EŞİTSİZLİK(LER) Tekelci kapitalist Türkiye, doğal olarak bir eşitsizlikler coğrafyasıdır; “Eşitsizlikte Avrupa ikincisi”dir;[100] ezenle ezilen arasında giderek derinleşen bir uçurum söz konusudur.[101] Şöyle ki… ‘Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin…
EŞİTSİZLİK(LER)
Tekelci kapitalist Türkiye, doğal olarak bir eşitsizlikler coğrafyasıdır; “Eşitsizlikte Avrupa ikincisi”dir;[100] ezenle ezilen arasında giderek derinleşen bir uçurum söz konusudur.[101]
Şöyle ki…
YOKSULLUK
Açlık sınırının 15 yılda dört kat yükseldiği[108] coğrafyamızda; 12 milyon 596 bin emeklinin 8 milyon 311 bininin maaşı 2 bin TL’nin altında olup;[109] emekli aylığı alan 8 milyon yurttaşın 4 milyonu hâlen çalışıyorken;[110] Fyodor Dostoyevski’nin, “Yoksulluktan utanmak aptallıktır. Aptallıktan utanın,” uyarısı asla unutulmamalıdır…
‘Avrupa İstatistik Ofisi’ne (Eurostat) göre, nüfusun yüzde 36.6’sı yoksulluk nedeniyle çatısı akan, duvarları, zemini ya da temeli rutubetli veya pencere çerçeveleri çürük evlerde yaşadığı Türkiye, bu alanda da Avrupa’da zirvede!
Kolay mı? Nüfusun yüzde 41.3’ü yoksulluk ya da sosyal dışlanmışlık riskiyle yaşıyorken;[111] en yoksul yüzde 20’lik kesimin gıda harcamasının yüzde 20’si ekmeğe gitti![112]
AKP iktidarının 15 yılında 4 kat yükselen açlık sınırı, asgarî ücreti de geride bıraktı.[113]
16 milyonu aşkın yurttaş açlık sınırında, yaklaşık 48 milyon yurttaşta da yoksulluk sınırında olduğu Türkiye’nin[114] Ekim 2018’inde yoksulluk sınırı 6 bin lirayı geçti.[115]
Bu durumda bir kişinin yoksulluk sınırı ile asgarî ücret arasındaki makas hızla açılıyor. Tek kişinin yoksulluk sınırı asgarî ücreti ikiye katlamak üzere…[116]
Evet, Türkiye’de yoksulluk artıyor. Gıda, barınma gibi temel harcamalardaki artış, ücretlerdeki artışları geçti. Yaklaşık 7 milyon işçi asgarî ücretle geçinmeye çalışıyor. Toplam 13.8 milyon işçi olduğu dikkate alındığında işçilerin yarısı asgarî ücretli. Asgarî ücret, geçim ücreti olmaktan çok uzak. Daha açıklandığında açlık sınırının altında kalan asgarî ücret, bir işçinin yaşayabilmesi için yapması gereken aylık asgari harcamanın yanına bile yaklaşamıyor.[117]
‘Tüketici Hakları Derneği’nin 16 milyon kişinin açlık sınırının, 48 milyon kişinin de yoksulluk sınırın altında yaşadığını açıkladığı[118] coğrafyamızda halkın en yoksul yüzde 20’lik kesiminin harcamalarının üçte birini oluşturan gıdada yıllık fiyat artışı yüzde 50’yi geçti. Bir yılda süt ve süt ürünlerinde yüzde 30’u aşan zamlar tüketimi de yüzde 10 düşürdü.[119]
2015’te kişi başına gelir 11 bin dolar iken, 2017’de yüzde 3.8 düşüşle 10 bin 602 dolara indi.[120] Ayrıca ‘Birleşik Metal İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi’nin (BİSAM) verilerine göre, açlık sınırı yüzde 20 arttı.[121]
Türkiye’nin 81 ilinin tamamında 2018’de kişi başı gelir 2017’ye göre düştü. Doğu ve Güneydoğu illeri en yoksul iller. Prof. Dr. Erinç Yeldan’a göre, “Türkiye artık yoksulluk tuzağına girdi.”[122]
2019’un sosyal güvenceden yoksun kalan yurttaş sayısına 396 bin kişi daha katılırken;[123] sosyal güvenceden yoksun vatandaş sayısı 10.5 milyona yükselirken, 18 yaş ve üstü toplam 56.3 milyon nüfusun 8.2 milyonunun gelirinin asgarî ücretin 1/3’ünden az olduğu yoksulluk tablosu gözden kaçırılmamalıdır.[124]
Nihayet uluslararası kurumların tüm ülkelerce kabul edilen göstergelerine göre, yoksunluk ve şiddetli maddi yoksunluk kategorilerinde yaşayan milyonlarca insan var. Belki de bunlar arasında en önemlisi, 7.5 milyon çocuğumuzun ülkemizde “şiddetli yoksunluk” (dolayısıyla yoksulluk) içinde yaşıyor olmasıdır.
Buna göre, Türkiye’de şiddetli maddi yoksunluk yaşayanların (çocuk ayrımı olmaksızın) 2014’de oranı yüzde 29.4 iken, 2015’de yüzde 30.3’e, 2016’de ise, 2.6 puanlık artışla yüzde 32.9’a yükseldi: 26 milyondan fazla. Her 3 kişiden biri şiddetli maddi yoksunluk yaşıyor…[125]
Ve çocuklar…
Çocuk işçi[126] sayısının 2 milyona yaklaştığı Türkiye’de, her 10 çocuktan 8’i güvencesiz çalıştırılırken;[127] çocuk işçilerin yüzde 80’i güvencesiz.[128]
İSİG Meclisi’nin derlediği verilere göre, 2016’de 18’i 14 yaş altı olan toplam 63 çocuk işçi, 2017’de 18’i 14 yaş ve altı olan toplam 60 çocuk işçi ve 2018’de 23’ü 14 yaş ve altı olmak üzere toplam 67 çocuk işçi hayatını kaybetti. 2016-2018 döneminde toplam 190 çocuk işçi hayatını kaybetti.[129]
‘Dünyada ve Türkiye’de Çocuk Emeği Sömürüsü’ başlıklı rapora göre, Türkiye’de kayıt dışı çalıştırılan çocuk sayısı 600 bin, çıraklık ve stajyerlikle birlikte bir milyondan fazla çocuğun emeği sömürülüyor.[130]
EMEKÇİLERİN DURUMU
“Ücreti asgari, vergisi azami”[131] olup; en yoksul yüzde 10’luk kesiminin 100 lirasından 31 lirasının gıdaya gittiği[132] ve BİSAM’ın raporunda, “Yurttaşın alım gücü düştü”[133] notu düşülen emekçilerin durumuna gelince…
Bu tabloda Türkiye Kamu-Sen’in hesaplamalarına göre, 2018’de ortalama memur maaşı 2017’e kıyasla aylık olarak 164 lira değer kaybetti.
Rapora göre, 2018 sonunda ortalama memur maaşı 2017’ye göre, 441 liralık artışla 3 bin 419 TL’ye çıktı. Artış oranı yüzde 14.81 oldu. Oysa aynı dönemde enflasyon yüzde 20.3 arttı. Maaş, aylık ortalama 164 TL değer kaybetti.
2002’den 2019’a mal ve hizmet bedelleri ortalama yüzde 347.8 zamlandı. Aynı dönemde açlık sınırı yüzde 402.6 yükseldi. 2002-2018 arası ortalama enflasyon yüzde 347.8, mutfak enflasyonu yüzde 402.6 arttı.
2002’de ortalama memur maaşı ile 22.1 adet çeyrek altın alınabilirken, 2018’de bu sayısı 9.7 adede geriledi. En düşük memur maaşıyla alınabilen çeyrek altın sayısı ise 14.9 adetten 7.3 adede düştü.
2012 sonrasında 1049 dolara kadar yükselen ortalama memur maaşı 2018’de 709 dolara; 2013’te 812 dolar olan en düşük memur maaşı da 533 dolara geriledi.[134]
Ayrıca 2017’den 2018’e en fakir yüzde 20’nin en yüksek aylık ortalama geliri 1990 liradan 2 bin 390 liraya yükseldi. En zengin yüzde 20’nin en düşük ortalama aylığı ise 5 bin 696 liradan 6 bin 545 liraya çıktı.[135]
Ve Türkiye, 37 ülkeyi kapsayan “en iyi emeklilik” araştırmasında en kötü notu alan 3’üncü ülke oldu.[136]
VE ZENGİNLER!
Honoré de Balzac’ın, “Gözle görünür bir nedeni bulunmayan servetlerin gizi, temiz yapıldığı için unutulmuş birer cinayettir,” uyarısı eşliğinde toplam gelirden aldıkları pay yüzde 47.2’ye ulaşan[137] zenginler meselesine gelince…
‘The Forbes’un ‘En Zengin 100 Türk’ listesinde ilk sırayı Saray’ın müteahhidi Erman Ilıcak aldığı zenginler toplam servetten 6.1 milyar dolar pay alıyorlar. Söz konusu isimler arasında 2018’de hayatını kaybeden Şarık Tara ve Erdoğan Demirören’in vârisleri ile Mustafa Koç’un iki kızı da yer alıyor.
Mustafa Koç’un kızları 22 yaşındaki Esra Koç ve 18 yaşındaki Aylin Koç, Koç Grubu şirketlerinde hissedar olan dördüncü kuşaktan ilk üyeler oldu. Koç kardeşler aynı zamanda Forbes 100 tarihinin en genç isimleri olarak kayıtlara geçerken, iki isim de 400’er milyon dolarlık servetleriyle listeye 100. sıradan girdiler.[138]
Türkiye’nin dolar milyarderleri sayı olarak 2017’ye göre, dokuz kişi artarak 40’a yükseldi. Yani kişisel serveti 1 milyar dolar barajının üstünde olan Türk sayısı 40’ı buldu. Milyarderlerin toplam serveti ise 72.4 milyar dolara çıktı. ‘The Forbes’un Türkiye’nin milyarderler listesine giren 40 isimden bazıları şöyle:[139]
|
EN ZENGİN TÜRKLER[140] |
||||
|
1 |
MURAT ÜLKER |
Yıldız Holding |
|
4 milyar 800 milyon dolar |
|
2 |
ERMAN ILICAK |
Rönesans Holding |
|
4 milyar dolar |
|
3 |
HÜSNÜ ÖZYEĞİN |
Fiba Holding |
|
2 milyar 800 milyon dolar |
|
4 |
OSMAN KİBAR |
Samumed |
|
2 milyar 600 milyon dolar |
|
5 |
MUSTAFA KÜÇÜK |
LC Waikiki |
|
2 milyar 600 milyon dolar |
|
6 |
SEMAHAT ARSEL |
Koç Holding |
|
2 milyar 300 milyon dolar |
|
7 |
ŞARIK TARA |
Enka Holding |
|
2 milyar 500 milyon dolar |
|
8 |
FERİT ŞAHENK |
Doğuş Grubu |
|
2 milyar 400 milyon dolar |
BDDK verilerine göre, yurtiçinde yerleşik milyonerlerin sayısı 2017’de, 2016’ya kıyasla 18 bin 105 kişi artarak 126 bin 969’a ulaşırken, toplam mevduatları da 835 milyar 621 milyon lira oldu.[141]
Türkiye’deki milyonerler hesaplarına, 2018 Haziran’ında 2017 sonuna göre 75 milyar liralık döviz ekledi. Eklenen Türk lirası ise 16 milyar lirada kaldı. Milyonerler 120 milyar dolar daha biriktirdi. Milyoner mudilerin bankalardaki mevduatının dağılımına bakıldığında, bunun 439 milyar 589 milyon lirasını yerel para cinsinden mevduat, 482 milyar 701 milyon lirasını döviz tevdiat hesabı, 4 milyar 175 milyon lirasını da kıymetli maden depo hesapları oluşturuyor.[142]
Hesabında 1 milyon lira veya üzeri parası olan mudi sayısı, 2019 yılın ilk yarısında 21 bin 20 kişi artarak 201 bin 176’ya ulaştı. Milyonerlerin toplam mevduatı 1 trilyon 214 milyar 387 milyon liraya çıktı. 2018 sonunda milyonerlerin toplam mevduatı 1 trilyon 109 milyar 859 milyon lira seviyesinde bulunuyordu.[143]
Hesabında 1 milyon lira veya üzeri parası olan mudi sayısı, 2018’in Ocak-Ağustos döneminde 192 bin 419’a ulaştı. Ağustos sonu itibarıyla milyonerlerin bankalardaki toplam mevduatı 1 trilyon 279 milyar 70 milyon liraya yükseldi. 2017 sonunda milyonerlerin toplam mevduatı 909 milyar 979 milyon lira seviyesinde bulunuyordu. Milyoner başına düşen ortalama mevduat 2018 ağustos sonu itibarıyla 6 milyon 647 bin lira olarak hesaplandı.[144]
Halkın geniş kesimleri ekonomik kriz ve enflasyonla boğuşurken, 2018’in Ocak-Ağustos ayları arasında milyoner sayısı 53 bin kişi artarak 192 bin kişiye ulaştı.[145]
Bir şey daha: Vergi yüzsüzleri listesinde ilk 100’ün borcu bir yılda 30.7 milyardan 44.3 milyar TL’ye çıktı. 1 milyon TL’nin üzerinde vergi borcu olan kişi sayısı, bir yılda 31 binden 47 bine yükseldi. Ve 1 milyon liranın üzerinde vergi borcu bulunan mükellef sayısı bir yılda yüzde 51’lik artışla 31 bin 56’dan 47 bin 32 kişiye yükseldi![146]
Ve “son” bir şey daha: ‘New World Wealth’in raporuna göre, 2017’de Türkiye’de hesabında 1 milyon dolar olan mudilerin yüzde 12’si yurtdışına göç etti. Bu oranla Türkiye dünyada en çok dolar milyoneri göçü veren birinci ülke hâline geldi![147]
İSRAF, KIYAK, İSTİSMAR!
Türk(iye) ekonomisinin başındaki belalardan birisi de israf, kıyak, istismardır!
“Yorumsuz” aktaralım; bu bile yeter…
Veriler bu merkezdeyken hatırlatmadan geçmeyelim!
Bülent Falakaoğlu, “AKP döneminde verilen teşviklerin haddi hesabı yok,”[177] derken; İhsan Çaralan da ekliyor: “Sermayeye dolaysız servet aktarımının adı teşvik; işçinin sırtından sermayeye teşviktir.”[178]
“Nasıl” mı?
Aralarında Ethem Sancak’ın sahibi olduğu BMC’nin de yer aldığı 19 şirkete 23 proje için 135 milyar TL’lik yatırım desteği verildi. Vergi muafiyetleri, istisnaları, indirimleri, istihdam ve personel destekleri, kredilerde faiz ve kâr payı destekleri, bedelsiz arazi devri, kamu alım garantisi gibi teşvik unsurlarının bulunuyor![179]
Ethem Sancak’ı tanıyorsunuz değil mi?
Bir şey daha: Anayasa Mahkemesi, Saray ve hükümetin yaptığı bazı harcamaların Anayasa’ya aykırılığını iki yıl geriden gelerek tescilledi. 2018 bütçesinde de yer alan bu keyfi harcamaların yapıldığı 2016 ve 2017 bütçe yılları sona erdiği için AYM’nin iptal kararı hükümsüz kaldı![180]
Durum tam da böyle!
devam edecek
Sitemizdeki dış bağlantılar referans amaçlıdır, dış bağlantıların içeriklerinden kuruluşumuz sorumlu değildir.
Yorum Yap