EŞEKLİ KÜTÜPHANECİ (3)

Fevzi Günenç

EŞEKLİ KÜTÜPHANECİ (3)

Evet, adı gerçekten unutulmayan, daha doğrusu unutulmaması gereken bir meşale taşıyıcısıydı o. Eşeğiyle köylere kitap taşımakla, köylerde kütüphaneler kurmakla yetinmedi. Bakın daha neleri hayata geçirdi:

Yavuz İşcen kardeşimizin anlatısını sürdürüyoruz:

 Mustafa Güzelgöz, köylünün ürününün değer kazanması amacıyla köylerde şarap fabrikaları, kooperatifler kurar. Köy hamamları inşa eder. Köylerde eğitici film ve fotograf gösterileri düzenler. Köy meydanlarında duvar gazeteleri oluşturur.

Köy kütüphanelerine radyo ve teyp koyarak köylülerin burayı kullanma alışkanlıklarını artırır. Ürgüp'te ilk folklor ve bando ekibini kurar ve daha niceleri...

1963 yılında kütüphanenin karşısındaki arsaya Ürgüp Müzesi'ni açar ve bir süre müdürlüğüne vekalet eder.

Aynı yıl Amerika'da yapılan, "Dünyanın en yaratıcı insanları" yarışmasına Türkiye'den aday olarak gösterilir ve bu yarışmada yaptığı çalışmalarla dünya birincisi seçilir. Birincilik sonrasında Türkiye içinden kendisine yoğun bir kitap bağışı başlar.

O yıl Amerikan Barış Gönüllüleri kendisine bir jeep hediye eder. 1967 yılında Amerikan Büyükelçisi tarafından kendine arkası kapalı bir pikap daha hediye edilir.

Bu şartlarda artık eşeklere gerek kalmaz. Güzelgöz, 1968 yılında 11 yıl boyunca kendisine hizmet eden eşekleri gözyaşları ile emekliye ayırır.

1968'den sonra motorize bir şekilde daha hızlı olarak köylere kitap taşınmaya başlanır. 1971'de Türkiye'de bir askeri darbe daha yapılır. Aydınlar cezaevlerine gönderilirken, birçok kitap zararlı olabileceği düşüncesiyle toplanıp yok edilir.

Askeri yönetim yıllarında "eşekli kütüphaneci" bile tehlikeli görülür. Bazı çekememezlikler de işin işine girince, 1972'de Milli Eğitim Bakanlığı bir müfettiş gönderir. 

Müfettiş, gereksiz faaliyetler yapıp asıl işi olan kütüphaneciliği aksattığı gerekçesiyle Mustafa Güzelgöz'ü cezalandırabileceklerini belirtip istifa etmesinin daha uygun olduğunu söyler.

Bunu hak etmediğini düşünen eşekli kütüphaneci dönemin koşullarında etrafında fazla bir destek bulamaz. Birilerinin bu işe dur demesini, en azından köylülerin kendisine sahip çıkmasını bekler, ama nafile.

Ağlayarak istifa etmek zorunda kalır. 1972 yılında emekli olduğunda kütüphanesinde 200 bin kitap bırakır. Sadece bu rakam bile onun çalışmalarının büyüklüğünü bize anlatmaya yeter.

İstifa öncesi ona destek olamayanlar, istifa sonrasında onun için büyük bir veda töreni düzenleyerek vicdanlarını rahatlatmaya çalışırlar.

1973'den sonra Türkiye'de askeri yönetim biter ve farklı hükümetler sırayla iş başına gelir. Zaman içinde Mustafa Güzelgöz'ün değeri daha iyi anlaşılır.

Evine çekilip çocukları ve torunları ile sade bir yaşam sürdürdüğü yıllarda bile çeşitli onur ödülleri, plaketler, fahri profesörlükler verilerek hatırlanır bir süre daha.  

17 Şubat 2005 tarihli gazetelerin bazılarında küçük bir haber olarak yer aldı Mustafa Güzelgöz'ün aramızdan ayrılışı. Onu 84 yaşında bir köye eşeğiyle kitap götürürken kaybetmiştik.

Basit hesaplar uğruna feda ettiğimiz, değerini bilemediğimiz nice yazarımız, şairimiz gibi belki o da buruk olarak ayrıldı aramızdan.

Bugün Tahsinağa Kütüphanesi'nde adının verildiği salonda otururken, bıraktığı kitaplara, eşyalara bakarken içimizi derin bir hüzün kaplıyor. Hakketmiyor olsak bile, bizi bağışla eşekli kütüphaneci. 

15.10.2019 (Fevzi Günenç)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR