EY İNSANLIK, MAZLUM AFRİN HALKI SENDEN YARDIM BEKLİYOR!

EY İNSANLIK, MAZLUM AFRİN HALKI SENDEN YARDIM BEKLİYOR!

EY İNSANLIK, MAZLUM AFRİN HALKI SENDEN YARDIM BEKLİYOR!

Önce de pek farklı değildi ya; şimdi gündem seçim olunca halkı mengeneye alan sorunlar tümüyle rafa kalktı.

Mutlaka dikkatinizi çekmiştir, kaç yıldır sorunlar ve çözümleri hiç konuşulmuyordu. Halkın ilgisi –tilkice bir kurnazlıkla- savaşa ve silaha çekilmişti.

Gündemi hep Tayyip Erdoğan belirliyor, muhalefet de ona laf yetiştirmeye çalışıyordu.

Halk da bu atışmaları maç spikerlerini dinler gibi dinliyordu.

Şu tevekküllü boyun eğişe bir bakar mısınız? 

Tayyip Erdoğan devleti, Kürt sorununu Kürtlere savaş ilân ederek büsbütün kangrenleştirirken...

Ve halkı işsizlik ve yoksulluk ateşine perçinlerken, yaprak bile kımıldamıyor!

Bu niye böyledir diye kimseyi kınamıyorum. Bunun birçok nedeni vardır.

Başta gelen neden, Tayyip Erdoğan komutasındaki devlet terörünün kitlesel hak arama özgürlüğünü şiddet uygulayarak bastırmış olmasıdır.

Bugün Kuzey Kürtleri ve diğer kardeş halklar...

Savaş uçaklarının yağdırdığı bombalardan korunmak için Şehba bölgesine giden...

Ve orada yaşam savaşı veren Afrinlilerin imdadına koşmuyorsa, tek neden budur.

Devlet terörü olmasaydı, halk kabarmış bir istekle sel olup Şehba'ya akardı.

Bunu, 1988'de Saddam güçlerinin saldırısında sınırın öteki yakasından bu tarafa geçen Güneyli Kürtlere halkın yaptığı cömert yardımlardan biliyoruz.

Şehba bölgesine dağılmış 170 bin Afrinli şu an aç ve açıkta yaşam savaşı veriyor.  

Beslenme, barınma, doktor, giyim kuşam ve benzer sorunlar yüzünden hayatları felç olmuş haldedir.

O kötü hayat şartlarından en büyük darbeyi de çocuklar ve çocuklu anneler alıyor.   

Hal böyleyken, dünya bu insanlık dramına karşı bir taş kadar duyarsızdır.

İşgalci güçler halkın kendi evlerine dönmesine izin vermiyor.

Afrin'e, Afrin' li olmayan AKP yandaşları ve ÖSO'cular yerleştiriliyor.  

Suriye devlet güçleri ise bölgeye yardımların gitmesine engel oluyor.

ÖSO'cu çeteler hak hukuk tanımayan vahşi bir düzen kurmuşlar.

Yazmaya elim varmayan tüyler ürpertici haberler geliyor Afrin ve Şehba'dan.

Bu vahşete seyirci kalmak, işlenen bu insanlık suçlarına–bir yönüyle- yardımcı olmaktır.

Biz Umut Köprüsü olarak, Şehba' ya gidecek bir komisyonun oluşturulması için ilgili parti, kurum ve kişilere çağrı yapıyoruz.

Lütfen sesimize kulak verin!

Gelin bir komisyon kurup ivedilikle Şehba' ya gidelim.

Orada nasıl bir dram yaşandığını gözlerimizle görüp, ne yapılacaksa bir an önce el atalım.

İnsanlık âleminin bir parçası olan Afrin halkı acı çekiyorsa, dünyanın mutlu olmaya hakkı yoktur.

 

11.05.2018 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR