ADI ÖZGECAN'DI...

Adil OKAY

ADI ÖZGECAN'DI...

"20 yaşındaki üniversite öğrencisi Özgecan Aslan, tecavüze direnince hunharca öldürüldü. Siz sustuğunuz sürece, biz sustuğumuz sürece bu cinayetler sürecektir. Kimi zaman töre veya "namus" cinayeti olarak ya da kadınları cinsel obje olarak gören sapıklar tarafından sürecektir. Erkekler ve erkek gibi düşünüp oğullarını "eğiten" analar... Ve eğitim sistemi... Ve devlet ve hükümet ve semavi dinlerin "ahlakı"... Hepsi suçlu... Yıllar önce ne yapmalıyım diye düşünmüş ve “kadın gibi kadın” adlı bir tiyatro oyunu yazmış bu bitmeyen soruna- trajedilere dikkat çekmeye çalışmıştım. Oyun bir çok kez sahneye kondu ve kitaplaştı. Ama yetmedi. Yetmiyor… Özgecan’lar öldürülmeye devam ediyor… Praksis grubunun bir şarkısının sözleri geliyor aklıma: “isyana gerek var…”

Özgecan için, yakınları için söyleyecek söz bulamıyorum. Dil yetmiyor. Replik, nota, mısra yetmiyor bu trajediyi anlatmaya…

Yazdığım Oyundan bir sahneyi paylaşıyorum:
I. SAHNE

(SAHNEYE ELİNDE CEP TELEFONU İLE KONUŞARAK, ABARTILI GİYİNMİŞ BİR KADIN ÇIKAR. OMZUNDA VEYA GÖRÜLEN BAŞKA BİR YERİNDE KOCAMAN BİR DÖVME OLABİLİR. SAHNEDE SAĞA, SOLA DOĞRU HIZLI ADIMLARLA YÜRÜR. TELEFONU ‘ÇAVV AŞKIM’ DİYEREK KAPATIR. BU KEZ MESAJ ÇEKMEYE BAŞLAR. BİR POLİS DÜDÜĞÜ VEYA TELSİZ SESİ İŞİTİLİR. ABARTILI GİYSİLİ KADIN, GÖRÜNMEYEN BİR POLİSLE TARTIŞIYOR GİBİ KONUŞMAYA BAŞLAR. KONUŞURKEN SAHNENİN HER TARAFINDA TUR ATAR. BAZEN KORKAR GİBİ GERİ GERİ GİDER.)

I. KADIN – Neden bana kimlik soruyorsunuz. Efendim… Ben ne yaptım ki... Sevgilimi bekliyorum, yani arkadaşımı… Anlamadım ne dediniz? Toplum ahlakına aykırı hareketten içeri mi atarsınız. Hakkınız yok. Efendim? Bırakırsanız halk beni parçalar mı? Kim, hangi halk? Hani laik bir ülkede yaşıyorduk. Pardon laikliği şeyime mi sokarlar? Terbiyesizlik yapıyorsunuz memur bey… Sizi şikayet ederim… Bir bok yiyemez miyim? Halk beni önce becerir, sonra taşlar mı? Efendim yanılıyorsunuz. Onlar halk olamaz. Olsa olsa magandalar sürüsü olur. Siz neden maaş alıyorsunuz. Hem bizim vergilerimizle… Pardon dünyadan bihaber mi yaşıyorum? Tehlike mi? Tehlikede miyim? Nasıl? Ben mi tehlikeyim? Pardon, tahrik mi ediyorum? Nasıl, kıyafetim mi? Çok normal. Hani özgür bir ülkeydik. Hani kadın erkek eşitliği? Ne yapıyorsunuz? Hayır, bırakın kolumu. Gelmeyeceğim sizinle… İmdattt. İmdattt…

(KADIN POLİSTEN KOLUNU KURTARMAK İSTER GİBİ ÇIRPINIR. ‘İMDAT’ DİYE BAĞIRARAK, ARKAYA KAÇAR. KISA BİR SESSİZLİKTEN SONRA, DİĞER KADINLAR TEK TEK KONUŞARAK SAHNEYE GİRERLER.)

II. KADIN – Türkiye'de her 100 kadından 97'si, hayatında en az bir kez eşinden, babasından ya da yakınlarından şiddet görüyor. Kimi zaman da güvenlik güçlerinden.

III. KADIN − Yani hemen hemen tüm kadınlar. Hepimiz. Hepiniz.

IV. KADIN − İstanbul'da her hafta, en az bir kişi töre cinayetine kurban gidiyor. Son beş yılda ‘namus' nedeniyle işlenen cinayetlerin sayısı bini geçti.

V. KADIN − Katiller, cezaevinde kahraman gibi karşılanıyor ve pişmanlık duymuyorlar.

VI. KADIN − Kadınların yüzde 50'sine yakını partnerleri tarafından cinsel şiddete maruz kalıyor.

II. KADIN − İktidarı besleyen tarikat/cemaat ağları sayesinde muhafazakârlaşma yayılıyor.

III. KADIN − Ve Türkiye’de kadınlar için iklim giderek boğuculaşıyor...

IV. KADIN – Ensest vakalarında, yani küçük çocukların cinsel istismarı, taciz / tecavüz vakalarında,

V. KADIN − Ya da genel olarak kadına yönelik şiddette gerçekten bir "patlama" mı yaşanıyor…

VI. KADIN − Evet, kadına yönelik şiddet hep vardı ve evet kadına yönelik şiddette bir patlama yaşanıyor...

(MÜZİK HIZLANIR. CEP TELEFONLU KIZ SAÇI BAŞI, ÜSTÜ BAŞI DAĞILMIŞ HALDE SAHNEYE GİRER. KADINLAR KIZI ARALARINA ALIR VE GÖRÜNMEYEN BİR DÜŞMANLA KAVGA EDER GİBİ DANSA BAŞLARLAR. VEYA DANS ETMEDEN KADINA TEK TEK YAKLAŞARAK KONUŞURLAR. KADIN DA PERİŞAN BİR BİÇİMDE DİNLER, SAHNEDE O KÖŞEDEN ÖBÜRÜNE KAÇAR BAZEN DE KULAKLARINI KAPATIR.)

II. KADIN – (Dans ve müzik yavaşlar.)
Hey deli kız inanma değiştiğine çağın
Pantolon giyip
Kazıtsan da saçlarını üç numaraya
Öpsen de erkek arkadaşını sokak ortasında
Akşamları gitmesen de evine
Kadınsın yine

III. KADIN –
Gece yarısı tek başına
Dolaşamazsın bu sokaklarda
Bağıramazsın bu nasıl hava bu nasıl cıva
Bu nasıl adalet diye

IV. KADIN −
Öyle kolay mı sanıyorsun
Var mı hazıra konmak
Daha çok emek ister daha çok mücadele
Hem kadın olarak cinsini hem de insan olarak
Kurtarmaya özgürlüğünü

KADINLAR KORO HALİNDE – (Seyircilere yaklaşarak)
Daha çok emek ister daha çok mücadele
Hem kadın olarak cinsini
hem de insan olarak
Kurtarmaya özgürlüğünü

IŞIKLAR SÖNER

14.02.2015 (Adil OKAY)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

DÜNYA YANIYOR… PEKİ KİM NASIL SÖNDÜRECEK !?

Mersin gümüşkum tabiat parkında ölüm makinesi

30-yildir-cocuklarini-arayan-mektup-arkadasim-mehmet-gok-tarsus-hapishanesinde-hayatini-kaybetti

SİYASİ İKTİDARLA SERMAYE SINIFI SANATA DÜŞMANLIKTA YARIŞIYOR

Sanat cesaret ister...

“ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*

"TUTSAKLARIN DÜŞLERINI GÖRÜNÜR KILMAK... "

İçeriden Dışarıya Fotoğraf TUTSAKLARIN DÜŞLERİNİ GÖRÜNÜR KILMAK

Hapishanede yasaklanan romanım hakkında