BAŞKALAŞANLARDAN DEĞİL, GELİŞENLERDENDİ GÜLRİZ SURURİ

Temel Demirer

BAŞKALAŞANLARDAN DEĞİL, GELİŞENLERDENDİ GÜLRİZ SURURİ

“Akıllı bakan korkunç ve tehlikeli görünür.

İnsan beyni aslanın pençesinden

daha korkunç bir silahtır.”[1]

 

Virginia Woolf’un, “Ne hoş bir güzelliği vardır, hafif adımlarla, gülümseyerek dünyadan geçenlerin. Kimseye bir kötülüğü dokunmadan yaşayanların, onurlu bir yaşamı seçenlerin,” betimlemesine sonuna dek layık olanlardandı…

* * * * *

Nereye nasıl defnedildiği bilinmeyen, sessizce aramızdan çekilen sanatçıydı; 2019’la beraber sessiz sedasız göçüp gitti.

Manevi kızı Zeynep Miraç Özkartal, “Sessiz bir defin istediği için vasiyetini yerine getirdik. Kendisi definden sonra duyurulmasını istedi. 31 Aralık 2018’de kaybettik. Bugün, 1 Ocak 2019’da defnettik. Vasiyeti gereği başka bilgi paylaşamıyoruz,”[2] açıklamasını yaptı.

 

Bir ateist gibi yaşamış ve bir ateist gibi ölebilmiştir Aziz Nesin gibi… (Sadece “ateist” olmaktan öte, “militan bir ateist”ti.)

Her ortamda “tornistan” yapmadan başını dik yaşadı; ölmeden birkaç ay evvel, “Benim neslim geleceği çok güzel hayal etmişti. Gelecek çok kötü geldi maalesef,” demişti.[3]

89 yaşında ‘Posta Gazetesi’nin, “Yaklaşan seçimle ilgili ne düşünüyorsunuz?” sorusuna, “Varlıklı olanların, imkânı olanların çoğu ülkeyi terk etmek istiyor. Haklılar. Bu hâliyle bu ülkede durulmaz, yaşanmaz. Yaşanmaz hâle geldi. Korku toplumu olduk,” yanıtını dobra dobra vermişti.[4]

* * * * *

En iyiler(imiz) birer birer eksilip gidiyorlarken; “Bizdeki cenaze törenleri kötü oluyor. Bana samimiyetsiz geliyor. Avlu kokteyllerine dönüşüyor,” diyen O, insanlara büyük bir tevazu dersi veriyordu sanki.

Ne güzel kadın, ne güzel bir hayat ve Arthur Schopenhauer’in, “Ölümden sonra doğduğundan önce neysen o olacaksın,” saptamasındaki üzere ne güzel bir gidiş.

Ölüm, her yaş için kabullenmesi zor bir gerçeklikken; ölüm(süzlüğ)üyle bile farkını ortaya koymuştu.

Nesin Vakfı’nın yöneticisi Süleyman Cihangiroğlu, Sururi’nin ölüm ilanını kendisinin yazdığını açıklarken;[5] Gülriz Sururi ve 2017’de vefat eden eşi Engin Cezzar’ın, İstanbul Gümüşsuyu’ndaki beş katlı binalarını kültür ve sanat evi yapılmak üzere Nesin Vakfı’na bağışladığı duyuruldu.[6]

“Elime para geçtikçe çocuk okuttum… Bilhassa kız çocuklarının eğitim görmesi benim için çok önemli,” demişti.

* * * * *

Rafine bir sanatçıydı, sonsuzluğa göçüşü de kendi gibi zarifti.

“Hiç yaşlanmayan”; ince bir kadındı; güzeldi, yetenekliydi, akıllıydı; yeri dolmayacaklardandı.

“Gül yağmuru” anlamına gelen “Gülriz” adını Ona; Abdülhak Hamit Tarhan koymuş ve annesinin öldüğünü 6 yaşına kadar saklamışlar kendisinden.

Annesi primadonna, babası tenordu; Muhsin Ertuğrul, “Annesi gibi yetenekliyse çocuk tiyatrosunda oynamaya başlasın” demişti.

Annesi primadonna Suzan Lûtfullah Sururi, babası ilk operet kurucularından Lûtfullah Sururi idi; kendisi de -anne karnından sonra- ilk kez Muhsin Ertuğrul’un isteğiyle 12 yaşında sahneye çıkmıştı.

Benzersiz serüveni ve sürekliliğiyle tiyatroya damgasını vuran Gülriz Sururi için Cemal Süreya, “Tiyatromuzda daha zengin bir tereke düşünülemez. Kenterlerde de sanatsal aile değerleri var. Ama Gülriz’in bambaşka. Bu yönden Evliya Çelebi Seyahatnamesi gibi bir serüven söz konusu. Benzersiz, yenilenemez ve tek. (…) Gülriz’in gözleri elmacık kemiklerinin sarp kayalıklarının altında derinleşen iki göl gibi duruyor. Hiç bozulmayacak. Yaşadığımız dönem birtakım simgelerle anlatılırsa ileride, onunla da anlatılacak,” derdi.

‘Sokak Kızı İrma’dan ‘Keşanlı Ali Destanı’na, ‘Ferhat ile Şirin’den ‘Teneke’ye, ‘Zilli Zarife’den ‘Kaldırım Serçesi’ne yıllar boyunca rol aldığı her oyunla çoğalan Gülriz Sururi, 1999’da kaleme aldığı ‘Söyleyeceklerim Var’ oyununun ardından sahnelere veda etti.

‘Kıldan İnce Kılıçtan Keskince’si (1978) otobiyografik yapıtıydı.

Orada “İlk maaşım 28 lira 36 kuruştu. Neler almamıştım o parayla. Babamla çıkmıştık çarşıya. Elbiselik kumaş, ayakkabı, çorap, yün bir ceket, babama hediye bir kravat almıştım. Daha bir sürü ufak tefek. Babam o kravatı “Kızım aldı” diye gösterip dururdu herkese. Eskisi gibi meraklı değildim artık operet seyretmeye,” notunu düşmüştü.

Yayımlanmış altı kitabı vardı: ‘Kıldan İnce Kılıçtan Keskince’,[7] ‘Biz Kadınlar’,[8] ‘Bir An Gelir’,[9] ‘Girmediğim Sokaklarda’,[10] ‘Gülriz’in Mutfağından’,[11] ‘Seni Seviyorum’…[12]

* * * * *

“Ben bu adamı 55 yıldır deliler gibi seviyorum,”[13] dediği hayatının aşkı Engin Cezzar’a delicesine bağlanmıştı. Kolay mı? “Baharı da, yazı da, kışı da aynı adamla yaşamanın tadı hiçbir şeyde yok!” diye haykırmıştı Engin Cezzar için…

“Eşi benzeri zor bulunur bir aşktı onlarınki... Şartsız şurtsuz, hesapsız kitapsız... İçten, yürekten... Gülriz ile Engin!

Tam 56 yıldır sevgiliydiler... Büyük mutluluklardan, büyük acılardan geçtiler... Son 40 yılı geceli gündüzlü hiç ayrılmadan yaşadılar. Ve gün geldi, tiyatronun gelmiş geçmiş en büyük devlerinden Gülriz Sururi, tiyatronun efsane ustalarından Engin Cezzar’ını kaybetti. Doktor, ‘Öldü’ dediğinde eli Gülriz’in avcunun içindeydi. Aslında, sadece o an değil, hep Gülriz’in kalbinin içindeydi. Bir an bile ayrılmamacasına...

Felç geçirmişti Engin Cezzar, konuşamıyordu ama onlar kendilerine o hâlde bile mükemmel bir ortak dünya yarattılar. Hayatın onlardan aldığına kafa tuttular ve sadece seslerden oluşan yeni bir dil icat ettiler; aşkın dilini...”[14]

Arkadaşı, yoldaşı Engin Cezzar ile ilkin 29 yıl evli kalmış (1968-1997) ve daha sonra Engin Cezzar’ın aldatmalarından dolayı boşanmışlar; 2 yıl ardından tekrar evlenmişlerdi. (1999-2017)

Gülriz Sururi Engin Cezzar’ı yani “Tiyatronun Olimpos Dağı’ndan”;[15] “Muhsin Ertuğrul’un Hamlet’iyle tanınan”;[16] “Sahnelerin belleğine kazınan”;[17] “Sahne ustası”;[18] “Yetenek kaşifi”;[19] “Vefat haberi, toprağa verildikten sonra duyurulan,”[20] Onu; ‘Hamlet’ olduğu kadar ‘Keşanlı Ali’ de olan aşkını çok ama pek çok seviyordu… 2011’de felç geçiren Engin Cezzar’a, aşkından bir şey eksilmeden, göz bebeği gibi bakmayı sürdürecekti…

* * * * *

Müthiş sevecenliğiyle, gizemli görünümlüydü; büyük, hatta dev gözlü bir kadındı; sanatsal duygular uyandıran bir simaydı... ‘Keşanlı Ali Destanı’, ‘Kaldırım Serçesi’ gibi tiyatro yapıtlarda başrolleri üstlenip, rollerin hakkını sonuna dek vermişti.

Zamanla şarap gibi güzelleşen oyuncuydu; -tekrar olacak ama- çok güzel gözlere sahipti. Devasa elmacık kemikleriyle tiyatronun ‘Sokak Kızı İrma’sı, küçük ‘Hanfendü’süydü…

“Para için sanat yapmaktan kaçınmak gerektiğini, bunun etik olmadığını savunan”dı; “Bir insanı ‘mutlu edecek şey ile mutsuz edecek şey aynı olduğunda nasıl davranmalı?” sorusunu dillendirendi…

“Klasik bir beyaz Türk” olarak nitelenmişti. Kişiliği hakkında “narsist ve kaprisli” diyenler olsa da; “elitist” olarak nitelense de; çok açık sözlüydü; örneğin meslektaşı Ali Poyrazoğlu için, “Ben onun tiyatro yaptığını bilmiyorum. Pardon Ali tiyatrocu mu? O iyi bir işadamı” demişti; herkes “ayakta alkışlar”ken, A.R.O.G’u beğenmediğini söylemişti…

8 Mart 2013 akşamı ‘Skytürk 360’da Hilmi Hacaloğlu’nun programında, “Kutsal kitapları okuyan ama anlamayan dindar, hem okuyup hem anlayan ateist, hem okumayıp hem de anlamayan yobaz olur,” deme cesareti göstermişti.

“Gökten inen kitaplara inanmıyorum,” diyen O, yobaz dolu bir coğrafyada cesurca ateist olduğunu açıklamış ve böyle yaşayabilmişti!

* * * * *

“Yıldız (Kenter) her zaman sinemada rol alabilme şansı buldu, benim içimde kalan ukde budur.” diyerek açıklamıştı. Çoğunluğa bulaşmış “İlgi beklemek-beğenilmek-tanınmak-pohpohlanmak,” benzeri hastalıklardan uzak kalabilmişti. Sadece kocaman gözleri değil, kocaman bir de yüreği vardı...

‘Posta’ gazetesine 86 yaşında, bikinili poz verip; “Aynalara küsmedim, çerçevelerden aynaları alıp eski fotoğrafları koymadım,” diyerek; yaşına rağmen formda kalabildiği için “kendisiyle gurur duyduğunu” söyleyip; “Yaşlılığı hiç düşünmeden yaşadım,” diye eklemişti.[21]

* * * * *

“Gülriz Sururi; genç, dinç, hayata ve tiyatroya büyük bir enerji ve sevdayla bağlı ‘özel’ bir insan, ‘özel’ bir sanatçıydı. Bilindiği gibi, onun 2017’de çıkan anı kitabının adı, Yunan mitolojisinde ‘Bahar Rüzgârı’ anlamına gelen ‘Zefiros: Ebedi Gençlik Rüzgârı’dır. Gülriz Sururi, bu rüzgârı arkasına almış ve elini attığı her alanda başarılı olmuş bir sanatçı. Kitabın girişinde; ‘Tiyatro beni bir ana gibi sarıp sarmaladı. Ne sordumsa cevapladı. Öğretmekten hiç bıkmadı. Yol gösterdi...’ der”di.[22]

“Tam bir yıldızdı”;[23] “Sahnede göz kamaştıran bir oyuncuydu”;[24] “Dediğim dedikti, kararlıydı”;[25] “Aktivist kişiliği, ilkeli davranışları ve her zaman ilerici bir duruş taşıması tabii ki çok önemli”ydi.[26]

Kolay mı? Gülriz Sururi’ye veda ederken Genco Erkal’ın hakkında, “Sadece büyük bir oyuncu değil, yaşamını sanata dönüştürmüş bir kadındı Gülriz Sururi... Giyimi, kuşamı, yediği, içtiği, evi, eşyaları, dostlukları, ilişkileriyle kendisi bizzat bir sanat eseriydi,”[27] dediği O; “Fark edilen kadın”dı![28]

Kendini kendi yarattı: Özgünlüğüyle, kişiliğiyle, görüntüsüyle... Çalışma şevki, disiplini, mükemmeli araması ve yeniliğe açıklığıyla. Sürekli kendini geliştirdi. 

Çok genç yaştan başlayarak tabuları dinlemedi. Yasaklara, baskıya, sansüre, haksızlığa dimdik duruşuyla meydan okudu. Sanatın özündeki muhalifliği bir kez yakaladıktan sonra, bir daha bırakmadı. 

İlkelerinden hiç ödün vermedi. Eğilip bükülmedi. Sorumluluklarını üstlenen aydın yurttaş duruşunu, dik duruşunu sonuna dek sürdürdü. Etik değerleri ve estetik değerleri hep bir arada düşündü ve uyguladı… 

Aktivistti; toplumsal eylemlerden uzak durmazdı; mükemmelin peşindeydi ve yaşamında, sahnede, evde, sokakta hep mükemmeli aradı.[29]

“Hep zamanının ilerisinde bir kadındı. Dik duruşu, kimseye eyvallahının olmayışı, sevdiği adamı sonuna kadar pamuklar içinde sarıp sarmalaması beni derinden etkiledi,”[30] dedirten O, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayan insanlardan biriydi; coğrafyamızın yetiştirdiği en değerli tiyatro sanatçılarından biriydi…

* * * * *

 “Sosyalistim” dese de, “Benim için Atatürk’ün ‘Nutuk’u dünyaya inmiş son kitap” vurgulu bir Cumhuriyetçi’ydi…

* * * * *

“Değişenlerden değil gelişenlerdenim!”[31] diyen ‘Sokak Kızı İrma’ hoşça kal; biz seni çok sevmiştik…

Törensiz, habersiz “veda” edip gitti. Engin Cezzar için de aynı şeyi yapmıştı, belli ki kendi için de önceden planlamış her şeyi, her zamanki disiplini ve titizliğiyle… Dinin icaplarını yeterince bilmeyebiliriz belki, ama bunun insanlık icabı olduğunu bilmeliyiz…[32]

Unutmayacağız Onu…

Çünkü biz(ler)e; “Ben ne olursa olsun ait olduğu ortamın hep kıyısında duran ve yalnızca bir parçası olduğu kalabalığı değil, aynı zamanda yanı başındaki büyük boşlukları da görebilenlerdenim,”[33] diye fısıldayan O; Gabriel García Márquez’in, “Ucuz insanlara pahalı gelmen senin değil onların suçu. Unutma ki: insan anlayana çok, anlamayana eksik görünür. Hepsi bu!” uyarısını hatırlatırcasına yaşayarak; “Sormak istersen bayım; ben sizden de değilim, diğerlerinden de; ben, ölüme dair yemin etmeyenlerden, tehdit savurmayanlardan, dinini ve ırkını aklının yerine koymayanlardanım. Ben hâlâ şiir okuyanlardanım. Ben ölürken vatanını yahut dinini değil, ‘sevgiliyi’ düşünecek olanlardanım…”[34] diyerek ne “Cennet Ödülü”ne, ne de “Cehennem Ceza”sına aldırmadı…

Ölüm korkusunun “ödül/ ceza” ikilemiyle insan(lık)a malettiği “absürd”e prim vermedi.

İnsanı bilinmeyen güçlerin elinden kurtarıp, bilinen güçlerin dünyasına maleden Aydınlanma ile Rönesans’ın insan(lık)ından oldu.

Onun için “Cennet”, insan(lık) aklına dayalı bir dünya düzeni ile, insan(lık)ın sorumluluğunu bilip, yaşayarak herkese yararlı olacağı, mutlu olacağı bir yaşamdı. 

“Cehennem” de, insan(lar)ın ezen/ ezilen olarak bölünüp; yalancıların, hırsızların refah içinde olduğu, ezilenlerin açlık çektiği, mutsuz, eşitliksiz bir yaşamdı. 

“Öte tarafta” değil; “Cennet” de “Cehennem” de bugün, bu dünyada yaşanıyordu. 

Biz(ler)e bunları hatırlattı O güzel kadın; çekip giderken…

Nasıl unuturuz Onu; mümkün mü bu?

 

25 Ocak 2019 10:56:19, İstanbul.

 

N O T L A R

[*] Kaldıraç, No: 211, Şubat 2019…

[1] Arthur Schopenhauer, Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar, Çev: Ali Nalbant, Say Yay., 2018.

[2] “Güle Güle Gülriz Sururi…”, 1 Ocak 2019… http://sendika63.org/2019/01/gule-gule-gulriz-sururi-524626/

[3] “Ünlü oyuncu Gülriz Sururi Cezzar, vasiyetinde dini tören istememiş… Aziz Nesin de bu konuda tutarlı davrananlardan biriydi, dini tören de mezar yeri de istemedi. Marksist-materyalist dünya görüşünü benimseyen, belki sadece ateist ya da deist olup ‘öbür dünya’ diye bir şeye inanmayan arkadaşlarımızın ölüm haberlerini aldığımızda burada bir dolu baş sağlığı mesajı yer alıyor. ‘Allah rahmet etsin!’ diyen de var ‘Işıklar içinde uyusun!’ diyen de. Sevgili müftümüz Ergün Kuzenk bir keresinde demişti ki; Aman arkadaşlar bana ‘ışıklar içinde uyusun!’ diye yazmayın, çünkü ‘ışıkta asla uyuyamam…’ Doğru söze ne denir? Işıkta uyuyamayan insana, öbür tarafta ‘ışıklar içinde uyu’ demek beddua gibi bir şey…” (Recep Maraşlı, “Vasiyet!”, 4 Ocak 2019… https://noktahaberyorum.com/vasiyet-recep-marasli.html)

[4] “Gülriz Sururi’den Küstah Açıklama: Türkiye’de Artık Yaşanmaz”, 30 Nisan 2018… https://www.yeniakit.com.tr/haber/gulriz-sururiden-kustah-aciklama-turkiyede-artik-yasanmaz-456886.html

[5] “Gülriz Sururi Ölüm İlanını da Kendisi Hazırlamış”… https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2019/01/07/gulriz-sururi-olum-ilanini-da-kendisi-hazirlamis

[6] “Gülriz Sururi 5 Katlı Binasını Nesin Vakfı’na Bağışladı”, 7 Ocak 2019… https://www.birgun.net/haber-detay/gulriz-sururi-5-katli-binasini-nesin-vakfina-bagisladi.html

[7] Gülriz Sururi, Kıldan İnce Kılıçtan Keskince (anı), Doğan Kitap, İstanbul, 1978.

[8] Gülriz Sururi, Biz Kadınlar (deneme), Dışbank Yay., 1987.

[9] Gülriz Sururi, Bir An Gelir (anı), Doğan Kitap, 2003.

[10] Gülriz Sururi, Girmediğim Sokaklarda (öykü), Doğan Kitap, 2003.

[11] Gülriz Sururi, Gülriz’in Mutfağından (yemek), Doğan Kitap, 2003.

[12] Gülriz Sururi, Seni Seviyorum (roman), Doğan Kitap, 2004.

[13] Ayşe Arman, “Gülriz Sururi: Ben Bu Adamı 55 Yıldır Deliler Gibi Seviyorum”, 14 Şubat 2016… http://www.hurriyet.com.tr/amp/yazarlar/ayse-arman/ben-bu-adami-55-yildir-deliler-gibi-seviyorum-40054249

[14] Ayşe Arman, “Engin ile Bir Gün Bir Testinin Kulpunda Toprak Olarak Buluşabiliriz”, Hürriyet Pazar, 12 Şubat 2017, s.14.

[15] Ahmet Cemal, “Engin Cezzar Yok Artık”, Cumhuriyet, 30 Ocak 2017, s.13.

[16] “Bir Ustayı Daha Yitirdik.. Güle Güle Engin Cezzar”, Cumhuriyet, 29 Ocak 2017, s.15.

[17] Ayşe Yüksel, “Tiyatro Dünyası Yasta”, Hürriyet, 30 Ocak 2017, s.5.

[18] “Sahne Ustasını Yitirdi”, Cumhuriyet, 29 Ocak 2017, s.15.

[19] Ayşe Emel Mesci, “Engin Cezzar’ın Ardından”, Cumhuriyet, 6 Şubat 2017, s.15.

[20] “Keşanlı Ali’ye Gizli Veda”, Hürriyet, 29 Ocak 2017, s.2.

[21] Pınar Erbaş, “Gülriz Sururi: ‘Benim Yaşımda Böyle Olabilirsiniz’ Demek İçin Bikinili Fotoğraflarımı Paylaştım”, 24 Ağustos 2014… https://t24.com.tr/haber/gulriz-sururi-benim-yasimda-boyle-olabilmeniz-demek-icin-bikinili-fotograflarimi-paylastim,268604

[22] Dikmen Gürün, “Gülriz Sururi’nin Ardından”, Cumhuriyet, 4 Ocak 2019, s.14.

[23] Enver Aysever, “Gülriz Sururi ile Son Buluşma”, Cumhuriyet, 6 Ocak 2019, s.12.

[24] Eren Aysan, “Gülriz…”, 6 Ocak 2019… https://www.birgun.net/haber-detay/gulriz.html

[25] Ahmet Tulgar, “Nedim Şaban: Türkiye Tiyatrosu İfademe Kızanlar Oldu, Ama Gülriz Hanım Benim İçin Türkiye Tiyatrosuydu”, Yeni Yaşam, 7 Ocak 2019, s.10.

[26] Nedim Şaban, “Zarafetin ve Mücadelenin Adı: Gülriz Sururi”, Birgün, 3 Ocak 2019, s.15.

[27] Genco Erkal’dan Gülriz Sururi’ye Veda”, 3 Ocak 2019… http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/kultur-sanat/1189248/

[28] Ayşegül Yüksel, “Yaşamda ve Sahnede Devleşti”, Cumhuriyet, 8 Ocak 2019, s.14.

[29] Zeynep Oral, “Gülriz Sururi: Yaşamı Sanata; Sanatı Yaşama Dönüştüren”, Cumhuriyet, 3 Ocak 2019, s.13.

[30] Ayşe Arman, “Bu Dünyadan Bir Gülriz Sururi Geldi Geçti...”, 3 Ocak 2019… http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ayse-arman/bu-dunyadan-bir-gulriz-sururi-geldi-gecti-41071228

[31] Ayşe Arman, “Gülriz Sururi: Engin Onu Affetmediğimi Bu Röportajda Okuyacak”, 1 Şubat 2003… http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/engin-onu-affetmedigimi-bu-roportajda-okuyacak-125497

[32] Ayşe Emel Mesci, “Gülriz Sururi’nin Vedası”, Cumhuriyet, 7 Ocak 2019, s.14.

[33] Fernando Pessoa, Huzursuzluğun Kitabı, çev: Saadet Özen, Can Yay., 2006.

[34] Gabriel García Márquez, Anlatmak İçin Yaşamak, Çev: Pınar Savaş, Can Yay., 2005.

1.08.2019 (Temel Demirer)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

TRAJİK AFGANİSTAN DERS(LER)İ

İNSAN(LIK)I YAZMAK HÂL(LER)İ

‘ATEŞTEN YAŞAMLAR’IN, DÜŞLERİN ROMANI

“EHLİLEŞTİRİLEMEYEN” TİYATRO(CU)NUN GEREKLİLİĞİ

ŞİİR İNCE İŞTİR; KALIN KAFALARA TESİR ETMEZ!

NURHAK AYAKTAYKEN “ÖLDÜ MÜ DENİR ONLARA”?!

HAKLAR(IMIZ) İÇİN DEVLETE KARŞI ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ

MADIMAK’TA YAKILIP YIKILAN HEPİMİZDİK

SEVDİĞİ RENK MAVİ; TUTKUSU DA AŞK VE DEVRİMDİ

HAKLAR(IMIZ) İÇİN DEVLETE KARŞI ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ

FUTBOL FELAKETİ

MAFYASIZ KAPİTALİZM OL(A)MAZ

BUGÜNDE ‘68/ ‘71’İ ANLAMAK

1830’DAN 1871’E -AVRUPA’DA- SINIF SAVAŞLARI

GENÇLİK(İM)DEN KALAN(LAR) FİKRET İLE TİMUR

NEFRETİN, AYRIMIN BOY HEDEFİ: ÖTEKİLEŞTİRİLEN ALEVÎ(LER)

İKTİSADÎ ÇÖKÜŞ, BEŞERÎ ÇÖZÜLME

1 MAYIS’A GİDERKEN

ANIN YAZARI: ADALET AĞAOĞLU

KARDEŞİM(İZ)İN “DAVA”SI (MI?)![*]

SAHNE (DURUŞU) PERFORMANSININ POLİTİKASI

YEDİ NOKTA YA DA YETER ARTIK

YAZMAK SERÜVENİNE BİR BAKIŞ

ÇİN DEYİNCE...

KLASİK MÜZİĞİN ÖNEMİ[*]

ÖZGÜRLÜK YERKÜREYİ KURTARIP, GÜZELLEŞTİRME UMUDU VE İRADESİDİR

KAHVERENGİ TONLU COVİD-19 GÜNLERİNDE (C)EZAEVLERİ

“İŞÇİ SINIFI” DEYİNCE

ANILAR, SESLER, ŞARKILAR

ÖZGÜR İFADE “HAZIR OL”DA DUR(A)MAZ

MİZAH/GÜLMECE ŞAH(LAR)I MAT EDER

DEDE EFENDİ’Lİ, İTRÎ’Lİ, LİMONCİYAN’LI KLASİK MÛSİKÎ

EKONOMİK VAZİYET(İMİZ) İLE BEŞERİ TABLO(MUZ)[1]

“ADINI SİZ KOYUN” 3

“ADINI SİZ KOYUN” 2

“ADINI SİZ KOYUN”

“AZ YAZIP ÇOK SÖYLEYEN” CEMAL SÜREYA

İSYAN SANCAĞINI YÜKSELTENLERİN KUŞAĞINDANDIR GENÇLİK

ÖRNEKLERİYLE -OLMASI GEREKEN- AYKIRI[*]

YAPITLARIYLA HAFIZALARDAN SİLİN(E)MEYEN AGNÈS VARDA

“ŞİMDİLERDE KARAMSARLIĞI DAHA İYİ ZAMANLARA BIRAKALIM”

GOMİDAS’LI HALK MÜZİĞİ(MİZ)

ŞAİRLER GALERİSİ

RUMLARA DAİR TARİH (B)İLGİSİ

GEÇMİŞTEN (BUGÜNDEKİ) GELECEĞE

IRKÇILIK/ FAŞİZM SUÇU

COVID-19 GÜNLERİNDE SORU(N)LAR, SORUMLUKLAR

V. İ. LENİN VE EKİM DEVRİMİ

HÂLÂ ONLARLAYIZ; ONLARDANIZ

“MED CEZİR”Lİ ‘ÇETİN’ KALEM

AYDIN DURUŞU VE SORUMLULUĞU

VATAN’IN F3’ÜNDE DÖRT GÜN

SORU(N)LAR, YANIT(SIZLIK)LAR

TRUMP KÂBUSU VE EMPERYALİST ABD

DOĞAN HIZLAN VESİLESİYLE ELEŞTİRİ VE YAZMAK ÜSTÜNE

BİR “İZMİRKOLİK”İN SERÜVENİ

TÜRKÜLER(İMİZ) VE BİZ

HAYALLERİMİZİ EMZİREN YAZMAK EYLEMİ

LAİKLİK ZARURETTİR

15-16 HAZİRAN İŞÇİ SINIFININDIR; ÖĞRETEN TARİHİMİZDİR ( 2 )

15-16 HAZİRAN İŞÇİ SINIFININDIR; ÖĞRETEN TARİHİMİZDİR

DOĞAN GÜNÜN OZANLARI

SURUÇ’UN 33’LERİ VE ONLARIN ÇAĞDAŞ AYDIN’I

ARKADAŞ(IMIZ) Z. ÖZGER

“DİNEN BİR FIRTINA”YI ANLA(T)MAK

“MODAYI BİLİP DE ONA KAPILMAYAN”DI AHMET OKTAY

ÖZLEMLERİN İSYAN ÇIĞLIĞIDIR ŞİİR

PINAR YOLDAŞA KALKAN ELLER KIRILIR

BİR SEVDADIR TİYATRO

ÖMER ŞERİF’İN OYUNCULUĞU

2020’NİN 18 MAYIS’INDA ONA DAİR

YER İLE GÖK ARASINDAKİ UYUM: KLASİK MÜZİK

6 MAYIS HAKİKÂTİ ÖLÜMSÜZDÜR

ÖLÜM ORUCUNUN 320. GÜNÜNDE İBRAHİM GÖKÇEK İÇİN

COVID-19 YERKÜRESİ İLE COĞRAFYAMIZDA 1 MAYIS 2020 ( 2 )

COVID-19 YERKÜRESİ İLE COĞRAFYAMIZDA 1 MAYIS 2020

ÖĞRENCİSİ OLDUĞUM ‘İNSANCIL’A DAİR

BUGÜNÜ VE SONRASI İLE COVID-19

“DUVAR”(LAR)I AŞAN O; HÂLÂ “UMUT”LA “YOL”DA, BİZİMLEDİR ( 2 )

“DUVAR”(LAR)I AŞAN O; HÂLÂ “UMUT”LA “YOL”DA, BİZİMLEDİR

UNUTAMADIĞIM FİLM(LER), YÖNETMEN(LER), OYUNCU(LAR

HAPİSHANE(LERİN) HÂL(LER)İ ( 2 )

HAPİSHANE(LERİN) HÂL(LER)İ

TARIM(IN) HÂL(LER)İ

KLASİK MÜZİĞİN FARKLI İKİLİSİ: MOZART İLE STRAUSS

AŞIKTI, “GARİP”Tİ, HALK DERVİŞİ NEŞET ERTAŞ

TARİH(İMİZ)E HAYRANLIKLA, MİNNETLE, SAYGIYLA

ÇOKSESLİ MÜZİĞİN DEVRİMCİ DEHASI BEETHOVEN

SİNEMAMIZIN DERVİŞİ: AYTAÇ ARMAN[*]

EYGİ VESİLESİYLE -BALIK HAFIZALILAR İÇİN- 50 YIL SONRA “KANLI PAZAR

19 ARALIK’IN (C)EZAEVLERİ GERÇEĞİ! ( 2 )

19 ARALIK’IN (C)EZAEVLERİ GERÇEĞİ!

KRİZ İLE GELEN(LER)

USTANIN KADİM DOSTU, YADİGÂRI BALABAN

DÜNDEN BUGÜNE ŞİLİ’DE NE(LER) OLUYOR? ( 3 )

DÜNDEN BUGÜNE ŞİLİ’DE NE(LER) OLUYOR? (2)

DÜNDEN BUGÜNE ŞİLİ’DE NE(LER) OLUYOR?

IŞIĞIN RESMİNİ ÇİZEREK, TARİHİ ZAPT ETMEK

KRİZ KISKACINDA: YERKÜRE, COĞRAFYAMIZ VE İŞÇİLER ( 2 )

KRİZ KISKACINDA: YERKÜRE, COĞRAFYAMIZ VE İŞÇİLER

EMPERYALİZM ÇAĞINDA BARIŞ SAVAŞ DEMEKTİR, SAVAŞ DA BARIŞ! ( 2 )

EMPERYALİZM ÇAĞINDA BARIŞ SAVAŞ DEMEKTİR, SAVAŞ DA BARIŞ!

BLUES, CAZ, ROCK VE ÖTESİ ( 2 )

BLUES, CAZ, ROCK VE ÖTESİ…

“YDD” EŞİTSİZLİĞİ VE GÖÇ(MENLİK) ( 2 )

“YDD” EŞİTSİZLİĞİ VE GÖÇ(MENLİK)

EKONOMİK HÂL(İMİZ) Mİ ( 2)

EKONOMİK HÂL(İMİZ) Mİ?!

HAS BİR TİYATROCU: CÜNEYT TÜREL

AHMET KAYA VARDI, VARDIR, VAR OLACAKTIR

KAVGADAN BESLENİP; ONU ÇOĞALTAN ŞİİRİN ŞAİRİ: ADNAN YÜCEL

33’LER İLE ÇAĞDAŞ’INDAN ÖĞRENDİKLERİM(İZ)[*]

ULUSLARARASI KAOSUN GELECEĞİ

İMPARATORLUĞUN TRUMP’LI ENCAMI ( 2)

İMPARATORLUĞUN TRUMP’LI ENCAMI

POLİTİK (DEVRİMCİ) MÜZİK ( 2 )

POLİTİK (DEVRİMCİ) MÜZİK

KÖLELİĞE KARŞI MÜCADELENİN BİRLİĞİ İÇİN (YA DA “NE OLUYOR; NASIL; NE YAPMALI” MI?)

ELEŞTİREL ARABESK HİKÂYESİ

SÖZÜN MİLİTAN EYLEMİ; HAKİKÂTİN BEDELİ ÖDENMİŞ SÖZCÜSÜ

KIPIR KIPIR, NEŞE DOLU “DELİ KADIN”: AYŞEN GRUDA

CUMHURİYET İLE MÜZİK(İMİZ)

KİTLE ÖRGÜTLERİ VE DEMOKRATİK İŞLERLİK

“SANAT UZUN, YAŞAM KISA”YDI MELİH CEVDET İÇİN

ZOR(UNLU) BİR MESELE: ALTERNATİF DEVRİMCİ-HALKÇI YEREL YÖNETİM

YAZDIĞINIZ YAŞAM YA DA SAFSATADIR!

HALKIN -BAŞKALDIRAN- ARZUHÂLCİSİ: YAŞAR KEMAL

ERMENİ SOYKIRIMI’NIN BELGESİ VAR (MI?)[2]

ERMENİ SOYKIRIMI’NIN BELGESİ VAR (MI?)

MAYIS KIZILLIĞINDA ‘71 KOPUŞU VE KAYPAKKAYA

BUGÜN(ÜMÜZ)DE FAŞİZM(LER)

SİNEMANIN MÜSTESNA İSİM: METİN ERKSAN

İNSAN OLMAK ZORKEN, ‘İNSAN’DI ZEKİ ALASYA

ÖLÜMSÜZLÜK BAĞLAMLI KIZILDERE(MİZ)

SAİT FAİK’İN DÜŞ(ÜNCE)LERİ

İSYANA DÖNÜŞ(EME)YEN İTİRAZ VEYA MÜSLÜM GÜRSES HİKÂYESİ (Mİ?

“ÖN SAVUNMA(M)”: USÛL İLE ESASA MÜNDEMİÇ İTİRAZ VE KANAATLERİM ( 3 )

“ÖN SAVUNMA(M)”: USÛL İLE ESASA MÜNDEMİÇ İTİRAZ VE KANAATLERİM ( 2 )

“ÖN SAVUNMA(M)”: USÛL İLE ESASA MÜNDEMİÇ İTİRAZ VE KANAATLERİM

EGEMEN MEDYAYA İTİRAZ VE ALTERNATİF ( 2 )

EGEMEN MEDYAYA İTİRAZ VE ALTERNATİF

YAŞAM(A) HAKKI MÜCADELESİ (MAHMUT KONUK ÖRNEĞİ) 2

YAŞAM(A) HAKKI MÜCADELESİ (MAHMUT KONUK ÖRNEĞİ)

DİZELERİYLE REFİK DURBAŞ ÖYKÜSÜ

AFORİZMALARDAN BUGÜN(ÜMÜZ)E UYARILAR

‘KEL MAHMUT HOCA’ + ‘YAŞAR USTA’ + ‘TURŞUCU KAZIM’ + ‘AYYAŞ EMİN’Dİ O…

hatırlamiyorum-nakaratlarina-hatirlatalim

“NETAMELİ BİR KONU”: ULUSAL SORU(N)

VAR OLANDAN KOPMAK İÇİN YEREL SEÇİM VE SORU(N)LARI ( 3)

VAR OLANDAN KOPMAK İÇİN YEREL SEÇİM VE SORU(N)LARI ( 2 )

VAR OLANDAN KOPMAK İÇİN YEREL SEÇİM VE SORU(N)LARI

ABD EMPERYALİZMİ VE VENEZÜELLA 2019

AYKIRI DİZELER, ŞAİRLER

ÇEŞİTLİ VECHELERİYLE BEŞERİ (EKONOMİ-POLİTİK) KRİZ

“BÜYÜK FOTOĞRAFÇI”NIN GERÇEĞİ VE DRAMI

KRİZ “İMKÂN, TEHDİT VE KARAR” BİLEŞKESİDİR

İNSANI İNSANLAŞTIRAN DEĞERLER: AŞK, SANAT, BAŞKALDIRI, MÜCADELE

HİÇLEŞTİRİLME KAYGISINDAN ÖFKEYE SARI YELEKLİLER

68 HAREKETİ, MAYIS(IMIZ), KAYPAKKAYA VE 1971

KAPİTALİZM, EKOLOJİK YIKIM VE MARKSİZM ( 2)

KAPİTALİZM, EKOLOJİK YIKIM VE MARKSİZM

NBC SİNEMASI (MI?)

DÖRT GÜNLÜK “Bİ ŞEY”

ISINMANIN ÖTESİNDE -YANIYOR!- YERKÜRE

YEŞİLÇAM’LI TÜRK(İYE) SİNEMASI

YAZMAK EYLEMİNE MÜNDEMİÇ NOTLAR

SANAT (VE TİYATRO) İLE HAYAT

EYYAMCI DEĞİL, HER DEVİRDE İNSANDI TARIK AKAN

YIKA YIKA YARATARAK YAZMAK

SIRILSIKLAM BİR ÂŞIK: BEDRİ RAHMİ

İŞÇİ SINIFININ “BUGÜN”ÜNDE SENDİKA(LAR) ( devam)

İŞÇİ SINIFININ “BUGÜN”ÜNDE SENDİKA(LAR)

ÖNCESİYLE 15-16 HAZİRAN’DAN BUGÜN(ÜMÜZ)E

HAKKÂRİ’DEKİ PARİS’Lİ: FERİT EDGÜ

TİYATRONUN UNUTULMAZ İNSAN(LAR)I

KARL MARX İLE MARKSİZMİ

LATİN AMERİKA VE EDEBİYAT ve GRUP YORUM'la dayanışma videosunu

ÜTOPYALAR(IMIZ)IN TARİHSEL ZEMİNİ

TÜKETİLE(MEYE)N İNSAN(LIK

KAPİTALİST KENT(LEŞMEMİZ)İN HÂL-İ PÜR MELALİ

KRİZİN, SAVAŞIN, VAHŞETİN “YDD”Sİ

POLİTİK SİNEMA İHTİYACI BÜYÜRKEN

O SES PEŞİNDEN SÜRÜKLENEN YILDIZ KENTER

MART’IN 10 KIZIL KARANFİLİ (VE ANIMSATTIKLARI

“DERİN AŞKLARIN, BAĞLILIKLARIN, HASRETLERİN, ŞEFKATİN ŞARKILARINI SÖYLEDİ” YILMAZ GÜNEY

DEVRİMCİ BİR DERVİŞ: OKTAY ETİMAN

İTİRAZ EDEN MÜLKSÜZLER İÇİNDİR LE GUIN

İRAN SOKAKLARININ BAŞKALDIRISI

SAF IŞIĞIN, ŞEFFAF SİMGELERİN ŞAİRİ: TOMAS TRANSTRÖMER

KAPİTALİZM KİRLİDİR, KİRLETİR

HRANT’IN KOLEKTİF KATLİNİN ANATOMİSİ

OHAL’(LERİN)İN EKONOMİ-POLİTİK DÖKÜMÜ

ŞİMDİLERDE ŞİİRE DAHA ÇOK MUHTACIZ GİRİZGÂHI

İSYANCI ŞEYH BEDREDDİN GERÇEĞİ

ORTADOĞU SARMALI VE T.“C”

DÜŞÜN(ECEĞİZ), YAZ(ACAĞIZ), KONUŞ(ACAĞIZ), SUSMA(YACAĞIZ)![

FAŞİZM(LER)İN GÜNCELLİĞİ VE IRKÇILIK

AŞK -İNSAN(LIK)A DAİR- HER ŞEYDİR![

EKİM DEVRİMİ İLE TARTIŞMALI “TARTIŞMALAR”I

GÜNCELDEN TARİHSELE İŞÇİ SINIFI

KAPİTALİST İKTİDARIN EĞİTİM(SİZLİĞ)İ VE COĞRAFYAMIZ

YENİ(DEN) ‘68’İ ANIMSA(YALIM)

AN-KARA’DA BİR KIPKIRMIZI CUMARTESİ

GÜLTEN AKIN: KENDİ GİTTİ, ŞİİR(LER)İ KALDI

BOYACI HALİL’İN MÜŞFİK KENTER’İ

EMPERYALİST YERKÜREDE BARIŞ (YALANI) VE SAVAŞ (GERÇEĞİ )

SİNEMA VE YÖNETMEN(LER)

PARİS KOMÜNÜ(MÜZ) HÂLÂ GÜNCEL

KAPİTALİZM VE TARIM(IMIZ)

“DUYARLILIĞIN İNCELİĞİN ESENLİĞİN YAZARI”: OKTAY AKBAL

KAPİTALİZMİN YARATTIĞI TABLO MU DEDİNİZ?

ÖĞRENCİ HAREKETİNİN TOPLUMSAL MÜCADELEDEKİ YERİ VE ROLÜ

HAYAT(LAR)IMIZA DOKUNMUŞ BİR MÜZİSYEN: ATTİLLA ÖZDEMİROĞLU

ADALETSİZLİK KARŞISINDA DEVRİMCİ SANATIN KONUMU VE İŞLEVİ

KATLEDİLDİĞİMİZ SURUÇ’LA ÇOĞALDIK

ŞİİRE KOÇAKLAMA

ÖZGÜRLÜĞE MUHTAÇ VE MAHKÛMUZ!

AYDIN/ ENTELEKTÜEL MESELESİNE DAİR

ŞİİR GİBİYDİ JOHN BERGER

SEVDİKLERİMDENDİR ÜÇÜ BİRDEN

YAZMAYI YAZMAK YAPAN

BAHAR(LAR)IN HALKI: ROMANLAR

ESKİ(MEYEN) SESLER, TINILAR

ORHAN KEMAL: USTADIR, YERİ AYRIDIR, MÜHİMDİR

“CULPA VACARE MAXIMUM EST SOLATIUM”

UNUTUL(A)MAZLAR YA DA HATIRLAYIN ONLARI

FİRARİ YAŞAM(IN)IN YAZMAK EYLEMİ

15’LER DAİR: GEÇM(EM)İŞ BUGÜNÜ(MÜZÜ)N ÖNSÖZÜDÜR !

SATIRLARDA AKAN YAŞAMIN BİLGELİĞİ

İNKÂRA ORTAK OLMA(K)!

“EVET”(İN EKONOMİSİN)E HAYIR!

ALAYINA İSYAN: “EVET”İN REFERANDUMU’NDA “HAYIR”![

“ÖZGÜRLEŞME DİLDE BAŞLAR”[

İNSAN(LIK), ONA İNANAN ŞAİR(LER)İN ŞİİR(LERİN)E MUHTAÇ

ALAYINA İSYAN, HEPSİNE “HAYIR”![

EKİM’İN 100. YILINDA KAVRAMLAR, GERÇEKLER

ZULA(NIZ)DAKİ ŞİİR, MAVZER(İNİZ)DEKİ MERMİ GİBİDİR

İKTİDAR, EĞİTİM, ÜNİVERSİTELER VE GENÇLİK

AKP’NİN -KAPİTALİZM PATENTLİ- ÇEVRE PRATİĞİ

“TEKÇİLİK” GÜZERGÂHINDA NEYİ, NASIL YAPMALI?

KÖTÜLÜK(LER) TABLOSU MU? “PANTE REI”![

ŞEYH BEDREDDİN: “SÖZÜ, BAKIŞI, SOLUĞU ARAMIZDAN ÇIKIP GELECEKTİR

UMUDU -TÜKETMEDEN- ÇOĞALTANDI SENNUR SEZER

“KIRIK MOZAİK”(İMİZ)İN PARÇASI SÜRYANÎLER

ORTADOĞU: BÜYÜK FOTOĞRAF İLE “KÜÇÜK” AYRINTI(LAR)

“İNSANLIK HÂLİ”NİN TERCÜMANI: FRANZ KAFKA

RESİM “SÜS” YA DA “AKSESUAR” DEĞİLDİR, OLAMAZ!

FUTBOL: GERÇEK VE BAĞINTILARIYLA TARTIŞALIM MI, TARTIŞMAYALIM MI?

EKİM’İN LENİN, LENİN’İN EKİM DESTANI

EGEMEN KLİKLER ARASI HESAPLAŞMA VEYA 15 TEMMUZ’UN ŞECERESİ[*]

SİYONİZM KARŞISINDA FİLİSTİN İLE ARAFAT’I[*]

ZEKÂ, YARATICILIK KADAR YÜREKLİLİKTİR KARİKATÜR(İST)[*]

BARIŞ (=HAYAT) İLE SAVAŞ (=ÖLÜM) HÂLİ[*]

TARTIŞILAN ASLÎ SORU(N) ÖZGÜRLÜKTÜR[*]

EGE MAVİSİNİN -HALİKARNAS- BALIKÇISI[*]

101. YAŞINDA AZİZ NESİN USTA[*]

68 BAŞKALDIRISI VE ÖĞRENCİ HAREKETİ[1]

“ÇORUMLU ‘BAUDELAİRE’PEREST”: SAİT MADEN[*]

KARAR VERİN: “SİZİN MUHAMMED ALİ’NİZ HANGİSİ?”[*]

HAYAT VE SANAT = GENÇLİK VE MÜCADELE[1]

GİDEN(LERİN) İKİ(SİN)DEN KALAN(LAR)[*]

BAŞYAPITI ‘GABO’NUN KENDİSİYDİ, HAYATIYDI[*]

YAZMAK EYLEMİNİN KADINLARI[*]

MİLLİYETÇİLİK VİRÜSÜ VE FUTBOL[*]

ANAYASA, BAŞKANLIK SİSTEMİ VE LAİKLİK[*]

33’LER SURUÇ’TUR; BİZ 33’LERİZ![*]

SYRIZA: NEYDİ? N’OLDU?![*]

“GEZİ”(/HAZİRAN) SANATI[*]

YENİDEN -VE BİR KEZ DAHA- FAŞİZM[*]

TÜRK(İYE) PATENTLİ PANOPTİKON HÂLİ[1]

ÇÖZÜLME, PARÇALANMA VE KUTUPLAŞMA GÜZERGÂHINDA[*]

DİK DURAN NİKBİNLİK: SABAHATTİN ALİ[*]

AŞKLARIN, KAVGALARIN, BARUT KOKAN DİZELERİN ŞAİRİ: HASAN HÜSEYİN[*]

SOYKIRIMDAN SÜRGÜNE ÇERKESLER[*]

44 YIL SONRA ONLAR YANİ SONSUZLAR[*]

AŞK, TRAVMA, TOPLUMSAL İNŞA VEYA DEVRİM, KAPİTALİZM, SOSYALİZM[1]

PEKİYİ YA İSYANCI KAZIM’DAN SONRA BİZ?![*]

TARİHSELDEN GÜNCELE İBRAHİM KAYPAKKAYA[1]

HAYATI ÖRGÜTLEYEN AŞKINLIKTIR SANAT (İLE TİYATRO)[*]

KAPİTALİZMİN “ÇEVRE”Sİ YA DA EKOLOJİK KÂBUS![1]

BUGÜN(ÜMÜZ)DE ENTELEKTÜEL, EĞİTİM, AKADEMİ[*]

MÜLKİYET, İKTİDAR, DEVLET (=DEMOKRASİ) VE…[1]

RADİKAL SOSYALİZM HÂLÂ GÜNCEL!

2015 1 MAYIS’INDAN 2016’YA YİNE, YENİDEN, ISRARLA TAKSİM!

KIZILDERE TARİHİ(MİZ) HEPİMİZİNDİR[1]

KÜLTÜREL YOZLAŞMA KARŞISINDA DEVRİMCİ SANAT[1]

KOMÜN’DEN EKİM’E ESKİ(MEYEN) SOSYALİZM

YALNIZLIĞIN ÇOĞUL SENFONİSİ: SAİT FAİK ABASIYANIK[*]

SAVAŞIN BATI CEPHESİNİN SORU(N)LARI İLE “DOĞU”[*]

ORTADOĞUDA T.CNİN HÂLİ VE ROJAVA

SANATIN SINIFI VEYA SANAT SİYASAL VE SINIFSALDIR

ORTADOĞUNUN KANAYAN YARASI FİLİSTİN

VERİLERİYLE DEMOKRASİ (MÜCADELESİ) VE DÜZEN(SİZLİK) ÜZERİNE

FAİLİ MEÇHUL -OLMAYAN- KAYIP(LAR)

80'Lİ YILLAR = İNSAN(SIZLIK) + UMUT(SUZLUK) + EYLEM(SİZLİK)

ERMENİLERİN BUGÜNÜ=HRANT+KAMP ARMEN

KÜRTLER VE ORTADOĞU

chavez venezüella'sında ne(ler)oluyor? bolívarcı halkçılık mı, sosyalizm mı