' ELLER VE YÜZLER '

Adil OKAY

' ELLER VE YÜZLER '

Daha önce kişisel ve karma sergilerden tanıdığımız Ali Osman Abalı, bu kez karşımıza “Eller ve Yüzler” adlı tematik bir sergiyle çıktı. Aradan geçen zaman içinde “bakışının” ve “Seçme ediminin” dönüştüğünü söyleyebiliriz.



John Berger’e göre: “Görme eylemi ilk etapta gözün retinasını ilgilendirir. Görme, sözden yazıdan önce gelir… Bakmak ise bir seçme edimidir”. Fotoğraf makinesinin bulunuşuna kadar insanlar her şeyi çıplak gözle görebileceklerine inanıyorlardı. Perspektifle yapılmış her taslak ya da yağlı boya resim, seyirciye dünyanın biricik merkezinin kendi olduğunu söylüyordu. Fotoğraf makinesi dünyanın böyle bir merkezinin olmadığını gösterdi. Ancak fotoğraf, resmin biricikliğini değil, resmin taşıdığı imgenin biricikliğini ortadan kaldırdı, çoğalttı, anlamı yeniden üretti.



Fotoğrafın sanat olduğunu savunanlar şu gerçeğin altını çizmektedir: “Fotoğraf makineyle değil, yürekle ve bilinçle çekilir.” Katılıyorum ancak o yüreğin ve bilincin de zenginleşmesi gerekmektedir. Yoksa gelişmiş dijital makineyle deklanşörü otomatiğe takarak tesadüf yakalanan bir kare o fotoğrafçının sanatçı olduğunu göstermez. Bir “iyi şiir”le şair olunamayacağı gibi. Sonuçta ister sanat için, ister haber - belge için fotoğraf çekelim; fotoğrafı “taraflı” çekeriz. O güne kadar biriktirdiklerimizle çekeriz. Tarafsızlığın da “taraf” yani statükoculuk olduğu ortamda, deklanşöre basarken elbette birikimlerimiz - vicdanımız – dünya görüşümüz devreye girer.





Ali Osman Abalı da bu gerçeği biliyor ve hayatın içinde, kimi zaman akıp giden, kimi zaman katlanılmaz olan hakikatlere bakıyor ve bu hakikatlerin ondaki izdüşümünü anda durduruyor. Dönüp bize sunuyor. “Bakın” diyor “sizin görüp ama gündelik telaşlardan bakamadığınız hakikatler bunlar.”



Neden “eller ve yüzler”?



Ali Osman Abalı, bu sorunun yanıtını sergilediği fotoğraflara gizlemiş. Aşkı, emeği, açlığı, tokluğu, evsizliği fotoğraflarda yer alan eller ve yüzler anlatıyor. Abalı’nın eserleri bizi bu dünyadan ötekilerin dünyasına doğru sancılı bir yolculuğa çıkarıyor.



okayadil@hotmail.com

12.12.2014 (Adil OKAY)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

DÜNYA YANIYOR… PEKİ KİM NASIL SÖNDÜRECEK !?

Mersin gümüşkum tabiat parkında ölüm makinesi

30-yildir-cocuklarini-arayan-mektup-arkadasim-mehmet-gok-tarsus-hapishanesinde-hayatini-kaybetti

SİYASİ İKTİDARLA SERMAYE SINIFI SANATA DÜŞMANLIKTA YARIŞIYOR

Sanat cesaret ister...

“ZAMANA ADANMIŞ YÜZLERİMİZ”*

"TUTSAKLARIN DÜŞLERINI GÖRÜNÜR KILMAK... "

İçeriden Dışarıya Fotoğraf TUTSAKLARIN DÜŞLERİNİ GÖRÜNÜR KILMAK

Hapishanede yasaklanan romanım hakkında