Fatih Altaylı boş yere köhne evrim teorisini kurtarmaya çabalıyor!

Fatih Altaylı boş yere köhne evrim teorisini kurtarmaya çabalıyor!

Fatih Altalı Habertürk’te çıkmış boş yere Teke Tek programında evrim teorisini kurtarmaya çabalıyor! Halbuki teori çoktan mezara girmiş, ölmüş, bitmiş bir teori. Ne yaparsan yap artık ölü olan bu teoriyi canlandıramazsın. Karşında oturan bilim adamları da sürekli DNA’dan, moleküllerden, RNA’dan, hücreden örnekler verip duruyorlar ama anlattıkları tüm bilgiler yaratılışı ispatlıyor. Canlılar o kadar kompleks ki, evrimle tesadüflerle açıklanacak gibi değil, hepsinde müthiş bir akıl tecelli ediyor. Aynı zamanda aradan milyonlarca yıl geçmesine rağmen hiçbir değişikliğe uğramayan 600 milyon fosil de evrim teorisini yerle bir ediyor. Fosil kayıtlarını incelediğimizde canlıların hiçbir değişikliğe uğramadıklarını birbirlerine dönüşmediklerini görüyoruz. Kısaca bir dinazor hiçbir zaman bir sineğe, bir balık hiçbir zaman ayıya dönüşmüyor! Fatih Altaylı'nın programına çıkardığı bilim adamlarından biri de "canıların birbirlerine dönüştüğüne dair bir kanıtımız yok" diyerek bu gerçeği itiraf ediyor. 

Allah’ın Kuran’da “bütün insanlar bir araya gelseler tek bir sinek bile yaratamazlar” demesi de gerçekten çok manidar. Küçücük bir sineği bile incelediğimizde mükemmel özelliklerle donatılmış bir yaratılış harikasıyla karşılaşıyoruz ve küçücük bir sineğin bile tesadüfe oluşamayacağına şahit oluyoruz.

Allah’ın Kuran’da örnek verdiği sineği biraz incelersek, sineğin sadece gözleri bile oldukça şaşırtıcı ve karmaşık bir yapıya sahip. Kannatlarını, uçma ve manevra yeteneğini incelediğinizde de olağanüstü detaylarla karşılaşıyorsunuz. Sineğin başında altı göz var ve bu gözlerin toplamında ortalama 400 bin küçük gözcük var! Bu gözler bir araya gelip mükemmel bir görme sistemi oluşturuyor. Bu 400 bin gözcükten her biri ayrı bir noktayı gördüğünden, görüntü beyinde biraraya getirildikten sonra bir mânâ çıkarılıyor. Yani her gözcük bir gözün bütün özelliklerine sahip. Hatta bu özelliği sayesinde sinek arkasını da görebiliyor. Küçük olduklarından ve 2 mm yakınındaki bir cismi net olarak görebildiğinden, ayrı bir merceğe ihtiyaç yoktur. Bu gözlerin bir üstünlüğü de görme hızından gelir. İnsan gözü saniyede 20 ilâ 50 açık- koyu renk değişimini farkedebilirken, sinekte bu, saniyede yaklaşık 200 defaya çıkar.

Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin. Sizin, Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için biraraya gelseler dahi- gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de. (Hac Suresi, 73)

Kainattaki hangi canlıya bakarsanız bakın, Allah’ın sonsuz aklıyla ve müthiş bir yaratma sanatıyla karşılaşırsınız. Evrim hiçbir zaman yaşanmamıştır, canlıların hepsi Allah’ın “ol” demesiyle Allah tarafından yaratılmışlardır. Fatih Altaylı boş yere uğraşmasın, evrim teorisi 21. Yüzyılda artık mezardadır ve artık mezardan çıkması imkansızdır. Türk milletinin %90’ının evrim teorisine inanmadığını artık kendisi de kabul etse çok yerinde olur.

Kaynaklar: http://evrimifosillernasilyalanlar.blogspot.com.tr/

http://evrimifosillernasilyalanlar2.blogspot.com.tr/

http://fosillerevriminasilyalanlar3.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

31.01.2017 (Erkan Arkut)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR