HAPİSHANE(LERİN) HÂL(LER)İ ( 2 )

Temel Demirer

HAPİSHANE(LERİN) HÂL(LER)İ ( 2 )

KEYFİ ZORBALIK(LAR)

 

Sonra keyfi zorbalık(lar)…

  • Ahmet Şık’a kendi kitabı “Paralel Yürüdük Biz Bu Yollarda” verilmiyor. Avukatlarından savunmasında argüman olarak kullanmak üzere yazarı olduğu ‘Paralel Yürüdük Biz Bu Yollarda’ kitabını istedi. Avukatları kitabı Şık’a teslim edilmek üzere gardiyanlara bıraktı. Ancak kitap Şık’a teslim edilmedi![88]
  • Tutuklu Grup Yorum üyeleri, cezaevinde 6 aydır aynı kıyafeti giyiyor. Seher Adıgüzel “Gönderdiğiniz pantolon rengi nedeniyle alınmadı. Hızlıca sıcak şeyler istiyorum,” dedi![89]
  • Edirne F Tipi Cezaevi’nde, bölümlere ayrılan mahpuslara, bir gün ve iki saatlik avukat görüş sınırlaması getirildi. Avukat Gülizar Tuncer uygulamanın savunma hakkını tamamen yok etmeyi amaçladığını söyledi![90]

Milletvekili Barış Yarkadaş “Cezaevlerindeki çıplak arama vakaları artıyor” derken, Grup Yorum üyelerinin tahliye olduktan sonra yaptıkları açıklamalarda çıplak aramaya maruz kaldıklarını ifade ettikleri[91] zorbalıkların bir parçası da çıplak arama(lar) zulmü…

  • Tutuklu olduğu Silivri Cezaevi’nden yaklaşık 9 ay sonra özgürlüğüne kavuş Süleyman Başer, “65 yaşındaki annem beni görmek için çıplak aramaya, göz taramasına maruz kaldı,” dedi![92]
  • Annesi Şeyda Sünnetçi Silivri’de çıplak aramaya maruz kaldığını belirttiği, üniversite öğrencisi Kübra Sünnetçi işkenceye uğradı![93]
  • Trabzon-Beşikdüzü T Tipi Kapalı Cezaevi’nde çıplak aramayı kabul etmeyen Hilmi Olsoy, Cemal Nahırcı, Kerem Karagöz ve Enes Aydoğan isimli tutukluların falakaya yatırıldı![94]
  • 25 Şubat 2019’da görülecek duruşmasına katılmak üzere Bafra T Tipi Cezaevi’nden Mardin E Tipi Cezaevi’ne getirilen Erkan Benli ve Sadık Tan isimli 2 mahpusun yolda bekletildikleri Elazığ T Tipi Cezaevi’nde çıplak arama dayatmasını kabul etmedikleri gerekçesiyle gardiyanların fiziksel ve sözlü şiddetine maruz kaldılar![95]

Ve tecride sadece bir örnek dahi yeter de artar bile: ÇHD soruşturmasından tutuklanan Silivri Cezaevi’ndeki Özlem Demirçi’ye uygulan tecrit konusunda avukatı Özge Serdar, “Müvekkilime sohbet hakkı kullandırılmıyor. ‘Sohbet hakkın var ama yalnız kullanabilirsin. Kullanacak mısın?’ deniyor. Tecritte olan bir kişiye sohbet hakkının tek başına kullanılması dayatılıyor,”[96] diyor!

Nihayet keyfi zorbalıkların bir parçası olarak yedekte bekletilen “tek tip” sopası![97]

 

İNTİHAR(LAR)

 

Tüm bunlarla birlikte (c)ezaevlerindeki devlet şiddetinin kaçınılmaz sonuçlarından biri de, Jean Paul Sartre’ın “Umutsuzluk manevi bir intihardır,” diye tanımladığı şeyin somutu olmaktadır!

İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, cezaevinde intihar edenlerin sayısının arttığına dikkat çekerek, hükümeti uyarıp, “Cezaevi değil, ölüm evine dönüşen bir yapı var,” vurgusuyla cezaevlerinde 2016’da toplam 66 kişinin intihar ettiğinin de bakanlık tarafından açıklandığını belirtip, “2009’da 39, 2010’da 46, 2011’de 34, 2012’de 40, 2013’de 44, 2014’de 53, 2015’de ise 43 kişi intihar etti. 2016’da ise bu sayı 66’ya çıktı,” derken;[98] yine sıralıyorum…

  • Gebze Kadın Kapalı Hapishanesi’nden, Balıkesir Burhaniye Hapishanesi’ne sürgün edilen 28 yıldır tutuklu Nurcan Bakır, baskı ve işkenceye karşı, “Zulme karşı sessiz kalmayacağım” diyerek yaşamına son verdi![99]
  • Ayrıca 17 Mart 2019’da Zülküf Gezen Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde, 23 Mart 2019’da Ayten Beçet Gebze Cezaevi’nde, 24 Mart 2019’da Zehra Sağlam Oltu T Tipi Kapalı Cezaevin’de, 25 Mart 2019’da Medya Çınar Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde, 1 Nisan 2019’da Yonca Akici Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde, 2 Nisan 2019’da Siraç Yüksek Osmaniye 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde, 5 Nisan 2019’da Mahsum Pamay da Elazığ T Tipi Cezaevi’nde yaşamını sonlandırmıştı![100]
  • 14 yaşındaki Emirhan Nas Trabzon Cezaevi’nde intihar etti.[101] 10 Kasım 2015’te Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Çocuk Koğuşu’nda saat 20.30 sularında kendini asarak yaşamına son verdi.[102] Emirhan Nas, cezaevinde kaldığı süre içinde, annesiyle bir kez açık görüş yapabildi. Annesine, cezaevinde kendisine kötü davranıldığını, kilolu, uzun boylu, kaba bir görevlinin her hafta sıra dayağına çektiğini, omuzlarına vurduğunu anlattı. Tuvalet temizlettirdiklerini, bulaşık yıkattıklarını söyledi. Anne Semra Omak, cezaevine bir kez daha gitti. Görüş günü değişti diye kapıdan geri çevrildi. Oğluna getirdiği pantolonu da almadılar. Oğlu hızla kilo kaybetmiş, kıyafetleri bollaşmıştı![103]
  • Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan başka cezaevine nakil isteğine olumsuz yanıt verildiği iddiasıyla hükümlü Hakan Ekinci canına kıydı. Öte yandan aynı cezaevinde ‘Kamu malına zarar verme ve kasten öldürme’ suçlarından ömür boyu hapis cezasına hükümlü M.C. de tek kişilik odada kalma istemine olumsuz yanıt verilmesi üzerine 14 kan sulandırıcı hap içerek intihar girişiminde bulundu![104]
  • 17 yaşındaki Veli Ersoy, Eskişehir H Tipi Kapalı Cezaevi’nde girdikten bir gün sonra yaşamını yitirdi. Ersoy’un şüpheli ölümü kayıtlara intihar olarak geçti. Ersoy’un ailesi, çocuklarının ölüm nedeninin araştırılmasını istedi![105]
  • Cezaevinde 2008’de intihar eden Fatih Kolbasar’ın ağabeyi Recep Kolbasar’ın ‘Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığı bireysel başvuru sonuçlandı. AYM, Fatih Kolbasar’ın cezaevinde yaşam hakkının ihlâl edildiğine karar verdi![106]

 

HASTA TUTSAK(LAR) ZULMÜ

 

Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, cezaevlerinde 260 bin 144 kişi bulunurken, bunların 202 bin 434’ü hükümlü, 57 bin 710’u ise tutuklu. İHD verilerine göre cezaevlerinde 457’si ağır olmak üzere 1333 hasta tutuklu bulunuyorken;[107] İHD ve ‘Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin (CİSST) 2019’da Adalet Bakanlığı ve CTE’ye yaptığı 7 bin başvuru ise “özel araştırmalar gerekiyor” denilerek yanıtsız bırakmasıyla 50 hasta tutuklunun yaşamını yitirmesi trajedisi![108]

Evet, evet milletvekili Ayşe Acar Başaran’a, “Hasta tutuklulara düşman hukuku uygulanılıyor. Türkiye’de idam cezası yok ama fiili bir şekilde sürdürülüyor. İnsanlar ölünceye kadar cezaevinde tutuluyor,”[109] dedirten bir acımasızlık yüz yüzeyiz!

‘Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi’nin, 2018 verilerine göre, cezaevlerindeki 132 hasta mahpustan 19’u cezaevinde kalamaz durumdayken;[110] Adalet Bakanlığı verilerine göre, cezaevlerindeki 841 hasta, Adli Tıp Kurumu uygun gördüğü hâlde tahliye edilmeyi bekliyor. 1086 hasta mahkûm ise raporları kabul edilmediği için içeride yaşam savaşı veriyor. Beş yılda cezaevinde 451 kişi öldü.[111]

Yine ‘2017 Dünya Hasta Hakları Günü’ açıklamasında cezaevlerinde 323’ü ağır olmak üzere toplam 905 hasta tutsağın olduğu kaydedilirken;[112] İHD verilerine göre,[113] 2017 başından 6 Ekim 2019 tarihine kadar hapishanelerde 44 hasta mahpusun yaşamını yitirdi. Bu mahkûmlardan 19’u kalp krizi gibi anında müdahale edilmesi gereken hastalık nedeniyle vefat etti.[114]

Avukat Gülizar Tuncer’in, hasta tutsakların darp edildiğini vurgulayarak, “Bu uygulamalar 12 Eylül’de bile yapılmıyordu”[115] dediği tabloda milletvekili Barış Yarkadaş da, cezaevlerindeki siyasi tutukluların her türlü hak gaspıyla karşı karşıya kaldığının altını çizerek, “Tedaviye giden hasta tutuklulara zorluk çıkarılması yetmiyormuş gibi, bir de bileklere çift kelepçe uygulaması başladı,”[116] diye ekliyor!

Evet, “Çocuk tecavüzcülerinin, kadın katillerin bir yolunu bulup dışarı çıktığı zindanlarda,[117] hâlâ on yıllara mahkûm siyasi hükümlüler yatmakta”yken;[118] Ahmet Güneş’in ifadesiyle, “Cezaevinde ölüme terk edilmek sıradan. Tedavi edilmek birkaç yıldır tedavülden kalktı neredeyse. Kimi cezaevleri mesela revire çıkma hakkını on beş günde bir olarak belirliyor. Revir gününe kadar hastalanmak yasak”![119]

Tıpkı 26 Kasım 2019’da nefes daralması nedeniyle bilinci kapanan Edirne Cezaevi’de tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş gibi…

Kardeşi ve avukatı Aygül Demirtaş, ağabeyinin 26 Kasım 2019’da bilincinin kapandığını ve yedi gün hastaneye sevk edilmediğini kaydederken;[120] Demirtaş, 7 gün sonra hastaneye sevk edildi.[121]

Demirtaş’ın cezaevinde rahatsızlanmasına rağmen yedi gün boyunca alanında uzman bir doktora sevk edilmemesi hasta tutuklular konusunu yeniden gündeme taşırken; İHD verilerine göre hapishanelerde 457’si ağır olmak üzere 1333 hasta tutuklu/hükümlü bulunuyor.[122]

İşte çarpıcı örneklerden bazıları!

  • 30 yılı aşkın süredir tutuklu olan Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki Wernicke Korsakoff hastası Kemal Özelmalı, “cezaevinde kalamaz” raporu olmasına rağmen tahliye edilmiyor![123]
  • Sincan 2 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki hasta tutuklu Hayati Kaytan, epileptik nöbetler geçirmesine rağmen günlerdir tek kişilik hücrede tutuluyor![124]
  • Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu 70 yaşındaki ağır hasta tutuklu İbrahim Akbaba, 26 Aralık 2018’de Mardin 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava duruşmasına Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandığı sırada kalp krizi geçirdi. Kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. İleri derecede diyabet hastası olan Akbaba, daha önce açık kalp ameliyatı geçirmiş ve yine hastalığı nedeniyle bir bacağı kesilmişti![125]
  • Cezaevinde yakalandığı Herediter Spastik Paraparezi (HSP) hastalığı nedeniyle yatalak hâle gelip, ihtiyaçlarını tek başına karşılayamaz duruma gelmesi sonucu 15 Eylül 2015’de tahliye edilen hasta tutuklu Selahattin Aytek, Diyarbakır’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti![126]
  • İHD İstanbul Şubesi Cezaevi Komisyonu Üyesi Hatice Onaran, Bandırma T Tipi Cezaevi’nde 7 Nisan 2018’de yaşamını yitiren 66 yaşındaki hasta mahkûm İsmail Arslan’ın ölüme terk edildiğini söyledi. 25 yıldır hükümlü olan Arslan’ın İHD’nin hazırladığı 401 ağır hasta tutuklu listesinde yer aldığını belirten Onaran, Miyesterinongrakis adı verilen hastalıktan ötürü Arslan’ın solunum ve beslenme rahatsızlığı çektiğini belirtti![127]
  • Beş yıldır tutuklu bulunan, İHD’nin “ağır hasta tutuklular” arasında saydığı şeker hastası Mehmet Yıldızbakan, 26 Mart 2017’da geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti. Hasta olduğu için defalarca denetimli serbestlik talep edilen Yıldızbakan’ın başvurularında ilerleme kaydedilmemişti![128]
  • Bandırma 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu yazar Murat Saat, yaşamını yitirdi![129]
  • Eskişehir Çifteler Kadın Açık Cezaevi’nde yatan ve şeker, kalp, tansiyon rahatsızlıkları bulunan Aynur Uyar adlı mahkûmun “hayati tehlikesi” olduğuna ilişkin uyarılara karşın tahliye edilmemesi yaşamına mâl oldu. Çifteler Cezaevi’nin kapatılması üzerine Ayvalık Cezaevi’ne nakledilen Uyar’ın sağlık durumu nakil sonrasında daha da ağırlaştı. Cezaevi idaresi, infaz dosyasının gönderilmemesi gerekçe gösterip, Uyar’ı bir türlü izne çıkarmadı. Daha da kötüleşen ve bir ayağı kangren olan Uyar, gece fenalaşınca, cezaevi tarafından yakınları aranarak “gelin, alın” denildi. Cezaevinden “izinli” olarak çıkarılan Aynur Uyar, yolda fenalaştı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi![130]
  • Nihat Baymiş, İzmir Şakran T Tipi 4 Nolu Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada lösemi hastalığına (kan kanseri) yakalandı. Yeterli tedavi uygulanmadığı için her geçen gün durumu kötüleşen Nihat Baymiş, cezasının bitmesine 10 ay kala 9 Haziran 2017’de şartlı tahliye edildi. Baymiş, tedavi gördüğü hastanede 26 Şubat 2018’de sabah saatlerinde yaşamını yitirdi![131]
  • Silivri Kapalı Cezaevi’nden Dilan Ekin, “Belim kırık ve platin var. Platinlerden biri kaymış durumda yaşadığım işkencelerden dolayı. Platin kaydığı için de kemik kaynamamış. Hem şiddetli ağrılarım oluyor hem de felç kalma ihtimalim çok yüksek. Gün içinde şiddetli ağrılarım olduğu için hep dinlenmek zorunda kalıyorum. Yanımda arkadaşlarım olmasa gerçekten çok daha zor olurdu her şey,” diyor![132]
  • Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nden N. A., “Ring araçları ile hastaneye götürülmeye çalışılıyoruz. Bir ayda 4 arkadaşımızın hastaneye sevki gerçekleştirilmedi. Tedavi hakları engellendi,” diye yazıyor![133]
  • Siyasi gerekçelerle yargılandığı davadan aldığı ceza nedeniyle yaklaşık 2 yıldır Siirt E Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan 74 yaşındaki şeker ve tansiyon hastası Nebi İlhan, 11 Ocak 2020 sabahı hastanede yaşamını yitirdi![134]
  • Mardin’in Kızıltepe ilçesinde Kanun Hükmünde Kararnamesi (KHK) ile kapatılan Radyo Rengin çalışanı, yüzde 93 engelli, gazeteci Metin Duran’ın tahliye edilmesi için başvurulan Adli Tıp Kurumu (ATK) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) sessiz… 2015’de geçirdiği kalp krizi sonucu felç kalan Duran’ın abisi Medeni Duran, “Kardeşim artık yürüyemiyor, konuşamıyor, yemek yiyemiyor, kimseyi tanımıyor sadece ama sadece nefes alabiliyor. Cezaevinde bulunan kardeşime refakat etmek için yanında bekleyen diğer kardeşim de cezaevi hayatı yaşamak zorunda kalıyor. Biz raporu beklerken ATK’den rapor gönderme yerine onu yeniden muayene olmaya çağırdı” diye konuştu![135]
  • Uğur Yeloğlu (27), tutuklandıktan sonra Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ne konuldu. Yaşadığı psikolojik sorunlar nedeniyle zaman zaman nöbet geçirdiği ve unutkanlık yaşadığı belirtilen Yeloğlu’nun sağlık durumu, cezaevinde 2 ay boyunca tek başına hücrede tutulması nedeniyle iyice bozuldu. Burada gözaltında tutulduğu sırada maruz kaldığı işkencelerin de etkisi oldu. Hücrede tek başına tutulduğu dönemde hafızasını tamamen yitiren Yeloğlu, 2 ay sonra Urfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi. Burada da bir süre tek başına ayrı bir yerde tutulan Yeloğlu, psikolojik sorunlarının ağırlaşması üzerine ihtiyaçlarını dahi tek başına gideremeyecek hâle gelince koğuşa alındı, ancak hastaneye sevki yapılmadı![136]
  • 4 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırılan İbrahim Koçer, geçirdiği trafik kazası sonucu 49 gün yoğun bakımda kaldı ve geçirdiği bir dizi ameliyattan sonra Metris Cezaevi’ne gönderildi![137]
  • Kişisel ihtiyaçlarını tek başına gideremeyen, Tarsus T Tipi Kadın Cezaevi’nde diğer tutuklu ve hükümlülerin yardımıyla hayatını sürdüren 78 yaşındaki Sise Bingöl’e, çok sayıda rahatsızlığına rağmen Tarsus Devlet Hastanesi’nde “Cezaevinde kalabilir” raporu verildi![138]
  • Metris T1 tipi cezaevindeki Cengiz Sinan Halis Çelik, mesane kanseri ve ağır derecede epilepsi hastası. Adli Tıp Kurumu’nun (ATK), “Cezaevinde yalnız kalamaz” raporuna rağmen cezaevinde, tek kişilik hücrede tutulmaya devam ediyor![139]
  • Hasta tutsak Ahiret Turan’ın, raporları olmasına rağmen sevki yapılmıyor. Turan, hastalığından dolayı dosyası Yargıtay’dan bozulmasına rağmen mahkemesi sürekli erteleniyor. Elazığ T Tipi’nde 3 yıldır tutsak bulunan Turan, aynı zamanda epilepsi hastalığı olmasına rağmen sağlık raporu heyete sunulmazken, kullanmak zorunda olduğu ilaçlar verilmediği için rahatsızlığı daha da ilerliyor![140]
  • Özlem Demirçi, multinodüler troid hastası olduğunu, yüksek kanser riski taşımasına karşın ++++5 aydır hastaneye götürülmedi![141]
  • 15 ameliyat geçiren, tedavisi sürerken tutuklanan, sondayla yaşayan, hiçbir ihtiyacını tek başına karşılayamayan Sibel Çapraz (35), Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın “sağlık koşulları nedeniyle cezaevinde kalması uygun değildir,” raporuna karşın İzmir Menemen R Tipi Cezaevi’nde tek başına tutuluyor![142]
  • Atipik otizmli, 5 yaşındaki Poyraz Ali’nin rehabilitasyonu için uzun süre mücadele veren anne Zeynep Bakır, şimdi başka bir eziyetle karşı karşıya. Gebze Cezaevi yönetimi, Poyraz Ali’yi, ‘psikolojisi bozulur’ diye sivil araç ve sivil polislerle rehabilitasyona götürmek isterken annenin araçta olmasına izin vermiyor![143]
  • Motor Nöron ALS hastası L.A. (43) 19 yıldır cezaevinde. Tekirdağ F1 No’lu Cezaevi’nde bulunan L.A.’nın durumu giderek ciddileşiyor. L.A.’nın sol bacak, sol kol ve yutkunmayı sağlayan kasları, hastalığı nedeniyle her geçen gün giderek eriyor. Sol bacağında 4 cm’lik bir kısalma olan L.A., yemek yemekte, yürümekte, yazı yazmakta zorlanıyor. Cezaevi koşullarında daha fazla kalmaya devam ederse yatağa mahkûm olacak. L.A., hastalığını anlattığı mektubunda şunları söylüyor: “Birçok ihtiyacımı arkadaşlarımın yardımı ile yapıyorum. Vücudumdaki uyuşma ve kramplardan dolayı uykudan sık sık uyanıyor, gün içerisinde şiddetli baş ağrıları ile yorgunluk çekiyorum. Hastalığımla ilgili birçok hastanede defalarca tetkik ve tespitler yapıldı. ALS hastalığımın tedavisi olmadığı için bu muayene ve tetkiklerin de bir anlamı olmuyor. Ölüme terk edildim. Zaten birçok arkadaşımız gözlerimizin önünde yaşamlarını yitirdi. Doktorlar, hastalığımın tedavisinin olmadığını defalarca iletmelerine rağmen iş rapora gelince adeta söylediklerini unutuyorlar”![144]

 

KÜRTLER, KADINLAR, ÇOCUK VE LGBTİ+

 

Cezaevinde Kürtçe kitabın yasaklandığı Kürt tutsaklara gelince…[145]

  • İskenderun M Tipi Cezaevindeki tutuklular aileleri aracılığıyla gönderdikleri mesajda maruz bırakıldıkları işkenceyi anlatırken, “Baskılar son safhada bir an önce bir şey yapılsın” diyerek, Kürtçe konuştukları gerekçesiyle darp edildiklerini söylediler![146]
  • Düzce T Tipi Cezaevi’nde, Bir hükümlünün yeğenine ait bir fotoğrafta, Amedspor atkısı takılı olması disiplin soruşturmasına konu yapıldı![147]
  • Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan yazar Sadık Aslan, “Bir kadının eşarbında ‘barış’ yazdığı için o kadın ziyaretçiye ‘bir yıl ziyaretten men’ cezası verildi,” dedi![148]
  • HDP’nin tutuklu olmayan milletvekilleri tutuklu milletvekilleriyle görüşmek için 10 hafta düzenli olarak Adalet Bakanlığı’na başvurdu. Ancak yüzlerce dilekçe veren HDP’li vekillere olumlu ya da olumsuz tek bir dönüş bile yapılmazken, CHP’li milletvekillerinin tutuklu milletvekilleriyle görüşmesine ise izin verildi![149]

Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi’nin, kadın mahkûmların işkenceye uğradığına ve taciz edildiğine ilişkin iddiaları TBMM gündemine taşıdığı[150] zindan(lar)daki kadın(lar)a gelince…

  • Sincan Kapalı Kadın Cezaevi’nde tutsakların selamlaşması, sarılması ve merhabalaşması yasaklanırken, buna karşı çıkan tutsaklara ise, hücre cezası veriliyor![151]
  • Alanya L Tipi Cezaevi’nde kadın mahpuslar koğuşlarına sayım yapmaya giren erkek infaz koruma memurlarına, “Koğuşlara erkekler giremez. Derhâl dışarı çıkın” diyerek tepki gösterdi. 18 kadın mahpusa disiplin soruşturması açıldı. Disiplin Kurulu Başkanlığı, dört kadına 11 gün, bir kadına ise bir gün hücre cezası verdi![152]
  • Bakırköy L Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nden Silivri 9 No’lu Cezaevi’ne sürgün edilen kadın tutsaklar, sevk sırasında işkence ve kötü muameleye maruz kaldı. Tutsaklardan Filiz Duru, erkek gardiyanların gece geç saatlerde kaldıkları hücrelerin mazgallarını açarak taciz ve tehdit ettiğini aktardı![153]
  • Silivri Cezaevi’nde tutuklu 4 kadın mahkûma çıplak arama yapılırken, regl olan bir kadının pedine bile bakıldı![154]
  • İzmir Şakran Cezaevi’nde kadın tutsakların bulunduğu koğuşlarda yapılan aramalara gardiyanlarla birlikte üniformalı polislerin de dahil olduğu belirtildi![155]
  • Avukat Rahşan Arya U.’nun eşini ziyaret etmek için gittiği Kahramanmaraş Türkoğlu 1 Nolu L Tipi Cezaevi’nde çıplak aramaya maruz kalarak, cinsel tacize uğradığını açıkladı. İnfaz koruma memurunun kendisini kolundan tutarak, “Senin araman bitmedi, pedin var mı?” dediğini ve “elleriyle yoklama” yaptığını söyledi![156]
  • Dört ayda Bandırma, Osmaniye ve Sinop cezaevlerinde tutuklu üç kadın düşük yaptı. Sinop E Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan ve ikiz bebek bekleyen Nurhayat Yıldız, hamileliğinin 19’uncu haftasında bebeklerini kaybetti![157]
  • Mardin E Tipi Cezaevi’nde kalan kadın tutsaklara idare tarafından tekmil uygulamasının dayatıldı. Uygulamaya karşı çıkan tutsaklara da idare tarafından disiplin cezaları verildi![158]
  • Tutuklu avukat Barkın Timtik’in her sabah “hazır ol” da tekmil vermeyi reddettiği için cezalandırıldığı belirtildi. Timtik’e her sabah tekmil vermeyi reddettiği için 35 yıl görüş yasağı verildiği öğrenildi![159]
  • Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde sohbet hakkı kısıtlandığı için eylem yapan kadın mahkûmlar soğuk hücrelere atıldı, 4 kez çıplak aramaya maruz kaldığı ve gardiyanlar tarafından darp edildi![160]
  • Tarsus Kadın Cezaevi’ndeki koşulları ve çıplak arama uygulamasını ‘FEMEN tarzı’ eylemle protesto eden kadın mahkûmlar cezalandırıldı. 13 kadına hücre cezasına çarptırıldı, geçici koğuşta kendilerine 3 gün boyunca su ve kadın pedi verilmedi.[161]

Ve çocuklar! CİSST’in ‘Hapiste Çocuk Ağı’ temsilcisi avukat Cansu Şekerci, 82’si kız çocuğu olmak üzere 3 bin 85 çocuğun bulunduğunu söylediği cezaevlerinde çocukların yarısı yetişkin koğuşunda kalıyor.

Kasım 2017 tarihli ‘Çocuk Mahpuslar’ raporuna göre 2009 yılından Mart 2017’ye kadar 17 çocuk hapishanede hayatını kaybetmiştir. Bu çocukların 9’u intihar etmiştir.[162][163]

Çocuk mahpusların mektup üzerinden cezaevindeki hak ihlâllerini TBMM’ye taşıyan milletvekili Sibel Yiğitalp’in aktardığına göre, Maltepe Çocuk Cezaevi’nde tutuklu 17 yaşındaki çocuklar H.İ. ve M.C. uzun zamandır ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası mahkûmu gibi muamele görüyorlar. Çocukları 22 Aralık 2017’de ziyaret eden avukatları Şükriye Erden, “Her gün dövülüyorlar. Her gün süngerli odaya atılıyorlar. H.’ye verilen televizyon geri alınmış. H.’nin koğuşunda tuvalet kapısı bile yok. Tuvalete giremiyor. Tuvalet, kapı açılınca direkt görünen bir noktada,” dedi.

Müvekkilinin şikâyet iddiaları araştırmak için Maltepe Çocuk Cezaevi’ne giden ve cezaevi yönetimi tarafından darp edilerek kapı dışına konulan avukat Günay Dağ, çocukların yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

“Uzun süredir ciddi sorunlar bulunuyor. İnanılmayacak uygulamalar var. Çocuklar zorla namaza kaldırılıyor, mevlit tarzı toplantılar ve dini sohbetlere katılmaya zorlanıyor. Bu dayatmalara uymak istemeyenler cezalandırılıyor, baskı, şiddet ve işkence görüyor. Çeşitli bahanelerle disiplin işlemlerine tabi tutuluyor.”[164]

Sadece Maltepe değil; bir de Pozantı var!

“Koğuş ağası önce onu bir güzel dövdü. Sonra gel benle dedi. Tuvalete götürdü. Onun bağırmaları duyuluyordu. Sonra bütün koğuş ağanın yaptığını yaptı.” Bu sözler Pozantı cezaevinde, işkence ve tecavüze maruz kalmış bir çocuğun yaşadığı vahşeti net bir biçimde anlatıyor.[165]

Bu işin bir yanı; ötekine gelince: İHD 2018 Raporu’na göre, 743 çocuk anneleriyle birlikte hâlen cezaevinde bulunuyorken;[166] 2019’un 6. ayında bu sayı 864’e çıktı.[167]

Birkaç şey daha!

  • 2015 Ağustos’uda Şırnak’ın İdil ilçesinde gözaltına alınarak, tutuklanan ve Midyat Cezaevi’ne gönderilen K.T. (17) adlı çocuğun bir yıl içerisinde 4 kez kaldığı yer değiştirildi. Midyat Cezaevi’nden sırasıyla Sincan, Şakran ve Maltepe Çocuk Cezaevi’ne gönderilen K.T.’nin tecrit altında tutulduğu bilgisini veren avukatı Hüseyin Boğatekin, “Ben K.T. ile görüştüğümde bana dedi ki, ‘Şakran ve Sincan cezaevinde gardiyanların şiddetine uğradım, bundan dolayı intihar etmek istedim’ K.T. bana bileğini gösterdi, bileğinde derin bir yara izi vardı. K.T.’nin cezaevinde kötü muameleye maruz kaldığı için psikolojisi bozulmuş durumda. Sürekli ölümden bahsediyor,” dedi![168]
  • Adı Arin, 5 Haziran 2017’de doğdu, 3.5 aylıkken cezaeviyle tanıştı. Dört duvar arasında, iki gün hücre cezası bile çekti, üstelik de annesinin katılmadığı bir cezaevi eyleminden dolayı... Astım hastası bebeğinin cezaevinin kötü koşullarında kalmaması için denetimli serbestlik başvurusunda bulunan annesinin başvurusu ‘hücre cezası’ gerekçe gösterilerek reddedildi Mardin İnfaz Hâkimliğince... İhtiyacı olan hava makinesi getirilmiyor, içeri pişik kremi dahi sokulmuyor.[169] Arin bebeğin durumu kötüleşiyor. Arin bebeğin babası Mihdi Yılmaz çocuğunun sağlık durumunun her geçen gün kötüye gittiğini belirterek yüreğinin yandığını söyledi![170]
  • Annesine verilen 6 yıl hapis cezası nedeniyle 9 aydır Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde olan ve doğuştan damar tümörü hastalığı bulunan Avşin bebeğin sağlık durumu ağırlaştı. Avşin’in babası Mehmet Emin Usanmaz yaraların boğazına kadar ilerlediğini söyledi![171]
  • Gülistan Diken Akbaba, 7 aylık Miraz bebeğiyle Bakırköy Cezaevi’ne konuldu. Baba Akbaba, “Bebeğimiz diş çıkardığı için sabaha kadar uyumadan ağlıyormuş. Henüz 7 aylık, küçücük. Bir bebeğin bu koşullarda yaşaması çok zor,” derken;[172] Miraz bebeği ziyaret eden baba Cengiz Zaza Akbaba, kızının durumuyla ilgili “Çocuğum içeride hasta. Kullandığı ilaçlar verilmiyor. Emeklemeye başladı, çıplak betonda nasıl emekleyecek?” diye ekledi.[173]

Gülistan Diken Akbaba yazdığı bir mektupta, “Cezaevi Miraz gibi yüzlerce bebekle dolu. Raşitizm bebekler için tehdit edici. Güneş ışığından yararlanmamak ilerde hastalıklara sebep olabilir,” derken;[174] annesiyle birlikte cezaevinde kalan Miraz bebeğin babasının aldığı süt ve yoğurda gardiyanlarca el konuldu.[175]

Miraz bebeğin annesinin denetimli serbestlik başvurusu, Gebze Cezaevi İdaresi’ne takıldı. İdare, mahkemeye gönderdiği raporda, “Hükümlü örgütten ayrıldığına dair beyanda bulunmadı,” yorumu yaparken;[176] Miraz bebek, cezaevinde 3 yaşını doldurdu. Annesinin cezası ise 2 yılın altına düşmesine rağmen siyasi hükümlü olduğu için denetimli serbestlik koşullarından yararlandırılmadı. Anne Akbaba, Adalet Bakanlığı’na bir mektup yazarak “FETÖ üyeliği” suçundan üç yıla yakın süredir tutuklu bulunan ABD vatandaşı ve NASA çalışanı Serkan Gölge’nin serbest bırakıldığını, ancak kendisinin denetimli serbestlikten dahi yararlanamadığını belirtti![177]

  • Cezaevinde büyümek zorunda kalan atipik otizmli 4.5 yaşındaki Poyraz Ali, annesi Zeynep Bakır’la aylar sonra Gebze Cezaevi’nde buluştu. Ancak, Adalet Bakanlığı’nca imzalanması beklenen bir belge gelmediği için rehabilitasyona gidemiyor. Yaklaşık altı aydır rehabilitasyondan uzak olan çocuğun sağlığı için, zaman aleyhe işliyor.[178] Poyraz Ali’yi cezaevinde büyütmek zorunda kalan Zeynep Bakır’ın denetimli serbestlik talebi yine reddedildi![179]
  • Arev sekiz yaşında bir çocuk. Annesi Nurcan Vayiç Aksu ve babası Cemil Aksu “sosyal medya paylaşımları” gerekçesiyle tutuklu. Arev, annesini ve babasını çoğu zaman kalın bir camın arkasında görüyor. Anne ve babasının yokluğunu aratmamak için Arev’i mutlu etmeye çalışan teyze Tülay Vayiç, “Arev, şimdiye kadar hiç ağlamadı. En son kapalı görüşte camın arkasında annesini görünce gözleri doldu, yanakları kızardı ‘özledim ne zaman çıkacaksın’ diye sordu,” diyor![180]
  • 8 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen çevirmen Meşale Tolu, eşi de tutuklu olduğu için 2.5 yaşındaki oğlunu da cezaevine almak zorunda kalmıştı. Tolu, “Oğlum, cezaevinin ne olduğunu bilmemesi gerekirken mazgalla tanıştı,” dedi![181]
  • Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nden Yeliz Toy, 3 yaşındaki kızı İdil Elvan’ı dışarıda bırakarak 19 Ekim 2017’de cezaevine girdi. Cezaevinden mektup gönderen Toy, “Bizlere ceza veren hâkim Metin Özçelik cezaevinde. Dönemin savcısı Celal Kara ise şu an kırmızı bültenle aranıyor. Kızımı yanıma alamıyorum,” dedi![182]

Ve LGBTİ+’ları hâli…

  • TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan Meclis Cezaevi Alt Komisyonu’nun Eskişehir Cezaevi’nde yaptığı incelemeye ilişkin bilgi veren milletvekili Veli Ağbaba, cezaevinde tutulan LGBTİ’lerin taciz edildiğini ve muayenelerin kelepçeyle yapıldığını söyledi![183]
  • 2016’nın Ağustos’unda Eskişehir H Tipi Hapishanesi’nde kalan LGBTİ+ tutsaklarla görüşen Pembe Hayat’tan Av. Rıza Yalçın Koçak, trans ve eşcinsel tutsaklara yoğun baskı uygulandığını ve keyfi uygulamaların olduğunu belirtti![184]
  • Tekirdağ 2 No’lu F Tipinde Buse adında trans bireyin cinsel kimliği sebebiyle cezaevinde tutulmasından dolayı kötü muameleye maruz kaldığını belirtildi![185]
  • Cezaevlerinde çift cinsiyetli hükümlüye ilişkin olarak yaşanan boşluk, Bolu T Tipi Kapalı C.İ.K Müdürlüğü’nden B.K’nin TBMM Dilekçe Komisyonu’na yazmasıyla ortaya çıktı. B.K. Meclis’ten, can güvenliğinin bulunmadığını belirterek koğuşunun değiştirilmesini talep ederken hükümlü, cinsel durumu nedeniyle konumuna uygun açık cezaevi bulunmadığından, cezasını kapalı ceza infaz kurumunda tamamladı![186]

 

“SONUÇ YERİNE”

 

Yılmaz Güney’in, “Asıl hapishane insanın kafasında yarattığı hapishanedir,” sözlerini kulağımıza küpe ederek; Elie Wiesel’in, “Adaletsizliği engelleyecek gücünüzün olmadığı zamanlar olabilir, ama itiraz etmeyi beceremediğiniz bir zaman asla olmamalı… İnsanların acı ve aşağılanmaya tahammül ettiklerinde asla sessiz kalmayacağım. Her zaman taraf tutmalıyız,” uyarısını asla unutmamalıyız.

Haykırmak; susmamak; gerçekleri anlatmak gerek![187]

Çözüm buradan geçiyor. Çünkü “Ahlâki çölde haykıran bir insan, önce biri, sonra biri daha, adalet kıvılcımının sönmesine engel olmak için bu yeter. Tarih bizi dinliyor olabilir, tarih bize cevap verebilir,” demesi boşuna değildir Ariel Dorfman’ın…

John Berger’in, “Dünya, ancak onu dönüştürme umudu var olduğu ama bu umudu gerçekleştirme olanağı bulunmadığı zaman katlanılmaz bir hâle gelir,” saptamasındaki üzere bunun kolay olmadığı bir “sır” değil; ama mümkün!

Louis Althusser, “Evet, bazen gelecek uzun sürüyor,” notunu düşerken; ekler Nikos Kazancakis: “İnsan, uçurumun kenarına varmadan kanatlanamaz…”

 

22 Ocak 2020 14:57:15, İstanbul.

 

24.03.2020 (Temel Demirer)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

“DUVAR”(LAR)I AŞAN O; HÂLÂ “UMUT”LA “YOL”DA, BİZİMLEDİR

UNUTAMADIĞIM FİLM(LER), YÖNETMEN(LER), OYUNCU(LAR

HAPİSHANE(LERİN) HÂL(LER)İ

TARIM(IN) HÂL(LER)İ

KLASİK MÜZİĞİN FARKLI İKİLİSİ: MOZART İLE STRAUSS

AŞIKTI, “GARİP”Tİ, HALK DERVİŞİ NEŞET ERTAŞ

TARİH(İMİZ)E HAYRANLIKLA, MİNNETLE, SAYGIYLA

ÇOKSESLİ MÜZİĞİN DEVRİMCİ DEHASI BEETHOVEN

SİNEMAMIZIN DERVİŞİ: AYTAÇ ARMAN[*]