KAHKAHALARLA GÜLDÜM, TAYYİP ERDOĞAN NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜNÜ HAYAL EDİYOR

OĞLU HAPİSHANEDE OLAN BİTLİS'Lİ BABANIN FERYADI

MEHMET TUNÇ VE BÊKES KİTABI MAHKEMECE YASAKLANDI

NE MİLYAR DOLARLIK BANKA HESAPLARI VE NE DE KARTİLYONLUK SERVETLER..

ADINIZI TARİHİN ÖLÜMSÜZLER DEFTERİNE ALTIN HARFLERLE YAZDIRMAK İSTER MİSİNİZ?

AVRUPA'NIN KORKUSU VE KÜRTLER

KAYYUM İŞGALİNE KARŞI ALTERNATİF BELEDİYE BAŞKANLIKLARI SÜRECİ BAŞLATILMALIDIR

BAĞIRMAK, İSYANIMIN OLANCA ŞİDDETİYLE BAĞIRARAK, KAPANDIĞINIZ FİLDİŞİ KULELERİNİZDE ZELZELE OLMAK İSTİYORUM

AĞRI'NIN CAMBAZLARI VE "GÜVENLİ BÖLGE" PAZARLIKLARI

GRUP YORUM HALKIN VİCDANINA SESLENİYOR VE KANAYAN BİR VİCDAN, SELÇUK MIZRAKLI

MADEMKİ BİZDEN VERGİ ALINIYOR, BUNLAR NEDEN ÜCRETSİZ DEĞİL

AKP BİZİ DAYAĞA ALIŞTIRMAK İSTİYOR. BUNLAR YILMAZ GÜNEY'İN ANLATTIĞI ZEHİRLİ OTLARDIR

ELLERİMİZDE BAYRAKLARIMIZLA MİLYONLAR HALİNDE SOKAKLARA DÖKÜLELİM

KÜRDÜ LOZAN'DA DÖRDE BİÇTİĞİNİZ YETMEDİ Mİ

ROJAVA NERESİ

ÜCRETSİZ AVUKATLIK VE SERVETLER DEĞERİNDE ALTIN BİR GÜLÜŞ

KÜRTÇE VE ESARET ALTINDAKİ DİĞER DİLLERİN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'E GİDİYORUZ

TIKANAN SİYASETİN ÖNÜNÜ AÇACAK BİR PROJE

GÖÇMEN KADINLARA AÇIK MEKTUP

NADİRA KADİROVA'NIN AVUKATLIĞINI ÜCRETSİZ ÜSTLENMEK İSTİYORUM

FİGEN YÜKSEKDAĞ, SELAHATTİN DEMİRTAŞ VE BİNLERCE AYDIN

HDP ÖNÜNDEKİ ANNELER NE YAPMALI ( 2 )

ANNELER YANLIŞ ADRESTELER OĞLU VE KIZI DAĞA GİDEN BİR BABANIN İBRETLİK HİKÂYESİ

TORUNUMU ÖLDÜRDÜLER

ESİR DİLLERE ÖZGÜRLÜK

SON DOĞALGAZ ZAMMI DA GÖSTERDİ Kİ, BUNLAR BİZE KOYUNMUŞUZ GİBİ DAVRANIYORLAR

KADIN CİNAYETLERİ ÜZERİNE KISA BİR NOT

SARAY VE KAYYUM KELİMELERİ YASAKSA..HER EVİN ÖNÜ, HER BALKON VE HER SOKAK BİR MİTİNG ALANIDIR

AKP'Yİ ZAMANA YAYILMIŞ SİVİL İTAATSİZLİKLERLE DİZE GETİREBİLİRİZ

BELEDİYE BAŞKANLARININ GÖREVDEN ALINMALARI AKP'NİN SONUNU GETİRECEK BİR FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR

KÜRTÇE VE DİĞER YASAKLI DİLLER İÇİN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'E GİDİYORUZ

HOROZLARDAN İNSANLIK DERSLERİ

KÜRT MESELESİ BİR DEFA DAHA SİLAHLARA HAVALE EDİLDİ

BURASI TALANİSTAN

BUNLAR GIRTLAĞINA KADAR PİSLİĞE BATMIŞ

GÖZALTINDA SİGARA YASAĞI HAKKINDA ADALET BAKANINA AÇIK MEKTUP

DEVLET HALKI HARACA BAĞLADI. BU HARACA KARŞI ÇIKACAK BABAYİĞİTLERE İHTİYAÇ VAR

PKK BAHANE, DÜŞMANLIK KÜRDİSTAN'ADIR

HAKİKİ LİDER, TARAFTARLARI İÇİN CANINI ORTAYA KOYANDIR

UTANIN, GENÇLERİN HAYALLERİYLE OYNUYORSUNUZ. AHD OLSUN Kİ, HAYATI SİZE ZİNDAN EDERİZ

ROJA REŞ- KARA GÜN. KÜRTLERİN MİLLET OLARAK AĞLAŞACAKLARI BİR MEZAR TAŞLARI BİLE YOK

BUGÜN İRFAN KILIÇ, BAŞKA BİR GÜN HERHANGİ BİRİMİZ

KÜRD'ÜN KANI İLE YAZILAN ROJA REŞ*

AKP'NİN AR DAMARI ÇATLAMIŞ. GÖZE ALABİLSELER EVLERE DE KARAKOL KURACAKLAR

DÜNYA BÖYLE ANITLAŞAN HALKLARI DA GÖRDÜ

TAYYİP ERDOĞAN TAMAM

ÇORBACILAR OLMASA DÜNYA BİR HALKLAR CENNETİ OLURDU

TAYYİP ERDOĞAN KANDİL'E Mİ GİDECEK

ANNE BEN ÖLÜYORUM

KÜRTLER NE İSTİYOR.. İŞTE ÇÖZÜMÜN EN KESTİRME VE KANSIZ YOLU

BEN, "PONTUSLU RUM'UM," DİYENLER PARMAK KALDIRSIN

BU BOYUNDURUK BOĞUYOR AKP VE BU DÜZENDEN KURTULMAK GEREK

VATANSEVERSENİZ KENDİ ÇOCUKLARINIZI GÖNDERİN

KAZANANI OLMAYAN BİR SAVAŞ VE YİNE KAN, YİNE ÖLÜM

DİL ESARETİNE KARŞI ÖZGÜRLÜK KAMPANYASI

YA FAŞİST DEVLETİN BAYRAĞINI SELAMLAYACAKLARDI, YA DA ÖLECEKLERDİ

ERMENİLERE MİNNETTAR OLMAMAK ELDE Mİ?

ONU GÖRDÜKÇE ÖFKELİ BİR ÇIĞLIK KOPUYOR İÇİMDE

BU UTANÇLA NASIL YAŞIYORSUNUZ?

BİR YERYÜZÜ CENNETİ

MERAL AKŞENER’İN KAYGISI

TAKSİM MEYDANI AKP'NİN TAPULU MÜLKÜ MÜDÜR Kİ, BURADA 1 MAYIS KUTLAMALARINA İZİN VERMİYOR

DEVLETİN YÜZYIL ÖNCE BAŞARAMADIĞINI BİZ REHİNELER BAŞARDIK

SELAHATTİN DEMİRTAŞ: "BU BAYRAK HEPİMİZİN ORTAK BAYRAĞIDIR"

BİZİM NE YAZIK Kİ BİR SNELMAN’IMIZ YOK

BEŞ PARA ETMEZ BİR YAZI

ÖLÜM MAKİNELERİ İÇİN REFERANDUM ÇAĞRISI

EMEKÇİLERİN DEVRİM HAREKETİ

EY YÜCE TÜRK MİLLETİ!

ÊZİDİ SOYKIRIMINDA IŞİD VE AKP'NİN YOL ARKADAŞLIĞI

GÜNÜN GÖREVİ

DİGOR’DA ÜZÜLEREK GÖRDÜM Kİ

AÇLARIN VE YOKSULLARIN (SOĞAN) DEVRİMİ

KENDİ TÜRÜNE DÜŞMAN, BAŞKASINA KÖPEK

ÖLÜMÜN KÖPEKLEŞTİĞİ AN

AŞKIN ÖLÜMLE SINANDIĞI DÖNÜŞSÜZ YOL

TUTUKLU AİLELERİNE AÇIK MEKTUP

SÜLEYMAN SOYLU, SEN QIRCİGOL DÜZÜNDE KARŞIMA ÇIKMALIYDIN

( Cizrespor'a saldırı ) SUÇ BİZDE

KPSS SAHTEKÂRLIĞI

BİR MERMİ BİR HALKA BEDELDİR

AÇIM AÇ, ÇOCUKLAR DOYMUYOR, EKMEK İSTİYORUM

PİRSA KURTÎ

SÜLEYMAN SOYLU'YA MEMUR DEĞİL, BİZİ TEMSİL EDECEK BELEDİYE BAŞKANLARI SEÇECEĞİZ

KORKUYORLAR

TÜRKİYE'YE DENİZ GEZMİŞ CEZASI

SARIŞIN BAKIŞLI KADIN

BRAVO, TAYYİP ERDOĞAN KARL MARKS’ I BİLE SOLLADI!

EMK YENİ BİR HAYATA ÇAĞIRIYOR

SENİ HEP ÖZLEM VE KEDERLE HATIRLAYACAĞIM GÜLNİGAR HANIM

İSRAİL VE TÜRKİYE'NİN FARKI

KIZ NEDEN HEP ERMENİ OLUR?

FİLLERİN İBRETLİK DİRENİŞİ VE GÖNÜLLÜ KÖLELER

BU TEHLİKELİ GİDİŞATI TERSİNE ÇEVİREBİLİRİZ. İŞTE BİR ÇIKIŞ KAPISI!

FATİH PORTAKAL İLE ÇEKİRGENİN FARKI

YİNE KAN VE YİNE ÖLÜM! CUMHURBAŞKANI'NDAN MEKTUBUMUZA CEVAP BEKLİYORUZ

YA İNSANCA YAŞAYACAĞIZ, YA DA KÖLECE BOYUN EĞECEĞİZ

Mahpusları unutan bir toplum, ister Kürt, ister Türk, özgürleşemez!

SAHİPSİZ BİR İL

DEVLET VE PKK ARASINDAKİ SAVAŞA SİVİL MÜDAHALE

YUMURTALAR BOZULUNCA NE OLUR

DEVLET ALKIŞÇILARINA ATILAN ŞAMAR

TAYYİP ERDOĞAN'A, "GÖZÜNÜN ÜSTÜNDE KAŞIN VAR," DEMİŞİM

BİZ, DEVLET VE PKK ARASINDAKİ SAVAŞI DURDURMAYA ADAYIZ

VAHŞET DEVRİ

AKP' DEN SEKSENLİK NİNEYE SEÇİM RÜŞVETİ

MARGRİT, DÜNYAYA IŞIK SAÇAN KADIN

İDAM RİSKİ ALTINDA OLAN PANAHİ BİZİM KARDEŞİMİZ OLSAYDI NE YAPARDIK

YAZIK BERNA LAÇİN’E Kİ, ALİŞAN ADLI BİR SAMAN KAFALI ADINI AĞZINA ALMIŞ

BİLAL ERDOĞAN PKK'NİN ELİNDE OLSAYDI...

KARAMSARLIĞA GEREK YOK VİCDAN AKP' YE KARŞI

SOKAK TERÖRÜ; Kars, İstanbul, Gaziantep ve Adana

SEN BİR TANRIÇASIN

MAHMUT ALINAK’IN KEŞKE ROMANI ÇIKTI

EMEKÇİLER AİLESİ VE FLORMAR İŞÇİLERİNE DESTEK ÇAĞRISI

BU HALK AYAKTA ALKIŞLANIR

TAYYİP ERDOĞAN YARIN ŞIRNAK' TA BİSİKLETLE TUR ATACAK. İBRAHİM TATLISES BU DEFA MİTİNGE ÇAĞRILMADI

PATRONLAR CENNETİ' İNDE FLORMAR CEHENNEMİ

EŞEK KULAĞINDAN DON DİKMEK

Babası ölenler için gecikmiş bir roman. Babası yaşayanlar için yazıldı . KEŞKE

EY DEVLETİN BAŞINDAKİLER, EŞLERİNİZ VE KIZLARINIZ SOYUNDURULARAK ARANIRSA NE HİSSEDERSİNİZ?

İSRAİL HALKI DÜNYA'YA IŞIK SAÇIYOR

ALAATTİN ÇAKICI' YA...SANA KIZMIYORUM, ACIYORUM

EY İNSANLIK, MAZLUM AFRİN HALKI SENDEN YARDIM BEKLİYOR!

SERJ SARKİSYAN VE TAYYİP ERDOĞAN FARKI

SEÇİM FIRILDAĞI

AKP İŞGALİNE KARŞI HALK BELEDİYECİLİĞİ

TANRI İSTESEYDİ...

TAPILAN KADIN

BU TOPRAKLARDA NEDEN DEVRİM OLMUYOR

GELİN ORTAK GELECEĞİMİZİ BİRLİKTE KURALIM

BİR KÜRDÜN ASKERLİK ANILARI

KÜRT BELEK' LER

EY TAYYİP ERDOĞAN VE EY AVRUPA!

KARA NEWROZ

YÜZÜMÜZE TUTULAN AYNALAR

SİZ BENİ ÖLDÜRMEK Mİ İSTİYORSUNUZ?

Islık çalmak da neredeyse suç sayılacak!

UMUT KÖPRÜSÜ

BİZİM GANDHİ'LERİMİZ

ÖKSÜZ BİR ŞEHİR

GEÇENLERDE SOYULDUM

EFRİN DÖRT GÖZLE SİZİ BEKLİYOR!

BUNLAR KESİP ATTIKLARI TIRNAKLARINI BİLE VATAN İÇİN TEHLİKEYE ATMAZLAR

HDP' NİN DEVLET HAYRANLIĞI

SİLAHA VE ÖLÜME İTİRAZI OLANLAR

EFRİN'DE HESAP BAŞKA, YPG BAHANE

"SUSMA, SUSTUKÇA ÇOCUKLAR ÖLÜYOR"

BİZ BUNU GÖZE ALAMAMIŞTIK. VE İKİ ÖNEMLİ HATA YAPTIK

Dün Silivri Cezaevi'nde Ahmet Şık ve Selçuk Kozağaçlı' yı ziyaret ettim.

LEYLA ZANA, KÜRT GANDHİ VE CİZRE

Bunun, düzenin süslü bir yalanı olduğunu ancak cezaevine düşünce anladık

HEVAL OLMAK BU MUDUR?

AYSEL TUĞLUK'UN GÖZYAŞLARI

HEP BÖYLE OLUR

F TİPİ YETMEDİ

KÜRTLER BUNU MUTLAKA SORGULAMALI

YARIN KARA BİR GÜNDÜR

KÜRTLERİN BİR AĞLAMA DUVARI YOK

OĞRU ÊLE BAĞIRDI Kİ, DOĞRUNUN BAĞRI ÇATLADI

KÜHEYLAN

ANNELERİN FERYADI GÖĞÜN ATLASINI YIRTIYORDU

ŞEKERLE TATLANDIRILMIŞ YALANLAR

TÜRKLER DE DAYAK YER

TÜRKİYE ESİR KAMPLARI

TERÖRİST EĞİTİM HEP AYNI

DAVET

YEŞİL GÖZLÜ O KIZ ÇOCUĞUNU DA ÖLDÜRDÜLER

SİLAHLAR SUSSUN, MAZLUMLARA HAKLARI TANINSIN

ÖZGÜRLÜĞE GİDEN YOL

DÜNYA TERSİNE DÖNMEYE BAŞLADI!

MEHMET TUNÇ'UN KIZI NALİN'DEN MEKTUP VAR

VİCDAN, ZORBALIĞI YENECEK

KAN PARTİ' NİN SAKLI SIRRI

ÂŞIK OLDUM, SAVAŞTIM, ÖLDÜM

SESSİZLİK ZİNCİRİNE VURULAN KİTAP

BU HÜKÜMET NEDEN HÂLÂ BAŞTA VE BU MUHALEFET NEDEN VAR?

KÜRDİSTAN VE KATALONYA REFERANDUMLARININ BİZE SÖYLEDİKLERİ

ATEŞİ AVUÇLAMAK

LE VAN MİNH VE MEHMET TUNÇ*

SEN İNSANLIKTAN ÇIKMIŞ BİR IRKÇISIN

KENDİNE KATİL EDİLENLER VE AYSEL TUĞLUK'UN ANNESİ

CEZAEVİ BALTASI İLE YÖNETİLEN ÜLKE!

"YA ÖLÜRÜZ, YA OLURUZ!"

ARAKAN ROHİNGYALARI KÜRT OLSAYDI GIKINIZ ÇIKMAYACAKTI

GÜNAHLARINIZI AĞRI DAĞI BİLE TAŞIYAMAZ

BİZİ TAVUK YOLAR GİBİ YOLDUNUZ!

KÜRDİSTAN, EGEMEN AZINLIĞIN DEVLETİ Mİ, HALKIN DEVLETİ Mİ?

NURİYE VE SEMİH İÇİN BİR UTANÇ YAZISI

Ertuğrul Kürkçü,Mir Dengir Fırat Celal Doğan,Altan Tan

F TİPİ DİLSİZLER TIMARHANESİ

KÖTÜ BİR KİTABIN MÜTEVAZı HİZMETİ

PAYLAŞMANIN BÜYÜK KEYFİ

ÖLMEK BAZEN BİR GÖREVDİR

AKP'NİN ATTIĞI KAZIK YETMEDİ, ŞİMDİ DE CHP KAZIĞI MI?

Kendimi mahkemede böyle savunacağım

ZENGİNİN KÖPEĞİ GİRER AMA HALK GİREMEZ

İŞTE SAVCININ AĞZINDAN CUMHURBAŞKANLIĞI' NIN YARGIYA TALİMATI!

YALANCI EMZİK

SAHTE YURTSEVERLER VE ÇOBANYILDIZI AYDINLAR

BU DÜZENE HAYIR!

MUHALEFETSİZ İKTİDAR VE ACİL ÇÖZÜM

Sen sustun sayın aydın!