ÖKSÜZ BİR ŞEHİR

ÖKSÜZ BİR ŞEHİR

Her insanın yaşadığı toplumdan ve çevreden sorumlu olduğunu düşündüğüm içindir ki...

Kars' ta hastaların çektiği sıkıntıları dinlerken, içten içe hep kendimi sorgularım.

Siyaseti bırakmış olsam da, koca bir ömür geçirdiğim şehrin istiflenen sorunlarına gözümü kapatmam düşünülemez.

                Milletvekilliği günlerimde Ankara'dan Kars'a gelince, ayağımın tozuyla ilk hastaneye gider, kendimce denetimler yapardım.

                Eskiden kalma alışkanlıkla soluğu yine Kars Devlet Hastanesi'nde aldım.

                Dışarıda kadife yumuşaklığındaki bir meltemle emilen karlar, çamurlu su derecikleri halinde Kars'a elveda diyordu.

Ben bu su dereciklerini geçerek hastane binasından içeri girdim.

Hakkını teslim etmek gerekirse, yerler pırıl pırıldı. Belli ki, hastane yönetimi temizlik konusunda titizdi.

Polikliniklerin önünde bezgin bir kalabalık kümelenmişti. Hastalar perişan bir halde sıranın kendilerine gelmesini bekliyorlardı, adeta üst üste yığılmışlardı. Kendimi bir an Afrika' nın sefil bir kasabasında hissettim.

Bu kadar hastayla bir doktor nasıl baş edebilirdi?

Bir odanın kapısını aralayıp içeri baktım, genç bir doktor beyaz önlüğü içinde telaşla hastalara yetişmeye çalışıyordu.

Başka bir doktor, hiçbir yakınma belirtisi göstermeden günde yüz, yüz elli hastaya baktığını söyledi.

Ağır vakalar olunca da gecenin bir yarısı yataklarından kalkıp hastaneye koşuyorlarmış!

Böyle gecesi gündüzü olmayan, uykusuz ve yorgun bir doktorun hastalarına iyi bir sağlık hizmeti vermesi nasıl beklenebilir?

Kars' ta hastane binası var ama doktor, tıbbi araç ve gereç yok.

Yıllar önce güya bir araştırma hastanesi kuruldu, fakat ağır hastalar yine de Erzurum yolunu tepiyorlar.

Çünkü araştırma hastanesinde çeşitli hastalıklarla ilgili bölümler var, ama profesör ve doçentler yok! Bazı günler başka illerden doktor ısmarlanıyor.

Konuştuğum doktorlardan biri hasta yakınlarının dozu kaçmış tepkilerinden yakındı.

Hasta yakınları bekledikleri hizmeti alamayınca tepkilerini yanlış adrese, doktorlara yöneltiyorlar. Oysa muhatap doktorlar değil, Sağlık Bakanlığı ve hükümettir.

Hükümet yeterli sağlık personeli ve araç gereç göndermezse doktorlar ne yapsın?  

Sağlıkta ilçelerin durumu da daha içler acısıdır, Kars'a ve Erzurum'a taşınıp duruyorlar.  

Kars' ın kötü kaderi bir asırdır hep aynı, değişmiyor.

Burada en iyi işi kahvehaneler yapıyor. Çünkü işsizlik kangrenleşen bir sorunudur. İnsanlar zamanlarının çoğunu kahvehanelerde geçiriyorlar.

MİGROS ve BİM gibi dev marketler Kars esnafının canına okuyor.

Ermenistan sınır kapısı, hükümetin ırkçı siyaseti yüzünden açılmıyor, bunun bedelini de Kars halkı ödüyor.

Ankara' ya en çok vergi pompalayan illerden biri de Kars'tır;  ancak buna rağmen bir yetimhane çocuğu muamelesi görüyor.

Kars ne yazık ki etnik olarak paramparça edilmiştir. Bu da halkın tepesinde tepinen üçkâğıtçı tiplere yarıyor.

Siyasetçiler güçlerini en çok bu parçalanmadan alıyorlar. Kalitelerine, halka bağlılıklarına, hizmet aşkları ve mücadelelerine göre değil, mensup oldukları etnik kesime göre ilgi görüyorlar.

Benim milletvekili olduğum yıllarda böyle değildi; Kars'ın semalarında ırkçı ayrımcılığın kara bulutları değil, emekçi halkın birlik bayrağı dalgalanıyordu.

Kars'ın toplumsal yapısı ile çok kötü oynadılar ve bunu da başardılar.    

Bu parçalanma yüzünden siyasetçiler hizmeti değil, etnik dağılmanın kendilerine getireceği oyların muhasebesini yaparlar.

Kars'ın bu halde olmasında halk olarak elbette bizim de günahımız vardır.

Hükümet ve siyasetçiler, alkışlarımızdan aldıkları cesaretle böyle umursamaz davranıyorlar.

Başımızı okşayıp bizimle dalga geçen bir halleri var.

Yılların tecrübesiyle gördüm ki, hükümetler zorlanmadıkça Kars'a kör ve sağır kalmaya devam edecekler.

Kars'ın esenliğe çıkmasında Kars' lı aydınlara büyük iş düşüyor.

Aydınlar etnik ayrımcılığı kirli bir paspas gibi kenara itip el ele verirlerse...

Halktan büyük bir destek göreceklerinden eminim.

Hükümet ve partiler ya yüzlerini Kars'a dönerler...

Ya da Kars onlara arkasını döner.

Aydınlarımızın yakacakları bir kıvılcım Kars'ın eski birlik ruhunu yeniden coşturabilir.

Sadece bir kıvılcıma ihtiyaç var, ümitliyim. alinakavdo@gmail.com

 

14.02.2018 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR