KARAMSARLIĞA GEREK YOK  VİCDAN AKP' YE KARŞI

KARAMSARLIĞA GEREK YOK VİCDAN AKP' YE KARŞI

Tarihteki sayısız kahramanlıktan da biliyoruz ki...

Zorbalığın en kanlı ve en karanlık dönemlerinde bile Vicdan zorbaların önünde eğilmemiş, bir milim bile geri adım atmamıştır.  

Vicdanın cisimleştiği her dilden ve milletten o kahramanlar ki...

İnfaz mangaları önünde kurşuna dizilirken de...

Celladın boyunlarına geçirdiği idam ipinde saniyeler içinde hayata veda edecekken de...

Haklı davalarını ve özgürlüğe olan sevdalarını haykırarak, yüreklerine korku saldıkları diktatörleri tir tir titretmişlerdir.

Karamsarlığa gerek yok; seçim fırıldağında galip çıkan AKP, Vicdanın o baş eğmez sesini asla susturamayacaktır.  

KAYBETMEYE MAHKÛMLAR

Vicdan, mazlum insanlığın kurtuluş aşkını temsil ediyor.

Onlar ise, bu hırsızlar düzenini, emekçilerin alın teri ile beslenen bu zorba ve talan düzenini temsil ediyorlar.

Son gülen iyi güler. Onlar kaybedecek, Vicdan kazanacak!

Şu zulmü acaba hangi vicdan kaldırır?  

İki gün önce Kağızman'daydım.

Bahattin Gözel'ın Kağızman'daki evinde başına gelenleri dehşet içinde dinledim.

Devlet güçleri geçen Perşembe günü sabah saat beşte evinin kapısını balyozla kırarak içeri girmişler.

Gaye terör estirip korku yaymak olduğu için kapıyı çalmamışlar.

Sabah uykusundaki ev balyoz darbeleri altında topa tutulmuşçasına sarsılınca, çoluk çocuk feryat figan yataklarından fırlıyorlar. 

Çocuklar, "Polis, yat, yat!" komutu ile eve paldır küldür dalan silahlı polisleri karşılarında görünce, çığlık çığlığa kaçışıp saklanacak bir yer ararken...

Polisler Bahattin Gözel'i yüzüstü yere yatırıp, eşini gece kıyafetiyle yataktan çıkmaya zorluyorlar.

Arama bahanesiyle ev hallaç pamuğuna çevriliyor, duvarların sıvası bile balyozlarla kırılıp dökülüyor.

Bahattin Gözel gözaltına alınıyor, sonra da tutuklanıyor.

Ufak yaştaki dört çocuk, uğradıkları şoku üzerlerinden hâlâ atamamışlar, evin bir buçuk yaşındaki küçük kızı şimdi bir çatal sesiyle bile irkilerek yaprak gibi titriyor, çığlık çığlığa ağlıyor.

Bu zulüm devletin insanlara müstahak gördüğü yüzlerce, binlerce örnekten sadece bir tanesidir.

AKP böyle yaparak sanmasın ki, devletin silahlı korumasında iktidarın keyfini sürecek.

Biz taş olup tekerinin önüne dikiliriz!

Tüm dünyaca meşru kabul edilen sivil itaatsizlikler başlatılırsa, bunlar başlarına taş düşmüş gibi apışıp kalacaklar.

Çok söyledim, bir defa daha söyleyeyim:

En sıradan bir sivil itaatsizlik bile meclisteki cafcaflı bin konuşmadan daha etkili ve daha sonuç alıcıdır.

O meclis ki, özgürlüklerin doğduğu bir yer değil, tırpanlandığı bir yerdir.

Vakit, çeşitli sivil itaatsizliklerle bu faşist diktatörlüğe ve AKP' ye dünyayı zindan etme vaktidir.

Çalınan her kuruşun...

Ve faili oldukları her katliamın hesabını tek tek sormak gerek.

Kurtuluşları yok!

 

26.06.2018 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR