OSMANLICA TUZAĞINA KASITLI DÜŞMEK...

OSMANLICA TUZAĞINA KASITLI DÜŞMEK...

Muhalefet, kelime oyununa neden yeniliyor?
Ya da, bir başka soruyla; her seferinde Tayyip’e gol atma pasını neden veriyor?
Sokaklara çıkıp, “bana bilimsel açıklama yapmayın, ulan!” diye bağırasım var…
Bundan yıllar önce, sanırım 2003 yılı gibi, Attila İlhan’ın “okullarda Osmanlıca öğretilmeli” röportajını Doğu Perinçek’e göstermiş ve fikrini sormuştum. “Elbette okutulmalı” demişti.


Solcular genel olarak, Osmanlıca’ya, Farsça’ya soğuk bakmazlar. Buradaki kilit mesele “zorunlu” olmasıdır.


Tayyip, “seçmeli desek kavga çıkmaz, zorunlu diyelim” diyor, muhalefette bu zokayı yutup, kavgayı Osmanlıca ve Osmanlı üzerine yayıyor.


Böylece Tayyip, tarihine sahip çıkan, bizlerse tarihine küfreden solcular(!) oluveriyoruz.


Oysa kavgayı, zorunlu olmasına itiraz olarak yoğunlaştırsaydık, Tayyip bu işten karlı çıkamayacaktı.


Herhangi bir şeyin öğretilmesinde zarar yoktur, zorunlu kılınması ise faşizmdir.


Muhalefet, zokayı yutuyor dedim ama, bu aslında bilerek düşülen bir tuzaktır. Muhalefetin bu tutumu kasıtlıdır.


Tayyip, muhalefetle duvarpası yapıp, ceza sahasına girip golü atıyor! Alan razı, veren razı…


Evet, Osmanlıca öğretilsin ama seçmeli ders olsun, zorunlu kılmak doğru değildir, denseydi ne olurdu? Tayyip’in hevesi kursağında kalırdı.


Şimdi ise, zaten ne yapacağını bilmeyen MHP oylarının yarısını çaldı bile.


Bu yüzden hiçbir partiye oy vermeyi düşünmüyorum işte. Kendimizi kandırıyoruz. Ortada muhalefet yok, aynı oyunun figüranları var.


Emrah Akgün

09.12.2014 (Emrah AKGÜN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR