Sallanıyoruz...tutan yok mu?

FULYA MISIRLIGİL

Sallanıyoruz...tutan yok mu?

Vallahi sallanıyoruz.

Hem de öyle böyle değil.

Bir yerden tutsan bir yerden elinde kalır.

Bir yerden bıraksan her yerden altında kalır.

Memleketin içi panayır misali, her renkten alengir var.

Gelen vuruyor, giden vuruyor.

Kimisi yasta kimisi kaçışta!

Kimisi hesaplı kimisi hesapsızca.

Kimisi bir şey olma, kimisi bir şey yapma planlarında.

Kimisi mertliğin kitabını yazıyor apaçık kimliğiyle ulu orta, kimisi namertliğin kralını yapıyor gizli gizli arkada.

Kimisi reklamda tribün ayaklarında, kimisi kamera arkasında değer katma çabasında.

Kimisi özünü unutmuşları uyandırma savaşında, kimisi kraliyet ailesi telaşında.

Oturduğun yerden şöyle bir bakacak olursan, kendi memleketine dilsiz başka memleketin seçimine profesör olanlar haricinde konuşanlara ve konuştuğunu yapanlar ile konuşmadığını yapıp başka konuşanlara, elimizde aşağıdaki resimden başkası yoktur, sen de oku anla!

Akademik saçmalıklar, liyakatsiz atamalar, sağlıksız rakamlar, açıldığı gibi kapanan eğitimsel senaryolar, nereye gittiği bizi hiç ilgilendirmeyen vergiler, maaşlar, süpürgesiz cadılar, yapaylaşan insanlığın başımıza bela ettiği sosyal medyacılar, virüslü algılar, insan kayıran salgınlar, yanlı yansız yeşilçamlılar, konuşanlar konuşmayanlar, konuştuğunu sananlar ile konuşamayacak kadar korkak olanlar, konuşsun diye medet umanlar, konuşsak neye yarar ki diyen karamsarlar, parasız ağzını bıçak açmayanlar, parayla bile açacak kalitede ağzı olmayanlar, yazanlar ile yazamayanlar, yazmasa daha iyi olur dediklerimiz ile istese de yazamayıp da koyunun olmadığı yerdeki keçi misali caka satanlar, adalet arayan avukatlar, canını kurtarmaya çalışan doktorlar, tepetaklak giden eğitim sisteminin kurbanı öğretemeyen öğretmenler, kumdan kale yapar gibi bina yapanlar, yıkılınca hesabı sorulmayanlar, vergi borçları silinenler, sokaktaki ekmek teknesi kitlenenler, ticareti sanayici kayırmak, başarıyı tek yönlü rakam vermek zannedenler, sertifikalı bilgisizler, unvanlı niteliksizler, umutlarını hep ardı gelmeyen yarınlara öteleyenler, millet için olması gerekirken, milletin kendisi için olduğunu sanan siyasiler, kraldan çok kralcılar, her şeyin mümkün kılınabildiği bir ortamda komplo teorileriyle kafayı bozmak zorunda bırakılanlar, kime inansam da huzura ersem diye muallakta kalanlar, yalanın imparatorluğunda gerçeği söyleyenleri kovalayanlar, yalakalığın ve dönekliğin ansiklopedisine adını altın harflerle yazdıranlar, kendi çıkarına ülkenin değeri Mustafa Kemal'i kullanıp, aydın sıfatının arkasına sığınan, küpünü doldurma peşinde gezen aydıncıklar ile manevi değerlerimizi, dinimizi, inancımızı kullanarak yobaz ve cahil bir tutumla milleti sömürmeye çalışan karanlıklar ve bu iki kötü türün yanında yanan yaşlarla, iki arada bir derede kalan insanlar, kendi partisi içinde karşıt partiliden daha çok nefret ettikleriyle birlikte yürümek zorunda kalanlar, ilk fırsatta birbirini satanlar, köşeye sıkışınca aka kara diyenler, hesap tutmayınca hemen gemiyi terkedenler, özeleştiri yapamayan muhalefetler ve iktidarlar, hep aynı yüzleri görmekten içi şişmiş, okurken ayrı çalışırken ayrı bir dert çeken genç insanlar, ben yaptım oldu dayatmasını huy edinmiş bakan başkanlarla bakamayan bakanlar, kendi işlerinin çıkarına bu makamlılara el pençe divan duranlarla, hatalarını yüzlerine vuranlar, koca koca insanların ergen gibi dalaştığı programlar, Nusret'in altın eti, Şeyma'nın marka ceketi, Danla'nın küfürlü hashtagleri, Kerimcan'ın kalça rozeti, Murat Övünç'ün milletle bitmeyen dalgası, bunları izleyen ve takip eden kalabalıklar, o kalabalıklara tahammül edemeyen kalabalıklar ve tüm bu kalabalıklara farkındalık kazandırma çabasında mücadele eden ünlüler ile ünlü ünsüzler arasındaki farklar, ana baba kavgasında psikolojisi bozulmuş çocuk misali memleketin başındaki herkesi buhranlı bir ikilemde ne yapacağını bilmeden izleyen kimselerin çoğaldığı bir toplum...

Vallahi sallanıyoruz.

Hem de öyle böyle değil.

Bir yerden tutsan bir yerden elinde kalır.

Bir yerden bıraksan her yerden altında kalır.

Razı mısın Rıza bey?

Vallahi sallanıyoruz diyorum.

Tutan yok mu?

20.11.2020 (FULYA MISIRLIGİL)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Bir liyakatsizlik trajedisi

Ortak payda Gaziantep ve memleket sevdası ise…

Son dakika Korona

Bakacak mısın Hakikat Aynasına?

Evet ben Gaziantepliyim!

Yitik Şehir "Gaziantep"