EŞEK KULAĞINDAN DON DİKMEK

EŞEK KULAĞINDAN DON DİKMEK

Kürt, Türk ve diğer halklardan işbirlikçiler tüm seçimlerde olduğu gibi bu seçimde de yine görev başındalar.

Her çeşit hile ve dalavereye başvurarak, halkı bir defa daha bu talancı düzene ve onun partilerine peşkeş çekmeye, çarmıha germeye çalışıyorlar.

Bunlar, halkın sırtına saplanmış hain bir hançerlerdir.

Ve bir tas çorba için şereflerini bin defa satacak parazitlerdir.

Hasta ruhları menfaat düşkünlüğüyle öyle kirli ve vicdanları öyle kör ki...

AKP ve diğer burjuva partilerin eşiklerini yalarken, sadece halka değil kendi çocuklarına da ihanet ediyorlar.

Yüzlerinde bin maskeyle sokağa çıkar, yere ve zamana göre maske değiştirirler.

Bir yerde dincidirler, Allah'ı ve peygamberleri dillerinden düşürmezler.

Başka bir yerde Türkçüdürler; aldatıcı konuşmalarını vatan, millet, bayrak sözleriyle donatırlar.

Kürtlere gittiklerinde, safi "Kürtçü" kesilirler.

Kürtler arasında bir de aşiretçiliği körükleyerek ihanetlerini doruklaştırırlar.

Aleviyle Alevi, Laz'la Laz, Çerkes'le Çerkes, Arap'la Arap'tırlar.

Düzen partileri bu maşalar sayesinde bu topraklarda cirit atıyorlar.

Hiç eşek kulağından don dikildiği görülmüş müdür?

Bunlar yalan söylemekte öyle maharetlidirler ki, insanları eşeğin kulağından don dikilebileceğine bile inandırırlar!

Halkın tarihteki bitmek bilmeyen köleliğinin temel bir sebebi de bu işbirlikçilerdir.

Bunların etkisi kırılmadan halk yönünü bulamaz ve paslı zincirlerden kurtulamaz.

Bunlara karşı hangi milletten ve mezhepten olduklarına bakılmadan, her köyde, her sokak ve mahallede bir toplumsal tecrit kampanyası başlatılmalıdır.

Bunlarla -kuduz mikrobu bulaştıracaklarmış gibi- seçim dönemiyle sınırlı olmadan tüm sosyal ilişkiler kesilmelidir.

Öyle lanetli bir yalnızlığa itilmelidirler ki, çocukları bile onlardan utanmalıdır.  

Benim, Tarihin Çarmıhında Güneş Ülkesi romanımda Şengal halkı, muhbirlere ve işbirlikçilere karşı böyle bir kampanya başlatmış, belli başlılarının fotoğraflarını "İHANETÇİ" diye sokak başlarına asmışlardı.  

Çok geç kalınmış da olsa...

Romandaki Şengal halkı gibi, muhbirlere ve işbirlikçilere karşı böyle bir kampanya örgütlenebilir.

O zaman sadece yaşadıkları köy ve şehirler değil, dünya bile dar gelecektir bu satılmışlara.

 

24.05.2018 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR