Gündemin Değişmeyen Sancısı

Gündemin Değişmeyen Sancısı

Işığı hangi karanlığa çevirsek, hangi kuytuya eğilecek olsak, kaygılarımızı daha da zorlayan bir refleksle irkiliyoruz…

Ülkenin karın gürültüsü, korku, endişe, mülkiyet doyumsuzluğu…

Birbirinin kopyası uzman tartışmaları, savaş çığırtkanları, evlilik programları, kolaycı yığınlar…

Varla yok hükmü, kıyasıya bir yarışla duygularımızı kemiriyor aslında. İçi sürekli oyulan kavramların idare ettiği zihinleri özellikle…

Kafamıza geçirilmiş devasa kirlilik, bilgi diye gazete köşelerinden televizyon ekranlarına doğru sinsice uzanıyor.

Bu olağanlaşan travma, insan hayatının ucuzluğu üzerinden besleniyor birazda…

İnsan hayatının kolaycılığı üzerinden…

Çünkü koca bir ülke, kırılgan bir şeridin kıskacı altında, inlemekten çok mırıldanıyor…

Yapay meseleler, hamasi söylemler, bitip tükenmeyen düşmanlar…

Üçgenler, paraleller, çokgenler ve kurgusal alan hesaplamaları…

Toplumsal bilincin sıradanlaştığı, kanıksamanın bulaşıcı bir hastalığa dönüştüğü garip ruh hali… 

 

Bu danışıklı karşıtlık büyüdükçe, uzağı seçmekte zorlanan bireylerin yoğunluğu da artıyor… 

Tecavüz, aklanma, bir kereden bir şey olmaz diye buzlanan bakışlar…

İşsizlik, taşeronlaşma, iş cinayetleri ve tabiatıyla yoksulluk…

Şehirlerin güvercin tedirginliği, patlayan bombalar…

Göç ve iştahları kabartan ucuz işgücü…

Bunların hemen hepsi, daha konuşulmadan, gündemin çıldıran akışkanlığına kapılıp gidiyor…   

 

Kadın cinayetleri

Bireysel silahlanma

Çocuk istismarı, çocuk gelinler, çocuk işçiler…

Toplumu vasıfsız ruh haline evirenler ise gündemin bu akışkanlığından faydalanıp, yüksek sesli çıkışlardan medet umuyor… 

Dolayısıyla şiddet ve taciz, günlük hayatımızın sıradan haberlerine dönüşerek, ısrarla birey-üstü bir kaosla işliyor…

Bireyin çok üstünde hem…

İşinin, aşının çok çok üstü,

Aşkının, hüznünün,

Sağlığının çok üstü…

“Eyyy” ile başlayıp, “yaparız” la biten zincirleme öfke hallerini çoğaltarak, hali hazırda iliklerimize kadar hissettiğimiz travmanın suyunu ısıtarak birazda…

Ağzına çalınan bir kaşık balın, yok olacağından korkan bireylere dönüştürerek…

Sağlığını bile görmezden gelen

Ödediği katkı paylarını,

İlaç tacirlerinin kucağına itilişini

Güvencesiz çalışmayı görmezden gelen bireylere…

04.04.2016 (Murad DEMİRKOL)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR