DİKTATÖRE BAK DİKTATÖRE (5)

DİKTATÖRE BAK DİKTATÖRE (5)

Seri yazımızın bugün beşincisindeyiz.

 

İran kökenli ABD vatandaşı akademisyen Fathallı MOGADHAM'ın 2014 Türkçe baskılı kitabı  "DİKTATÖRLÜĞÜN PSİKOLOJİSİ"; dünya milletlerine adeta bir alarm çağrısı olarak karşımıza çıkıyor.

 

DİKTATÖRLÜĞÜN (TEK ADAMLIĞIN) ne olduğunu örnekleriyle anlamak ve öğrenmek için bu kitap mutlaka okunmalıdır.

 

Bu uyarıyı bir kez daha yaptıktan sonra yeniden kitapta anlatılanları bölüm bölüm sizlerle paylaşalım.

 

***

CUMHURİYET MUHAFILARI:

 

"Cumhuriyet muhafızlar ( ya da devrim muhafızları) da İran Irak savaşı sırasında şekillenmişti.

 

Daha devrim zamanından beri Humeyni ve yandaşları düzenli orduya güvenmediklerinden, tüm üst rütbeli subaylarla orta rütbeli subayların neredeyse tamamı devrimden sonra ordudan ihraç edilmişlerdi.

 

Orduya rağmen mollaların iktidarını garanti altına almak için orduya paralel silahlı bir güç olarak Cumhuriyet Muhafızları kurmuştu.

 

İran Irak savaşı sırasında Cumhuriyet Muhafızları düzeni ordunun sahibi olduğu hava, kara ve deniz kuvvetlerine paralel olarak kendi kara ordusunu, donanmasını  ve hava gücünü kurdu.

 

Artık sayıları 150.000'e yaklaşan Cumhuriyet muhafızları, çeşitli fonlar ve bankalar dahil olmak üzere İran ekonomisinin önemli bölümlerinin kontrolünü ele geçirmiş durumdalar.

 

2000 BAŞKANLIK seçimleri geleneksel mollalardan Cumhuriyet Muhafızlarına ve bir avuç radikal mollaya bir güç kaymasına sahne oldu, geleneksel  mollalara kıyasla radikaller, artık tüm manasıyla askeri bir diktatörlük olan İran'ın din cephesini temsil ederler.

 

Dolasıyla dış düşmanlara odaklanma taktiği, Humeyni ve sert tutumlu yandaşlarına, içeride ki rakiplerini ortadan kaldırmak ve Ruhani Lider tarafından hükmedilen bir DİKTATÖRLÜK kurmak için devrimi demokrasiden kaçırma fırsatı verdi." (Syf: 1

 

STALİN:

 

"Ordudan ve parti liderliğinden yeni bir ihraç fırsatı başlatarak, kendi otoritasine bir meydan okuma olarak doğan, liberal reformcu güçlerin oluşturduğu rakip güç merkezlerini dağıttı.

 

Stalin halkın gözünde ilham veren önderler olarak askeri kahramanları özellikle hedef almıştı. Savaş kahramanı  yüksek rütbeli subayların çoğu birkaç yıl içinde ya hapse atıldılar ya da ÖLDÜRÜLDÜLER"

 

HİTLER:

 

"Ülke çinde ki giderek daha büyük tehdit kaynağı olmaya başladıklarında Hitler, tüm muhaliflerini öldürmelerini ve toplama kamplarındaki herkesin İDAM EDİLMESİNİ emretti.

 

Bu sayede bir devrimin tüm beyin kadrosu bir darbede yok edilmiş olacaktı. İktidara yükselmek ve iktidarda kalmak için verdiği mücadele boyunca Hitler kendi konumuna rakip olabilecek hiç kimseye meydan vermemeye ve Nazi liderliğinin onun etrafında tek vücut olmasına şiddetle odaklandı." (Syf: 169)

 

***

DİKTATÖRLÜĞÜN yani TEK ADAMLIĞIN hiçbir ülkeye hayır getirmeyeceğini ve getirmediğini ibretle görüp anlamaya devam edeceğiz...
 

(DEVAM EDECEK)

4.04.2017 (Burhan Özbey)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR