SİYASET ÜSTÜ EGO!   Politik travma

SİYASET ÜSTÜ EGO! Politik travma

Ego, sözcüğünün yanlış kullanıldığını biliyorum.

Ego, benliği, bilinci; süper ego ise ‘vicdanı’ ifade eder.

 

Biz ise burada ve genel olarak da bu ifadeyle; bencilliği, kendini dünyanın merkezi görmeyi ve görünmez sahne ışıklarının kendini takip ettiğini zannetmeyi kastediyoruz.

 

Tipik, karacahilliktir. Okuma yazma bildiği halde ve hatta üniversite mezunu, akademik kariyerli olmasına rağmen; ‘okuma-yazma bilmeme’ durumu. Böylelerini kibir, bahsi geçen ‘ego’ya daha da hızla iter.

 

Siyaset Üstü, dememe bakmayın, siyaset bir bilimdir ve hiç kimse bilimin üstünde değildir. Olduğunu düşünme durumuna da ‘dogma’ diyoruz.

 

Bu mercekle sırasıyla Erdoğan’ı, Kürt hareketini ve onlara destek verenleri kısaca ele alalım.

 

Ne diyor Erdoğan; “ben gidersem devlet yıkılır.”

Ne demiştik? Dünyanın merkezinde kendini görme hastalığı. Evet, hastalıktır bu durum esasında.

 

10 bin sene, sayısı bile bilinmeyen devletler kurmuş, 2. Dünya savaşından sonra 5 tane daha kurmuş, şurada 40 sene kadar önce bile Akdeniz’in ortasında bir devlet daha kurmuş, bütün dünya tarihini etkilemiş ve yön vermiş bir milletin başında 13 sene iktidar olup da “ben gidersem yıkılırsınız” demek, patolojik bir durumdur.

 

Bakıyoruz PKK ve avenelerine, en yakında Demirtaş’ın ağabeyinin, CHP’ye yaptığı bir çağrı var. O da tıpkı Erdoğan gibi “biz olmadan başaramazsınız, yıkılırsınız” demiş.

Kendilerini öylesine merkez görüyorlar ve narsistler ki, kendi bombalamalarını yücelerken, başka bir örgüt bomba patlattı mı, lanetliyorlar, insanlık ayıbı olarak görüyorlar. Hastalığın bulaşıcı olduğunu tespit ediyoruz.

 

Okuyun bu yazıları boş geçmeyin. Göreceksiniz ki, hepsi dünyayı kendilerini merkez alarak analiz etmeye çalışıyor. Hastalığın şiddetli olduğunu tespit ediyoruz.

 

Gelelim yardakçılara;

Bombalar patlıyor, eziliyor ama kurtulması lazım bu durumdan; “devlet yapmıştır bunu…” diyor. Kolay ya!

 

Sonra birden beklenmedik bir durum oluyor PKK bombalamaları yüceliyor, sahipleniyor. Bizim yardakçı esasen anlamadığı bir dünyanın içinde kulaç attığını fark ediyor ama kabul edemiyor bunu, “TAK yapmış, PKK değil o…” diyor. Çünkü ağabeyleri kurtarmak için onu cansimidi bir yalan fısıldamış kulağına.

 

Sonra gizli gizli okuyor bir şeyleri bakıyor ki işin takı tuku yok basbayağı PKK işte…

 

Birden aklına yıllardır bilgisizliğini, kolaycılığını örtbas etmek için kullandığı ‘hedef saptırma’ kurnazlığı geliyor; “devlete bak, istihbarat bile alamamış Batı’nın bile haberi varmış” diyor. Oysa son bombalamada ölenlerin çoğunun ABD ve İsrail vatandaşı olduğu ortaya çıkıyor.

 

Yani kaçacak yer yok. Bilgisizdir. Bilmediği bir dünya üzerine ahkâm kesmektedir. Bu yüzden de hep “civ civ” olarak anılır.

 

Neden kabullenemiyor?

Çünkü, esasen içinde olduğu kişiyi kabul edemiyor.

Dedik ya görünmez sahne ışıklarının altındadır. Görünsün artık istiyor.

Bir şeyler söyleyip, görünür olmak istiyor.

Yıllarca, “dünyanın merkezi sensin” diye kandırıldı. Oysa görüyor ki dünyanın merkezi “eşeğin altıdır.”

Cahil olduğunu kendi bilmediği için bunlarda da bir sıkıntı görmüyor.

O görmüyor ama bizler görüyor olmanın sıkıntısı içerisindeyiz.

 

22.03.2016 (Emrah AKGÜN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR