ANNE BEN ÖLÜYORUM

ANNE BEN ÖLÜYORUM

ŞEHİTLİK, BİZ YOKSULLARI ÖLÜME YOLLAMAK İÇİN UYDURULAN BİR YALANMIŞ

Mektup biri Müslüman, diğeri Hristiyan iki gencin kanlar içindeki cansız bedenlerinin yanında bulunmuştu.

Gençler Kudüs'ün bir ara sokağında bir deri bir kemik kalmış acınası bedenleriyle yan yana yatıyorlardı.

Mektup, "Anne ben ölüyorum," haykırışı ile başlıyor ve şöyle sürüyordu:

"Bizi şehitlik ve cennet vaadiyle kanlı hac yolculuğuna çağırdılar. Cahil ve bilgisizdik. Onlara kandık ve sonu ölüm olan bu azaplı yolculuğa çıktık. Şimdi biz ölürken, onlardan kimse yanımızda yok.

Girdiğimiz bu dönüşsüz yolda görüldü ki, şehitlik, biz cahilleri ölüme yollamak için uydurulan bir yalanmış. Ben şehit olmuyorum, ölüyorum. Üşüyorum, çok üşüyorum anne. Elveda."

Haçlı Savaşı' na katılan Normandiyalı bir gencin yazdığı bu ibretlik mektup savaştan sağ kurtulan Belçikalı bir Hristiyan tarafından muhafaza edilmişti.

PAPA URBANUS'UN ÖLÜME ÇAĞIRAN KONUŞMASI

Paris doğumlu Papa Urbanus hem İsa'nın doğduğu Kudüs'ün ele geçirilmesini..

Ve hem de Hristiyan egemenlerinin ipek ve baharat yollarına el koyarak ekonomik kazanç elde etmelerini sağlamak için..

Hristiyanlık dünyasını 1095'de Kudüs'ü fethetmeye çağırdı.

Glermont'un taş duvarları önünde toplanan kalabalığa yaptığı konuşmasında, "...İçinizden biri orada ya da oraya giderken karada ve denizde hayatını kaybederse, günahları affolunacaktır, bunu Tanrı'nın bana verdiği yetkiyle bildiriyorum," diyordu.

"Orada şehitlik tahtı sizi sizi bekliyor... Türkler kiliseleri atlarına ahır yaptılar... Hristiyanlara diz çöktürüp kafalarını vücutlarından ayırıyorlar. Kadınların ırzına geçilmesini nasıl anlatayım... O kutsal toprakları şeytani ırktan temizleyin ve kendi elinize geçirin... Çok büyük ganimetler kazanacaksınız... Silahlarınızı ve oğullarınızı alın ve gidin... Kutsal yerlerinizin tahkir edildiğini görerek yaşamaktansa savaş alanında şehit olun... Ödül ebedidir..."

Urbanus bu kışkırtıcı konuşmasıyla üç asır sürecek ve iki milyon insanın ölümüne neden olacak Haçlı Savaşı'nın ateşini tutuşturmuş oluyordu.

İngiltere, Fransa, İspanya, Belçika ve daha pek çok Avrupa ülkesinden Kudüs'ün fethine katılan Hristiyanlar, Türkler ve Araplarla giriştikleri korkunç savaşlarda yüzbinler halinde can verirken, Papa Urbanus oturduğu papalık makamında kılını bile kıpırdatmadan rahat hayatını yaşıyordu.

Şu tuhaflığa bakın ki..

Savaşta birbirlerini hınçla kılıçtan geçiren her iki taraf, Hristiyanlar da, Müslümanlar da kendi savaşçılarına cennet vadediyor ve ölülerine "şehitlik" payesi veriyorlardı!

Yoksa onları savaşa süremeyeceklerdi.

İnsanları şehitlik yalanı ile ölüme gönderen Papa Urbanus bin yıl önce öldü..

Ama ruhu Türkiye'nin de aralarında olduğu pek çok ülke diktatörlerinin bedeninde yaşamaya devam ediyor.  

İnsanlığın..

Dil, din, ırk ve mezhep ayrımını çöpe atıp aydınlığa kavuşması için iç ve dış Urbanusları tarih sahnesinden süpürmesi gerekiyor.

 

16.06.2019 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR