KENDİ TÜRÜNE DÜŞMAN, BAŞKASINA KÖPEK

KENDİ TÜRÜNE DÜŞMAN, BAŞKASINA KÖPEK

BİR GÜN ONLARIN SADAKATİNİ SORGULAYACAĞIMI DÜŞÜNEMEZDİM

Dün Mart ayı son haftasındaydı. Bir adım sonrası Nisan' lı günlerdi.  

Gözler rengârenk çiçekler ve çılgın kokularıyla çağlayacak baharı bekliyordu.

Ne var ki, Kars'a beyaz kürkünü seren kış gitmemek için ayak diretiyor, bahar ise gelmemek için bin bir nazla kendini geri çekiyordu.

Hava soğuktu ve güneş kül rengi bir örtüye bürünmüştü.

Ben arabayla Kars'tan Digor'daki köyüme gidiyordum.

Digor'u Iğdır'a, oradan da İran'a bağlayan asfalt yoldan çıkıp köyün çukur deryası toprak yoluna girdiğimde, az sonra gençlerle bahçemizdeki ağaçlara yapacağımız bakımı düşünüyordum.

Köy Digor'a sekiz kilometre mesafedeydi, arkamda acı bir toz bulutuyla yirmi dakika sonra köydeydim.

Sağ tarafımdaki ilk evleri geçip önümdeki dönemece yaklaşmıştım ki, üç köpeğin yolun alt tarafında paçavra benzeri bir şeyi parçalamaya çalıştıklarını gördüm.

Yavaşlayıp dikkatli bakınca dehşet içinde gördüm ki, yerdeki paçavra değil kanlar içindeki bir köpekti.

Köpekte ne bir ses, ne de bir hareket vardı. Belli ki epeydir saldırı altındaydı.

Telaş içinde arabanın camını indirip bağırdım, ancak saldırgan köpekler bana aldırmadan kanlı dişlerini hırıltılar arasında yerdeki köpeğe hınçla saplamaya devam ettiler. 

Neyse ki arabada bahçe için götürdüğüm bir kürek vardı.

Köpeklerin kanın tadını almış bir sarhoşlukla bana da saldırabileceklerini düşündüysem de, korkuya ayıracak vakit yoktu. Küreği kaparak hızla arabadan aşağı indim ve bağıra çağıra ileri atıldım.

Köpekler beni elimde kürekle görünce, geri çekilip kaçıştılar.

Yenilgiyi kabul etmeleri beklediğimden daha kolay ve hızlı olmuştu.

Ne de olsa insan onların tanrısıydı. Onun gazabından korkar ve çekinirlerdi.

Yerde kanlar içinde yatan zavallı köpek birkaç dakika sonra son nefesini verirken...

Onlar, kapısında alçalıp "köpekleştikleri" evlerin önünde zafer kazanmış bir edayla havlıyorlardı.

Ne de olsa görevleri sahiplerinin evini, malını ve mülkünü korumaktı.   

Ben yerde cansız yatan köpeğe elim böğrümde bakarken...

Köpeklerin o insanlarca övülen sadakatinin masum olmadığını, önlerine atılan bir parça ekmek için kölece bir alçalma ve bağımlılık olduğunu düşünüyordum.

Onların beni de hayran bırakan o sadakatinden şimdi iğreniyordum.  

Kendinden olana düşmanlık eden ve bir parça ekmek için başkasının kapısında havlayanların benim dünyamda yerleri yoktu.

İster köpek, ister insan...

 

24.03.2019 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR