MİZAHIN ÖLÜMÜ

MİZAHIN ÖLÜMÜ

 

Mizah abartı sanatıdır.

Mesela siyasi bir olayı mizahla anlatacaksanız, bunun gerçekleşmesinden duyduğunuz bir endişe de var demektir.

İşte bu endişeyle, yaşanan olayın sonuçta hangi boyuta geleceğini biraz da abartıyla anlatır, insanları bu duruma güldürerek, uyarmış olursunuz.

Yani, olmaması gerekeni, yaşanmaması gerekeni olayın tüm saçmalığıyla resmedersiniz.

Fakat artık saçmalıklar ve abartılar gerçek oldu. Yani mizahı yapılacak şeyin bizzat içindeyiz ve onu yaşıyoruz. Artık saçmalıklar hayatımız oldu.

Örneklendirelim;

Birkaç gün önce bir yazı yazacaktım fakat sonra üzerinden başka olaylar geçince erteledim. Başlık şuydu;

“Gemicik Gazze’ye Gider mi?”

Diyecektim ki;

Tayyip, Mavi Marmara gibi oğlu Bilal’in gemiciğini Gazze’ye yollasın, sonrada oradaki dostlarını devreye sokup gemiyi batırtsın.

Sigortadan da yüklü bir para istesin. Koskoca Başbakan, hangi sigorta şirketi hayır diyebilir ki? İki katı para alır. Yazmamakla iyi mi ettim yoksa kötü mü, bilemiyorum;

Bugün gazeteleri açtığımda Bilal Erdoğan’ın gemiciğinin İsrail limanında demirli olduğunu ve Tayyip korkusundan kimse İsrail’e sefer yapamazken, Bilal Erdoğan’ın ambargoyu hiç takmayıp sürekli İsrail’e mal götürüp getirdiğini okudum. Kâra bakın…

Şimdi siz söyleyin, ne oldu bizim mizah konusu? Mizah olur dediğimiz olay gerçekleşti ve haber değeri olan bir olay oldu.

Artık mizah yaparken abartı sanatını kullanamıyoruz. Sadece olayları alt alta koyduğumuzda tirajı komik bir gerçeği göstermiş oluyoruz.

2013’ün başında Siyah Beyaz yayınevinden “Gorki de Kim Ula!” isimli bir kitabım çıktı.

Geçtiğimiz yıllardaki olayları olduğu gibi yazıp sadece aralarına saçmalıkları gösteren yorumlar yazdım. Sadece bu kadarı bile ortaya muazzam bir komedi çıkarttı. Bu benim yeteneğimden ziyade, büyük bir saçmalığın içinde yaşıyor olmamızdandı.

21 Mart’ta Apo “Ulusa Sesleniş” konuşması yaptı. Ondan birkaç gün sonra da Tayyip yaptı. Şimdi soruyorum size, “Ulusa Sesleniş” konuşmasını kim yapar?

Katiller mi? Eğer öyleyse Tayyip neden yapıyor?
Başbakan mı? O zaman Apo hangi sıfatla yaptı?

Bir soru daha; bundan on sene önce bir karikatürist böyle bir karikatür çizseydi buna gülerdik. Çünkü abartıdır ve bir memnuniyetsizliği ortaya koymuştur.

Bununla da kalmaz o karikatürist hapsi boylardı.
Peki şimdi? 21 Mart’tan sonra mizah ne oldu?

Arabayla boğaz köprüsünden geçmeye çalışıyorduk. Birden arkamızdan sirenler, kornalar çalmaya başlayınca aynadan baktım, arka taraf bir hengame içinde herkes sağa çekip sol şeridi boşaltıyor.

Tayyip’in konvoyu geliyormuş. Allahtan ben sağdaydım da yol vermek zorunda kalmadım. Yanımızdan geçerlerken bir şey dikkatimi çekti. Korumaların bindiği o koca ciplerin pencereleri açılmış, tam otomatik kısa namlulu silahlar pencereden dışarı çıkartılmıştı. Gidilecek yere yaklaşıldığında, gazetecilerin olduğu yerlerde bu silahlar içeri sokuluyor. Daha sonra TV’lerden bunu takip edip öğrendim.

Gözlerime inanamadım. Dünyada, Başbakanlarının bisikletle halkın arasında gezdiği ülkeler var. Bunlardan biri de Suriye idi yakın zamana kadar.

Tayyip bisiklete binsin demiyoruz. Her dakika TV’de gördüğümüz yeter zaten. Ama halkına silah doğrultan bir Başbakan olabilir mi? Kendisine silah doğrultan birine bu millet nasıl oy verebiliyor? Bunun mizahı nasıl yapılır? Bundan daha saçma bir şey olabilir mi? Daha abartacak neyi kalmış?

Eğer Tayyip geçerken biri protesto ederse, korumalar araçlardan inip o kişiyi yerlerde sürükleyip tekmeliyor. Ve tüm bunlara rağmen bu adamlar “İleri Demokrat” olabiliyor. Bunun mizahı bugün yapılamaz. Bunun mizahını ileriki nesiller arkalarıyla gülmek için yapacak.

Bütün dünya bize ağzını bıraktı ardıyla gülüyor ve buna rağmen bu ülkede hala bazı insanlar doğru bir hayat yaşadığını iddia ediyor…

Şimdi söyleyin bu olaylardan mizah çıkartmak için uğraşmaya, abartı sanatını kullanmaya gerek var mı?

Tüm saçmalıklar normalleştiğine göre, artık biz mizahın bizzat kendisi olmadık mı?

Bilinen mizah artık ölmüştür. Yaşasın güzel ülkemiz.


Emrah Akgün

2.04.2013 (Emrah AKGÜN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR