KANADA'da EĞİTİM ve DEVLETİN ÖZRÜ BİR ANT

KANADA'da EĞİTİM ve DEVLETİN ÖZRÜ BİR ANT

Kanada'dan ayrılmadan buradaki eğitim üzerine edindiğim bilgileri kısaca da olsa sizlere aktarmak istedim. Ne de olsa serde öğretmenlik var ve bu konuda araştırma yapmadan dönmek olmazdı. Diğer yandan ülkemizde uzun süre gündemi işgal eden Andımız tartışmaları nedeniyle buradaki okullarda her sabah, toplu olarak okunan ANT'ın içeriğine değinmeden de olmazdı.

Eyaletler arası ikincil konularda ayrılıklar olsa da Kanada'da eğitimin temel özelliğini öğrenci odaklı olması oluşturuyor. Bunun yanı sıra öğretmenin çok donanımlı yetiştirilmesi geliyor.

Öğretmen donanımlı olacak ki eğitim- öğretimde yaratıcı olabilsin ve temel odağın üzerine bilgiyi inşa edebilsin. Kolayca öğretmen olunamıyor.

Öğrenci odaklı derken, notun iyi olmasının, sınav kazanmanın ikincil konumda olmasını kastediyorum. Öğrenci, ezbercilikten uzak, öncelikle düşünmeyi, soru sormayı, sorgulamayı, araştırmayı, projeler üretmeyi, kollektif çalışmayı öğreniyor. Bununla da yetinilmiyor. Mutlaka sanatın çeşitli dallarından biri ya da birden fazlasıyla ilgilenmesi, sporla ilgilenmesi, sosyal etkinliklere katılımı, sosyal yardımlaşmayla ilgilenmesi de gerekiyor.

Lise sonrası koleje mi, üniversiteye mi gidecek ya da öğrenimi bitecek mi? İşte bu soruların yanıtını, yukarda saydığım donanımla ilgili sonuçlar belirliyor.

Lise sonrası mesleki eğitim kolejlerde veriliyor.

Lisede her öğrenci istediği dersleri ilgi alanına, yönelimine göre kendi seçiyor. Mesleki öğrenimi seçecekse aşçılık, şeflik, turizm vb. mesleklere dair ders seçme olanakları var. Yok, üniversiteye gidecekse yine yöneleceği bilim dalına göre ders seçebiliyorlar. Örneğin, üniversitede felsefeyi seçecekse filozofi dersini alıyor. Ders saatlerinin ağırlığı da bu doğrultuda değişiklikler gösteriyor. Lise boyunca seçtiği eğitim dilini (İngilizce ya da Fransızcayı) ağırlıklı olarak alıyor. Dil öğretimi diğeri ikinci dil olmak üzere lise öğretimi boyunca alınıyor.

İlgimi çeken diğer bir konu da liseden mezun olabilmek için kırk saat sosyal yardım kuruluşlarında gönüllü olarak çalışma zorunluluğu.

Ara karneler de dahil her karnede, bütün bu gelişmelerle ilgili notun yanı sıra öğretmenlerin ayrıntılı görüşleri yer alıyor.

Elbette okulların alt yapıları da bu sisteme uygun. Her türlü müzik aracı, yüzme havuzu, spor sahaları, ders araç gereçleri, üç boyutlu bilgisayardan çıktı alma aletleri...

Yazıyı kısa tutma kaygısıyla eğitim öğretim konusuna daha fazla ayrıntıya giremiyorum. Özünü vermekle yetindim. Gelelim ant konusuna.

Diğer eyalet ve şehirlerde okutulan andı bilmiyorum ama Toronto'da, her sabah öğrencilerin okuduğu ant şöyle:

 

"Bu okulun yerli topraklarının üstünde bulunduğunu kabul ederim.

Bu kabilelere, Wendat, Huronlar, Anishinabek, Anişinabe ulusu(?), Haudenosaunee (ve) Iroqua Konfederasyonu, Mississauga yerli kabilesi ve Metis Ulusu da dahildir.

Bu özel bölge için imzalanan anlaşma, topluca "Toronto'nun satın alışı" olarak anılacaktır ve Woodbine Caddesine kadar, Brown's Line caddesinin doğusuna ve Newmarket'e doğru kuzeye uzanmaktadır. Bu nedenle Aborjinler'in (Ülkenin ilk yerlilerinin) bu topraklarda varlığını sürdürdüğünü anlıyorum"

 

Daha önceki yazılarımda geçmişteki yerli katliamlarından, onun bugünkü izlerinden, eğitim üzerindeki etkilerinden söz etmiştim. Devletin özür dileyerek pişmanlığını ifade ettiğinden de söz etmiştim. Şimdi onları korumak için kurulan Kızılderili Evleri, tanınan birçok vergi bağışıklığı, bu insanların topluma uyumunu hâlâ sağlayamıyor ne yazık ki... İşyerlerinde, okullarda sayıları yok denecek kadar az. Onlar, genellikle uyuşturucuya, alkolizme, evsizliğe mahkûm yaşamakta.

Bu katliamın utancı, eğitim yoluyla yeni kuşaklara bu antla, eğitimde ırkçılığa hiç ödün vermemekle aktarılıyor.

Lisedeki torunuma, arkadaşlarının hangi milletten olduğunu sorduğumuzda büyük tepki alıyor, neredeyse ırkçılıkla suçlanıyoruz. Bundan da eğitim yoluyla ırkçılığa karşı içtenlikle ve kalıcı bir savaşım verildiğini anlıyorum.

İşyerlerinde de durum aynıymış hatta ırkçılık yapmak cezayı gerektiriyormuş.

Bu yazıyla Kanada Gezi Notları serisi sona ermiş oluyor. Ülkedeki bin bir çeşit sorun ve acıyla boğuşmak üzere dönüş yolu gözüktü.

NOT: Ant'ın çevirisini yapan ve beni öğrenci olarak bilgilendiren torunum Duru Aran'a, arkadaşlarına ve yardımcı olan öğretmen dostlara teşekkürü borç bilirim.

 

27.11.2018

Vildan Sevil

29.11.2018 (Vildan Sevil)

Yorumlar (2)

Yorum Yaz
Hepimizin iyice özumsememizi gerektiren,yaralı bir paylaşım.Kalemine, yüreğinize sağlık
Meral Barlas Barut29 Kas 2018 13:24:22
Eline sağlık Vildan , senin gibi kültür elçilerine çok ihtiyaç var , iyi yolculuklar .
Esen29 Kas 2018 09:58:53

DİĞER YAZILAR