HEVAL OLMAK BU MUDUR?

HEVAL OLMAK BU MUDUR?

Halkların ve insanlığın esenliği uğruna zindana ve mezara başları dik olarak yürüyenlere bir diyeceğim yok.

Onlar baş koydukları destansı mücadeleleri ile gönüllere taht kuran kahramanlardır.

HEVAL ve YOLDAŞ kelimeleri, bu kahramanların ağzında kutsallık kazanır ve kendini feda edişi anlatır.

            Sözüm...

Bu kelimeleri kirleten siyaset cambazlarınadır.

            Bu sahtekârlar her konuşmada söze, "HEVAL" diye başlarlar.

Onlar için HEVAL kelimesi, insanları uyutmanın, üçkâğıda getirmenin ve omuzlarda yükselmenin büyülü bir anahtarıdır.

            Oysaki HEVAL, gerçek kardeşliktir.

Kendini, HEVAL dediği insanlar için tereddüt etmeden ateşe atmadır.  

            Ama gelin görün ki, bu dalaverecilerin bencil dünyasında HEVALLİĞİN zerresine bile rastlayamazsınız.

            HEVAL dedikleri insanların başına bir iş geldiğinde bir anda sır olup kayıplara karışırlar.

            Ama mevki ve makam söz konusu olduğunda...

Mantar gibi biterler.

Yüzlerine iliştirdikleri sinsi bir gülümsemeyle öyle "yurtsever" pozlara bürünürler ki, insan yanlarına yaklaşmaya çekinir.

Ayak oyunlarında ve yılışma yeteneğinde açık ara hep öndedirler.

Onları mücadelenin riskli alanlarında göremezsiniz. Yaptıkları tek şey, parıltılı laflarla insanların gözünü boyamaktır.

Bunların canları gibi paraları da çok kıymetlidir.

            Milyon dolarlık servetleri ve şişkin banka hesapları vardır.

Ama...

HEVAL diye diye üstünde tepindikleri insanlara bir damla su, bir lokma ekmek bile vermezler.

            Şimdi...

Bu girişten sonra asıl konuya geleyim:

Geçenlerde telefonla Şırnak'ı aradım.

O ses...

O acı haykırış yaşadığım sürece kulaklarımda çınlayıp duracak.  

Konuştuğum yaşlı kadının feryadı karşısında donup kaldım.

Utandım kendimden.

O günden sonra yediğim içtiğim zehir oldu.

Kadının Kore gazisi kocası on bir ay önce cezaevine atılmış. Evli ve üç çocuk babası oğlu ise otuz aydır cezaevinde.

            Baba ve oğul gizli tanık iftiralarının kurbanı olmuşlar.

            Baba tutuklanınca, hak ve hukuk katili KAN PARTİ AKP, gazilik maaşını kesmiş.

Neredeyse bir senedir eve tek kuruş para girmemiş.

Üçü çocuk altı nüfuslu aile açlıkla pençeleşiyor. Akrabalarının cüzi yardımları olmasa açlıktan ölecekler.

Ölecekler ve kimsenin haberi olmayacak!

Sadece baba ve oğul değil, geride kalan üç kadın ve üç çocuk da cezalandırılmış oluyor!

Yoksulluğun pençesine böyle terk edilmiş başka binlerce aile daha var.

Kimse ne soruyor, ne de yardım ediyor.

Peki...

Siz söyleyin, HEVAL olmak bu mudur?

Bu nasıl bir kardeşlik, nasıl bir insanlıktır?

İsterseniz on Kürdistan kurun...

Ve on Türkiye Cumhuriyeti Devleti daha kurun...

Bir yanında güllük gülistanlık bir hayat, diğer yanında çölden bir hayat yaşanan bir millet nasıl mutlu olabilir? 

Tarihte onlarca örneği var...

Kendi içinde AİLE RUHU yaratmayan...

Ve BÜYÜK BİR AİLEYE dönüşmeyen bir halk, devlet de kursa özgür olamaz!

Böyle bir devlet olsa olsa EGEMEN AZINLIĞIN KANLI KRALLIĞI olur.

Şimdiki sömürgeciler ve kapitalistler gider, onların yerine sahte HEVALLER VE YOLDAŞLAR gelir. alinakavdo@gmail.com

 *HEVAL: Kürtçe arkadaş demektir, günlük siyasette YOLDAŞ anlamında kullanılır.

 

 

3.01.2018 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR