Sürdürülebilir Mali Politikalarla Sürdürülemeyen Emeklilik Mahinur Şahbaz

Gölge Adam

Sürdürülebilir Mali Politikalarla Sürdürülemeyen Emeklilik Mahinur Şahbaz

 

Sürdürülebilir Mali Politikalarla Sürdürülemeyen Emeklilik…
 
Parlamento yokmuş gibi kararnamelerle ülke yöneten AKP esnek çalışma yöntemine Bütçe görüşmelerini de ekledi. 2012 yılı Bütçesi Sayıştay tarafından aklanmadı. Denetimden kaçınıldı mı? Kamu harcamalarının neden hesabını vermedi AKP, TBMM’de neyi kabul ettirdi?  
Küresel kapitalizm dünyayı soyuyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütü tarafından 176 ülkede “Halkın Yolsuzluk Algısı” araştırıldı. Hiç bir ülke “yüzde yüz temiziz” oranına ulaşamadı.90 puanla Danimarka, Yeni Zelanda, Finlandiya birinciliği paylaştı. Türkiye 49 puan aldı.50 puanın altında kalan ülkeler “yolsuzlukla mücadele” konusunda uyarıldı. .(6.12.2012 Vatan-Posta) Küresel Finansal Dürüstlük Örgütü "2001-2010 arasında gelişmekte olan ülkelerde yasa dışı finansal çıkış raporunda" 143 ülke arasında 25. sırada olan Türkiye'den yılda ortalama 2 milyar 896 milyon dolar para yasa dışı yoldan dışarı çıkıyor.(21.12. 2012 Vatan)
 
2013 yılının bütçesinde rekor payı dibi görünmeyen DİB aldı. (Diyanet İşleri Başkanlığı). Yüzde 18’lik bir artışla tek başına on bir bakanlığın bütçesi kadar pay aldı. Silah ve savunma harcamalarındaki artış bütçenin savaş/silah sanayini besleyen bir bütçe olduğunu gösterdi. Güvenlik ve savunma ile kamufle edilen silahlanma ve savaş harcamaları geçen yıla göre yüzde 25 arttı. Ve bu en yüksek artış olurken, eğitim için yapılan artışın yüzdesi en düşük oldu. Sağlık Bakanlığının payı yüzde 25 oldu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının payı yüzde 16 düşürüldü. Kamusal ve toplumsal hizmetler tümden piyasaya terk edildi. Dolaylı vergilerin tüm vergilere oranı yüzde 80’e çıkarıldı. Yani 2013’te de zam yağacak. Yine emeklilerin, çalışanların ücretleri reel olarak azalırken, işsizlerin sayısı artarken insan hakları ve demokrasi soslu “millet aşkı” ile hizmet yalanına devam edilecek. Yoksulluk yaygınlaşacak, adaletsizlik artacak. AKP-Devlet gerçeklerin üzerini İslami yöntemlerle örtme çalışmalarına devam edecek. Gerçeği görüp isyan edenlere, yaşamını sürdüremeyerek itiraz edenlere saldırmayı sürdürecek.
 
Türkiye’de çalışanlar emekli olsam da rahatlasam sözünü çoktan unuttu. Yaşlılığın güvencesi olan emeklilik güvencesiz ve sürdürülemez oldu. Emekliler,  halkın“ Yaşlılıktan daha kötü ne var? Yaşlı ve yoksul olmak.” diye tanımladığı durumda. Yoksulluk şiddeti altında. Bu şiddetin etkileri bilinen alet ve araçlarla yapılan şiddete benzemiyor. İnsanın onurunu kırıyor, değersizleştiriyor fiziksel olarak içten içe çürütüyor. Yoksulluk Devleti yönetenlerin tercihinden doğan aşağılayıcı bir şiddettir. İslami yöntemlerle gizlenmeye çalışılan ve meşrulaştırılan bir tür terördür.
 
Bütçe görüşmelerinde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek daha ne istiyorsunuz der gibi “emeklilere intibak için 2,7 milyar ayırdık” dedi. Ayrıca Bakana göre“Türkiye’de emekli aylığı İngiltere’den fazla” imiş. Hemen ertesi gün “Emekli aylığı yüksektir demedim, çarpıtıldı.” diyor.(23.12.2012 Akşam) Devleti Âlide bu tarz veba salgını gibi oldu Bırakın İngiltere’yi son dört yıldır eksi 2,5 büyüyen Yunanistan’da emekli maaş ortalaması 1200 avro, yaşlı aylığı 300 avro, asgari ücret 680 avro. Avrupa ülkeleri içinde alım gücü sıralamasında Yunanistan 27’nci, Türkiye 29’uncu. İngiliz vatandaşı, batık Merill Lynch’nin eski memuru Maliye Bakanı olunca böyle konuşuluyor demek ki.
 
Neyin Adaleti sağlanmış!
Bakan Faruk Çelik. “İntibak düzenlemesini gerçekleştirdik. Adalet sağlandı” diyor. Neyin adaleti ve nasıl sağlanmış? İntibak masalı; 16 Ocak 2012 tarihinde Hükümet Sözcüsü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Bakanlar Kurulu Toplantısından sonra “ İntibak Yasası” açıklaması ile başladı. Arınç “Yapılan müzakereler sonucunda en çok kişinin istifade edebileceği ve en yüksek oranda artış yapılması kabul edilmiştir. Bu düzenlemeden bir milyon dokuz yüz on üç bin emekli istifade edecektir.” dedi. Arınç, “ intibak sorununun kolay bir konu olmadığını çünkü geçmişte Sosyal Güvenlik alanında çok farklı şekillerde emeklilik aylıklarının bağlandığını” belirterek. Sanki on yıllık değil de bir yıllık iktidarmış gibi “Şimdi, bunların arasındaki intibakı çözmek için de ciddi bir teknik çalışma gerekiyor” dedi.
 1985’ten bu yana on bir kez emekli aylıklarının hesaplama sistemi değiştirildi. Hepside emeklilerin aylıklarını olumsuz etkiledi. Bu konuda gelen gideni aratmadı. On üç farklı türde emekli aylığı ödeniyor. Bu değişikliklerin beş tanesi AKP döneminde yapıldı. AKP Sosyal Güvenlik Sistemini organize etti! Tüm kayıtları düzenledi, bilgisayar ortamına aktardı. Emekliler arasında norm ve standart sağlayacak ve bir çatı altında toplayacak “Sosyal Güvenlik Reformu”nu da 1Ekim 2008 de tamamladı. Ama emekli aylık hesaplamalarında ki adaletsizlik, eşitsizlik, hesap hataları düzelmedi. Bir yıldır intibak çalışması yapılıyor. Bizden önce hata yapılmış düzelteceğiz diye emekliler alacaklıdan çok borçlu çıkarıldı. SGK, fazla ödeme yaptık dediği 4 bin 900 emeklinin maaşından kesinti yapmaya başladı.(26.12. 2012 NTV)
 
Söz Konusu Adaletsizlik Nasıl Başladı?
1993 yılında DB raporu kısaca“İnsanlar fazla yaşıyor. Emekliler sisteme yük oluyor. Bu yük azaltılmalı.”dedi ve süreç işlemeye başladı.1994 IMF ile imzalanan kredi anlaşmasının şartı da bu oldu.17 Ağustos 1999 depreminden iki gün sonra Yaşar Okuyanın TBMM sunduğu  “SSK’lı ve Bağ Kurlu emeklilerin aylık hesaplama sistemini değiştiren” kanun teklifi hemen yasalaştı. Bu değişiklikle 2000 yılından bu yana eşitler arasında adaletsizlikler oluştu ve gittikçe arttı. İktidar, muhalefet farklı emekli aylığı alanların mağduriyetinin giderileceği, eşitler arasındaki haksızlığın kaldırılacağını söyledi.
 AKP milletvekili, Türk-İş Konfederasyonu Yönetim Kurulu eski üyesi sendikacı Agâh Kafkas. Irak’ı kan gölüne çeviren işgalin mimarı “ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ile hatıra fotoğrafı” çektirecek kadar pentagon hayranı.( Milliyet, 15.03.2005 ) 19 Ekim 2007 tarihinde AKP Çorum Milletvekili iken TBMM’ne sunduğu “Emeklilerin aylıklarına ülkenin büyüme oranının dâhil edilmesi uygulamasının kaldırılmasını” içeren teklifi bir ayda yasalaştı. Emekliler Bütçe dışına atıldı. Milli gelirden pay alamaz oldu. Aynı kıdeme ve prim güne sahip emekliler arasında önemli aylık farklılıkları oldu. O günden bu yana emekli aylıkları üçte bir oranında azaldı. Bu uygulamalar devam ederse;  önümüzdeki beş yıl sonunda emekli aylıkları yüzde elli oranında azalacak.
TC Anayasasının giriş bölümünde ve 10. Mad. Yurttaşlar arasında eşitliğe vurgu yapılmıştır. Bu uygulamalarla emekli maaşı dağıtımında ve maaş hesaplamasında bu eşitliği göremiyoruz. İMBED  (İşçi Memur Bağ kur Emeklileri Derneği) tarafından 2009/734 esas numaralı dava açıldı. Dava gerekçesi “çeşitli tarihlerde emekli olan eşit statüdeki emeklilerin farklı maaş alması ve 2000 yılından beri SSK ve Bağ Kur emeklilerine büyüme oranlarının verilmemesi.”idi.
Ankara 5. İş Mahkemesi davayı haklı buldu. “ Emekli aylığının hesaplanmasında kullanılan kanunların ise Anayasaya aykırı olduğunu belirterek” konuyu Anayasa Mah. taşıdı ve itiraz başvurusunda bulundu. Anayasa Mah. iptal eder ve dava kazanılsa idi Hükümet yeniden yasal düzenleme yapacak. Emekliler 1000-239 lira arasında fark alacak. Bazı SSK’lı ve Bağ Kur emeklilerinin aylığı yüzde yüz oranında artacaktı. Haziran 2010 da Anayasa Mah. Görüşülecek dava öncesinde.13 Mayıs 2010 tarihinde SGK Başkanı Emin Zararsız; “ Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararından sonra yapılacak düzenleme ile 2 milyon 2 yüz bin emekli aylığı 310 TL artacak. Kamuya maliyeti 8,2 milyar lira olacak.”dedi.
Ardından Ömer Dinçer’den açıklama geldi. Ve dedi ki: “Bu yükü SGK kaldıramaz.” DB yük dediği emeklilere o günün Çalışma Bakanı bu günün MEB’nı Ömer Dinçer de yük dedi. DB biatte kusur etmedi.(Emin Zararsız da Bakanı ile birlikte MEB’lığına geçerek müsteşar oldu.)
 Anayasa Mahkemesi Kararını verdi. Emeklilerin eşitlik ve adalet talebi yargıdan döndü. Yerel mahkemenin kararını Anayasa Mahkemesi bozdu.” .( 22.12.2010 cnnturk.com) Emekliler tüm samimiyetleri ile bu kurumdan adalet beklediler.Ama nafile,emeklilerin haklarını sürekli kısıtlayan organize işlerin bir parçası gibi davrandı. Anayasa Mahkemesi Başkanı da ayda 7 bin 600 avroya Mercedes makam aracı kiralıyor.(21.12.2012 Vatan)
Bundan sonra AKP Devletin intibak hazırlığı başladı. Emekliye intibak yasası Başbakanın, Çalışma Bakanlarının dilinden düşmedi. Faruk Çelik “intibak çalışmasından emeklilerin yüzde 72’si yararlanacak. Emekli Dernekleri ile görüştükten sonra son şekli verilecek.”dedi.(18.11.2011 NTV)Organize işlerin demokrasi sosu olan derneklerde devreye girdi.
Adalet, eşitlik söylemi ile emekliler beklenti içine sokuldu. 2000 yılından önceki emekliler için düzenleme yapıldı. Sanki sonra emekli olanların aylıkları arasında eşitsizlik yokmuş gibi. SSK’lılar mağdur da Bağ Kurlular mağdur değilmiş gibi Ankara Sanayi Odasının Meclis toplantısından sonra açıklama yapan Faruk Çelik “2002 de üç aylık dönemde emekli olan Bağ Kurlu yüz-yüz elli lira dezavantajlı imiş. Bunların aylıklarında intibak yapılacak.” dedi. Lobi çalışması etkili oldu.( 25.01.2012) . İntibak yasasına on iki bin Bağ Kurlu da eklendi.   
Sözde intibak yasası ile en yüksek oranda artış yaptık deniyor. Neye göre en yüksek anlaşılır gibi değil. İki milyona yakın emeklinin sadece kırk beş bininin aylık artışı iki yüz elli liranın üzerinde olacak.
 
 Emeklinin Sorunu Tercih Sorunu
 Kamu emeklilik fonlarının kamu denetiminde olması hızlı küreselleşmeye engel oluyor dediler ve fonları finans sektörüne aktardılar. Uluslararası sermaye emekliler yük oluyor dedi. 26 Nisan 2005 tarihinde IMF’ye sunulan niyet mektubunda SGS’ ne yüzde 4,5 olan Bütçe desteğinin yüzde bire düşürülmesi sözü verildi. Bu sözü Başbakan RTE, Devlet Bakanı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı M. Ali Şahin, Dış İşleri Bakanı olarak Abdullah Gül imzaladı. 2002-2006 yılları arasında ülke ekonomisi yüzde 25 büyüdü. Emeklilere bu büyümeden pay verilmedi. Emekliler arasında ayrımcılık yapmak iktidarın görevi haline geldi.2003, 2005,2007’ de yaptıkları değişiklikle binlerce yetim aylığını kestiler. SGK beş yüz bin dul kadının hak sahibi aylığı almasını mahkeme kararına rağmen engelledi.( 4.08.2012 Posta) “Vakıfbank emekliler 2001’den bu yana ciddi hak kayıplarına uğradılar. Müsteşar maaş tavanından kesilen primlerle ödenen emekli aylıkları SSK tavan maaş sistemine geçirildi.2002-2004 yılları arasındaki SSK’nın yaptığı zamlardan da mahrum bırakıldılar. Bankanın 8 bine yakın emeklisi mahkemede haklarını kazanmalarına rağmen, hükümetin çıkardığı torba yasa ile kaybettiler.” (13.04.2011 Birgün)
 Ülke ekonomisi küresel kapitalist kurallara göre işliyor. Toplumsal yaşam buna göre yeniden organize edildi. Kamu emekliliğinin tüm kazanımları sermayenin kullanımına sunuldu. SGK’nu buna göre yeniden yapılandırıldı. Bakan Çelik “5502 ve 5510 sayılı kanun hükümleri gereği SGK’nun asıl işi sigortacılıktır.” diyor.(17.01.2012 Birgün) Hukuki mücadeleler boşa çıkarılıyor. AKP Devletin tercihi çok açık. Bunu gizlemek için; bu güne kadar yaptığı gibi tahkiye, inkâr ve mazerete devam edecektir.  Emeklilerin bu ülkede üretilen tüm değer ve hizmetlerde emeği, biriken sermayede payı var. Haklılığımızın ve tercihimizin zemini budur. Sorgulamalıyız. Sokrat “sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez” diyor. Emeklilerin geleceği var mı? Geleceğimizi tercihlerimizle, eylemlerimizle şekillendiriyoruz. Sorunlarımızın çözümünü örgütlü yalanlara emanet edemeyiz.
Mahinur Şahbaz
Emekliler-Yaşlılar Dayanışma Hareketi

Sürdürülebilir Mali Politikalarla Sürdürülemeyen Emeklilik…
 
Parlamento yokmuş gibi kararnamelerle ülke yöneten AKP esnek çalışma yöntemine Bütçe görüşmelerini de ekledi. 2012 yılı Bütçesi Sayıştay tarafından aklanmadı. Denetimden kaçınıldı mı? Kamu harcamalarının neden hesabını vermedi AKP, TBMM’de neyi kabul ettirdi?  


Küresel kapitalizm dünyayı soyuyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütü tarafından 176 ülkede “Halkın Yolsuzluk Algısı” araştırıldı. Hiç bir ülke “yüzde yüz temiziz” oranına ulaşamadı.90 puanla Danimarka, Yeni Zelanda, Finlandiya birinciliği paylaştı. Türkiye 49 puan aldı.50 puanın altında kalan ülkeler “yolsuzlukla mücadele” konusunda uyarıldı. .(6.12.2012 Vatan-Posta) Küresel Finansal Dürüstlük Örgütü "2001-2010 arasında gelişmekte olan ülkelerde yasa dışı finansal çıkış raporunda" 143 ülke arasında 25. sırada olan Türkiye'den yılda ortalama 2 milyar 896 milyon dolar para yasa dışı yoldan dışarı çıkıyor.(21.12. 2012 Vatan)
 


2013 yılının bütçesinde rekor payı dibi görünmeyen DİB aldı. (Diyanet İşleri Başkanlığı). Yüzde 18’lik bir artışla tek başına on bir bakanlığın bütçesi kadar pay aldı. Silah ve savunma harcamalarındaki artış bütçenin savaş/silah sanayini besleyen bir bütçe olduğunu gösterdi. Güvenlik ve savunma ile kamufle edilen silahlanma ve savaş harcamaları geçen yıla göre yüzde 25 arttı. Ve bu en yüksek artış olurken, eğitim için yapılan artışın yüzdesi en düşük oldu. Sağlık Bakanlığının payı yüzde 25 oldu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının payı yüzde 16 düşürüldü. Kamusal ve toplumsal hizmetler tümden piyasaya terk edildi. Dolaylı vergilerin tüm vergilere oranı yüzde 80’e çıkarıldı. Yani 2013’te de zam yağacak.

 

Yine emeklilerin, çalışanların ücretleri reel olarak azalırken, işsizlerin sayısı artarken insan hakları ve demokrasi soslu “millet aşkı” ile hizmet yalanına devam edilecek. Yoksulluk yaygınlaşacak, adaletsizlik artacak. AKP-Devlet gerçeklerin üzerini İslami yöntemlerle örtme çalışmalarına devam edecek. Gerçeği görüp isyan edenlere, yaşamını sürdüremeyerek itiraz edenlere saldırmayı sürdürecek.


 
Türkiye’de çalışanlar emekli olsam da rahatlasam sözünü çoktan unuttu. Yaşlılığın güvencesi olan emeklilik güvencesiz ve sürdürülemez oldu. Emekliler,  halkın“ Yaşlılıktan daha kötü ne var? Yaşlı ve yoksul olmak.” diye tanımladığı durumda. Yoksulluk şiddeti altında. Bu şiddetin etkileri bilinen alet ve araçlarla yapılan şiddete benzemiyor. İnsanın onurunu kırıyor, değersizleştiriyor fiziksel olarak içten içe çürütüyor. Yoksulluk Devleti yönetenlerin tercihinden doğan aşağılayıcı bir şiddettir. İslami yöntemlerle gizlenmeye çalışılan ve meşrulaştırılan bir tür terördür.


 
Bütçe görüşmelerinde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek daha ne istiyorsunuz der gibi “emeklilere intibak için 2,7 milyar ayırdık” dedi. Ayrıca Bakana göre“Türkiye’de emekli aylığı İngiltere’den fazla” imiş. Hemen ertesi gün “Emekli aylığı yüksektir demedim, çarpıtıldı.” diyor.(23.12.2012 Akşam) Devleti Âlide bu tarz veba salgını gibi oldu Bırakın İngiltere’yi son dört yıldır eksi 2,5 büyüyen Yunanistan’da emekli maaş ortalaması 1200 avro, yaşlı aylığı 300 avro, asgari ücret 680 avro. Avrupa ülkeleri içinde alım gücü sıralamasında Yunanistan 27’nci, Türkiye 29’uncu. İngiliz vatandaşı, batık Merill Lynch’nin eski memuru Maliye Bakanı olunca böyle konuşuluyor demek ki.


 
Neyin Adaleti sağlanmış!


Bakan Faruk Çelik. “İntibak düzenlemesini gerçekleştirdik. Adalet sağlandı” diyor. Neyin adaleti ve nasıl sağlanmış? İntibak masalı; 16 Ocak 2012 tarihinde Hükümet Sözcüsü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Bakanlar Kurulu Toplantısından sonra “ İntibak Yasası” açıklaması ile başladı. Arınç “Yapılan müzakereler sonucunda en çok kişinin istifade edebileceği ve en yüksek oranda artış yapılması kabul edilmiştir.

 

Bu düzenlemeden bir milyon dokuz yüz on üç bin emekli istifade edecektir.” dedi. Arınç, “ intibak sorununun kolay bir konu olmadığını çünkü geçmişte Sosyal Güvenlik alanında çok farklı şekillerde emeklilik aylıklarının bağlandığını” belirterek. Sanki on yıllık değil de bir yıllık iktidarmış gibi “Şimdi, bunların arasındaki intibakı çözmek için de ciddi bir teknik çalışma gerekiyor” dedi.


 1985’ten bu yana on bir kez emekli aylıklarının hesaplama sistemi değiştirildi. Hepside emeklilerin aylıklarını olumsuz etkiledi. Bu konuda gelen gideni aratmadı. On üç farklı türde emekli aylığı ödeniyor. Bu değişikliklerin beş tanesi AKP döneminde yapıldı.

 

AKP Sosyal Güvenlik Sistemini organize etti! Tüm kayıtları düzenledi, bilgisayar ortamına aktardı. Emekliler arasında norm ve standart sağlayacak ve bir çatı altında toplayacak “Sosyal Güvenlik Reformu”nu da 1Ekim 2008 de tamamladı. Ama emekli aylık hesaplamalarında ki adaletsizlik, eşitsizlik, hesap hataları düzelmedi. Bir yıldır intibak çalışması yapılıyor. Bizden önce hata yapılmış düzelteceğiz diye emekliler alacaklıdan çok borçlu çıkarıldı. SGK, fazla ödeme yaptık dediği 4 bin 900 emeklinin maaşından kesinti yapmaya başladı.(26.12. 2012 NTV)
 
Söz Konusu Adaletsizlik Nasıl Başladı?


1993 yılında DB raporu kısaca“İnsanlar fazla yaşıyor. Emekliler sisteme yük oluyor. Bu yük azaltılmalı.”dedi ve süreç işlemeye başladı.1994 IMF ile imzalanan kredi anlaşmasının şartı da bu oldu.17 Ağustos 1999 depreminden iki gün sonra Yaşar Okuyanın TBMM sunduğu  “SSK’lı ve Bağ Kurlu emeklilerin aylık hesaplama sistemini değiştiren” kanun teklifi hemen yasalaştı. Bu değişiklikle 2000 yılından bu yana eşitler arasında adaletsizlikler oluştu ve gittikçe arttı. İktidar, muhalefet farklı emekli aylığı alanların mağduriyetinin giderileceği, eşitler arasındaki haksızlığın kaldırılacağını söyledi.


 AKP milletvekili, Türk-İş Konfederasyonu Yönetim Kurulu eski üyesi sendikacı Agâh Kafkas. Irak’ı kan gölüne çeviren işgalin mimarı “ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ile hatıra fotoğrafı” çektirecek kadar pentagon hayranı.( Milliyet, 15.03.2005 ) 19 Ekim 2007 tarihinde AKP Çorum Milletvekili iken TBMM’ne sunduğu “Emeklilerin aylıklarına ülkenin büyüme oranının dâhil edilmesi uygulamasının kaldırılmasını” içeren teklifi bir ayda yasalaştı. Emekliler Bütçe dışına atıldı. Milli gelirden pay alamaz oldu. Aynı kıdeme ve prim güne sahip emekliler arasında önemli aylık farklılıkları oldu. O günden bu yana emekli aylıkları üçte bir oranında azaldı. Bu uygulamalar devam ederse;  önümüzdeki beş yıl sonunda emekli aylıkları yüzde elli oranında azalacak.


TC Anayasasının giriş bölümünde ve 10. Mad. Yurttaşlar arasında eşitliğe vurgu yapılmıştır. Bu uygulamalarla emekli maaşı dağıtımında ve maaş hesaplamasında bu eşitliği göremiyoruz. İMBED  (İşçi Memur Bağ kur Emeklileri Derneği) tarafından 2009/734 esas numaralı dava açıldı. Dava gerekçesi “çeşitli tarihlerde emekli olan eşit statüdeki emeklilerin farklı maaş alması ve 2000 yılından beri SSK ve Bağ Kur emeklilerine büyüme oranlarının verilmemesi.”idi.


Ankara 5. İş Mahkemesi davayı haklı buldu. “ Emekli aylığının hesaplanmasında kullanılan kanunların ise Anayasaya aykırı olduğunu belirterek” konuyu Anayasa Mah. taşıdı ve itiraz başvurusunda bulundu. Anayasa Mah. iptal eder ve dava kazanılsa idi Hükümet yeniden yasal düzenleme yapacak. Emekliler 1000-239 lira arasında fark alacak. Bazı SSK’lı ve Bağ Kur emeklilerinin aylığı yüzde yüz oranında artacaktı. Haziran 2010 da Anayasa Mah. Görüşülecek dava öncesinde.13 Mayıs 2010 tarihinde SGK Başkanı Emin Zararsız; “ Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararından sonra yapılacak düzenleme ile 2 milyon 2 yüz bin emekli aylığı 310 TL artacak. Kamuya maliyeti 8,2 milyar lira olacak.”dedi.


Ardından Ömer Dinçer’den açıklama geldi. Ve dedi ki: “Bu yükü SGK kaldıramaz.” DB yük dediği emeklilere o günün Çalışma Bakanı bu günün MEB’nı Ömer Dinçer de yük dedi. DB biatte kusur etmedi.(Emin Zararsız da Bakanı ile birlikte MEB’lığına geçerek müsteşar oldu.)


 Anayasa Mahkemesi Kararını verdi. Emeklilerin eşitlik ve adalet talebi yargıdan döndü. Yerel mahkemenin kararını Anayasa Mahkemesi bozdu.” .( 22.12.2010 cnnturk.com) Emekliler tüm samimiyetleri ile bu kurumdan adalet beklediler.Ama nafile,emeklilerin haklarını sürekli kısıtlayan organize işlerin bir parçası gibi davrandı. Anayasa Mahkemesi Başkanı da ayda 7 bin 600 avroya Mercedes makam aracı kiralıyor.(21.12.2012 Vatan)


Bundan sonra AKP Devletin intibak hazırlığı başladı. Emekliye intibak yasası Başbakanın, Çalışma Bakanlarının dilinden düşmedi. Faruk Çelik “intibak çalışmasından emeklilerin yüzde 72’si yararlanacak. Emekli Dernekleri ile görüştükten sonra son şekli verilecek.”dedi.(18.11.2011 NTV)Organize işlerin demokrasi sosu olan derneklerde devreye girdi.


Adalet, eşitlik söylemi ile emekliler beklenti içine sokuldu. 2000 yılından önceki emekliler için düzenleme yapıldı. Sanki sonra emekli olanların aylıkları arasında eşitsizlik yokmuş gibi. SSK’lılar mağdur da Bağ Kurlular mağdur değilmiş gibi Ankara Sanayi Odasının Meclis toplantısından sonra açıklama yapan Faruk Çelik “2002 de üç aylık dönemde emekli olan Bağ Kurlu yüz-yüz elli lira dezavantajlı imiş. Bunların aylıklarında intibak yapılacak.” dedi. Lobi çalışması etkili oldu.( 25.01.2012) . İntibak yasasına on iki bin Bağ Kurlu da eklendi.   


Sözde intibak yasası ile en yüksek oranda artış yaptık deniyor. Neye göre en yüksek anlaşılır gibi değil. İki milyona yakın emeklinin sadece kırk beş bininin aylık artışı iki yüz elli liranın üzerinde olacak.


 
 Emeklinin Sorunu Tercih Sorunu


 Kamu emeklilik fonlarının kamu denetiminde olması hızlı küreselleşmeye engel oluyor dediler ve fonları finans sektörüne aktardılar. Uluslararası sermaye emekliler yük oluyor dedi. 26 Nisan 2005 tarihinde IMF’ye sunulan niyet mektubunda SGS’ ne yüzde 4,5 olan Bütçe desteğinin yüzde bire düşürülmesi sözü verildi. Bu sözü Başbakan RTE, Devlet Bakanı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı M. Ali Şahin, Dış İşleri Bakanı olarak Abdullah Gül imzaladı. 2002-2006 yılları arasında ülke ekonomisi yüzde 25 büyüdü. Emeklilere bu büyümeden pay verilmedi.


Emekliler arasında ayrımcılık yapmak iktidarın görevi haline geldi.2003, 2005,2007’ de yaptıkları değişiklikle binlerce yetim aylığını kestiler. SGK beş yüz bin dul kadının hak sahibi aylığı almasını mahkeme kararına rağmen engelledi.( 4.08.2012 Posta) “Vakıfbank emekliler 2001’den bu yana ciddi hak kayıplarına uğradılar. Müsteşar maaş tavanından kesilen primlerle ödenen emekli aylıkları SSK tavan maaş sistemine geçirildi.2002-2004 yılları arasındaki SSK’nın yaptığı zamlardan da mahrum bırakıldılar. Bankanın 8 bine yakın emeklisi mahkemede haklarını kazanmalarına rağmen, hükümetin çıkardığı torba yasa ile kaybettiler.” (13.04.2011 Birgün)


 Ülke ekonomisi küresel kapitalist kurallara göre işliyor. Toplumsal yaşam buna göre yeniden organize edildi. Kamu emekliliğinin tüm kazanımları sermayenin kullanımına sunuldu. SGK’nu buna göre yeniden yapılandırıldı. Bakan Çelik “5502 ve 5510 sayılı kanun hükümleri gereği SGK’nun asıl işi sigortacılıktır.” diyor.

 

(17.01.2012 Birgün) Hukuki mücadeleler boşa çıkarılıyor. AKP Devletin tercihi çok açık. Bunu gizlemek için; bu güne kadar yaptığı gibi tahkiye, inkâr ve mazerete devam edecektir.  Emeklilerin bu ülkede üretilen tüm değer ve hizmetlerde emeği, biriken sermayede payı var. Haklılığımızın ve tercihimizin zemini budur. Sorgulamalıyız. Sokrat “sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez” diyor.

 

Emeklilerin geleceği var mı? Geleceğimizi tercihlerimizle, eylemlerimizle şekillendiriyoruz. Sorunlarımızın çözümünü örgütlü yalanlara emanet edemeyiz.

 


Mahinur Şahbaz
Emekliler-Yaşlılar Dayanışma Hareketi

 

29.12.2012 (Gölge Adam)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR