Kanun hükmünde yalnızlıklar -5.  Katırları ve Hatıraları Unutulan Roboskili Çocuklar

Mazlum Çetinkaya

Kanun hükmünde yalnızlıklar -5. Katırları ve Hatıraları Unutulan Roboskili Çocuklar

Katırları ve Hatıraları Unutulan Roboskili Çocuklar

 

Çemek li pêy me diherike.

Bizden sonra da bir nehir akıyordur orada.

 

İnsan her yerinden titrer diyorsun.

Sonra gözden kaybolunca biz, peri nehri de; kendisinin de sulardan oluştuğunu hatırlayıp akıyordur ardımızdan.

Rüyaların ve katırların hatırına...

Kolundaki saatin durduğu yere bakıyorum, “bütün esmer çocuklar erken uyanır burada!” diye yazmışlar. Ünlemden bir cümleyi koluna nasıl da işlemişler örgütsel bir delil diye.

Buradabütünörgütsel deliller,ya koluna işlidir çocukların ya da kalbinden koparılmıştır.

Kanun hükmündeki atların ve katırların hatırası olandeliller!

Son tertip bir er sayıyor bizi, parmakları yetmiyor… Ordu, tertip, tugay, uçaktan yağan yağmur, düşen sis, rütbeli rütbesiz bütün tabur ölümleri sayıyor ve sonra herkes bir üste tekmil yapıyor yüksek bir sesle bizi.

Kanun hükmündeki en yüksek bir sesle…

Ankara durmadan sivilleşiyor! Anaların çığlığını duymayan anayasa, hukuk, siyaset, meclis, hemen herkes sivilleşiyor, saraylı saraysız, sofralı sofrasız tüm Ankara…

Beyaz bir kamuflaj içinde sayıyorlar bu defa bizi. Yetmiyor, en yüksek makamların tutanaklarına kaydediyorlarsayımızı, rakamlar üzerinde uzlaşamıyorlar; son tertip bir er bu kadar da sayamaz diyorlar, inanmıyorlar, önerge ve karşı önergeler veriyorlar.

Rakamdan ibaret milli bir savunma oluyoruz; bütçe görüşmeleri, mermi fiyatları, yeni ihaleler yeni yeni ihanetlerin yerini alıyor kanun hükmünde bir kararname ile…

Sarayın bahçesine kar yağıyor,

Roboskide bir katırüşüyor!

Bizden sonra da bir nehir akıyordur orada diyorsun, nehirler, ardımızdan akan nehirler;nehirler,kendi içinde kendine ihanet eden nehirler…

Roboski’ye “dobroski” diyen bir ihanet nehri işte,bir kısmı böyledir bizim nehirlerin, tersinden akarlar, ne yaparsan yap hiç kendine dönüp bakmaz nehirlerdir bunlar!

Pencereden dışarı doğruyüzümüz, usulden bir kar yağıyor, bir parça eksik gibiyiz hep sanki…

Eski o günlere gidiyoruz, geçen o “eskidekigüzel günlere” usulden bir kar yağıyor, sonra bize bakıp “güzel günler gördük çocuklar!” diyorsun…

Evin ortasında bir tandır kuyusu,  ellerine ve ekmeğe bakıyorum, tandırdan kalma ellerine tandır kuyusu bir hasret oluyor katırları ve hatıraları unutulan Roboskilibütün çocuklar.

Kimseye ve hiçbir şeye dokunmadan sen de pencereye doğru yaklaşıyorsun, diz kırıp yanıma oturuyorsun, sığmıyoruz ikimiz bu dar pencereye, dışarı bakıyoruz izin verdikleri kadar.

Usulden bir kar yağıyor kanun hükmünde!

Dağlara bakıyoruz anne gözlerinle senin.

En son Onunla bakmıştık buradan, diyorsun. Gitmezden önceydi, kolundaki yazıyı göstermişti bana yazgısını gösterir gibi, okumam yoktu, oku demiştim yazdıklarını, avucumu yüzüne verip oku demiştim; o kadar uzun okumuştuki o kısa cümleyi ve o kadar uzun bakmıştı ki şu gidenkısa yola!

Yola bakıyoruz, o kısa yola, o dönülmez yola yüreğini yararcasına bakıyorsun.

Dışarıda kar yağıyor, geriye eyerinden vurulmuş yaralı bir at kalıyor,bir de elinde portakal tutan bir çocuk…

Gözlerinisiliyorum, gözlerini sessizce siliyorum, sen bana; sen de oku diyorsun, ellerini yüzüme verip geldiğin yerleri oku diyorsun, geldiğin yerlerdeki gün adı olmuş annelerini oku diyorsun…

 

“dayikênşemî” diyorum, “dayikênşemî”diyerek ellerini tutup onları okuyorum sana, sığmadığımız dünyaya okur gibi çocukları okuyorum sana.

Ankara durmadan ohhh oh diyor!

Ve yine usulden bir kar yağıyor Roboskiye.

 Mazlum Çetinkaya

Kaynak: sonhaber.ch 

15.02.2021 (Mazlum Çetinkaya)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Kanun hükmünde yalnızlıklar – 4 /Sur dibinde yanmış bir güz gülü

Kanun hükmünde yalnızlıklar -3

Kanun hükmünde yalnızlıklar -2

Kanun Hükmünde Yalnızlıklar - 1

Kürt pazarında acılara mendil uzatmak

Teslim Töre Anısına... Malatya Kaç Mevsim!

Burada bayraklar da soğuk anne!

Hayatını kaybeden ve ölmemek için direnen tüm KHK’lılara…

Bizim cesaretsizliğimiz değil midir bunların bu cesareti?