Dersim

Muzaffer'in Seçtikleri

Dersim

Atatürk’ün Hayatını Kurtaran Haydar ve Diyap Ağalar

Mustafa Kemal Paşa, 29 Ağustos 1919’da Erzurum’dan Sivas’a geçecektir. Sarayın emriyle Elazığ Valisi Galip Bey, Dersim’in en güçlü isimlerinden Haydar Ağa’yı çağırır. Ona yüklüce bir para verir. Görevi, Mustafa Kemal’i pusuya düşürmek ve öldürmektir. Vali Galip Bey bu görevi verirken yanında son yılların güçlü politik isimlerinden birinin dedesi vardır. Mustafa Kemal, “Kutu Deresi” mevkiinde otomobili geçmezden önce Dersimli çeteler tarafından yolu kesilecek ve öldürülecektir. Pusu kurulacağını öğrenen Diyarbakır 8. Kolordu Komutanı, Dersimli Binbaşı Hasan Hayri Bey’i Dersim’e göndererek Dersimli aşiretleri Atatürk’ü korumaya çağırmıştır. Hasan Hayri Bey, Elazığ’a gelip Hüseynik köyünde kayınpederinin yeğeni Karerli Mehmet Efendi’ye misafir olmuştur. İşte o Karerli Mehmet Efendi, Diyap Ağa ve arkadaşlarının, Erzincan boğazında Atatürk’e yapılacak muhtemel bir saldırıya engel olmak için çalıştıklarını şöyle anlatmıştır:

“… Mustafa Kemal ve ekibi Erzincan’dan Sivas’a giderken Dersimli aşiretler, onun yolunu kesip öldürecekler diye haber alan Erzincan ileri gelenleri, Mustafa Kemal Paşa’ya gitmemesini, yolda gidiş yolunun değiştirmesini rica etmişler, fakat Mustafa Kemal Paşa, ne pahasına olursa olsun programını aksatmayacağını, zamanında Sivas’ta olacağını ve Sivas Kongresi’ni açacağını bildirmiştir. “


Mustafa Kemal ve konvoyu Ovacık- Kemah güzergahını geçtikten sonra dar vadi içinde gizlenmiş bulunan aşiret birlikleri, gizlendikleri yerden çıkarak Mustafa Kemal’in konvoyunun yolunu kesmişler. Milis güçlerin sarıklı, sakallı, fişekli komutanı ileri çıkınca Mustafa Kemal’in ekibinde ki askerler telaşa kapılıp Mustafa Kemal’in etrafını sarıp korumaya almışlar. Onları yol kesen eşkıya sanan Mustafa Kemal Paşa, birkaç adım öne çıkarak: “ Düşman dört bir taraftan ülkemizi sarmışken siz beni öldürmek mi istiyorsunuz? Öyleyse ne duruyorsunuz, öldürün? Deyince;

Aşiret reislerinin komutanı Haydar Ağa:

“Siz bizi yanlış anladınız Paşam, Harput Valisi Ali Galip sizi ve adamlarınızı öldürmek için bize görev ve para verdi. Biz de sizin can güvenliğinizi sağlamak için Dersim aşiretleri olarak milis kuvvetleri oluşturup Erzincan’dan Divriği sınırına dek yol boyunca tedbirler aldık ve üç gündür sizin yolunuzu bekliyoruz.” Arkasından Vali Galip Bey’in verdiği altınları Mustafa Kemal’in arabasına “Mücadeleniz için lazım olur” diyerek bırakır.



Mustafa Kemal duygulanır. Teşekkür eder.

Sonraları Haydar Ağa’yı çağırır. “Ağa Ankara’ya gel.” Deyip Dersim Mebusu olmasını ister.

Haydar Ağa, teşekkür eder ama öneriye şöyle cevap verir:

“Biz buranın toprağına, dağına, çiçeğine, kuşuna alışmışız. Ankara’da yaşamam zor ama sana kardeşim Diyap’ı göndereyim. Kabul edersen, Dersim Mebusu o olsun.”

Ve böylece Diyap Ağa, Dersim Mebusu olur.

Atatürk, Diyap Ağa’ya daima özen ve ilgi gösterir.

Üstü açık Mercedes makam otomobilinde Mustafa Kemal Atatürk’ün yanındaki o ak sakallı heybetli adam, Diyap Ağa’dır.

10.03.2015 (Muzaffer'in Seçtikleri)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR