YARIN KARA BİR GÜNDÜR

YARIN KARA BİR GÜNDÜR

Yarın 14 Aralık...

Tarihin vahşete ve kana boğulduğu günün yıldönümü.

Ve insanlığın, insan olma dersinde sınıfta kaldığı bir gün.

Kendine AK PARTİ diyen KAN PARTİ...

14 Aralık 2015 sabahı Cizre ve Silopi'de sokağa çıkma yasağı ilân etmiş, devlet güçleri de birçok kentte kan donduran bir katliama girişmişlerdi.

Bahane, şehirlerde kazılan hendeklerdi!

Bir makalemde de yazmıştım:

Cizre' li bir ihtiyar, hendek ve barikatlar hakkında şunları söylüyordu:

"Çocuklar bunları yaparken, 'Evimizin önüne hendek, barikat yapmayın!' diye onlara kızmıştık. Anneler çocuklarını kulağından tutup hendeklerden dışarı çıkarıyordu. Ama sonrasında öyle zalimlikler oldu ki, o anneler hendekteki çocuklarına yemek götürmek zorunda kaldılar."

İki oğlu Cizre'deki bodrumlarda öldürülen bir anne de dizlerini acı acı döverek şöyle haykırıyordu:

"Kamyonlar dolusu mayınlar ve malzemeler asker ve polis aramasından geçirilerek şehre sokuldu. Devlet istese tek gram patlayıcı içeri girmezdi, o patlayıcılar devletin gizli eliyle Cizre'ye dolduruldu. "

Yani gerçek şu ki...

Kirlerini insan kanıyla yıkayan KAN PARTİ FAŞİZMİ, Cizre, Şırnak, Nusaybin, İdil, Silopi, Sur ve diğer birçok şehirde katliam yapmak için sinsi bir plân yapmıştı. Bu karanlık plânı uygulamaya sokabilmesi için de hendeklerin kazılması, cadde ve sokaklara mayın döşenmesi icap ediyordu.

Gençlere yol gösteren ve pusudaki tehlikeyi işaret eden kimse yoktu. Heyecanlı ve tecrübesizdiler, bu kanlı bataklığa kolaylıkla çekildiler.

KAN PARTİ 14 Aralık Ölüm Fermanı' nı işte bu şartlarda ilân etti.

Savaşlarda bile sivillere dokunulmazken...

Şehirler on binlerce asker ve polisle kuşatıldı, toplarla aylarca dövülerek çoluk çocuk binlerce insan katledildi.

Bu nedenle 14 Aralık...

Milliyeti, ülkesi, dini ve mezhebi ne olursa olsun her vicdanlı insan için bir yas günüdür.

Ben işte bu nedenle...

Katliamın yıldönümü olan yarın, günlük yaşamımı askıya alıyorum. Dışarı çıkmam gerekiyorsa kolumda siyah bir bantla sokağa çıkacağım.

Evimin penceresinde matemi simgeleyen siyah bir bayrak asılı olacak.

Halkın emeği ve alın teri ile dev gibi şişen bu sömürü düzeni ve onun silahlı koruması olan AKP devletiyle bağlarımı keseceğim.

Devlete kapılarımı kapatacağım ve ondan hiçbir hizmet almayacağım.

Halkın alın teri ile domuz gibi şişen bu kapitalist ekonomiye hiç değilse bu kara günde kan vermeyeceğim.

Bu nedenle...

Para harcamayacağım, gitmem gereken yerlere yürüyerek gideceğim.

Evimin elektriği kapalı olacak, televizyonu karartacağım.

Telefon ve internet kullanmayacağım.

Sadece kuru ekmek yiyip, su içeceğim.

Kısaca...

Sembolik olarak greve gireceğim.

Böylece bir günlük de olsa, bu düzenin ve AKP devletinin beni zincire vuran zoraki vatandaşlığından kendimi azat edeceğim.

Yarın Cizre, Sur, Şırnak, Nusaybin ve diğer kentlerde çocuklarımın ve kardeşlerimin öldürüldüğü kara bir gündür.

Ve benim zincirlerimden boşalıp, kendimi azat ettiğim bir gün... 13/12/2017

alinakavdo@gmail.com

 

13.12.2017 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (3)

Yorum Yaz
Utanmadan hala teröristleri savunuyor utanmaz adam,Devlet kötü AKP kötüydü madem neden güya onların eliyle sokulan mayınlarla barikat kurdunuz.şunu unutmatın belanızı aramaya devam ediyorsunuz ve yine unutmayın belanızı bulmaya devam edeceksiniz.
habib kılıç19 Ara 2017 15:28:37
Doğru bir tespit keké mahmut seni daha aktif ve parlamentoda görmek isteriz 90 larda şırnak vekiliyken de takip ediyordum ve cezaevi anılarını anlatığın parlamentodan 9 koğuşta isimli kitap ve şiro ateşi selamlar
Hasan genc14 Ara 2017 20:45:45
Bu karagünü bütün içtenlığımle kınıyor ve telin ediyorum evet Mahmut alınak ağzına Kalemine,yüreğine sağlık.Saygılarımla
Ali Taşdelen13 Ara 2017 22:26:51

DİĞER YAZILAR