BEŞ PARA ETMEZ BİR YAZI

BEŞ PARA ETMEZ BİR YAZI

İçtenlikle söylüyorum, vicdan azabıyla yazdığım bu yazıyı okumasanız da olur. 
Çünkü devlet terörünün sokaklarda kol gezdiği bu ortamda yazının ve sözün bir hükmü kalmadı artık. 
Dün Gebze Cezaevi’nin önünde açlık grevi yapan çocukları için nöbet tutan anneler polislerce aşağılanarak ve itilip kakılarak kovuldular. 
Videodaki manzara ürperticiydi. 
Maaşı bizim cebimizden ödenen bir polis amiri, anneleri önüne katıp copla itekleye itekleye, “Yürü, bekleme, hadi yürü, hızlan…” diye hiddetle bağırıyor, hakaret ediyordu. 
Anneler hepi topu beş kişiydi. 
Polisler ise -savaş meydanına çıkmış gibi- başlarında kaskları, ellerinde kalkanları ve silahları ile onlarca idi. 
Coplarla iteklenen anneler amansız bir rüzgâra kapılmış yapraklar gibi savruluyorlardı.
Çok çaresizlerdi, halleri yürek burkuyordu. 
Devlet güçleri önceki gün de Diyarbakır’da milletvekillerinin de aralarında olduğu bir kalabalığa saldırdılar.
Cumartesi Anneleri de sokağa çıkmaları yasaklanarak devlet teröründen paylarını fazlasıyla alıyorlar. 
İnsan hakları, hukuk, demokrasi gibi tedavülden kalkmış aldatıcı laflar etmeyeceğim. 
Vicdanlar kör, kulaklar sağır vb. sözler de etmeyeceğim. 
Ve o düşman tavırlı polis amiri hakkında soruşturma açılsın, diye hükümete ve savcılara çağrı da yapmayacağım. Çünkü biliyorum ki, bunlar karşılığı olmayan ucuz sözlerdir. 
Peki ne yapmak gerekiyor? 
Bu soruya da izninizle cevap vermeyeceğim. Çünkü vereceğim cevabın bir karşılığı ve hükmü yok.

20.04.2019 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR