Tanzim Satış

Tanzim Satış

90’lı yıllardı... Henüz çocuktum ve çocukluğum Hoşgör, Kolejtepe civarında geçti. O dönemler hoşgörle Cumhuriyet mahallesi arasında Devlet Malzeme Ofisinin tam karşısında tanzim satış vardı. O kadar meşhurdu ki adres tariflerinde hep “tanzim satışın oradan şöyle gel, böyle git” falan denirdi… Daha sonraları “devlet manavcılık mı yaparmış?” diye kapatıldı.

Dün bir kez daha tanzim satış noktaları Ankara’da başladı. Yaklaşık 2-3 hafta içerisinde tüm Türkiye’ye yayılması bekleniyor. Dün sosyal medyada tanzim satış kuyruklarını görünce gerçekten üzüldüm. İnsanlar kotayla 1 kilo patlican, 1 kilo biber, 2 kilo domates almak için saatlerce sıra bekliyordu… Bu da aklıma daha düne kadar acımasızca eleştirilen 70-80 yıl önce 2. Dünya savaşı sonrası İnönü döneminde Amerikan ambargosu sebebiyle karneyle, kotayla satılan ürünleri ve kuyrukları getirdi…

Tanzim satışlara karşı biri değilim. İnsanlar elbette ucuza meyve sebze yemeli. Fiyatlar eğer bilinçli olarak yükseltiliyorsa, tanzim satışlar bir fren olacaktır. Ki bazı marketler şimdiden indirime gitti. Bunlar güzel gelişmeler. Ancak çözülmesi gereken daha önemli bir konu var. Geçmiş yazılarımda da vurguladığım gibi üretim, üretim, üretim. Çiftçinin maliyeti çok yüksek. Çiftçiler tohumundan mazotuna, elektriğinden işçisine, suyuna kadar çok yüksek fiyatlarla ürünlerini yetiştiriyor(!) Daha sonra nakliye fiyatları, yüksek köprü ve otoyol fiyatları, aracılar ve toptancı karının yanı sıra market karlarını da ekleyince, üstüne bir de 5 lirayı aşan yüksek dolar fiyatı varken, ürün çiftçiden 2-3 liraya da çıksa halka ulaşana kadar 10 lira oluyor. Aslında çözüm zor değil. Çiftçilere ve bu işle uğraşan insanlara gerekli destekler sağlanır da üretim tam manasıyla desteklenirse, biz de bir kış sebzesi olan Ispanağı 7-8 liraya yemek zorunda kalmayız.

Alelacele hayatımıza giren tanzim satışlarla ilgili kafamda onlarca soru işareti daha var. Bu sorularımın başlarında ise zaten işleri yolunda gitmeyen bakkal, manav gibi küçük esnaf devletle nasıl yarışacak? Sorusu var. Düşen satışlar, yüksek dükkan kiraları, işçi, bağkur, sigorta masrafları ve yüksek vergilerle beli iyice bükülen esnaf, toptancı halinden aldığı fiyatın da altına satan tanzim satışlarla rekabete nasıl girecek? Nasıl ayakta kalacak?

12.02.2019 (Cesur Gürsel)

Yorumlar (2)

Yorum Yaz
Cesur bey, en acısıda şu.. insanlar orada olmaktan memnun.. upuzun kuyrukta bekleyen adama soruyorlar.. neden böyle oldu.. diyor ki, hükümeti zor durumda bırakmak isteyen grupların yaptığı bir iş, fiyatları onlar yükseltti.. uygulamadan çok memnunuz diyor.. gerçekten iyiye dair umutlarımın bittiği andır.. yazıma son verirken Aziz Nesin'i saygıyla selamlıyor, Aysun Kayacı'nın gözlerinden öpüyorum...:))))
İlker13 Şub 2019 07:20:47
SAYGIDEĞER KÖŞE YAZARIM; MUTLAKA YAPILAN TANZİM SATIŞI ;KISACA 70 Lİ- YILLARIN YAĞ,ŞEKER KUYRUĞU ADI ALTINDA NİTELENDİREBİLİRİZ.HALK UCUZLUK İÇİN O YILLARDA SIRAYA GİRERKEN BUGÜNDE SOĞAN-PATATES İÇİN GİRDİ..ANLAYAMADIĞIM KONU -ESNAFLIĞIN BİTTİĞİ,YAŞAM STANDARTLARINA AYAK UYDURAMADIĞIMIZ ŞU DÖNEMDE KENDİ AİLEMİZİN İHTİYTAÇLARINI DAHİ KARŞILAYAMAZKEN DEVLET BU KADAR FIRSATÇILAR İLE NASIL MÜCADELE EDECEK...1 TANE,50 TANE,1000 TANE DEĞİLKİ?TÜRKİYENİN HER ŞEHRİNDE,HER İLÇESİNDE VE KÖYÜNDE MİLYONLARCA FIRSATÇIYA KARŞI ;MİLYONLARCA MAĞDUR HALK..BEN DERİMKİ;ALLAH SONUMUZU HAYIR ETSİN...
İBRAHİM KOÇUM12 Şub 2019 12:40:58

DİĞER YAZILAR