EMK YENİ BİR HAYATA ÇAĞIRIYOR

EMK YENİ BİR HAYATA ÇAĞIRIYOR

Tartışmasız olan gerçek şu ki AKP, Fetullah Gülen, Humeyni ve IŞİD aynı vadiye akan kanlı derelerdir. Aralarındaki itiş kakış bir iktidar kavgasıdır.

Onların gözünde halk, "din, vatan, bayrak, kardeşlik," yalanları ile UYUTULARAK ROBOTLAŞTIRILAN bir sürüdür.   

İran dini lideri Humeyni, Şah Rıza Pehlevi'ye karşı kendisiyle kader birliği yapan on bin Kürdü ve İranlı komünisti koltuğunu sağlamlaştırdıktan sonra bir gecede katletti.

Kadınları kara çarşaflara hapsetti...

İnsani tüm hak ve özgürlükleri tırpanlayıp yok etti.

Bugün halk İran'da açlık ve sefaletle boğuşuyor, kimse sesini çıkaramıyor; molla faşist rejimine itiraz edenler güpegündüz açık alanlarda vinçlere asılarak idam ediliyor.

IŞİD'i anlatmaya ise kelimeler kâfi gelmez, "Allahuekber,"naraları atarak canice kafa kesiyorlar.

AKP ŞİMDİLİK terörü "kontrollü" olarak sürdürüyor.

Ama yarın kendini tehlikede gördüğünde...

Devlet KORUMASINDA sokağa salacağı silahlı terör grupları ile Humeyni ve IŞİD'i aratmayacak kanlı çılgınlıklara girişmekten çekinmeyecektir. Çünkü günahları ve suçları hesap veremeyecekleri kadar ağırdır.

Ve taraftar olmayan herkes bu çılgın terörden payını fazlasıyla alacaktır.

O halde çok geç kalmadan bir şeyler yapmak gerekiyor.

İşte ümitsizliğin gökleri kapkara bir bulut gibi kapladığı bu zor zamanda...

Emekçilerin Özgürlük Kongresi (EMK) yeni bir projeyle bir ümit kıvılcımı yakmak istiyor. "Etrafa dağılmış ürkek kum tanecikleri olmaktan çıkıp sevinç ve kederlerimizi paylaştığımız bir kardeşlik hattı kuralım," diyor.

Ve şöyle sürdürüyor sözünü:

"Biz, bu düzende hapishanede tecavüze uğrayan ve sokakta kurşunlanan çocukların anne ve babalarıyız.

Biz...

Sokağa çıkması yasaklanan Kürdüz, Türk, Alevi ve diğer kardeş halklardan emekçileriz ve Cumartesi Anneleri'yiz.

Biz demir parmaklıkların arkasına kapatılan mahpuslarız.

Biz ezilen, tecavüze uğrayan ve "namus!" diye katledilen kadınlarız.

Biz sokaktaki dilenciyiz, evine ekmek götüremeyen işsiz anne ve babayız.

Biz işsizler ordusunun birer neferiyiz, biz bir lokma ekmek için köle şartlarında çalışan işçiyiz.

Biz hastane kapılarında çile dolduran hastayız.

Biz dünyanın neresinde olursa olsun ezilen ve haksızlığa uğrayan kadın, erkek her insanın kardeşiyiz.

Biz bu hanedanlar diktatörlüğünün gasp ettiği her hakkın savunucuları ve ayaklar altına alınan her özgürlüğün bekçileriyiz.

Ve...

Mutlu ve şerefli bir hayat için böyle olmalı ve kendimizi böyle hissetmeliyiz.

Hedefimiz kardeşliğin boy attığı ve mutluluğun kanat çırptığı bir yeryüzü cenneti kurmak olmalı.

Işıklar içinde yüzen o cennetimizde dayanışma rüzgârları esmeli; açlık, yoksulluk, acı şiddet ve gözyaşı olmamalı.

Kölelik ve despotluk boyunduruğu kırılmalı, hayatımızda zorbalara, hırsızlara ve yalancılara yer olmamalı.

O zalim despotlar ki, nefesleri bile bu güzelim dünyayı kirletenlerdir. Hırsız, talancı, yalancı ve eli kanlıdırlar. Bizi o sahtekârlar yönetmemeli, biz kendi kendimizi yönetmeliyiz.

Şimdi artık kendi kendimizi yönetme zamanıdır. Yani zincirlerimizi kırma zamanı... Bunun yolu da el ele vermekten geçiyor.

Birlikte tarihin ezberini bozabiliriz.

Biz ezilenlerin tarihe damga vuracak ve tarihin akışını değiştirecek sivil bir harekete nefes kadar ihtiyacı var. 

Unutma, ülkenin tüm zenginlikleri ve hayatın tüm özgürlükleri senindir ve senin olmalıdır. Senin yenilmez iradenle ancak şafaklar söker ve insanlık karanlıktan aydınlığa çıkar."

EMK'nin kardeşlik elini tutarak hep birlikte cennet bir hayata kavuşabiliriz.

Biraz cesaret, cesaret... 

11.01.2019 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR