KILIÇDAROĞLU  KURNAZLIĞI

KILIÇDAROĞLU KURNAZLIĞI

Kılıçdaroğlu, köşeye sıkıştığı, açığa çıktığı bir olayı “iyi kullanıp” amacına faydalı hale getirmeye çalıştı.

Eleştirileri tersine çevirmeye çalışarak, kendine yüklenenleri köşeye sıkıştırmaya çalıştı. Hem de bu sayede önündeki engelleri de kaldırma yolu bulmuş olacaktı.

“Efendim, ülkede böyle büyük sorunlar varken, böyle basit bir olayla CHP’yi gündeme getirmek yanlıştır” minvalli açıklamalar yaparak bu işten kurtulmaya çalıştı.

Ne enteresandır, AKP’li bazı gazeteciler de aynı şekilde konuşuyorlar; “ülke böyle zor bir dönemden geçerken, basit, sıradan…”

Basit olan nedir?
Meclis yemeklerinin tuzunun az ya da çok olması mı?
KK’nın arabasının rengi mi?
Ya da “fasulyenin neden bir türlü pişmediği mi?”

Beyler bahsi geçen konu o partinin, o meclisin ve bu ülkenin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk’ün, resminin bir ideoloji ekseninde duvardan indirilerek çöpe atılması olayıdır. “Yeni şeyler söylemek” ideolojidir.

KK, bir kurnazlık örneği göstererek bu olayı “basite” almamızı, önemsemememizi sağlamaya çalışıyor. Bundan sonra olacakların da önünü açmaya çalışıyor.

Bunu da ülkenin zor durumunu kalkan yaparak, sıtmaya razı etmeye çalışıyor.

Bu ülkede 13 senedir kötü şeyler oluyor ve senin yaptığın hiçbir şey yok. Şimdi o resim duvardan indirilince birden bire aklına kurtuluş formülleri geldi ve biz de seni engelliyoruz öyle mi?

Şimdi bu savunma kalkanına ve arkasına gizleneceklere dikkat ediniz;
Atatürk’e küfür eden Bekaroğlu neden partide? “Ya ülkenin böyle zor bir döneminde böyle basit işlerle partiyi gündeme getirmeyin!”

CİA personeli Tanrıkulu neden partide? “Ya böyle günde, böyle basit…”

Soykırımcı vekilin oldu… “Off çok sıradan, böyle bir dönemde…”

Sen neden nerede vatan haini, Atatürk düşmanı varsa partiye topluyorsun? Hem de bunlara üst düzey görevler veriyorsun?
“Oyy çıldırazaaamm çok banal böyle bir dönemde bana bunlarla gelmeyin…”

Sanırım dümeni herkes anlamıştır şimdi.

Basit olan, dokuzyüz küsur delegenin sana oy vermesidir.
Basit olan, dörtyüz küsur delegenin, Tanrıkulu’na oy vermesidir.
Basit olan, üçyüz küsur delegenin Bekaroğlu’na oy vermesidir.

Mustafa Kemal basit değildir.
Basit olan sensin, birader!

9.02.2016 (Emrah AKGÜN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR