Rosa Luxemburg 150 yaşında

Rosa Luxemburg 150 yaşında

Rosa Luxemburg 150 yaşında

Bugün, dünya sosyalist hareketinin en önemli sembollerinden bir olan Rosa (Rozalia) Luxemburg’un 150. doğum günü. Bir süredir, başta Almanya’da olmak üzere değişik ülkelerde Rosa’nın kişiliği, eserleri, söyledikleri ve yaptıkları üzerine konuşmalar yapılıyor, yazılar yazılıyor. Bu anmalar, yıl sonuna kadar devam edecek.

5 Mart 1871’de, günümüzde Polonya sınırları içinde yer alan, o zamanki Çarlık Rusya’sının işgali altındaki Zamosc kasabasında doğan Rosa Luxemburg’un dünya sosyalist hareketinin önemli kadınlarından biri haline gelmesinin arkasında emperyalist savaşa ve silahlanmaya karşı aldığı tutumun rolü çok büyük.

Rosa’yı hem parti içinde hem de Almanya’da tanınır hale getiren, 27 Mayıs 1913’de Leipzig’de yaptığı ünlü “Dünyada Politik Durum” (Die weltpolitische Lage) başlıklı konuşması, Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD) içerisinde de savaş bütçesine destek ve silahlanma konusunda bir yol ayrımını ifade ediyor.

 

Partinin teorisyenlerinden Eduard Bernstein ve Parti Başkanı August Bebel’in, Marx ve Engels’in belirlemiş olduğu çizgiyi “dogma” olarak tanımlamaya başlayarak, başta dış politika olmak üzere pek çok açıdan revizyonist bir yola sapmalarına karşı Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in verdiği mücadelenin önemi çok büyük.

Leipziger Volkszeitung’da yayımlanan o ünlü konuşmasında Rosa şöyle diyordu: “Silahsızlanma propagandasının kapitalist devletlerin silahlanmasını durduracağını beklemek umutsuz bir ütopyadır. Silahlanma, kapitalist gelişmenin ölümcül bir sonucudur ve bu yol çöküşe götürür.”

Gerçekten de öyle oldu. Büyük savaş, sadece Almanya’nın değil kıta Avrupa’sının yıkımına yol açtı.

Bütün itirazlara rağmen SPD yönetimi “savunma” kılıfı altında savaşa destek verdi. Mecliste, 4 Ağustos 1914’te yapılan oylamada eller Alman burjuvazisinin çıkarları doğrultusunda savaş bütçesine destek vermek üzere kalktı. Meclis grubunda buna karşı çıkan 37 milletvekili “grup disiplini” adına susturuldu.

1918 Kasım'ında Luxemburg hapisten çıktı. Faaliyetlerine devam etti ve Liebknecht ile birlikte Alman Komünist Parti'sini kurdu. 15 Ocak 1919'da Rosa Luxemburg, Karl Liebknecht ve Wilhelm Pieck, Freikorps tarafından tutuklandılar, Pieck kaçmayı başarırken Luxemburg ile Liebknecht yedikleri darbelerle bilinçlerini kaybettiler. Aynı gün, Luxemburg ölene kadar dövülmüş ve ölü vücudu nehre atılmış, Liebknecht de başından yediği kurşunlarla öldürülmüştü.

5.03.2021 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz