9 Yaşında!...

Arzu KÖK

9 Yaşında!...

9 yaşında bir kız çocuğu ehliyet alabilir mi? HAYIR…
9 yaşında bir kız çocuğu sigara veya alkol alabilir mi? HAYIR…
9 yaşında bir kız çocuğu bir bankadan hesap açtırabilir mi? HAYIR…
9 yaşında bir kız çocuğu oy kullanabilir mi? HAYIR…

Ama diyorlar ki “9 yaşında bir kız çocuğu evlenebilir, hatta çocuk bile yapabilir” Bunu söyleyenler… 

 Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 1. maddesine göre  ve Türk Ceza Kanunun 6. Maddesi uyarınca “18 yaşını doldurmamış her kişi çocuktur.” Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve TCK Çocuk Koruma Kanunu (2005) da, 18 yaş altıdaki bireyi korunması gereken çocuk olarak kabul etmektedir.

Bazılarına göre dışarıdan fark edilebilmeleri ve ölçülebilir nitelikte olmaları; yaş, kilo ve boyu; büyümenin ve gelişimin öncü göstergeleri yetiyor büyüdüklerini anlamak için. Hele ki ergenliğe girmiş ise tamamdır deniliyor. Oysa bir bireyin soyut düşünceyi de kapsayacak şekilde düşünebilmesi,  karar verebilmesi, verdiği kararların sorumluluğunu üstlenerek yaşayabilmesi için; bilişsel, sosyal, fiziksel ve ruhsal olarak belirli bir olgunluğa ulaşması gerekir. Bu da 18 yaşına kadar devam eden bir gelişimsel sürece karşılık gelmektedir. Çocukluğun ulusal ve uluslararası kabul gören tanımlamaları takvim yaşı temelinde oluşturulmuş gibi görünmektedir ama aslında 18 yaş, sosyal, bilişsel ve psikolojik gelişim için de eşik bir değerdir.

18 yaşının altında evlendirilen kız çocuklarına çocuk gelin, yapılan evliliğe çocuk evliliği denilmektedir. Daha tanımı yapmaya çalıştığınızda bile rahatsız oluyorsunuz Hele ki tanım detaylandırıldığında rahatsızlık hissiyatı daha derinden hissedilmeye başlıyor. Çünkü burada bahsedilen:

Bir çocuğu, cinsel obje olarak görebilen bir yetişkine teslim edilmesi...

Tanımadığı birisine…

Kendisinden yaşça büyük birisine…

Rızası alınmadan…

Din dayatmasıyla…

Anne baba zorlamasıyla…


Burada bahsettiğimiz şey:

Anne baba sevgisini hissetmesi gerekirken, 11'inde gelin edilen, 12'sinde anne olan, 14'ünde ölü bulunan Ayşelerin Fatmaların dramı… 

Öğretmen olmayı hayal ederken, bir adamın üçüncü eşi olan kızlarımızın hayal kırıklıkları…

Karanlıktan korkan, evde yalnız kaldığında kendini yatıştırmakta zorlanan, babası eve biraz geç kalsa telaşa kapılan bir çocuğun; öz anne babasının, kendisine kıymasın, hayatını çalması…

Bu suçtur.
İnsan hakları ihlalidir.
Çocuğun cinsel istismarıdır.

“Yaşama hakkı’’ tüm hakların en temel olanıdır insan için. “Geri alınamayan, telafisi olamayan” niteliktedir. Yaşam olmadığında, hayat son bulduğunda diğer haklardan bahsedilemez. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde de en çok altı çizilen, vurgulanan ve ilk kabul edilen haktır.

Bu anlamda ‘Çocuk’ ve ‘Evlilik’ kelimelerinin yan yana kullanılması bile korku vermektedir insan olan herkese. Zira bu: 

Çocukların hayatlarını tehdit ediyor…
Öğrenim hayatlarına koca bir balta vuruyor…
Kadına şiddetin önünü açıyor…

İşte tüm bu nedenlerden ötürü henüz ergenliğe bile girmemiş kız çocuklarının kendilerinden yaşça çok daha büyük erkeklerle zorla, iradeleri dışı evlendirilmelerini açıklayacak mantıklı bir gerekçe yoktur ve öne sürülemez. 

Toplumun sosyal yapısı, yoksulluk, düşük eğitim düzeyi, geleneksel uygulamalar, kalıplaşmış yargı ve dini inanışlar bile çocuk yaşta evlenmeleri normal gösterebilir mi? 

Sadece biyolojik bir takvim olan, bunun yanında bireysel farklılıklar da göstermekte olan ‘üreme yaşının başlangıcı’, evlilik için bir gerekçe olabilir mi? 

Bu fikri ortaya atanlara sormak lazım: Akıl-bilim-vicdan-çocuk hakları-çocuk ve insan sevgisi var mı sizlerde?

Dini baz alarak konuştuklarını söyleyenler peygamberin yaşadığı dönem ile bu dönemi nasıl bir görebiliyorlar? Hz. Muhammed’in Ayşe ile yaptığı evliliği örnek gösterip buna caiz diyenler, peygamberimizin ilk evliliğini kendisinden on beş yaş büyük bir bayanla yaptığını unutuyorlar. Neden acaba peygamberimizin bu ilk evliliğini örnek almıyorlar? Neden?

Kadınların nasıl doğuracağı, kaç çocuk yapacağı, nikahı-bekârlığı gibi konularda “rahim bekçiliği” yapan siyasilerin bir kısmı ise bu fikre çok sıcak bakmışa benziyorlar. Oysa devletin öncelikli görevi o ülkede yaşayan insanların mutluluğu değil midir? Ama maalesef ülkemizde vatandaşların hayatlarıyla satranç oynanıyor. 

Belki de en çok da çocuklarımız için, laikliğe her zamankinden çok ihtiyacımız var. Kızlarımıza kıyılmasın…

8.01.2018 (Arzu KÖK)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Batan Gemi

Geleceğini Vuran Ülke

Yeni Kitaplarım ve İmza Günü

Çocuk İstismarına Susma!...

Gençlerden Mesaj!...

Şaşırmak...

23 Nisan ve Çocuklar

Ne Olacak Bizim Halimiz?

Laiklik Vazgeçilir Değildir

Bu Vatan Bizim

Ne Olacak?

Üniversiteye Kelepçe

Bitmeyen Yıl

The Truman Show

Akılla İnananlara...

Atatürk’ü Anlamak…

Bitmeyen Senfoni

100. Yıl…

Corona ve Doğa

Vicdan!...

Yarın Çok Geç Olabilir!...

Corona ve Dua

Ulusal Yas

Suriye Çıkmazı

Ölmek mi Kalmak mı?

Deprem!...

Çankaya’nın Işıkları

Vicdanınız Var Mı?

2020’nin Yıldız Falı

Anadolu ve Cumhuriyet

Kaz Dağları ve Knidos

Toplumu Ayrıştırmak…

Ölmek İstemiyorum!...

Satılan, Kirletilen Cennet

Eğitim Sınıfta Kaldı…

Tohumu Ekebilecek Var mı?

Ağaç Dikme Bayramı

Çankaya Köşkü

Ankara Numune Hastanesi

Gençler Neden Mutsuz Acaba?

Doğmamış İşçiler

Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak…

Visionary

Kadın...Kimdi Kadın?

Elden Ayaktan Kesilmek!…

Sorun Çözmek!...

Cahillik!...

Hazırcılık!...

2018’den Mektup

Çocuk ve Şeytan!...

Hatay Cumhuriyeti Meclisi

Atatürk’ü Özlemek…

Cumhuriyet Bayramı

Türkiye İş Bankası!...

AF!...

Geçmiş Olsun!..

İMZA GÜNÜ

Havalimanı…

Savaş ve Barış Üzerine

Cumartesi Anneleri

Eğitim Sistemimiz!...

Çocukluğum ve Şimdi

Beter Olsunlar!...

Kayıp Çocuklar ve İdam!...

Cargill

Kambur Felek!...

Kıraathane!..

Karar Sizin!...

Düşman!...

Ankara Demiryolları Müzesi

Gençlerden Mesaj!...

Hakkını Aramak!...

Bekçi Murtazalar

Eğitim ve Köy Enstitüleri

Akkuyu!...

Simgeler Üzerinden Siyaset…

Korkuyorum!...

Bir heykel… Aylardır gözaltında…

Nasıl Oldu?...

Yaşamı Sevmek!…

Yerli ve Millî

Ölüyoruz!…

Çocuklar Size Ne Yaptı?

Ötekileştirmek!...

Tehlikeli Kitaplar!...

Bitmeyen Yıl

Müzik!...

Korku!...

Spastik Yaşamlar

Öğretmen!…

Çıkmaz Sokak

Kültür - Sanat ve AKM

Anadolu ve Cumhuriyet

Ulus’u Yıkmayın!...

Müftü Nikâhı

YOKSULLUK

Dil Giderse…

Eğitim ve Yeni Müfredat

Yıkın ODTÜ’yü!...

Çocuk İstismarına Susma!...

Kooşş Vatandaş Kooşş!...

Suç Kimde?

Sevgisiz Vicdanlar...

Matematik ve Cihat

Yozlaşan Demokrasi ve Çirkinleşen Politika

Ubuntu

Destan!...

Bizdik!...

Kimdir Yazar?

Kadınlara Özel!...

Karar Sizin!…

Satın Bu Cenneti!...

Zeytin!...

İnsan Hakları…

Bugün 19 Mayıs

Ses Verin!...

Daha Bitmedi

1 Mayıs!…

23 Nisan

Sevgili Ulusum!...

Milletin Parası…

Ulus Atatürk Anıtı

Doğa İçin Hayır...

Gençler!...

Ankara’da Adalet Var mı?

KADINLARIMIZ

Kültür-Sanat!...

Anlayacak mısınız?...

Kadınlar!...

Çok Şükür!...

MIHLI DEĞİLMİŞ!...

2016’ten Mektup

Düşünüyorum da…

Yangın Ülkesinin Yanan Çocukları…

Atatürk’ü Anlamak…

Basın Özgürlüğü…

CUMHURİYET

Şehitlik Siyaseti

Anne- Babaya Açık Mektup

Demokrasi Gelecekmiş!...

Bir Bebekten Katil Yaratan Karanlık

Çaresizliğin Resmi Yapılabilir mi?

Eğitim Onurumuz Köy Enstitüleri

Ders alacak mıyız

Dikkat!...

Çağdaş Kölelik

Nereye?

ELEKTRİK ÜZERİNE

MADEN, GREV, AÇLIK…

A.Ü. Ziraat Fakültesi Müzesi

Şaşırmak...

Tecavüzü Kanıksamak

AN-KARA

Cadı Avına Son!..

ANAYASA

Oku...

Bülbülü Öldürmek!..

GÜLMEK YAŞAMAKSA!..

2015'ten Mektup

Bir Çocuk ve Atatürk

Timsah Gözyaşları

KORKMA

Sözcükler

BATAN GEMİ VE BİREYLER

Çaresizliğin Resmi Yapılabilir mi?

Barış

Yabancıların Mülk Edinmesi

AYDIN OLMAK

MADIMAK YANIYOR...

YAŞAM VE MÜCADELE

Babam

Cehaletin Sesi Aklı Susturuyor

Gençler Neden Mutsuz Acaba?

GENÇLERİ ELEŞTİRMEK

GENÇLERDEN MESAJ VAR

ANNEM'E

Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak...

Özgürlüğümüzü istiyoruz!..

YA SEV YA TERK ET Mİ?

ÇANAKKALE ZAFERİ

Özgürlüğümüzü İstiyoruz!..

Müsait Cinayetler