FİLLERİN İBRETLİK DİRENİŞİ VE GÖNÜLLÜ KÖLELER

FİLLERİN İBRETLİK DİRENİŞİ VE GÖNÜLLÜ KÖLELER

Sonya iç çekerek bir yudum bira içti, gözleri boşluğa daldı, düşünceler içinde dokuz yıl geriye gitti. Eski bir filmi seyreder gibiydi, anılar bir nehir gibi önünde akmaya başladı.

 

Anlaşıldı ki, onları zor günler bekliyordu. Karanlıktan aydınlığa çıkmak istiyorlardı, ama nasıl çıkacakları konusunda bir fikirleri yoktu! Herhalde hayatın kendisi yol gösterecekti onlara. Şu kesinki, Pablo Neruda'nın yazdığı filler gibi olmayacaklardı.

 

Şili'li büyük şair Neruda, otobiyografisinde demir kafeslere direnen fillerin bir tutam otla nasıl tutsak alındıklarını kendi tanıklığıyla anlatıyordu.

 

Avcıların Saygon ormanların­da yakaladıkları filler, terbiye edilmek için demir kafeslere kapatılın­ca, tutsaklığa tepki olarak açlık grevine başlıyorlarmış. Bu açlık grevi günlerce, bazen de haftalarca sürüyormuş. Avcılar fillerin bu direnişini kırmak için onların ormanda yemeye alıştıkları otları des­te deste getirip kafesin önüne bırakıyorlarmış. Filler yeri göğü sarsan bağırtılar kopararak bu otları hortumlarıyla geri geri iterek tutsaklığa isyan ediyorlarmış.

 

Bakıcılar fillerin reddettikleri o otları tekrar tekrar önlerine sürüyorlarmış. Filler kudurmuş gibi köpürerek otları hortumlarıyla itip kafesten uzaklaştırıyorlarmış. Bu arada otların burcu burcu kokusu da iliklerine işliyormuş. Bu koku bir düşman gibi yavaş yavaş fillerin direncini kemiriyormuş. Öyle ki, bir süre sonra otun kokusundan serseme dönen filler tutsaklıklarını ve direnişlerini unutup bir tutam ota teslim oluyorlarmış. Fille­rin yaşam boyu sırtlarında taşıdıkları o ağır işçilik, işte tutsaklığı kabul edişlerinin bu ilk anında öğretiliyormuş.

 

Ülkeleri işgal altında hükümranlar da avcıların fillere yaptıklarını halklara yapıyor ve onları bir lokma ekmekle esir alıyorlardı.

 

Hayat sadece yemek, içmek ve barınmaksa, insanların hayvanlardan ne farkı vardı?

 

Sonya tutsaklığa direnen o filleri, basit çıkarlar için ruhlarını satarak köleliği seçenlerden daha asil buluyordu...

 

(Cizre ve Silopi'de yüzlerce masum insanın katledildiği 15 Aralık sokağa çıkma yasağının yıldönümünde çıkacak olan HENDEKTEKİ GELİNCİK adlı romanımdan bir bölüm)

 

11.11.2018 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR