Yolcudan üç

Yolcudan üç

(yolcudan-yolcuya kitabından)

berbat bir otelde kalıyorum vardığım kentte
perdeler kirli
toz zengini olmuş dolaplar
yastıkta da
benden öncekilerin sevişmelerinden kalan kıllar var
aldırmıyorum
giyinik bırakıyorum kendimi yatağa
tozlanmış bir örümcek ağı sallanıyor tavanın ortasında ağırdan
yanaklarımı şişirip üflüyorum
sanki güzelim
geçmişten
beklemediği bir selam almış gibi
irkilip savruluyor
ürperiyor sırtım
ekşi kokulu battaniyeyi çekiyorum göğsüme katlarını açmadan
incinmesinden korkarak çıkarıyorum son mektubunu ceketimin göğüs cebinden
haklısın
duygu elementleri içinde
özgül ağırlığı en yüksek bir sorumluluktur sevmek
ölümse
tavanda sallanan örümcek ağıdır
ne zaman
zor amaçlara yorsak nefesimizi
sallanır durur başımızın üstünde
bu kente geldim
çünkü
ölüme küfreden bir dostum var bu kentte
beni görmek istediydi ölmeden önce
yarın
tavanda sallanan örümcek ağı parmağımın ucunda
gideceğim yanına
çok iyi biliyorum ki
bir fırtınanın tohumları savurması gibi yarına
havalandıracaktır eskimiş hayatın bağlarını
kalan soluğuyla

selah
01:06
17 02 2011
Fotoğraf: Ali Sariozlu

20.11.2019 (Selah Özakın)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR