SEN BİR TANRIÇASIN

SEN BİR TANRIÇASIN

Dün İstanbul'dan kızım Belga aradı. Banka hesap numaramı istiyordu. Bir kadın arkadaşı, parası Kars' taki engellilere gidecek diye yeni çıkan KEŞKE romanımı satmış, kazandığı 150 lirayı göndermek istiyordu.

Belga telefon ettiğinde, o da sattığı kitapların parasını sayıyormuş.

Onu ışıklara bürünmüş bir melek suretinde hayal ettim.   

Bir insan ki, hiçbirini tanımadığı ve bilmediği başka diyarlardaki insanlara yardım olsun diye, rahatından fedakârlık edip kitap satıyordu!

Cennet bu olmalıydı herhalde.

 "Bu, bir insanın kutsallık makamına çıkmasıdır, " diye, bir ses yükseldi içimden.

Teşekkür kelimesinin en aciz kaldığı bir andı.

Mutluluktan kanatlanıp uçmak...

Ve onu göklerde bir bayrak gibi dalgalandırıp, "İnsan olmak işte bu!" diye, vicdanı taşlaşmışların bencil dünyasına haykırmak istiyordum.

Belga'dan telefonu ona vermesini istedim.

"Sen, sen bir Tanrıça'sın, senin önünde minnettarlıkla eğiliyorum," dedim.

 "Yaptığım bir şey yok ki, "dedi, sesinde tatlı bir tınıyla. "Kitabınızın gelirini engellilere bağışladığınız için asıl biz size minnettarız. Ben de bu fırsattan yararlanarak insanlara bir bayram harçlığı göndermek istedim."

AŞK HİCRAN VE İSYAN, MEHMET TUNÇ VE BÊKES adlı kitaplarımı de yine böyle bağış amacıyla satmıştı.

Kendisine uzun uzun teşekkür ederek telefonu kapattım.

Böyle daha nice melek insanlar var.

Onlar zemheride açan kardelenler gibi bükülmez bir iradeyi temsil ederler.

Ve insanlığın damarlarında asi bir kan gibi akar...

Zorbaların "VATAN!" diye dikenli teller arasında zincire vurdukları  insanlığa ışık saçarlar.

İnsanlığın mutlu geleceğinin garantisi ve habercisidirler.

Karamsarlığı dağıtır, umudu yeşertirler.

 

14.06.2018 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR