SOPA ELİNİZDE DİYE SİZDEN KORKACAĞIMIZI MI SANIYORSUNUZ

Mahmut Alınak

SOPA ELİNİZDE DİYE SİZDEN KORKACAĞIMIZI MI SANIYORSUNUZ

ÇOCUKLARIMIZ SAHİPSİZ DEĞİLDİR; BİŞAR ABDİ'LER BOĞAZINIZA KILÇIK GİBİ SAPLANACAK

ANCAK CESETLERİMİZE BASARAK ÇOCUKLARIMIZA ULAŞABİLİRSİNİZ

Geçen Şubat'ta tutuklandığımda polis ablukasında adliyenin asansörüne bineceğim sırada, TEM polisleri bileklerime kelepçe takmak istediler. Daha önce TEM'de de denemişlerdi.

Bu onur kırıcı ve küçük düşürücü girişimi elbette reddettim.

Tutukluyken mahkemede de söyledim: Ancak cesedime kelepçe vurulabilirdi.

Kelepçeye karşı çıkışım polislerin beklemediği bir tepkiydi. Herhalde ilk defa böyle bir itirazla karşılaşıyorlardı!

Onlar bana kelepçe takmaya çalışırken, ben de karşı çıkıyordum.

Avukat oğlum Bişar Abdi de avukatlık görevinin gereği olarak beni telefonuna çekiyordu.

TEM amiri, Bişar Abdi'nin üstüne hışımla yürüyerek, "Beni çek, beni çek!" diye bağırarak, onu tuzağa düşürmeye çalıştı. Bişar Abdi ise, ısrarla, "Ben babamı çekiyorum," dedi.

Benim kelepçeyi taktırmayışım ve Bişar Abdi'nin de, "Sizden korkmuyoruz," demesi, TEM amirini epey rahatsız etmiş olacak ki, aylar sonra düzmece bir tutanak tutarak, suç ihbarında bulundu. Savcı da elbette hemen Bişar Abdi hakkında dava açtı.

TEM amirinin, "Beni çek," diyerek, suç işlemeye tahrik ve görevi kötüye kullanma özgürlüğü var; ama Bişar Abdi'nin, "Sizden Korkmuyoruz," deme özgürlüğü yok; öyle mi?

Ve bir şey daha: TEM polisleri beni ite kaka asansöre bindirip bileklerime kelepçe takmaya çalışırken, öteki avukat oğlum Halit Sinan'ın beni koruma kaygısıyla çırpınışı yüreğimi dağlamıştı.

Halit Sinan'ın yüzündeki o dehşet ifadesi haftalarca gözümün önünden gitmemişti. 

Devlet, kelepçe meselesini itibar sorunu yapıp bize diz çöktürmek istiyordu.

Ey devletin uluları ve onların yerel ayakları!

Çocuklarımızı size yedirmeyiz. Bedenlerimizi çiğnemeden onlara ulaşamazsınız.

Şunu iyi bilin ki, sağsak sağ, ölüysek ölü; çocuklarımızı kapatacağınız hapishanelerin önü demokratik protesto hakkımızı kullandığımız mekânlar olacak. Binler, on binler halinde -aylar, gerektiğinde yıllar boyu- o hapishanelerin kapısında olacağız.

Ben bunun ilk adımı olarak, Bişar Abdi'ye suç diye yöneltilen o videoyu paylaşarak -varsa bir suç- o suça ortak oluyorum.

İşte her izlediğimde isyan gözyaşlarına boğuldum o video!

https://tr-tr.facebook.com/gorulmustur/videos/mahmut-al%C4%B1anka-tutuklama-s%C4%B1ras%C4%B1nda-kelep%C3%A7e-dayatmas%C4%B1-yasal-olmad%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1-ifade-eden/3021445931223671/?redirect=false

Videoda, "Yapmayın Allah aşkına!" diye insanın içini acıtan bir ses yükseliyor. Kime ait olduğunu bilmediğim o acıklı ses, yapılan zulmün resmidir.

Size tavsiyem odur ki, çocuklarımızdan el çekin!

Sopa elinizde diye sizden korkacağımızı mı sanıyorsunuz?

 

14.01.2021 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

KÜRD'ÜN MAKÛS KADERİ

DÜNYA TARİHİNE ALTINHARFLARLE YAZILAN İKİ KÜRT ÖNDER

KÜRDÜN GEORGE FLOYD'U

BELLİ Kİ, ALAATTİN ÇAKICI AKILNMAYACAK

BASINA VE DÜNYA KAMUOYUNA

KÖYÜMÜN ÇOCUKLARI OYUNCAK İSTEDİ, İÇİM CIZ ETTİ

İŞSİZLİĞE, YOKSULLUĞA VE HAYAT PAHALILIĞINA SON!

BU HÂKİM VE SAVCILARI ÖRGÜT ÜYELİĞİNDEN ŞİKÂYET YAĞMURUNA TUTMALI

BUGÜN YAŞANANLAR YİRMİ DOKUZ YIL ÖNCEKİ STRATEJİK HATALARIN SONUÇLARIDIR