TAPILAN KADIN

TAPILAN KADIN

İsyan, kendimi hep cennetteymişim gibi hissettiren o şirin  gülümsemesi ve canım sesiyle karşıladı beni.

Elimi tatlı okşayışlarla yanağına koyarak,"Dilémin aklım sende kaldı, niye bu kadar geciktin?" dedi.

İlon, annesinin ne dediğine bakmadan bir kuş gibi uçarcasına gelip kucağıma oturdu. Robin her zamanki gibi ağır takıldı, ağzında geniş bir gülümseme, elleri pantolonun cebinde, külhanbeyi bir havayla sallana sallana bana doğru geldi.

Ben oturduğum koltukta çocukları severken, İsyan omuzlarımı okşadı, boynuma ve şakaklarıma masaj yaptı. Ellerinin o sevgili yumuşaklığını hissetmek dünyalara bedeldi. Az sonra bir kuş gibi hafiflemiştim. İlon ile Robin'i öpüp kucağımdan indirerek, "Hadi gidin oyun oynayın, ben de annenizle biraz sohbet edeyim," dedim. Onlar güle oynaya uzaklaşırken, İsyan' ın ensemde ve yanağımda dolaşan gül pembesi ellerini öperek göğsüme bastırdım.

"Ee anlatsana, nasıl geçti vaktiniz?" dedi.

Muzipçe güldüm, "Çay yok, yemek yok; ne anlatayım?" dedim. "Anladıııım,"dedi İsyan. "Dilémin acıkmış." Ensemi öperek ellerini benden kurtardı ve çevik adımlarla ocağa yöneldi. 

Ben de sofrayı birlikte kurmak için arkasından gittim.

İsyan uzanıp raftan tabakları alırken onu kucaklayıp ensesinden öptüm, elimin altında kalbinin şarkılı çarpıntılarını duyuyordum, yanakları kızararak başını bana çevirdi, "Seni çok özledim," dedi. Güllerin en güzelinden daha da güzel kokan sıcak nefesi yüzümü okşadı, sesi bir ninni gibi kulaklarımda çınladı.  

İsyan'ın gül sesi bir şarkı gibi akıyordu geceye. O müziği solumak ilaç gibi geliyordu gergin ruhuma. Hayatıma nur saçan bu kadını seviyordum. Sevmekten öte ona âşıktım ve tapıyordum. Tüm canlılar âleminin, insanların, çiçeklerin, kuşların, tüm mevsimlerin bu melek kadına tapmasını ve onu yıldızlar katına çıkarmasını istiyordum...

(GEÇ KALMIŞ BİR ROMAN'DAN BİR BÖLÜM)

10.04.2018 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR