Terk ettim...

A. Mümtaz İdil

Terk ettim...

Birileri vardı hayatımda ve beni kırmaktan, üzmekten zevk alıyorlardı. Biraz acıdığımdan, biraz etkilendiğimden olsa gerek, beni kırmalarına ve üzmelerine izin veriyordum.
Elbette yanlıştı yaptığım, ama sağlıklı düşünemiyordum. Ben onlara değer veriyordum ve onların da bana değer verdiğini düşünüyordum (sanıyordum daha doğru).
Bir yerlerde okudum. Diyordu ki, sizi sürekli olarak kıran, üzen insanları hayatınızdan çıkarın. Acının insana ders veren nitelikte olması gerektiğinisöylüyordu. Eğer bu dersi de almıyorsam, o insanın beni kum torbası gibi kullanmasına izin verdiğimi iddia ediyordu.
Terk ettim...
Saygısızlık etmiyordum, ama saygı görmüyordum. Benim onlara gösterdiğim saygıyı bana göstermedikleri için terk ettim...
Sürekli yalan söylüyorlardı.
Terk ettim...
Gerginlikten beslenen bir insan olduğumu, gerginliğin beni hep canlı tuttuğunu düşünüyordum. Yanlış da değildi. Ama beni gergin kılan şeylerin olaylar mı, insanlar mı olduğu konusunda emin değildim. Olayların insanları gergin etmesinden yanaydım. İnsanların yarattığı gerginliğin yakınımdaki kişiler olduğunu anladığım anda terk ettim...
Beni yolunacak tavuk, beslenecek kümes gibi gören “dostlarım” olduğunu fark ettim. Hayatımdan çıkmaları gerekiyordu, terk ettim...
En büyük yıkımı da, yüzüme gülüp arkamdan bir çok olumsuz laf edenlerde yaşadım. Benim vazgeçilmez bir arkadaşı olduğunu söyleyen kişiler, benden başka herkese benim “iğrenç” olduğumu söylerlermiş meğer. Bu illişkileri devam ettirmek açıkça aptallıktı, terk ettim...
Beni umursuyormuş gibi görünüyorlardı, ama umursamıyorlarmış. Geç fark ettim ve ettiğim anda da onları terk ettim... İhtiyaçları olduğunda yanlarındaydım, benim onlara ihtiyacım olduğu hiçbir anda yanımda yoklardı.
Yaşam benim için sürekli gelişme anlamına geliyordu. Kendimi ve çevremi genişlettikçe huzur buluyordum. Ama kimileri bu genişlemenin önüne geçmek istedi, eski hayatımın daha renkli olduğunu bana anlatmaya başladılar, terk ettim...
Zamanla umutlarım ve hedeflerim de değişti. Değişiklik işime geliyordu ve büyük bir zevk alıyordum. Ama bunu istemeyen birileri vardı ve beni sürekli kendi istedikleriyaşam biçimine çekmeye çalışıyorlardı. Hedefim olmayan hedefler gösteriliyordu bana ve mutsuzlaşıyordum. Terk ettim...
Yaşantıma bir yığın gereksiz ve işe yaramaz insanlar dolmuştu. Gerekli ve yararlı olanları hep ihmal etmiştim.
Yaramaz ve gereksizleri terk ettim...
Kolay olmadı elbette. Terk etmek bir anlamda yalnız kalmayı göze almaktır. Ancak yalnız kalmak kendinizi çoğaltmayı beraberinde getirecektir.
Neyi kiminle yapmam gerektiğini saptamam şarttı.
Bir tek kendimi terk etmeyi göze alamadım. Alamazdım da...
Hayatıma hiçbir katkısı olmayanları terk ettim...

Paul Hudson'dan esinlenilmiştir..

Bana çok daha farklı bir özetini gönderen ve yukarıdaki satırları yazmamı sağlayan Tedora Vohs'a binlerce teşekkür.

17.10.2016 (A. Mümtaz İdil)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR