BAŞINI KALDIRAN ŞİİR İNSANLIĞIMIZDIR

Sibel ÖZBUDUN

BAŞINI KALDIRAN ŞİİR İNSANLIĞIMIZDIR

“Şiir kanayan yaraya seslenir.”[2]

 

Neri(man) “karla, borayla, fırtınayla sınanmış” bir kadındır; ateşi de, ihaneti de görmüştür; her şeye karşın, hâlâ dik durup, diklenen yürekliliğiyle, bilinciyle “Kaldır Başını” diyenlerdendir.

Onu, çok eskilerden; demir parmaklıkların ardından tanırız; onur duyduğumuz yoldaşımızdır Neri(man).

Ama hayır; ona dair bilinenleri anlatmak değil amacımız; onu en iyi anlatan dizelerinden söz edeceğiz; becerebildiğimiz kadarıyla…

Neri(man) aşka, hayata, mücadeleye dokunan dizelerinde kadın(ların) hâlinden, kurtuluşuna ya da Kürt illerindeki büyük acılardan, yok edilmek kastına uğratılan insan(lık)a dek uzanan tablo karşısında, “Kaldır Başını”[3] der.

* * * * *

Friedrich Hölderlin’in, “Çöküş zamanlarında gerekli mi şairler?”[4] sorusuna “Elbette evet, kuşkusuz,” yanıtını verenlerdeniz; tam da bu sorumlulukla süzerek ya da Hilmi Yavuz’un deyimiyle “Kazarak” okuduk dizelerini Neri(man)’ın. Süzmekten, kazıdan sonrası yazılmalıydı…

Friedrich Hegel’in, “Güzel sanatların en üstünü ve en zor olanı şiir sanatıdır,” notunu düştüğü insanî etkinliğin en iyi tarifi, “Bir şiir tanesi, bir asırlık mevsim için yeterlidir,” saptamasıyla José Martí’ye aittir ki, “bir asırlık mevsim için yeterli” olanı da Neri(man)’ın dizelerinde bulmak mümkündür.

Çünkü tarihsel gelenekleriyle biriktirdiği, yaşanmışlıkların -gelecek kaygısıyla taçlandırılmış- toplamıdır. Onun “Aşk İsyandır” (s.71), “Aşk Yarası” (s.72), “Aşığım Sana” (s.79), “Aşk Bitmez” (s.80), “Sarıl Bana” (s.92) dizeleri: “Eşitlikçi özgürlük için göğe bakmalı, şarkı söylemeli, mücadele etmeli, aşık olmalı, acı çekmeli, şiir yazmalı,” dedirtir bizlere!

Neri(man)’ı okurken; “Bir İnsan Soluğu” (s.97), “Sardunya’yla Dertleşme” (s.98) vb’lerin dizelerinde Onu bursunuz; “Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır,/ Yarım kalan bir şiir belki de,” diyen Ahmet Telli gibi…

Ama bununla, bu kadarla sınırlı değil; O, “Bugünün İnsanı” (s.3), “Bir Gazeteci Kadının Çelmesi” (s.81), “Kokuyor Dünya” (s.20) vd’lerinde yerkürenin, insan(lık)ın hâl(ler)ini anlatır; Georges Braque’ın, “Gerçeklik ancak bir şiir ışınıyla aydınlatıldığında kendini gösterir,” ifadesindeki üzere…

* * * * *

Şairin şiiri, onun kişiliğidir; bütün hayatıdır. Bu anlamda şiirsel yapının, neredeyse organik bir şey olduğundan söz edebiliriz. Yaşayan, kımıldayan, soluk alıp veren canlı bir organizmadır şiir, şairinden mülhem…

Evet şiir yazmak herkesin harcı değildir. Duygu ve yaşamın hakkını vermek işidir o. Duygu yoğunluğu, güçlü bir dil, kocaman yürek ve kafa gerektirir…

Şiir yazmak hayatı bilmekle; “Ben kendi payıma bir iki iyice şiir yazdımsa, bunların tümünün içeriğini önceden iyice pişirdim,” diyen Nâzım Hikmet’ce hakkını vererek yaşamakla eşdeğerdir.

Tam da bunun için Saint Augustine, “Şiir şeytanın şarabıdır”; Robert Burton, “Tüm şairler delidir” dermiş…

Bunlar böyleyken; “Sarıl Bana” (s.92), “Sensiz” (s.93.), “Bırak Beni” (s.94.), “Unutur muyum?” (s.96), “Yıldızların Altında Yeniden Başlamak” (s.89), “Beni Güzel Hatırla”daki (s.86) dizeleriyle Neri(man)’ı okuyup da Gabriel García Márquez’in, “Ben sizden de değilim, diğerlerinden de. Ben, ölüme dair yemin etmeyenlerden, tehdit savurmayanlardan, dinini ve ırkını aklının yerine koymayanlardanım. Ben hâlâ şiir okuyanlardanım. Ben ölürken vatanını yahut dinini değil, ‘sevgiliyi’ düşünecek olanlardanım”…[5]

Ya da Aziz Nesin’in, “Göremeyeceğimiz günler için dövüştük Kavgamızın şiir olması bundan”…

Veya İlhan Berk’in, “Ustalık kazanılır; ama çocuk olmak yitirilirse, şiirin büyük damarlarından biri yok olur,” deyişlerini anımsamamak mümkün mü?

* * * * *

“Gerçekçiliğin estetik boyutlarda yeniden yaratılması”[6] olarak Neri(man)’ın “Hapishaneden Notlar I-II-III-IV-V-VI-VII-VIII-IX” (s.5-6-7-8-9-10-11-12-13-14)…

“Taybet Ana” (s.19), “Ekin Wan Anısına” (s.32), “Heval” (58), “Şengalli Kadınlara” (51), “Hacı Lokman Birlik Anısına” (s.33)…

“Ben Gülistan Doku” (s.47), “Kadın I-II-III-IV” (s.43-44-45-46)…

“Ankara Garı” (s.15), “Bilmiyorsun Acıyı” (s.99), “İki Yaralı Kor” (s.100) dizeleri Andrey Tarkovski’nin, “Şiir benim açımdan bir dünya görüşü, gerçekle olan ilişkimin özel bir biçimidir. Bu açıdan bakıldığında, şiir, insanlara hayatı boyunca eşlik eden bir felsefedir,” saptamasını doğrular…

Bu kadar da değil!

Erica Jong’un, “Her şiir, insanın bedeninin sınırlarını genişletmek için giriştiği bir çabadır”; Cemal Süreya’nın, “Şiir, anayasaya aykırıdır; doğanın ahlâkı kovduğu yerdedir; yasadışıdır”; Alphonse de Lamartine’in, “Şiir, büyük zekâların rüyalarıdır”; Max Jacop’un, “Şair olmak için ilkin insan, sonra da şair-insan olmak gerekir”;[7] ifadeleriyle müsemma Neri(man)’ın dizeleri, çok önemli bir gerçeğin daha altını çizer:

“Şiirler -eğer yaşama yetileri varsa- yaşamak konusunda çok dayanıklı, çok yeteneklidirler, en derinlere işleyen işlemleri atlatabilirler.”[8]

“Şiir bilgidir, kurtuluştur, güç ve terk ediştir. Dünyayı değiştirebilecek güçte bir eylemdir şiir. Doğası gereği devrimcidir. Ruhun eğitilmesi ve içsel özgürlüğün yoludur. Şiir bu dünyaya anlam kazandırır, onu yüceltir; bir başkasını yaratır. Şiir ayırır, birleştirir. Yolculuğa davet, yuvaya geri dönüştür. Esin, soluk alma, bedenin eğitilmesidir. Hiçliğe yakarış, yoklukla yapılan söyleşi: sıkıntı, acı ve ümitsizliktir onu besleyen. Dua, pişmanlık, tövbe, ilahî güce boyun eğiş, huzur bulmadır. Sihir, büyü, efsun. Yücelik, kabulleniş, bilinç dışının yoğunlaşması. Irkların, ulusların ve sınıfların tarihsel açıklamasıdır. Oyun, iş, çile. Görüntü, müzik, simgedir.”[9]

* * * * *

Evet Neri(man)’ın dizleri “Şunu demek istedim,” biçiminde bir cümle kurmaz. Çünkü Onun şiiri açıklanmaya muhtaç değildir. Nettir; durudur; beşerî hakikâti irdeler, yorumlar.

Hisseden, hissettiren hayal gücü, imge dünyasının ipucudur.

Zaten Onun şiirini nitelikli yapan da imgelerin, yaşanmışlığının zenginliğidir.

Ve nihayet! “Acıların bataklığına saplanan/ Kanatlarım/ Uçar mısınız mavi bulutlara” (s.1)

“… Hiç birinin gücü yetmez/ Umudun çığlığını susturmaya” (s.2)

“… İnsanın yüreği sıcak/ Sarıl sımsıkı yaşamaya sarıl” (s.10)

“Silkelen/ Silkelen/ Yaşamak direnmektir” (s.67)

“… Yılmadık, yılmayacağız/ Mayalayacağız devrimi yumruklarımızda” (s.53) vb’i dizeleriyle Onun şiiri dili, dili şiiri yaratır.

Onun dizeleri başkaldırı ve umuttur; bundan şüphemiz yok.

 

4 Şubat 2021 11:07:49, İstanbul.

 

N O T L A R

[1] İnsancıl, Yıl:31, No:368, Mart 2021…

[2] John Berger.

[3] Neriman Çelik, Kaldır Başını, İnsancıl Yay., 2020, 100 sayfa.

[4] Enis Batur, Karanlık Oda Şarkıları, Simurg Art Yay., 2020.

[5] Gabriel García Márquez, Anlatmak İçin Yaşamak, çev: Pınar Savaş, Can Yay., 2005.

[6] Asım Öztürk, “Gerçekçiliğin Estetik Boyutlarda Yeniden Yaratılmasıdır Şiir”, İnsancıl, Yıl:31, No:365, Aralık 2020, s.22-24.

[7] Max Jacop, Genç Bir Şaire Öğütler, çev: Salah Birsel, Sel Yay., 2017.

[8] Bertolt Brecht, “Şiir Akıldan Korkmamalıdır”, 1930’lar… https://www.cafrande.org/sair-akildan-korkmamalidir-bertolt-brecht/

[9] Octavio Paz, “Şiir ve Şiirsel Eylem”, https://www.izdiham.com/octavio-paz-siir-ve-siirsel-eylem/

 

8.03.2021 (Sibel ÖZBUDUN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

DİLLERİ YİTİRMEMEK İÇİN…

SORU(N)LARI İLE 15 TEMMUZ

UNUTMAMALI… KANIKSAMAMALI

NE GEÇMİŞ TÜKENDİ, NE YARINLAR… (1920’LERDEN 1970’LERE DEVRİMCİ KADINLAR)

HATIRA DEĞİL, HAFIZADIR ÇELİĞE SU VEREN(LER)

ÖĞRETEN EDEBÎ ZENGİNLİK: STEFAN ZWEIG

ZİNDANLARDAN HAYKIRAN ŞİİRSEL ESTETİK

ARZU ÇERKEZOĞLU’NA AÇIK MEKTUP

KENT(İN) VE KANAL(IN) SORU(N)LARI

ORTADA NE BİLİM KALDI NE DE AKADEMİ

ABDULLAH’IN MESELLERİNDEN SESLENEN ACILAR

KÜLTÜREL ÇÜRÜME VE FAŞİZM

YERİMİZ MUTFAK DEĞİL, DÜNYA!

BİLİM, SOSYAL BİLİMLER, SOSYALİZM ÜZERİNE SORULAR, YANITLAR

ABD SEÇİM(SİZLİK)İ: MADE IN USA

DÖRT DAĞ İÇİNDEKİ DERSİM’İN HİKÂYESİ: “MA DİYA, SIMA MEVİNE/ BİZ YAŞADIK, SİZ YAŞAMAYIN” 2

DÖRT DAĞ İÇİNDEKİ DERSİM’İN HİKÂYESİ: “MA DİYA, SIMA MEVİNE/ BİZ YAŞADIK, SİZ YAŞAMAYIN”

KAPİTALİZM KADINLARIN YAĞMALANMASIDIR !

SİNBO DİRENİŞÇİLERİNE BİN SELAM; ÖZELLİKLE KADIN DİRENİŞÇİLERE !

FİGEN’İN (YÜKSEKDAĞ) DİZELERİYLE ŞİİR ÜSTÜNE

GELECEKTEKİ ETİKTİR ESTETİK

AKP “MUHAFAZAKÂR”LIĞI: CEMAATLER NE İŞE YARAR?

“ÖZGÜRLÜK” MÜ DEDİNİZ?!

ENDER ÖNDEŞ’İN YİRMİ ÖYKÜSÜ

YOKSULLARIN BAŞKALDIRISI VE KADINLAR (TARİHSEL BİR BAKIŞ) 2

YOKSULLARIN BAŞKALDIRISI VE KADINLAR (TARİHSEL BİR BAKIŞ)

“KAPİTALİZM VE ATAERKİ” ÜZERİNE NOTLAR

ENGELS, KADIN, AİLE

UNUTMAMAK, DEVRİMCİ BİR EYLEMDİR...

DERSİMİZ: KOMUTAN(IMIZ) CHE VEYA HASTA SIEMPRE, COMMANDANTE!

“SOSYALİZM VE İSLÂM” TARTIŞMALARINDA ÖNEMLİ BİR KAYNAK: BOLŞEVİK DEVRİMİ VE DİN

ANADOLU’NUN OTOKTON HALKI RUMLARIN HÂLİ ( 2 )

ANADOLU’NUN OTOKTON HALKI RUMLARIN HÂLİ

KİMİNİN DÜŞÜ, ÖTEKİNİN KARABASANIDIR

İKTİDARIN “KAYIKÇI DÖVÜŞÜ”: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

KADINLAR “SAVAŞ GANİMETİ” Mİ?

PANDEMİYLE GELEN(LER): DİSTOPYA MI, ÜTOPYA MI?

KAPİTAL’İN DİYALEKTİK MATERYALİST YORUMU

GEZİ/ HAZİRAN HAKİKÂTİ

“KADIN(LIK) BİLİNCİ” Mİ? (GENÇ BİR KADIN ARKADAŞIN SORUSUNA YANIT

“YASAM KÜÇÜKLERİMİ KORUMAK, BÜYÜKLERİMİ SAYMAK !

COVID-19 BİR TURNUSOL KÂGIDI

COVID-19: BÜYÜK RESMİ YA DA DEKADANS (2)

COVID-19: BÜYÜK RESMİ YA DA DEKADANS

ÜÇLÜ KRİZ SARMALINDA İNSAN MANZARALARI

“AGORAFOBİ”YE TESLİM OLMAMAK

İNFAZ DÜZENLEMESİ: “ADALET” Mİ DEDİNİZ?[*]

AKP, HSK, CORONA VE KADINA ŞİDDET

“İKİ KARDEŞ YAN YANA VE OMUZ OMUZA”: MUZAFFER –İLHAN- ERDOST

YÖNETENLER YÖNETEMEZ OLUP, YÖNETİLENLER YÖNETİLMEK İSTEMEYİNCE

KADINLARIN “YA BASTA!”SI

SAHNEYİ SOKAĞA, SOKAĞI SAHNEYE TAŞIYAN ESTETİĞİN ETİĞİ YA DA “YENİ(LMEYEN) KAPI”NIN MENŞEĞİ VEYA ONLARA DAİR

“VAR GİT ÖLÜM”: ÖLÜM RİTÜELLERİNE ANTROPOLOJİK BİR BAKIŞ

“İSA BOLİVYA’YA DÖNÜYOR” MU? YA DA BOLİVYA DERSLERİ

AKADEMİA’NIN “METAMORFOZ”U: “BAŞKAN”IN “ÜNİVERSİTELER”İ

KOLOMBİYA’NIN “BARIŞ”I!

İKİ “YOL” ÖYKÜSÜ ( 2 )

İKİ “YOL” ÖYKÜSÜ

GÜNDELİK YAŞAMI DÖNÜŞTÜRMEK: EKİM DEVRİMİ DENEYİMLERİ

SORU(N)LARIYLA BAŞKALDIRI(LAR)

“KIZIL’I MOR’A BOYAMAK” MI? HAYIR, TEŞEKKÜRLER!

YANITLAR

100 YIL DAHA YAŞAYASIN, İNSANCIL!

ÖLEN, NEO-LİBERALİZM DEĞİL, KAPİTALİZMİN KENDİSİ

DEVRİMLERE, KADINLARA VE NARODNİKLERE DAİR...

İYİ Kİ YAŞADILAR, İYİ Kİ YAZDILAR

AYŞE ÖĞRETMEN “DAVA”SININ ANIMSATTIĞI ( 2 )

AYŞE ÖĞRETMEN “DAVA”SININ ANIMSATTIĞI

“LÜZUM” ÜZERE: BİR KEZ DAHA İSTANBUL SEÇİMİ

İSTANBUL SEÇİMİ - BİR DEĞERLENDİRME

NEO-FAŞİZM(LER) “FEMİNİST” Mİ?

2019: YERKÜREDE VE COĞRAFYAMIZDA İŞÇİ SINIFI(MIZ)[2)

2019: YERKÜREDE VE COĞRAFYAMIZDA İŞÇİ SINIFI(MIZ)[

MASKELİ FAŞİZM: “POPÜLİST AŞIRI SAĞ”

ELEŞTİRİ, HAYATTIR; YAŞATIR!

“HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK” MI SAHİDEN?!

2019’UN 1 MAYIS’INA KENAR NOTLARI

VENEZÜELLA VE EMPERYALİZM KONUSU 3

VENEZÜELLA VE EMPERYALİZM KONUSU (2)

VENEZÜELLA VE EMPERYALİZM KONUSU

KADINLARIN BAŞKALDIRI TARİHİ VEYA “ÖNCE KADINLARI VURUN!

SEN ÇÜRÜMENİN RESMİNİ ÇİZEBİLİR MİSİN ABİDİN? YA DA MEMLEKETTEN EĞİTİM MANZARALARI

1968’İN 50. YILINDA SARI YELEKLİLER

“YA SEV YA TERKET”: BİR BİAT ARACI OLARAK MOBBİNG

YENİDEN HAYKIRABİLMEK: “YERİMİZ MUTFAK DEĞİL, DÜNYA

“KADINLAR İÇİN OLABİLECEK EN KÖTÜ ALAŞIMIN ORTASINDAYIZ”

ÖLÜMSÜZ ABİ(MİZ) OKTAY ETİMAN

Selam olsun bizden önce geçene

KEŞFEDİLMEMİŞ GELECEĞİN BİÇİMLENMESİ İÇİNDİ SAMİR AMİN

SAHİCİ OLMAK

HAVADIR, SUDUR, ATEŞTİR YANİ HAYATTIR GRUP YORUM

YARGI BAĞIMSIZLIĞI” MI DEDİNİZ ?

“ATAERKİ” ÜZERİNE

ÖFORİNİN ORTASINDA, UNUTULMAMASI GEREKENLER

KAPİTALİZMİN KENDİNİ İMHASI: NEOLİBERALİZM

SEN MİSİN “BARIŞ” DİYEN!

MARKSİZM VE KADINLARIN KURTULUŞU

AKP, İSLÂM, FAŞİZM ve KADINLAR

“KRAL ÇIPLAK” DEME VAKTİ: 2018 İSTANBUL’UNUN 1 MAYIS’(LAR)I

YA SOSYALİZM YA BARBARLIK!

OKTAY AĞABEY(İMİZ)

AKP’NİN “MUHAFAZAKÂR”LIĞI NEYE DENK DÜŞER?

KADIN(LAR) VE DEVRİM(LER)

AFRİN (VE SURİYE), AFRİN (VE SURİYE’N)İN ÖTESİDİR

KÜLTÜR “YERLİ VE MİLLİ” MİDİR? YA DA NEDİR?

EMPERYALİZM, T. “C” VE AFRİN

FAŞİZM VE KADINLAR

“YENİ TOPLUMSAL HAREKETLER” NE KADAR “YENİ”?[

İŞÇİ SINIFININ KADINLAŞMASI

ZAPATİSTALARIN 33. YILI: BİR DEĞERLENDİRME

MARX’TAN ÖĞRENEN BİR ÇUKUROVALI: OKTAY ETİMAN

MURAT’IN DÜŞÜ, LAMBORGHİNİLER VE DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLMEK

MARKSİZM + V. İ. LENİN = EKİM DEVRİMİ (NOTLARI)

AKP’NİN EĞİTİM SİSTEMİ Mİ DEDİNİZ?

HAMZA YALÇIN DERHÂL SERBEST BIRAKILMALIDIR

SOYKIRIMA TANIKLIK(LAR)

BİR İKTİDAR ARACI OLARAK KORKU

EMEKÇİLER, İŞSİZLER, YOKSULLAR NEREDE?[

“HALKIN SOYTARISI” DARIO FO “TİYATRONUN BÜYÜCÜSÜ”YDÜ

AKP’NİN EĞİTİM SİSTEMİYLE İMTİHANI

TOTALİTERLEŞMEYE, İHVAN’LAŞMAYA KARŞI

OĞLUM(UZ) ÖLÜMSÜZDÜR

ULAŞ, ULAŞ’TIR…

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VAZGEÇİLEMEZ, ÖNCELİKLİ DEĞERDİR

BAŞKALDIRIDIR MİZAH YA DA HİÇ!

NE OLDU O “İMTİYAZSIZ, SINIFSIZ, KAYNAŞMIŞ KİTLE”YE?

HER KÖYDE BİR “KÖPEK” VARDIR...

“EVET” ÇIKSA DA “HAYIR”!

“MARKSİST-LENİNİST ROMAN YAZARI” : VEDAT TÜRKALİ

“CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ” VEYA BU KADAR YETKİYİ BABANIZA VERİR MİYDİNİZ

BİR “ELEŞTİRİ”YE KISA KENAR NOTLARI

ALEVÎLİK VE SINIF MÜCADELESİ: KÜLTÜR VE EKONOMİ POLİTİK

“DEMİRİN TUNCUNA, İNSANIN…”

PARANOYA VE MEGALOMANİNİN (“YENİ”) REJİMİ

TOTALİTARYANİZMİ SOKAKTA ALT EDEBİLMEK

FİDEL İÇİN SANCAĞI YARIYA İNDİRMEYİN, DAHA DA YÜKSELTİN!

AKP’NİN KADINLARA KARŞI SAVAŞI: “MADAM GİBİ ÖLMEK”

KRİZ, SAVAŞ VE İŞÇİ SINIFI ÜZERİNE GÖRÜŞLER

“ÇOCUKLAR ÖLMESİN” DEMEK “TERÖR SUÇU” MU?[*]

LATİN AMERİKA: SAĞIN GERİ DÖNÜŞÜ-2/ PARAGUAY: “TEKNİK DARBE”[*]

LATİN AMERİKA: SAĞIN GERİ DÖNÜŞÜ - 1/ BREZİLYA ÖRNEĞİ[*]

DARBE GİRİŞİMİ VE SONRASI[*]

“LAİKLİK” Mİ? HANGİSİ?[*]

KADINLAR GERÇEKTEN DE “SINIFLAR-ÜSTÜ” MÜ?[1]

ÇOCUKLARININ ETİYLE BESLENEN ÜLKE[*]

AKP’NİN “BAŞKAN”LIĞI[*]

GÜNDEM’E, DÜNE VE BUGÜNE DAİR…[1]

RECEP’İN TÜRKÜ(/ŞİİR)LERİ[*]

AKP’NİN MUHAFAZAKÂRLIĞI, İSLÂMCILIĞI, NEOLİBERALİZMİ VE KADINLAR[*]

İBRAHİM KAYPAKKAYA VE KÜRT SORUNU[1]

“BİR DAHA ASLA” DİYEBİLMEK İÇİN: GÖZALTINDA KAYIPLAR[*]

“ESKİ(MEYEN)/ YENİ TÜRKİYE”DE BARIŞ (MI?)![*]

VAHŞETİN ALTERNATİFİ VAR ELBETTE![*]

GERÇEKTEN DE NEDİR “TERÖR”?[1]

1 MAYIS 2016 DERS(LER)İ[1]

LATİN AMERİKA’NIN DESAPARECIDO’LARI[*]

TANTALOS’U YARATMAK[1]

“KÜRESEL KÜLTÜR” MÜ?[*]

2016'DAKİ 1 MAYIS('IMIZ)

"İNSANLAR, BİR ŞİİR OKUDUKLARI, BİR RESME BAKTIKLARI İÇİN İSYAN ETMEZ!"

KAPİTALİZM, KÜLTÜR, DİRENİŞ[*]

“SUSMA, SUSTUKÇA SIRA SANA MUTLAKA GELECEK!”[1]

NİCE ONYILLARA ‘YENİKAPI’LI YOLDAŞLAR[*]

AKADEMİNİN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN[1]

SUSMA! SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK...[1]

HANGİMİZ ÖZGÜRÜZ Kİ?[1]