PATRONLAR CENNETİ' İNDE FLORMAR CEHENNEMİ

PATRONLAR CENNETİ' İNDE FLORMAR CEHENNEMİ

Bilindiği gibi Türkiye, Osmanlı'dan beri kapitalist bir sistemle yönetilmektedir. Elbette bunun günahı halkta değil, devlet gücünü ellerinde tutan yöneticilerdedir.

                Bu kapitalizmdir ki, yerli ve yabancı patronlar için bir cennet, emekçiler içinse cehennem bir sistemdir.

Diğer bir tanımlamayla, halk üzerinde süren hayâsız bir sömürüdür.

Bugün halk ne çekiyorsa emekçi düşmanı bu sistemden çekiyor.

Ülke -kapitalizmin gereği olarak- patronların ekonomik işgali altındadır.

Devlet; en ağır savaş araç ve gereçleri, ordusu, polisi, istihbarat teşkilatı, mahkemeleri, meclisi ve güdümündeki medyası ile bu işgali korumak için görev başındadır.

Bu düzende halkın köleler gibi bir tek susma hakkı vardır. Kölece boyun eğmeyi kabul edenlere kimse dokunmaz; sokakta ıslık bile çalabilirler! 

Ama...

Köleliğe başkaldıranlar düzenin gazabına uğrarlar.

Gebze'deki Flormar işçilerinin başına gelenler buna en iyi örnektir.

Flormar firması, kozmetik ürünler üreten bir firmadır ve çoğunluk hissesi Fransız kozmetik tekeli Yves Rocher'e aittir.

Flormar işçileri sendikalaşmak istiyorlar. Gelgelelim firma yönetimi işçilerin sendikalaşma isteklerini işten çıkarmalarla boğmaya çalışıyor.

Şu ana kadar çeşitli bahanelerle 125 işçi işten atılmıştır.

İşçiler fabrikanın önünde direnişteler.

Bu direniş kapitalizme ve emperyalizme karşı sivil bir isyandır.

O emperyalist kapitalizmdir ki, hepimizin, tüm emekçilerin ocağına incir ağacı diken ortak bir hasımdır.

Flormar işçileri işte bu ortak hasma bayrak açmışlar.

Bu nedenledir ki, onlar tüm ezilenlerin, hepimizin kurtuluşu için de mücadele bayrağını yükseltmiş oluyorlar.

Başarıları bizim başarımız, yenilgileri de bizim yenilgimiz olacaktır.

Yenilgilere doyduk, yeter artık!

Hangi milletten, dinden veya mezhepten olursak olalım...

Biz ezilenlerin yarası bir, kaderi ortaktır.

Flormar işçileri bu direnişleri ile bize, bu coğrafyanın tüm ezilenlerine altın bir fırsat sunuyorlar.

Bir hayaldir işte;

Diyarbakır'dan, Van'dan, Tekirdağ'dan... Dört bir taraftan...

Sel gibi akıp direnişteki Gebze Plormar işçilerini ziyaret edebilsek...

Gebze' deki direniş alanını yüzbinlerin dalgalandığı bir insan denizine dönüştürüp, tüm ezilen halkların, emekçilerin iktidar meşalesini yakabilsek!

Böyle masum bir ziyaret kim bilir ne büyük toplumsal sonuçlar doğururdu!

Hayat, görenler için bir fırsatlar kavşağıdır.

Flormar işçilerinin direnişiyle, tüm ilerici parti, sendika, kurum ve bireylere -geride kalan onlarcası gibi- bir fırsat daha doğmuştur.

Böyle dev bir ziyareti örgütlesek ve bu zulüm düzenini Flormar işçilerinin direnişe geçtikleri Gebze' de tarih sahnesinden silsek...

 

1.06.2018 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR